Could, would, shall ve can ile birinden yardım istersin, yardım teklif edersin ya da birlikte bir şey yapmayı önerirsin.
Neler öğreneceksin
Could you ve would you, birinden senin için bir şey yapmasını istemenin alışılmış ve kibar yollarıdır; Türkçedeki “… -ebilir misin?” sorusuna benzer. Would you mind + -ing ise daha da dolaylı ve kibardır, “Sakıncası yoksa…”, “… -mekte bir sakınca görür müsün?” gibi.
Tona dikkat: Türkçede geniş zamanla rica etmek çok doğaldır (“Tuzu uzatır mısın?”, “Kapıyı kapatır mısın?”). Ama bunu kelimesi kelimesine “Do you pass me the salt?” diye çevirirsen bir rica değil, “Tuzu uzatma alışkanlığın var mı?” gibi tuhaf bir soru olur. İngilizcede bu işi modal fiil yapar: “Could you pass the salt, please?” “Can you help me?” doğrudur ama daha samimidir: arkadaşlar arasında uygundur, ama tanımadığın biriyle, bir mağazada ya da iş yerinde “Could you help me?” daha güvenli bir seçimdir. Türkçede “Kapıyı kapat, lütfen” kaba sayılmaz, ama İngilizcede “Close the door.” gibi bir emir cümlesi kulağa emir verir gibi gelir; please de çoğu zaman yeterince yumuşatmaz.
Shall I…? ve can I…? biri için bir şey yapmayı teklif etmeye yarar. Shall I daha çok İngiliz İngilizcesine özgüdür; Amerikan İngilizcesinde Should I…? ya da Can I…? daha sık duyulur.
Türkçe burada sana çok yardım eder: “Pencereyi açayım mı?”, “Yardım edeyim mi?” sorularındaki “-eyim mi?” tam olarak Shall I…? demektir: “Shall I open the window?” Yalnızca modal fiili unutma: “I open the window?” bir teklif değildir. Want ile kurmak istersen yapı want + kişi + to'dur: “Pencereyi açmamı ister misin?” → “Do you want me to open the window?”, “Do you want me open…?” değil.
Shall we…?, let's… ve why don't we…? birlikte bir şey yapmayı önerir. Burada da Türkçe yardımcı olur: Let's, “-elim” ekine karşılık gelir (“Yeni restoranı deneyelim” → “Let's try the new restaurant.”), Shall we…? ise “-elim mi?” sorusuna (“Kahve içelim mi?” → “Shall we get some coffee?”).
Why don't we…? ise “Neden bu akşam film izlemiyoruz?” ya da “Bu akşam film izlesek mi?” gibidir: “Why don't we watch a movie tonight?” Kelime sırasına dikkat: don't, öznenin önüne gelir; “Why we don't watch…?” yanlıştır. Let's'ten sonra da fiil yalın hâlde gelir: “Let's try”, “Let's to try” ya da “Let's we try” değil.
Shall I ile karşındaki için bir şeyi kendin yapmayı teklif edersin (“Yardım edeyim mi?”, “Ben yapayım mı?”). Shall we ile ise iki kişi ya da bir grup olarak birlikte bir şey yapmayı önerirsin (“Yapalım mı?”). Fark, işi sonunda kimin yapacağındadır. Pratik bir ipucu: Türkçede “-eyim mi?” diyorsan Shall I, “-elim mi?” diyorsan Shall we kullan.
Could/would you'dan sonra fiil yalın hâlde gelir, -ing ile değil.
Shall'den sonra to gelmez: fiil doğrudan yalın hâlde gelir.
Would you mind'dan sonra -ing biçimi gelir, to + fiil değil: “sesini alçaltmanın sakıncası” → lowering.
“Tuzu uzatır mısın?” sorusunun kelimesi kelimesine çevirisi. İngilizcede rica, Could you…? ya da Can you…? ile yapılır.
“Pencereyi açayım mı?” bir tekliftir: İngilizcede Shall I…? ya da Can I…? gerekir.
Türkçede rica çoğu zaman geniş zamanla yapılır: “Tuzu uzatır mısın?”, “Kapıyı kapatır mısın lütfen?”
