The man who is standing by the door → the man standing by the door. Daha kısa, aynı derecede açık ve İngilizcede hem yazıda hem konuşmada çok yaygın.
Neler öğreneceksin
Be + ortaç içeren pek çok sıfat cümlesi kısaltılabilir: ilgi zamirini ve be fiilini atarsın, geriye ortaç ve onun tümleci kalır. İngilizcede bu çok yaygındır; hem yazılı metinlerde hem de günlük konuşmada.
Türkçe sıfat cümleleri zaten bu şekilde çalışır: “kapının yanında duran adam” ifadesinde ne ilgi zamiri var ne de ayrı bir “olmak” fiili. İngilizcede de ikisini birden atman gerekir. Yalnızca who kelimesini atarsan “The man is standing by the door is my uncle” gibi iki çekimli fiilli yanlış bir cümle çıkar. Doğrusu: “The man standing by the door is my uncle.”
İsim eylemi kendisi yapıyorsa (etken anlam) -ing biçimini kullanırsın: “havalimanının yakınında yaşayan insanlar” → “people living near the airport”, “yanında oturan kadın” → “the woman sitting next to you”. Türkçedeki -an/-en ortacı burada sana iyi bir rehberdir.
-ing biçimi yalnızca “who is …ing” yerine değil, present simple gibi basit zamanların yerine de geçer: “people who live near the airport” → “people living near the airport”. Lives ya da stands gibi çekimli bir fiil ise kalamaz; o zaman cümle artık kısaltılmış olmaz.
Dikkat: Türkçedeki -an/-en ortacı geçmişte bir kez olup bitmiş bir eylem için de kullanılır: “bisikletimi çalan adam”. İngilizcede bu cümle -ing ile kısaltılmaz: “the man who stole my bike”. “The man stealing my bike” demek, adamın bisikleti şu anda çalmakta olduğu anlamına gelir.
İsme bir şey yapılıyorsa (edilgen anlam) past participle kullanılır: düzenli fiillerde -ed, düzensiz fiillerde fiilin üçüncü hâli (written, chosen, left): “annem tarafından pişirilen pasta” → “the cake baked by my mother”, “stajyer tarafından yazılan rapor” → “the report written by the intern”.
Türkçede -an/-en ortacı etken ve edilgen için aynıdır; farkı fiildeki -il-/-in- eki gösterir (oynayan / imzalanan). Kontrol sorusu: Türkçe cümlede edilgen bir fiil var mı, ya da “… tarafından” diyebiliyor musun? O zaman past participle. Ama bazı Türkçe fiiller etken görünüp edilgen anlam taşır: “kazada hasar gören araba” → “the car damaged in the accident”, damaging değil. “The cake baking by my mother” ise pastanın kendisinin pişirme yaptığı anlamına gelir.
Türkçede sıfat cümlesi ne kadar uzun olursa olsun ismin önüne gelir: “takım için seçilen oyuncular”, “partiye davet edilen misafirler”. İngilizcede ise ortacın kendi tümleci varsa (by my mother, near the airport, to the party, for the team) bütün ifade ismin arkasına geçer: “the players chosen for the team”, “the guests invited to the party”. “The invited guests to the party” yanlıştır.
Tümleci olmayan, tek başına bir ortaç ise Türkçedeki gibi ismin önünde durur, tıpkı bir sıfat gibi: “kırık bir cam” → “a broken window”, “uyuyan bir bebek” → “a sleeping baby”, “the invited guests”. Bir tümleç eklediğin anda her şey ismin arkasına geçer. Pratik bir yöntem: önce ismi söyle, sonra onu anlatan ifadeyi ekle.
Pasta pişirilmiştir (edilgen): -ing değil, past participle baked. Türkçedeki -il- ekini düşün: “pişirilen”.
Türkçede “partiye davet edilen misafirler” denir, ama İngilizcede tümleci olan (to the party) ortaç ifadesinin tamamı ismin arkasına gelir.
“Kapının yanında duran adam”: stands gibi çekimli bir fiil burada kullanılamaz. Etken anlam -ing ile verilir: standing.
Kısaltırken zamiri VE be fiilini at. is kalırsa cümlede iki çekimli fiil olur.
Türkçede niteleyen ifade ne kadar uzun olursa olsun ismin önüne gelir: “partiye davet edilen misafirler”, “masanın üstünde bırakılan mektup”
İngilizcede tümleci olan ortaç ismin arkasına gelir: “The guests invited to the party arrived early.”, “The letter left on the table is for you.” İsmin önünde yalnızca tek kelimelik bir ortaç durabilir; bu kısım Türkçeyle aynıdır (“a broken window” = kırık bir cam). İngilizceye çevirirken önce ismi söyle, açıklamayı arkasından ekle.
