If I had more time, I would travel more: tıpkı “Daha çok zamanım olsa, daha çok seyahat ederdim” gibi; “-irdi” would'a karşılık gelir, ama yalnızca temel cümlede.
Neler öğreneceksin
Second conditional, şu anda gerçek olmayan bir durumu (imkânsız, tamamen hayalî ya da sadece pek olası olmayan) hayal eder ve o zaman ne olacağını söyler. if cümlesinde past simple, temel cümlede would + fiilin yalın hâli kullanılır: “If I had more time, I would travel more.” “If I won the lottery, I'd buy a house.”
Buradaki had ve won geçmişi anlatmaz; “bu gerçek değil” demenin işaretidir. Türkçede de benzer bir şey var: “Daha çok zamanım olsa, daha çok seyahat ederdim.” cümlesindeki “ederdim” geçmiş zaman gibi görünür, ama şu anki hayalî bir durumdan söz eder. “-irdi” eki (ederdim, alırdım, söylerdi) temel cümledeki would'a karşılık gelir.
Türkçe bu konuda sana çok yardımcı olur, çünkü gerçek bir ihtimal ile hayali zaten ayırırsın. “Piyangoyu kazanırsam bir ev alırım.” dersen kazanmayı mümkün görüyorsundur: “If I win the lottery, I'll buy a house.” (first conditional). “Piyangoyu kazansam bir ev alırdım.” dersen sadece hayal ediyorsundur: “If I won the lottery, I'd buy a house.” (second conditional).
En sık yapılan hata şu: would'u “-irdi” diye öğrendiğin ve “olsa”, “bilse” gibi biçimlerin İngilizcede açık bir karşılığı yokmuş gibi göründüğü için, would her iki cümleye de konur. İngilizcede bu olmaz: if cümlesinde yalnızca past simple, temel cümlede ise would kullanılır.
Yani “If I would have more time…” değil, “If I had more time…”. Aynı şekilde: “If she knew the answer, she would tell you.” (“Cevabı bilse sana söylerdi.”), “If I had a car, I would drive to work.” (“Arabam olsa işe arabayla giderdim.”). Pratik bir kural: “olsa, bilse, otursa” → had, knew, lived; “-irdi” → would.
Temel cümlede iki şeye dikkat et. Birincisi, Türkçede sadece “giderdim” demek yeterlidir, ama İngilizcede özne şarttır: I would drive. İkincisi, would'dan sonra fiil hep yalın hâlde gelir: “ederdim” kelimesindeki “-di” seni yanıltmasın, would traveled ya da would to travel denmez, I would travel denir. would yerine başka modal fiiller de kullanabilirsin: could (“-ebilirdim”) ya da might (“belki … -irdim”). “Öğrenebilirdim” için “would can learn” denmez, could yeterlidir: If I had more free time, I could learn guitar.
Bir de günlük Türkçede sık duyulan “Arabam olsa işe arabayla giderim.” gibi cümleler var. Buradaki geniş zaman seni will kullanmaya itmesin: hayalî bir durumda temel cümlede will değil, would gelir. Bir istisna: “If you would follow me, please.” (“Lütfen beni takip eder misiniz?”) gibi kibar ricalarda would, if'ten sonra gelebilir, çünkü burada would bir kibarlık işaretidir ve “… eder misiniz?” gibi bir rica anlamı taşır. Bu özel bir kullanımdır; hayalî durumları anlatırken if cümlesine would girmez.
Second conditional'da if'ten sonra geleneksel olarak bütün kişilerle were kullanılır; I/he/she/it ile de. Türkçede de “olsam, olsan, olsa” hep aynı “-sa” yapısıyla kurulur, bu yüzden bunu öğrenmek kolay: “Senin yerinde olsam özür dilerdim.” ya da kısaca “Ben olsam özür dilerdim.” → “If I were you, I would apologize.” Daha resmî bir tavsiye için: “If I were in your position, I'd wait.” (“Senin durumunda olsam beklerdim.”)
Dürüst olmak gerekirse, günlük konuşmada hem İngiliz hem Amerikan İngilizcesinde “If I was…” biçimini de sık duyarsın. Ama standart biçim were'dür; sınavlarda beklenen budur. Tavsiye vermek için kullanılan kalıplaşmış “If I were you” ifadesinde ise were çok daha yaygındır.
“Zamanım olsa” kısmında “-irdi” yok; İngilizcede de if cümlesine would girmez, past simple kullanılır: had.
would yalnızca temel cümlede kullanılır. “Cevabı bilse” → If she knew: bu kısımda past simple yeterli.
Günlük Türkçede “Arabam olsa işe arabayla giderim.” denebilir, ama İngilizcede hayalî bir durumda temel cümlede will değil would gelir.
Türkçede “giderdim” tek başına yeterlidir, ama İngilizcede özne şart: I would drive.
“Ederdim” kelimesindeki “-di” geçmiş zaman eki gibi görünse de would'dan sonra fiil hep yalın hâlde gelir: -ed yok, to yok.
