If I had known, I would have called: “Bilseydim seni arardım.” Türkçede “arardım” iki koşul türünde de aynıdır, İngilizcede ise burada would have gerekir.
Neler öğreneceksin
Third conditional, zaten olmuş bir şeye bakar ve onun nasıl farklı olabileceğini hayal eder. Çoğu zaman bir pişmanlığı ya da başka koşullarda ne olacağını anlatmak için kullanılır. Türkçede de aynı fikir vardır: “Bilseydim seni arardım.” → “If I had known, I would have called.”
Yapısı şöyle: if cümlesinde past perfect (had + past participle), temel cümlede would have + past participle. “Çalışsaydı geçerdi.” → “If she had studied, she would have passed.” Burada ikisi de geçmişe aittir: o çalışmadı, bu yüzden de geçemedi.
if cümlesinde past simple yetmez, bir “had” katmanı daha gerekir: past perfect. “Bilseydim” kelimesindeki “-di” seni past simple'a (“If I knew”) yönlendirebilir, ama “If I knew” second conditional'dır ve şimdiyi anlatır (“Bilsem”, yani şu an bilmiyorum). Geçmiş için “If I had known” denir.
Daha resmî Türkçedeki “-miş olsaydı” yapısı İngilizceye çok yakındır: “bilmiş olsaydım” → had known, “erken çıkmış olsaydık” → had left earlier. Örneğin: “Daha erken çıksaydık uçağı kaçırmazdık.” → “If we had left earlier, we wouldn't have missed the flight.”
Türkçede “-saydı” hem şimdiki hem geçmişteki hayalî durumlar için kullanılır. “Daha çok zamanım olsaydı” şu anki bir durumdan söz ediyorsa “If I had more time”, geçmişteki bir durumdan söz ediyorsa “If I had had more time” olur. Bu çift had garip görünse de tamamen doğrudur: “If I had had more time, I would have finished.” Konuşmada çoğu zaman kısaltılır: “If I'd had more time…”
Temel cümle, hayal edilen sonucu would have + past participle ile anlatır: “seni arardım” → “I would have called you”, “yardım ederdim” → “I would have helped”.
İşte en büyük tuzak: Türkçede “arardım”, “yardım ederdim” biçimleri second conditional'da da, third conditional'da da aynıdır. “Bilsem arardım” şimdiyi, “Bilseydim arardım” ise geçmişi anlatır, ama ikinci kısım değişmez. İngilizcede değişir: şimdi için “I would call”, geçmiş için “I would have called”. Yani if cümlesinde had varsa, temel cümlede de büyük ihtimalle would have gerekir.
would have yerine anlama göre could have (“-ebilirdim”) ya da might have (“belki … -irdim”) da kullanabilirsin. “Bizi davet etselerdi gidebilirdik.” → “If they had invited us, we could have gone.” Yine have'den sonra past participle gelir: could have gone; could go ya da could have go değil.
Bir ayrıntı: sonuç şimdiye aitse, temel cümlede would + yalın fiil kullanılır (“If she had studied, she would be a doctor now.”). Bu bir mixed conditional'dır; saf third conditional'da would have kullanılır.
Bir de if olmadan kurulan bir biçim var: “Had I known, I would have called.” Doğrudur, ama resmî ve daha çok yazı diline özgü bir biçimdir.
“Bilseydim” kelimesindeki “-di” past simple değil: geçmişteki hayalî bir durum için if cümlesinde past perfect gerekir (had known).
Türkçede “arardım” iki koşul türünde de aynıdır, ama geçmişte olmamış bir sonuç için İngilizcede would have + past participle gerekir.
would have yalnızca temel cümlede kullanılır; if cümlesine had + past participle gelir. (Amerikan İngilizcesinde gündelik konuşmada duyulur, ama sınavlarda hata sayılır.)
“Gidebilirdik” geçmişte kaçırılmış bir olasılıktır, bu yüzden could have gone gerekir. Could go şimdi ya da gelecek için kullanılır.
