Tavsiye verme: should, if I were you, why don't you

B1 · OrtaModal fiiller

Should, if I were you ve why don't you ile tavsiye verirsin, kendini karşındakinin yerine koyarsın ya da nazikçe bir öneride bulunursun.

Neler öğreneceksin

  • Should + fiilin yalın hâli: tavsiye vermenin ve istemenin en yaygın yolu, Türkçedeki “-meli/-malı” gibi (ama must kadar sert değil)
  • If I were you, I would…: “Senin yerinde olsam, …” demektir
  • Why don't you…? bir öneriyi nazik bir soruya dönüştürür (“Neden … denemiyorsun?”, “… istesene”)
  • If I were you yapısında bütün öznelerle were kullanılır, I ile bile

Tavsiye vermek ve istemek

İngilizcede tavsiye vermenin ya da istemenin birkaç günlük yolu vardır. En sık kullanılanı should'dur, ama if I were you ve why don't you da en az onun kadar doğaldır.

Should, Türkçedeki “-meli/-malı” ekine karşılık gelir: “You should talk to your manager about it.” = “Bu konuyu müdürünle konuşmalısın.” Yalnız bir fark var: Türkçede “-meli” hem tavsiye hem zorunluluk için kullanılır, İngilizcede ise tavsiye should ile verilir. “You must see a doctor” kulağa çok daha güçlü, neredeyse emir gibi gelir; dostça bir tavsiyede “You should see a doctor” demelisin. Should'dan sonra fiil yalın hâldedir, to almaz; should hiç değişmez, -s de almaz. Olumsuzu shouldn't'tur: “You shouldn't ignore the warning signs.”

Tavsiye isterken should öznenin önüne geçer: “Ne yapmalıyım?” → “What should I do?” Türkçedeki kelime sırasını koruyup “What I should do?” deme. (Biraz daha resmî bir seçenek: ought to, örneğin You ought to rest.)

“Tavsiye” kelimesine de dikkat: Türkçede sayılabilir (“bir tavsiye”, “birkaç tavsiye”, “tavsiyeler”), ama İngilizcede advice sayılamayan bir isimdir. An advice ya da advices denmez; some advice, a piece of advice ya da sadece advice kullan.

"You should talk to your manager about it."
"What should I do?"

If I were you, I would…

Bu yapı, kendini karşındakinin yerine koyarak tavsiye verir; tıpkı Türkçedeki “Senin yerinde olsam, özür dilerdim” gibi. Burada bütün öznelerle were kullanılır, I ile de. Buna subjunctive denir ve gerçek olmayan, hayalî durumlar için kullanılır. Türkçedeki “olsam” biçiminde was/were ayrımı yoktur; bu yüzden I ile was kullanmak sana doğal gelebilir, ama bu yapıda were gerekir.

Would yalnızca ikinci kısımda yer alır, if'li kısımda değil: If I were you, I would… Gündelik konuşmada bazen “If I was you” da duyulur, ama standart biçim (ve sınavlarda doğru kabul edilen) were'dür.

"If I were you, I would apologize."
"If I were you, I would ask for help."

Why don't you…?

Why don't you…? bir tavsiyeyi yumuşak ve nazik bir soru olarak sunar: gerçekten bir neden sormaz, bir öneride bulunur. Türkçede de benzerini söylersin: “Neden para iadesi istemiyorsun?” ya da kısaca “Para iadesi istesene!”

Fark şu: İngilizcede do yardımcı fiili gerekir ve kelime sırası sabittir: Why + don't + you + fiilin yalın hâli (to ve -ing olmadan). Türkçedeki “istemiyorsun” biçimini “aren't you asking” diye çevirirsen kulağa öneri gibi değil, sitem gibi gelir. “Why you don't ask…?” ise yanlıştır.

"Why don't you ask for a refund?"
"Why don't you talk to her directly?"

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"You shouldn't ignore the warning signs."
"My advice would be to save some money each month."
"I think you should see a specialist."
"Why don't you take a break?"

Dikkat

✗Can you give me an advice?
✓Can you give me some advice?

Türkçede “bir tavsiye” denir, ama İngilizcede advice sayılamaz: some advice ya da a piece of advice; an advice ya da advices asla.

✗You should to see a specialist.
✓You should see a specialist.

Should'dan sonra to gelmez; fiil doğrudan yalın hâlde gelir.

✗If I was you, I would apologize.
✓If I were you, I would apologize.

Bu yapıda bütün öznelerle were kullanılır, I ile de. If I was you gündelik konuşmada duyulur, ama standart biçim were'dür.