İngilizcede bunun karşılığı bir modal fiildir: “Could you pass the salt, please?”, “Could you close the door?” “Do you pass me the salt?” ya da “You close the door?” rica olarak kullanılmaz. “Can you help me?” doğrudur ama samimidir; tanımadığın biriyle “Could you help me?” daha uygun. Emir cümlesi (“Close the door.”) İngilizcede please ile bile kulağa sert gelebilir: “Could you close the door?” ya da “Would you mind closing the door?” de.
Türkçede yardım teklif ederken “-eyim mi?” kullanılır: “Yardım edeyim mi?”, “Pencereyi açayım mı?”
Bu yapının İngilizcedeki karşılığı Shall I…? ya da Can I…? sorusudur: “Shall I open the window?”, “Can I carry that for you?” Modal fiil olmadan “I help you?” ya da “I open the window?” kulağa bir teklif gibi gelmez. Shall daha çok İngiliz İngilizcesine özgüdür; ABD'de Should I…? ya da Can I…? sık kullanılır. Want ile: “Do you want me to open the window?” (want + kişi + to). Shall ve can'den sonra fiil yalın hâlde gelir, to olmadan.
Türkçede birlikte bir şey önerirken “-elim” ve “-elim mi?” kullanılır: “Gidelim!”, “Kahve içelim mi?”
“-elim” → Let's…: “Let's get some coffee.” “-elim mi?” → Shall we…?: “Shall we get some coffee?” Daha yumuşak bir öneri için Why don't we…?: “Why don't we get some coffee?” Düz bir cümleyi soru tonuyla söylemek (“We get some coffee?”) İngilizcede doğal bir öneri değildir.
“Pencereyi açmanın sakıncası var mı?”: Türkçede burada fiilden türeyen bir isim kullanılır (“açma”)
İngilizcede de mind'dan sonra fiil, isim gibi davranan -ing biçiminde gelir; to + fiil asla gelmez: “Would you mind opening the window?”, “Would you mind to open the window?” değil. “Açma” kelimesini “opening” diye düşünürsen doğru biçimi bulursun.
💡 “Açayım mı?”, “Yardım edeyim mi?” → Shall I…? / Can I…?
💡 “-elim mi?” (biz) → Shall we…?; “-elim” → Let's…; “-eyim mi?” (ben) → Shall I…?
💡 Would you mind'dan sonra to değil, -ing gelir.
"Could you give me a hand with this box?"
"Sure! Shall I take the heavier one?"
"That would be great, thanks. Shall we take a break after this?"
"Good idea — let's get some water first."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence — a polite request.
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence — an offer.
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence — a suggestion.
Alıştırma 4 · Daha kibar olan ricayı seç
Which is a more polite, indirect request?
Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence — an offer to help.
Alıştırma 6 · Doğru cevabı seç
Which best fits offering to do something yourself?
Alıştırma 7 · Doğru cevabı seç
Which best fits suggesting an activity together?
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence — a suggestion.
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete (polite request): '___ you pass the salt, please?'
Alıştırma 10 · Cümleyi tamamla
Complete (offer): '___ I get you something to drink?'
Alıştırma 11 · Gruplara ayır: rica mı, teklif mi?
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “-eyim mi?” ile teklif
Turkish: “Pencereyi açayım mı?” Which English sentence makes the same offer?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence — a request.
Zorunluluk ve yasak
Must ve have to ile zorunluluk bildir ve en büyük tuzağa düşme: mustn't (yasak) ile don't have to (gerek yok) aynı şey değildir.
İzin bildiren modal fiiller
Can, could ve may ile İngilizcede izin iste, izin ver ya da bir şeyi yasakla; “sen/siz” ayrımı olmayan bir dilde resmî ve samimi tonu seç.
Yetenek bildiren modal fiiller: can, could, be able to
Can, could ve be able to ile şimdi, geçmişte ve gelecekte yapabildiklerini anlat; “-ebil-” ekinin ve “bilmek” fiilinin kurduğu tuzaklara düşme.
Must mu, have to mu?
Must mu, have to mu? Must hiç biçim değiştirmez; geçmiş, gelecek ve do'lu sorular için have to gerekir. “Zorunda kaldım” neden had to olur, öğren.