Zero conditional (genel gerçekler)

A2 · TemelKoşul cümleleri (conditionals)

If you heat water to 100 degrees, it boils: her zaman doğru olan bir şey, tıpkı “Suyu 100 dereceye kadar ısıtırsan kaynar” gibi; iki kısımda da present simple.

Neler öğreneceksin

  • Zero conditional'da hem if cümlesi hem de temel cümle present simple ile kurulur
  • Her zaman geçerli olan şeyleri anlatır: genel gerçekler, bilimsel olgular ve alışkanlıklar
  • Burada if ve when birbirinin yerine kullanılabilir, tıpkı “Yağmur yağarsa / yağınca evde kalırım” gibi
  • İki cümlenin de öznesi olmalı (çoğu zaman genel anlamda you ya da it): If you heat water, it boils

Her zaman doğru: present simple + present simple

Zero conditional, her zaman gerçekleşen bir şeyi anlatır: genel bir gerçeği, bilimsel bir olguyu ya da bir alışkanlığı. İki kısım da present simple'dadır ve cümlede will yoktur.

Bunu Türkçeden zaten biliyorsun: “Suyu 100 dereceye kadar ısıtırsan kaynar.” Türkçede de iki kısım aynı zamandadır (geniş zaman). Ama dikkat: geniş zamandaki “-ir” (ısıtır, kaynar) çoğu zaman will ile eşleştirilir. Burada öyle değil: genel bir gerçekte will kullanılmaz, if cümlesinde de hiç kullanılmaz. Bir de özne var: Türkçede sadece “kaynar” demek yeterlidir, İngilizcede temel cümlenin öznesi olmalı: “If you heat water to 100 degrees, it boils.”

"If you heat water to 100 degrees, it boils."
"Ice melts if you heat it."

Burada if ve when birbirinin yerine kullanılabilir

Zero conditional her zaman olan bir şeyi anlattığı için if ve when burada neredeyse aynı anlama gelir: ikisi de her seferinde aynı sonuca götüren bir koşulu verir. Güneşin batması gibi kesin olan bir şey için when kulağa daha doğal gelir.

Türkçede de bir alışkanlık için hem “Yağmur yağarsa evde kalırım” hem de “Yağmur yağınca evde kalırım” dersin: “-se” → if, “-ince / -dığında” → when. Hava ve ışıkla ilgili cümlelerde özneye dikkat et: “Güneş batınca hava kararır.” cümlesindeki “hava” kelimesini çevirme; İngilizcede burada it kullanılır: “When the sun sets, it gets dark.”

"When the sun sets, it gets dark."
"If the sun sets, it gets dark."

İki cümlede de özneyi koru

Genel talimatlarda ya da bilimsel ifadelerde bile if cümlesinin bir öznesi vardır; bu çoğu zaman “herhangi biri” anlamındaki you'dur. Öznesiz bir fiil (“If mix…”) İngilizcede olmaz.

Türkçede kişi fiilin sonundaki ekle anlaşılır (“Kırmızıyla maviyi karıştırırsan mor elde edersin.”) ya da edilgen yapı kullanılır (“karıştırılırsa”). İngilizcede özneyi söylemen gerekir: “If you mix red and blue, you get purple.” Genel bir şeyden söz ederken Türkçedeki gibi tekil isim de kullanma (“Bitki susuz kalınca ölür.”): İngilizcede çoğul ya da sayılamayan isim kullanılır ve the gelmez: “Plants die…”, “Water boils…”, “Ice melts…”.

"If you mix red and blue, you get purple."
"If you don't water plants, they die."

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"Plants die if they don't get water."
"If I drink coffee late, I can't sleep."
"Metal expands if you heat it."
"Babies cry if they're hungry."

Dikkat

✗If you heat water, boils.
✓If you heat water, it boils.

Türkçede “kaynar” tek başına yeterlidir, ama İngilizcede temel cümlenin öznesi olmalı: it boils.

✗If you will heat water to 100 degrees, it boils.
✓If you heat water to 100 degrees, it boils.

“Isıtırsan” kelimesindeki “-ir” seni will kullanmaya itmesin: if cümlesine will girmez. Temel cümlede will kullanırsan (“it will boil”) cümle genel bir gerçek değil, bir tahmin olur.

✗If you will drink coffee late, you can't sleep.
✓If you drink coffee late, you can't sleep.

Zero conditional'da if cümlesi present simple ile kurulur, will ile değil.

✗If mix red and blue, you get purple.
✓If you mix red and blue, you get purple.

if cümlesinin de öznesi olmalı. Türkçede kişiyi fiil eki gösterir (“karıştırırsan”), İngilizcede you gerekir.

✗When the sun sets, the weather gets dark.
✓When the sun sets, it gets dark.

“Hava kararır” cümlesindeki “hava” İngilizceye çevrilmez. Hava ve ışık için özne it'tir.

