If it rains, I'll bring an umbrella. Türkçedeki “yağarsa” gibi if cümlesinde gelecek zaman yok, ama temel cümle will ister.
Neler öğreneceksin
First conditional, gelecekte gerçekten olabilecek bir şeyi ve bunun sonucunu anlatır. If ile başlayan yan cümlede present simple, temel cümlede will + fiilin yalın hâli kullanılır.
Türkçeyle karşılaştır: “Yağmur yağarsa şemsiye alırım.” Koşul kısmında Türkçede de gelecek zaman eki yoktur (“yağacaksa” değil, “yağarsa”), bu yüzden if cümlesini rahatça kurabilirsin: if it rains. Asıl dikkat etmen gereken yer temel cümle: Türkçede orada geniş zaman kullanırsın (“alırım”), İngilizcede ise will ya da kısaltılmış biçimi 'll gerekir: “If it rains, I'll bring an umbrella.”
En önemli kural: first conditional'da if cümlesine will gelmez, cümlenin tamamı gelecekten söz etse bile. Orada present simple kullanılır (eylem o sırada sürüyorsa present continuous: I'll text you if I'm running late); will temel cümleye gelir. Temel cümle önce gelse de kural aynıdır: “We'll miss the train if we don't hurry.” Temel cümlede will yerine emir kipi de kullanılabilir: “If she calls, tell her I'm out.”
When için de aynısı geçerli: Türkçede “Eve vardığımda seni ararım” dersin. “-dığımda” ekinde zaman yoktur, ama anlam gelecek olduğu için İngilizcede will eklemek cazip gelir. Gerek yok: “When I get home, I'll call you”, when'den sonra present simple.
İleride göreceğin iki istisna var: if, whether gibi “-ip -mediğini” anlamında kullanıldığında will gelebilir (I don't know if she'll come = Gelip gelmeyeceğini bilmiyorum); Türkçede de burada gelecek zaman eki kullanılır. Bir de kibar ricalarda will “istekli olmak” anlamı taşır (If you'll wait here, I'll get the manager). Normal koşullar için: if + present simple.
Unless “-mezse”, “-medikçe” anlamına gelir ve aynı kurala uyar: arkasından will değil, present simple gelir: “Unless you study, you won't pass.” Dikkat: Türkçedeki “çalışmadıkça” ya da “çalışmazsan” kelimelerinde olumsuzluk eki vardır, ama unless olumsuzluğu zaten kendi içinde taşır. Bu yüzden fiile ayrıca don't ekleme: “Unless you study…” ya da “If you don't study…”, ama asla “Unless you don't study…”.
Temel cümlede will yerine, sonucun ne kadar kesin olduğuna göre başka bir modal fiil de gelebilir: can (-ebilir), could (-ebiliriz, bir öneri olarak), might (belki). “If you're free tonight, we could grab dinner.”
if cümlesinde present simple kullanılır, tıpkı “yağarsa” gibi gelecek eki olmadan. Will temel cümleye gelir.
Yalnızca temel cümle will alır. “Vaktim olursa” → If I have time.
Unless'ten sonra da present simple gelir, will değil.
Türkçede “ararım” yeterli, ama İngilizcede gelecekteki sonuç will ister, çoğu zaman kısaltılmış biçimiyle: 'll.
“Eve vardığımda” gelecekten söz eder, ama when'den sonra İngilizcede de if'ten sonraki gibi present simple gelir.
“Çalışmadıkça” kelimesindeki olumsuzluğu unless zaten taşır. Ya Unless you study ya da If you don't study de.
Türkçede koşul ekinden (-sa/-se) önce genellikle gelecek zaman eki gelmez: “Yağmur yağarsa…”, “Vaktim olursa…”
Bu sana yardım eder, çünkü İngilizcede de öyle: “If it rains”, “If it will rain” değil; “If I have time”, “If I will have time” değil. Koşul kısmını Türkçedeki gibi gelecek eki olmadan kur ve özneyi unutma.
Türkçede sonuç kısmı genellikle geniş zamandadır, gelecek zamanda değil: “Yarın vaktim olursa seni ararım”
Geniş zaman çoğu zaman present simple diye öğretilir, ama burada öyle çevrilmez. Gelecekteki somut bir sonuç için temel cümle will (ya da başka bir modal veya emir kipi) ister: “If I have time tomorrow, I'll call you.” “If I have time tomorrow, I call you” kulağa yarın yapacağın bir şey gibi değil, bir alışkanlık ya da genel kural gibi gelir.
“Eve varınca / vardığımda ararım”, “Çalışmadıkça geçemezsin”: bu eklerde zaman yoktur, ama anlam gelecektir
İngilizcede when, unless ve if'ten sonra yine will değil, present simple gelir: “When I get home, I'll call you”, “Unless you study, you won't pass”. Unless zaten olumsuzdur, bu yüzden “-medikçe” ekindeki olumsuzluğu don't ile tekrarlama. Bir de fark: if belki olacak şeyler için, when kesin olacak şeyler için kullanılır (“Eve varınca” → when, “Vaktim olursa” → if).
💡 if cümlesi, Türkçedeki “yağarsa” gibi gelecek eki olmadan kurulur (If it rains), ama temel cümle will ister: I'll stay at home.
💡 “Eve vardığımda…” → When I get… when, if ve unless'ten sonra will yok.
💡 Unless zaten olumsuzdur: Unless you study, Unless you don't study değil.
"Are we still on for the picnic tomorrow?"
"If it doesn't rain, definitely. If it does, we'll just reschedule."
"Sounds good. I'll text you in the morning if the forecast changes."
"Perfect — unless I hear otherwise, I'll see you at noon."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct first conditional sentence.
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 3 · Doğru zamanı seç
Which tense goes in the if-clause of a first conditional?
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence with 'unless.'
Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence with a modal instead of 'will' in the main clause.
Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence with the main clause first.
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete the first conditional: 'If you ___ (finish) early, we can watch a movie.'
Alıştırma 10 · Cümleyi tamamla
Complete the first conditional: 'If the weather is nice, we ___ (go) to the beach.'
Alıştırma 11 · Cümleleri doğru ve yanlış diye gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: geniş zamanı present simple ile çevirmek
Turkish: “Yarın vaktim olursa seni ararım.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
Zero conditional (genel gerçekler)
Zero conditional: genel gerçekler, bilimsel olgular ve alışkanlıklar için iki kısımda da present simple. Türkçedeki “-irse … -ir” yapısıyla karşılaştırma.
Second conditional (gerçek dışı koşul)
Second conditional: if cümlesinde past simple, temel cümlede would. “Zamanım olsa seyahat ederdim” yapısıyla karşılaştırma ve if'ten sonra would hatası.
Third conditional (geçmiş için gerçek dışı koşul)
Third conditional: if ile past perfect, temel cümlede would have + past participle. “Bilseydim arardım” cümlesini doğru çevirmek ve en sık yapılan hatalar.
Diğer koşul ifadeleri
Provided that, as long as, on condition that ve unless: koşul bildirmenin başka yolları ve “şartıyla” neden “with the condition that” olmaz.