✗What I should do?
✓What should I do?

“Ne yapmalıyım?” sorusunda kelime sırası değişmez, ama İngilizcede should öznenin önüne geçer: What should I do?

✗Why you don't ask for a refund?
✓Why don't you ask for a refund?

Don't, why'dan hemen sonra ve öznenin önüne gelir: Why don't you…? Arkasından fiilin yalın hâli gelir, asking değil.

✗You look tired. You must take a break.
✓You look tired. You should take a break.

“Mola vermelisin” bir tavsiyedir. “-meli” ekini must ile çevirince cümle kulağa emir gibi gelir; dostça tavsiye için should kullan.

Türkçeyle karşılaştırma

Türkçede “-meli/-malı” hem tavsiye hem zorunluluk bildirir: “Doktora gitmelisin”

İngilizcede bu ikisi ayrılır. Tavsiye için should: “I think you should see a specialist.” Must çok daha güçlüdür; bir kuralı ya da konuşanın kesin kararını anlatır. Bir arkadaşına “You must see a specialist” dersen, kulağa tavsiyeden çok emir gibi gelir.

Türkçede “Senin yerinde olsam, …” denir; “olsam” biçimi kişiye göre değişse de was/were gibi bir ayrım yapmaz

İngilizcede hayalî bir durum için was yerine were kullanılır, bütün öznelerle: “If I were you, I would apologize.” Would yalnızca ikinci kısımda gelir: “If I would be you” yanlıştır. “If I was you” gündelik konuşmada duyulur, ama standart biçim were'dür.

Türkçede “tavsiye” sayılabilir: “bir tavsiye”, “iki tavsiye”, “tavsiyeler”

Advice ise information ya da furniture gibi sayılamayan bir isimdir. Bu yüzden: “Can you give me some advice?”, “an advice” değil; “advices” hiç değil. Tek bir tavsiyeden söz etmek istersen a piece of advice dersin.

“Tavsiyem her ay biraz para biriktirmen olur”: Türkçede burada fiilden türeyen bir isim kullanılır

İngilizcede bu yapı to + fiil ile kurulur: “My advice would be to save some money each month.” “-me” ekini -ing ile çevirip “would be saving” demek bu cümlede doğal değildir; to'suz “would be save” ise yanlıştır.

💡 If I were you = “Senin yerinde olsam”: I ile de were, if'li kısımda would yok.

💡 Should + fiilin yalın hâli, to olmadan. Dostça tavsiye için must değil, should.

💡 Advice sayılamaz: some advice ya da a piece of advice; an advice asla.

Gerçek hayatta: bir arkadaştan tavsiye istemek

"I don't know whether to take the job or not. What should I do?"

"If I were you, I'd take it — it's a great opportunity."

"You think so? I'm still a little nervous."

"Why don't you sleep on it and decide tomorrow?"

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence — giving advice.

Alıştırma 2 · Doğru soruyu seç

Choose the correct sentence — asking for advice.

Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence — advice with 'if I were you.'

Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence — a suggestion phrased as advice.

Alıştırma 5 · Doğru olumsuz biçimi seç

Choose the correct negative.

Alıştırma 6 · Doğru cevabı seç

Which structure gives advice by imagining yourself in someone else's position?

Alıştırma 7 · Daha doğal olan cümleyi seç

Choose the more natural sentence.

Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla

Complete: 'If I ___ (be) you, I would take the job.'

Alıştırma 10 · Tavsiye isteyen soruyu tamamla

Complete (asking for advice): '___ (should) I tell her the truth?'

Alıştırma 11 · Gruplara ayır

You should rest.
You shouldn't overwork.
If I were you, I'd rest.
If I were you, I wouldn't overwork.
Why don't you rest?
Why don't you take a break?

0 / 6 yerleştirildi

Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “bir tavsiye” → an advice

Turkish: “Bana bir tavsiye verebilir misin?” Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

Choose the correct sentence in standard English.

Neler öğrendin

  • Should + fiilin yalın hâli (to olmadan), tavsiye vermenin ve istemenin en yaygın yoludur: What should I do?
  • If I were you, I would… “Senin yerinde olsam, …” demektir.
  • If I were you yapısında bütün öznelerle were kullanılır; if'li kısımda would olmaz.
  • Why don't you + fiilin yalın hâli? bir tavsiyeyi nazik bir öneriye dönüştürür.
  • Advice sayılamaz: some advice, a piece of advice; an advice asla. Dostça tavsiyede must değil, should.
Bu kategorideki tüm dersleri gör