✗Plant dies if it doesn't get water.
✓Plants die if they don't get water.

“Bitki susuz kalınca ölür” genel bir gerçektir. İngilizcede bunun için çoğul isim kullanılır ve the gelmez: Plants die.

Türkçeyle karşılaştırma

“Isıtırsan kaynar”: Türkçede genel gerçekler için iki kısımda da geniş zaman (-ir) kullanılır

Geniş zamanı will ile eşleştirmeye alıştıysan burada dikkat et: genel bir gerçekte İngilizcede iki kısım da present simple'dadır: “If you heat water, it boils.” “If you will heat water…” ya da “…, it will boil” bu anlamda kullanılmaz.

Türkçede aynı yapı iki farklı şey anlatabilir: “Isıtırsan kaynar” (her zaman) ve “Vaktim olursa seni ararım” (bir kereye mahsus, gelecekte)

İngilizcede bu ikisi farklı zamanlarla kurulur. Her zaman geçerli olan bir gerçek: present + present (“If you heat water, it boils.”). Gelecekteki somut bir sonuç: present + will, yani first conditional (“If I have time, I will call you.”). İki durumda da if cümlesi present simple'dadır, will almaz.

Türkçede özne çoğu zaman söylenmez: “Suyu ısıtırsan kaynar.”, “Bitkileri sulamazsan ölürler.”

İngilizcede iki cümlenin de öznesi olmalı. Daha önce söylediğin bir şey için it ya da they kullanılır: “If you heat water, it boils.”, “If you don't water plants, they die.” Genel anlamda “insan, herkes” için you kullanılır: “If you mix red and blue, you get purple.” One de var, ama çok resmîdir.

Hava ve ışık için Türkçede “hava” kelimesi özne olur: “Hava kararır”, “Hava soğur”

İngilizcede bu cümlelerin öznesi it'tir: “When the sun sets, it gets dark.”, “In winter, it gets cold.” “The weather gets dark” ya da “the air gets dark” denmez.

Türkçede genel bir gerçeği tekil isimle de söylersin: “Bitki susuz kalınca ölür”, “Bebek acıkınca ağlar”

İngilizcede genel bir gerçek için sayılabilen isimler çoğul ve the olmadan kullanılır: “Plants die if they don't get water.”, “Babies cry if they're hungry.” Sayılamayan isimler de the almaz: “Ice melts if you heat it.” “The ice” denirse belirli bir buzdan söz edilir.

💡 İki kısımda da özneyi unutma: If you heat water, it boils.

💡 “Karıştırırsan” ya da “karıştırılırsa” → If you mix… Buradaki you “herhangi biri” anlamına gelir.

💡 Genel bir gerçek için present + present; gelecekteki somut bir sonuç için present + will.

💡 Genel şeyler için çoğul ya da sayılamayan isim kullan ve the koyma: Water boils, Plants die.

Gerçek hayatta: bir alışkanlığı açıklamak

"Why do you always carry a water bottle?"

"If I don't drink enough water, I get headaches."

"Makes sense. I'm the same with coffee — if I skip my morning cup, I can't focus."

"Ha, same. When I don't sleep enough, I feel it all day too."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct zero conditional sentence.

Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 3 · İki kısımda da kullanılan zamanı seç

Which tense is used in BOTH clauses of a zero conditional?

Alıştırma 4 · Genel bir gerçeği anlatan doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence about a general truth.

Alıştırma 5 · Bir alışkanlığı anlatan doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence about a personal habit.

Alıştırma 6 · “if” yerine kullanılabilecek kelimeyi seç

Which word can replace 'if' in a zero conditional without changing the meaning?

Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence with a subject kept in the if-clause.

Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla

Complete the zero conditional: 'If you don't water plants, they ___ (die).'

Alıştırma 10 · Cümleyi tamamla

Complete the zero conditional: 'Metal ___ (expand) if you heat it.'

Alıştırma 11 · Genel gerçek mi, gelecekteki bir ihtimal mi? Gruplara ayır

If you heat water, it boils.
If I have time, I will call you.
Ice melts if you heat it.
If it rains, I'll bring an umbrella.

0 / 4 yerleştirildi

Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: temel cümlede özne

Turkish: “Suyu ısıtırsan kaynar.” Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

Choose the correct zero conditional sentence.

Neler öğrendin

  • Zero conditional'da iki kısım da present simple ile kurulur, tıpkı Türkçede iki kısımda da geniş zaman kullanılması gibi.
  • Genel gerçekleri, bilimsel olguları ve alışkanlıkları anlatır.
  • Burada if ve when birbirinin yerine kullanılabilir, tıpkı bir alışkanlıkta “-se” ve “-ince” gibi.
  • İki cümlenin de öznesi olmalı: If you mix…, it boils, it gets dark.
  • Present + will artık zero conditional değil, gelecekteki somut bir sonuçtur (first conditional).
Bu kategorideki tüm dersleri gör