“Öğrenebilirdim” → could learn. İngilizcede iki modal fiil (would ve can) yan yana kullanılmaz.
“If I was you” günlük konuşmada duyulur, ama “Senin yerinde olsam” anlamındaki kalıp If I were you'dur. Sınavlarda ve özenli yazıda hep were kullan.
“Piyangoyu kazanırsam bir ev alırım” (gerçek ihtimal) ve “Piyangoyu kazansam bir ev alırdım” (hayal)
Türkçedeki bu fark İngilizcedeki farkın birebir aynısıdır. “-irse … -ir” → first conditional: “If I win the lottery, I'll buy a house.” “-se … -irdi” → second conditional: “If I won the lottery, I'd buy a house.” Hayal ettiğin bir durum için present simple ve will kullanırsan, o şeyin gerçekten olabileceğini düşünüyormuşsun gibi anlaşılır.
“Seyahat ederdim”, “söylerdi”, “giderdik”: temel cümlede “-irdi” eki
“-irdi” → would + fiilin yalın hâli: I would travel, she would tell you, we would go. would yalnızca temel cümleye girer; if cümlesinde past simple kullanılır: “If I had more time, I would travel more.” Günlük Türkçedeki “Param olsa araba alırım.” gibi cümleleri ise will ile çevirme: “If I had money, I would buy a car.”
“Daha uzun boylu olsaydı basketbol oynardı”: “-saydı” hem şimdiki hem geçmişteki hayalî durum için kullanılabilir
İngilizcede bu ayrım nettir. Durum şu anki bir hayalse second conditional kullanılır: “If he were taller, he'd play basketball.” Geçmişte olmamış bir şeyden söz ediyorsan third conditional gerekir: “If I had known, I would have come.” “-saydı” ekini gördüğünde kendine sor: şimdi mi, geçmişte mi?
Türkçede özne çoğu zaman söylenmez: “Arabam olsa işe arabayla giderdim.”
İngilizcede temel cümlenin öznesi olmak zorundadır: “If I had a car, I would drive to work.”, “…, would drive to work” değil. Ayrıca would'dan sonra yalın fiil gelir: would drive; would drove ya da would to drive değil.
“Senin yerinde olsam…” ya da kısaca “Ben olsam…” diye tavsiye verilir
İngilizcede bunun kalıplaşmış karşılığı “If I were you…” ifadesidir: “If I were you, I would apologize.” Biraz daha resmî bir seçenek: “If I were in your position, I'd wait.” I ile were kullanılır; was günlük konuşmada duyulur, ama standart ve güvenli olan were'dür.
“Daha çok boş zamanım olsa gitar öğrenebilirdim”: “-ebilirdim” tek kelime
İngilizcede iki modal fiil yan yana gelmez, bu yüzden “would can learn” denmez. “-ebilirdim” → could: “If I had more free time, I could learn guitar.” if cümlesi yine past simple'da kalır.
💡 “Olsa, bilse, otursa” → had, knew, lived (if cümlesinde). “-irdi” → would, ama yalnızca temel cümlede.
💡 Temel cümlede: özne + would + yalın fiil (I would travel). “-ebilirdim” için de could.
💡 “Senin yerinde olsam” / “Ben olsam” → If I were you.
"If you could live anywhere, where would you go?"
"Honestly, if I had the choice, I'd move somewhere warmer."
"Same. If I weren't so attached to my job here, I'd already be gone."
"Ha, I know the feeling."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct second conditional sentence.
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence with 'were.'
Alıştırma 3 · if cümlesine hangi zaman gelir? Doğru cevabı seç
Which tense goes in the if-clause of a second conditional?
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 5 · Hayalî durumu anlatan cümleyi seç
Choose the sentence describing an unreal, hypothetical present situation.
Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence with a modal instead of 'would' in the main clause.
Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 8 · Tavsiye veren doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence giving advice.
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete the second conditional: 'If I ___ (have) a car, I would drive to work.'
Alıştırma 10 · Cümleyi tamamla
Complete the second conditional: 'If we ___ (live) closer, we would see each other more.'
Alıştırma 11 · Cümleleri doğru ve yanlış olarak gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: if cümlesinde would
Turkish: “Daha yakın otursak birbirimizi daha çok görürdük.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
First conditional (gerçek koşul)
First conditional'ı öğren: if cümlesinde present simple, temel cümlede will. Gelecekte gerçekten olabilecek, olası durumlar için kullanılır.
Third conditional (geçmiş için gerçek dışı koşul)
Third conditional: if ile past perfect, temel cümlede would have + past participle. “Bilseydim arardım” cümlesini doğru çevirmek ve en sık yapılan hatalar.
Diğer koşul ifadeleri
Provided that, as long as, on condition that ve unless: koşul bildirmenin başka yolları ve “şartıyla” neden “with the condition that” olmaz.
Zero conditional (genel gerçekler)
Zero conditional: genel gerçekler, bilimsel olgular ve alışkanlıklar için iki kısımda da present simple. Türkçedeki “-irse … -ir” yapısıyla karşılaştırma.