My brother loves sports, whereas I prefer reading. İki olgu yan yana: aşılan bir engel yok, sadece bir fark var. Tıpkı Türkçedeki “Ağabeyim sporu sever, oysa ben okumayı tercih ederim” gibi.
Neler öğreneceksin
Whereas ya da while ile kurulan bir karşıtlık cümlesi, iki farklı olguyu sadece yan yana koyar. Aşılan bir engel yoktur, yalnızca bir fark gösterilir. Bu, bir şeyin bir zorluğa rağmen gerçekleştiği concession yapısından farklıdır: “-masına rağmen” = although.
Karşılaştır: “Ağabeyim sporu sever, oysa ben okumayı tercih ederim” = “My brother loves sports, whereas I prefer reading.” Burada hiçbir direnç yok, sadece iki farklı zevk var. Buna karşılık “Pahalı olmasına rağmen aldık” cümlesinde bir engel aşılıyor: orada whereas değil, although kullanılır.
Türkçede karşıtlık çoğu zaman iki kez belirtilir: “Ağabeyim sporu severken ben ise okumayı tercih ederim.” İngilizcede tek bir bağlaç yeter: while ya da whereas varsa ayrıca but ya da though eklenmez.
Whereas yalnızca karşıtlık bildirir, asla zaman bildirmez; Türkçedeki “oysa”, “halbuki”, “… ise” gibi. While'dan kulağa biraz daha resmî gelir ve iki şeyin doğrudan karşılaştırıldığı yazılı metinlerde (raporlar, analizler, sunumlar) sık görülür.
Çoğunlukla whereas cümlesi temel cümleden sonra gelir ve hemen önüne virgül konur: “Prices have risen sharply, whereas wages have stayed flat.” Başa da gelebilir; o zaman virgül whereas cümlesinden sonra konur: “Whereas city living is fast-paced, country living is slow and quiet.” Dikkat: Türkçede “Oysa…” ya da “Halbuki…” ile yeni bir cümleye başlayabilirsin, ama whereas tek başına bir cümle başlatamaz; mutlaka bir temel cümleye bağlanmalıdır.
Burada Türkçe sana yardım ediyor: while, “-ken” ekiyle aynı ikili kullanıma sahiptir. “Aynı anda” (zaman) ya da “buna karşılık” (karşıtlık) anlamına gelebilir. İki bölüm aynı anda olan eylemleri anlatıyorsa zaman; sadece iki farklı olgu yan yana konuyorsa karşıtlık söz konusudur. “O yemek yaparken ben sofrayı kurdum” (zaman) ve “Bazıları acıyı çok severken bazıları hiç dayanamaz” (karşıtlık) cümlelerindeki “-ken” gibi.
Virgül de iyi bir ipucudur: zaman bildiren while temel cümleden sonra geliyorsa genellikle virgül almaz (“He set the table while she was cooking.”). Karşıtlık bildiren while ise genellikle virgülle ayrılır (“She loves the city, while he prefers the countryside.”).
Bilmekte fayda var: cümlenin başında while, “-mesine rağmen” anlamına da gelebilir (“While I understand your point, I don't agree.” = “Ne demek istediğini anlasam da katılmıyorum.”). Bu kullanım “Zıtlık ve kabul (concession)” dersinin konusu; bu derste zaman ve karşıtlığa odaklanıyoruz.
Türkçe konuşanlar için bir tuzak: “yemek yaptığı sırada” ya da “toplantı esnasında” gibi ifadeler during'i akla getirir. Ama during sadece bir isimle kullanılır (“during the film”, “during the meeting”); özneli ve fiilli bir cümleyi başlatamaz: “While she was cooking”, asla “During she was cooking” değil.
Whereas “oysa” demektir, “-masına rağmen” değil. Sadece iki olguyu yan yana koyar, aşılan bir engeli anlatmaz. Onun için although kullanılır.
Virgül, ikinci bölümün ortasına değil, whereas'ın hemen önüne konur.
While zaten karşıtlığı bildiriyor; sona bir de though eklemek gereksiz bir tekrardır.
Türkçedeki “-ken … ise / ama” kalıbını aktarma: while ile but aynı cümlede kullanılmaz. Ya while ya but.
Türkçede “Oysa ben…” yeni bir cümleye başlayabilir, ama whereas'lı bölüm tek başına bir cümle olamaz: virgülle temel cümleye bağlanır.
During, “sırasında” gibi sadece bir isimle kullanılır (during dinner). Özneli ve fiilli bir cümle için while gerekir, tıpkı “-ken” gibi.
Türkçedeki “-ken” eki hem zaman hem karşıtlık bildirir, tıpkı İngilizcedeki while gibi
Bu gerçek bir kolaylık: “O yemek yaparken eşi sofrayı kurdu” (zaman) = “While she was cooking, he set the table.” “Bazıları acı yemeği çok severken bazıları hiç dayanamaz” (karşıtlık) = “Some people love spicy food, while others can't handle it at all.” while'ı “-ken” gibi kullanıp anlayabilirsin. Whereas ise “oysa”, “halbuki”, “… ise” karşılığıdır: sadece karşıtlık bildirir ve biraz daha resmîdir.