Türkçedeki -an/-en ortacı etken ve edilgen için aynı biçimdedir; edilgenliği -il-/-in- eki gösterir: “oynayan çocuklar”, “imzalanan belgeler”
İngilizcede ortacın kendisi değişir: etken → -ing (the children playing), edilgen → past participle (the documents signed). Türkçedeki -an/-en ekine değil, anlama bak: isim eylemi yapıyor mu, yoksa ona bir şey mi yapılıyor? “Kazada hasar gören araba” etken görünür, ama araba hasara uğratılmıştır: “the car damaged in the accident”.
Türkçede -an/-en ortacı bitmiş bir geçmiş eylem için de kullanılır: “bisikletimi çalan adam”, “sınavı geçen öğrenciler”
İngilizcede -ing biçimi süren ya da genel bir durumu anlatır (people living near the airport). Bir kez olup bitmiş bir geçmiş eylem için tam sıfat cümlesi kullanılır: “the man who stole my bike”, “the students who passed the exam”. “The man stealing my bike” ancak eylem şu anda oluyorsa doğrudur.
💡 Kısaltmak için ikisini birden at: who/that ve be. Geriye yalnızca ortaç kalır.
💡 Etken → -ing (standing, living); edilgen → past participle (baked, written), tıpkı “pişirilen”, “yazılan” gibi.
💡 Türkçede -an/-en ortacının biçimine değil, anlama bak: isim eylemi yapıyor mu, yoksa ona bir şey mi yapılıyor?
💡 Tümleci olan ortaç → ismin arkasına; tek başına ortaç → ismin önüne (a broken window).
"Which one is your brother?"
"The guy standing near the window, in the blue jacket."
"Oh, the one talking to the woman invited by Sarah?"
"Yes, exactly."
Alıştırma 1 · Doğru kısaltılmış biçimi seç
Choose the correctly reduced version of 'The man who is standing by the door is my uncle.'
Alıştırma 2 · Doğru kısaltılmış biçimi seç
Choose the correctly reduced version of 'The documents that were signed yesterday are on my desk.'
Alıştırma 3 · Doğru ortaç biçimini seç
Which participle form reduces an active relative clause (who is/was + verb-ing)?
Alıştırma 4 · Doğru ortaç biçimini seç
Which participle form reduces a passive relative clause (that is/was + past participle)?
Alıştırma 5 · Doğru kısaltılmış cümleyi seç
Choose the correctly reduced sentence.
Alıştırma 6 · Doğru kısaltılmış cümleyi seç
Choose the correctly reduced sentence.
Alıştırma 7 · Doğru kelime sırasını seç
Choose the correct word order — where does the participle phrase go relative to the noun?
Alıştırma 8 · Doğru kısaltılmış cümleyi seç
Choose the correctly reduced sentence.
Alıştırma 9 · Sıfat cümlesini kısalt
Reduce this relative clause: 'The players who were chosen for the team celebrated.'
Alıştırma 10 · Sıfat cümlesini kısalt
Reduce this relative clause: 'The woman who is sitting next to you is my colleague.'
Alıştırma 11 · Cümleleri -ing ve past participle olarak gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: ortaç ifadesini ismin önüne koymak
Turkish: “Partiye davet edilen misafirler erken geldi.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correctly reduced version of 'The children who are playing in the yard are my nephews.'
İleri düzey sıfat cümleleri
İleri düzey sıfat cümleleri: two of whom, most of which ve önceki cümlenin tamamını işaret eden which; Türkçedeki “ikisi”, “bu da” yapılarının İngilizcesi.
Sıfat cümlelerinde edatlar
Sıfat cümlelerinde edat nereye gelir? Resmî dilde başa (with whom, for which), günlük konuşmada sona (the person I spoke to). İki kalıp, tek anlam.
Where, when, why ile sıfat cümleleri
Where, when ve why, in which ya da for which yerine kullanılan ilgi zarflarıdır. “The house I grew up” ve “the reason of” neden yanlış, öğren.
Tanımlayıcı olmayan sıfat cümleleri (non-defining relative clauses)
Non-defining relative clauses ek bilgi verir: her zaman virgülle ayrılır, that ile kurulmaz ve ilgi zamiri atılmaz. Türkçe konuşanlar için sık hatalar.