Can, must, have to, should, might: yetenek, izin, zorunluluk, tavsiye ve olasılık bildir; “I can able to” değil.
Can, could ve be able to: bugün ve geçmişte neler yapabildiğini anlat.
Can, could ve may: izin iste ve izin ver.
Must, have to ve mustn't: zorunlu olan ve yasak olan.
Can you…? Shall I…? Let's…: günlük konuşmada modal fiiller.
Gerekliliği anlatmanın iki yolu ve aralarındaki ince fark.
Yapılması iyi olanı öner, nelerden kaçınmak gerektiği konusunda uyar.
Tavsiye vermenin üç yolu: hafif öneriden açık uyarıya.
Gerekli mi, değil mi: you needn't come, “gelmene gerek yok” demektir.
May, might ve could: bir şeyin mümkün ya da olası olduğunu söyle.
Eldeki ipuçlarından mantıklı sonuç çıkar: it must be him, it can't be true.
Should have, might have, must have: geçmişle ilgili tahminler ve pişmanlıklar.