May, might ve could ile bir şeyin olası olduğunu, ama emin olmadığını söylersin: şimdi, ileride ya da geçmişte.
Neler öğreneceksin
May, might ve could olasılık bildirir: bir şey doğru olabilir de olmayabilir de, emin değilsin. Yapı basittir: modal fiil + fiilin yalın hâli, to olmadan. “It might rain later.” = “Sonra yağmur yağabilir.” “She may be at home.” = “Evde olabilir.” ya da “Belki evdedir.”
Might ve could kulağa biraz daha belirsiz gelir; may biraz daha resmîdir. Günlük kullanımda üçü genellikle birbirinin yerine kullanılabilir. “Büyük ihtimalle”, “herhalde” gibi daha güçlü bir tahmin yapıyorsan bu modal fiiller zayıf kalır: “She's probably at home” ya da “She should be at home” daha uygun. Ayrıca may (ama genellikle might değil) biraz resmî bir şekilde izin vermek için de kullanılır: “You may leave now.” = “Gidebilirsin.”
Türkçeden gelen iki tuzak var. Birincisi: Türkçedeki “-ebil-” eki hem yeteneği hem olasılığı anlatır (“Yüzebilir” ve “Yağmur yağabilir”), bu yüzden ikisini de can ile çevirmek çok doğal gelir. Ama “Bugün yağmur yağabilir” cümlesi “It can rain today” olmaz. Can genel olasılıklar için kullanılır (“It can get very cold here in winter”); belirli bir tahmin için might, may ya da could gerekir. İkincisi: modal fiiller kişiye göre değişmez: it might, she may; “it mights” ya da “she mays” değil.
Tam şu anda olmakta olabilecek bir şey hakkında tahmin yürütürken may/might/could + be + -ing kullanırsın. Türkçe burada sana yardım eder: “-iyor olabilir” kalıbı bu yapıya birebir karşılık gelir. “She might be sleeping right now.” = “Şu anda uyuyor olabilir.” İki parçanın ikisi de gerekli: be ve -ing'li fiil. “She might sleeping” (be olmadan) ve “She might be sleep” (-ing olmadan) yanlıştır.
Olumsuz yapmak için not, modal fiilden hemen sonra gelir, do kullanılmaz: “It might not rain after all.” = “Belki de yağmur yağmaz.” ya da “Yağmur yağmayabilir.” Türkçedeki iki farklı biçime dikkat: “-meyebilir” (olmayabilir) → might not ya da may not; “-emez” (olamaz, imkânsız) → can't ya da couldn't. “He might not be at home” = “Evde olmayabilir”, ama “He can't be at home” = “Evde olamaz.” “-meyebilir” ekini “can not” diye çevirme.
Geçmişteki bir şey hakkında tahmin yürütürken may/might/could + have + past participle kullanırsın. Bu da Türkçedeki “-miş olabilir” kalıbına çok benzer: “Otobüsü kaçırmış olabilirler” → “They could have missed the bus.” “Unutmuş olabilir” → “She may have forgotten.”
“-miş” kısmını atlama: geçmişle ilgili tahmin için her zaman have + past participle gerekir. “She may forgot” ya da “She can have forgotten” yanlıştır. Modal fiilden hemen sonra geçmiş zamanda bir fiil gelmez. Konuşmada could have çoğu zaman could've diye kısaltılır.
Modal fiilden hemen sonra yalın hâldeki be gelir, being değil. -ing biçimi, varsa, bir sonraki fiile eklenir (might be working).
“Gitmiş olabilir” cümlesindeki “-miş” kısmı İngilizcede have + past participle ile söylenir. Modal fiilden hemen sonra geçmiş zamanda bir fiil gelemez.
Modal fiiller do ile kullanılmaz: not doğrudan might ya da may'den sonra gelir.
“Sonra yağmur yağabilir” belirli bir tahmindir: might, may ya da could kullan. “-ebil-” ekini her zaman can diye çevirme; can genel olasılıklar içindir.
Couldn't ve can't “imkânsız” demektir (“olamaz”). “Evde olmayabilir” için might not ya da may not kullan.
Cümlenin başındaki “belki” tek kelimelik maybe ile söylenir. Ayrı yazılan may be, modal fiil + be'dir: She may be at home.
Türkçede “-ebil-” eki hem yetenek hem olasılık bildirir: “Yüzebilir” (yüzmeyi biliyor) ve “Yağmur yağabilir” (belki yağar)
İngilizcede belirli bir olasılık için can kullanılmaz: “It can rain this afternoon” bir tahmin olarak kulağa yanlış gelir. Can, genel olarak mümkün olanı ya da sık olanı anlatır (“It can rain a lot in April”). Belirli bir tahmin için might, may ya da could kullan: “It might rain this afternoon.”
Türkçede “Gelmeyebilir” (belki gelmez) ile “Gelemez” (gelmesi imkânsız) farklı eklerle söylenir
İngilizce de aynı ayrımı yapar: might not / may not = “-meyebilir”; can't / couldn't = “-emez, imkânsız”. “He might not come” = “Gelmeyebilir.” “He can't be at home” = “Evde olamaz.” “Olmayabilir” anlamında couldn't ya da can not dersen, söylemek istediğinden çok daha kesin konuşmuş olursun.
“Belki” cümlenin başında tek başına duran bir zarftır: “Belki evdedir”
İngilizcedeki karşılığı tek kelime olan maybe zarfıdır: “Maybe she's at home.” Ayrı yazılan may be ise modal fiil + be'dir: “She may be at home.” İki cümle de doğrudur, ama karıştırma: “May be she is at home” yanlıştır. Maybe ile kurulan cümlede fiil normal hâlindedir (she's).
💡 “Yağmur yağabilir” = It might/may/could rain; It can rain değil.
💡 “-meyebilir” = might not / may not; couldn't ve can't “olamaz, imkânsız” demektir.
💡 “-miş olabilir” = could/might/may have + past participle.
💡 Cümle başındaki “belki” tek kelimedir: maybe.
"Have you heard from Sam? He's late."
"He might be stuck in traffic."
"Maybe. Or he could have forgotten about the meeting."
"True — let's give him a call and see."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence — expressing possibility.
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 4 · Doğru olumsuz biçimi seç
Choose the correct negative.
Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence — a possibility happening right now.
Alıştırma 6 · Doğru cevabı seç
Which modal is also commonly used to give permission, as in 'You ___ leave now'?
Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence — possibility about the past.
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence — possibility about the past.
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete: 'He ___ (might/be) busy — try calling later.'
Alıştırma 10 · Cümleyi tamamla
Complete (past possibility): 'They ___ (could/have/left) already.'
Alıştırma 11 · Biçimleri gruplara ayır
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “-ebilir” ekini can ile çevirmek
Turkish: “Bu gece kar yağabilir.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
Çıkarım bildiren modal fiiller
Must ve can't ile şimdiki ve geçmiş durumlar hakkında mantıklı sonuç çıkar; “olamaz” neden can't olur ve mustn't neden burada kullanılmaz?
Modal fiil + have (modal perfects)
Should have, could have ve would have: pişmanlık, eleştiri, kaçan fırsatlar ve hayalî sonuçlar için; “-meliydin”, “-ebilirdin”, “-irdi” yapıları.
Need, needn't ve don't need to
Need fiilinin iki yüzü: modal fiil olarak needn't, normal fiil olarak don't need to. “Gerek yok” nasıl söylenir ve needn't have ne anlatır?
Should, ought to ve had better
İngilizcede tavsiye vermenin üç yolu: should, ought to ve had better. Dil bilgisi kurallarını ve aralarındaki güç farkını örneklerle öğren.