Türkçede “-masına rağmen / -dığı hâlde” bir engeli, “-ken / oysa” ise sadece bir farkı anlatır
İngilizcede de bu iki rolü karıştırma. Bir engel aşılıyorsa although kullan: “Although it was expensive, we bought it.” Sadece iki farklı olguyu yan yana koyuyorsan whereas ya da while kullan: “The city is busy, whereas the countryside is calm.” “Whereas it was expensive, we bought it” yanlıştır: whereas aşılan bir engeli anlatmaz.
Türkçede “toplantı sırasında” (isim) ve “toplantıdayken / toplantıda olduğumuz sırada” (cümle) denir
İngilizce de aynı ayrımı yapar: during + isim (“during the meeting”), while + cümle (“while we were in the meeting”). Tipik hata, during'i tam bir cümleyle (“During she was cooking, he set the table”) ya da while'ı tek başına bir isimle (“While the meeting, he checked his phone”) kullanmaktır. Arkasından özne + fiil geliyorsa while; sadece bir isim geliyorsa during.
Türkçede karşıtlık iki kez belirtilebilir: “Ağabeyim sporu severken ben ise okumayı tercih ederim”, “… ama ben…”
İngilizcede tek bağlaç yeterlidir. “While my brother loves sports, but I prefer reading” yanlıştır; but'ı ya da while'ı çıkar: “While my brother loves sports, I prefer reading.” ya da “My brother loves sports, but I prefer reading.” Aynı şekilde while cümlesinin sonuna bir de though eklemek gereksizdir.
💡 While = “-ken” (zaman ya da karşıtlık); whereas = “oysa”, “halbuki” (sadece karşıtlık).
💡 Bir engel mi aşılıyor (“-masına rağmen”)? O zaman whereas değil, although.
💡 “Sırasında” + isim → during; “-ken” + cümle → while. Bağlaç bir tane yeter: while ile birlikte but kullanılmaz.
"You and your sister are so different!"
"True — I love routine, whereas she's always improvising."
"Same with my brother and me. He's an early riser, while I stay up late."
"It works out, though — we balance each other."
Alıştırma 1 · Karşıtlık bildiren cümleyi seç
Choose the sentence that simply contrasts two facts (not an obstacle overcome).
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 3 · Doğru kelimeyi seç
Which word can mean BOTH 'contrast' and 'time' depending on context?
Alıştırma 4 · While'ın zaman bildirdiği cümleyi seç
Choose the sentence where 'while' means TIME, not contrast.
Alıştırma 5 · While'ın karşıtlık bildirdiği cümleyi seç
Choose the sentence where 'while' means CONTRAST, not time.
Alıştırma 6 · Noktalaması doğru olan cümleyi seç
Choose the correctly punctuated contrast sentence.
Alıştırma 7 · Engele rağmen anlamı taşıyan cümleyi seç
Choose the sentence expressing concession (overcoming an obstacle), not plain contrast.
Alıştırma 8 · Başka bir dersle ilgili soruyu cevapla
For although/though/despite expressing concession, which lesson covers that in depth?
Alıştırma 9 · Cümleleri whereas ile birleştir
Combine using 'whereas' to contrast two facts: 'City living is fast-paced. Country living is slow and quiet.'
Alıştırma 10 · Cümleleri while ile birleştir
Combine using 'while' to contrast two facts: 'My father is an early riser. My mother stays up late.'
Alıştırma 11 · Zaman mı, karşıtlık mı? Gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “-ken … ise” ve çift bağlaç
Turkish: “Ağabeyim sporu severken ben ise okumayı tercih ederim.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the sentence that contrasts two facts, not an obstacle overcome.
Sebep ve amaç bildiren zarf yan cümleleri
İngilizcede sebep ve amaç cümleleri (because, so that, to) ve “-ir diye” anlamındaki in case; Türkçe konuşanların en sık yaptığı hatalarla birlikte.
Zaman bildiren zarf yan cümleleri
Zaman cümlelerinde gelecek zaman yok: when, as soon as ya da until'den sonra will değil, present simple gelir. “Varınca”, “-ene kadar” nasıl çevrilir?
İsim yan cümleleri (noun clauses)
Noun clauses: bir yan cümle özne, nesne ya da is fiilinden sonra tümleç olarak nasıl kullanılır? That mi, what mı? Türk öğrencilerin sık yaptığı hatalar.
Kısaltılmış sıfat cümleleri
Kısaltılmış sıfat cümleleri: who/that ve be atılır, geriye ortaç kalır. Etken anlam için -ing, edilgen anlam için past participle; ifade isimden sonra gelir.