Geçmişteki bir durum için “olsaydı” → had had. Tek had (If I had more time) şimdiyi anlatır ve would have ile uyuşmaz.
“Bilsem seni arardım” ve “Bilseydim seni arardım”: temel cümle (“arardım”) iki durumda da aynı
Türkçede şimdi ile geçmiş arasındaki farkı çoğu zaman sadece if kısmı gösterir. İngilizcede iki kısım da değişir: “If I knew, I would call you.” (şimdi) ama “If I had known, I would have called you.” (geçmiş). Geçmişte olmamış bir sonuç için “I would call” değil, “I would have called” demelisin.
Resmî Türkçede “-miş olsaydı” da kullanılır: “Bunu bilmiş olsaydım…”
Bu yapı İngilizcedeki past perfect'in neredeyse birebir karşılığıdır: “bilmiş olsaydım” → had known, “çalışmış olsaydı” → had studied. Günlük dilde “bilseydim” desen de İngilizcede if cümlesine had + past participle koy: “If I had known…”
“Davet etselerdi gidebilirdik”: “-ebilirdik” tek kelime ve zamanı göstermiyor
İngilizcede geçmişteki bir olasılık için could have + past participle gerekir: “If they had invited us, we could have gone.” “We could go” şimdi ya da gelecek için kullanılır. Have'den sonra past participle gelir: gone, been, seen; went, was ya da saw değil.
“Daha çok zamanım olsaydı”: “-saydı” şimdiyi de geçmişi de anlatabilir
İngilizcede seçim yapman gerekir. Şimdi: “If I had more time, I would finish it.” Geçmiş: “If I had had more time, I would have finished.” Fiil have olduğunda iki had yan yana gelir; bu bir hata değil, past perfect'in normal hâlidir.
💡 “Bilseydim” ya da “bilmiş olsaydım” → if I had known. “Arardım” geçmiş için → I would have called.
💡 “Bilsem” = if I knew (şimdi). “Bilseydim” geçmiş için = if I had known.
💡 “Gidebilirdik” geçmişte kaçırılan bir olasılıksa → we could have gone.
"Did you hear the concert sold out?"
"Ugh, if I had bought tickets last week, I would have gone!"
"Same here. If we had checked earlier, we could have gotten seats together."
"Lesson learned — next time we won't wait."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct third conditional sentence.
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 3 · if cümlesine gelen doğru yapıyı seç
Which structure goes in the if-clause of a third conditional?
Alıştırma 4 · Pişmanlık anlatan doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence about a past regret.
Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 6 · Temel cümle için doğru yapıyı seç
Choose the correct main clause structure for a third conditional.
Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence with a modal in the main clause.
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete the third conditional: 'If I ___ (know) about the meeting, I would have attended.'
Alıştırma 10 · Cümleyi tamamla
Complete the third conditional: 'We would have arrived on time if the train ___ (not / be) delayed.'
Alıştırma 11 · Cümleleri doğru ve yanlış olarak gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “arardım” ve would have
Turkish: “Bilseydim seni arardım.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
Diğer koşul ifadeleri
Provided that, as long as, on condition that ve unless: koşul bildirmenin başka yolları ve “şartıyla” neden “with the condition that” olmaz.
Second conditional (gerçek dışı koşul)
Second conditional: if cümlesinde past simple, temel cümlede would. “Zamanım olsa seyahat ederdim” yapısıyla karşılaştırma ve if'ten sonra would hatası.
Mixed conditionals (karma koşul cümleleri)
İngilizcede mixed conditionals: geçmişteki bir koşul ve bugünkü sonuç ya da bugünkü bir koşul ve geçmişteki sonuç. Açık örneklerle anlatım.
First conditional (gerçek koşul)
First conditional'ı öğren: if cümlesinde present simple, temel cümlede will. Gelecekte gerçekten olabilecek, olası durumlar için kullanılır.