Zaman bildiren zarf yan cümleleri

B1 · Ortaİsim ve zarf yan cümleleri

I'll call you when I arrive. “When I will arrive” değil. Türkçedeki “varınca” gibi, zaman cümlesi gelecek zaman almaz; ama temel cümlede “ararım” yerine will gerekir.

Neler öğreneceksin

  • Zaman cümleleri when, while, before, after, as soon as, until, once ya da by the time ile başlar
  • Zaman cümlesinde, gelecekten bahsetse bile present simple kullanılır: “varınca” → when I arrive
  • Temel cümlede will, going to ya da başka bir gelecek zaman biçimi gelir; “Varınca ararım” cümlesindeki geniş zaman present simple ile çevrilmez
  • “-ene kadar”, “-ince”, “-ir -mez”, “-dıktan sonra”, “-meden önce” ve “-ken” nasıl çevrilir
  • Her bağlacın anlamı “Yan cümle bağlaçları” dersinde ayrıntılı olarak anlatılıyor

Zaman cümlesinde will yok

Zaman cümlelerinin en önemli kurallarından biri şu: gelecekten bahsetsen bile when, as soon as, before, after, until ya da once ile başlayan cümlede will değil, present tense kullanılır (present simple, bazen de present perfect: when I've finished). Gelecekten bahsedildiğini bağlam ve temel cümle zaten gösterir.

Türkçe burada sana yardım ediyor: “varınca”, “geldiğinde”, “bitirince”, “hazır olur olmaz” gibi biçimlerde de gelecek zaman eki yoktur. “Varacağım zaman seni ararım” demezsin, “Varınca seni ararım” dersin. İngilizcede de durum aynı: “when I arrive”, “as soon as everyone is ready”. Anlam gelecek diye zaman cümlesine will ekleme.

When ile if'i de karıştırma: bir şeyin olacağından eminsen (“Varınca…”, kesin varacaksın) when, sadece mümkünse (“Yağmur yağarsa…”) if kullanılır, tıpkı Türkçedeki “-ince” ve “-se” farkı gibi. Bir de istisna var: “Ne zaman geleceğini bilmiyorum” gibi bir dolaylı soruda when bir zaman cümlesi başlatmaz, bir soru başlatır; orada will kullanılabilir: “I don't know when he will arrive.”

"I'll call you when I arrive."
"I'll call you when I will arrive. (yanlış)"

Gelecek zaman temel cümleye gelir

Will kullanılmayan yer yalnızca zaman cümlesidir. Temel cümlede normalde will, be going to ya da başka bir gelecek zaman biçimi (veya bir emir: “Once you finish, let me know.”) kullanılır. Asıl tuzak burada: Türkçede temel cümle çoğu zaman geniş zamandadır (“Varınca seni ararım”, “Herkes hazır olur olmaz başlarız”). Geniş zamanı present simple ile çevirmek doğal gelir, ama İngilizcede söz, duyuru ve tahminler için present simple kullanılmaz: “I'll call you”, “We'll start”.

Yani: “We'll start as soon as everyone is ready.” (Temel cümlede present simple sadece sabit tarifelerde kullanılır: “The train leaves at six.”) By the time ile temel cümlede çoğu zaman future perfect kullanılır; Türkçedeki “-miş oluruz” yapısı gibi: “Sen gelene kadar yemeği bitirmiş oluruz” → “By the time you arrive, we'll have finished dinner.”

Zaman cümlesi başta geliyorsa arkasına virgül konur; sonda geliyorsa genellikle virgül konmaz. Türkçede zaman bildiren kısım genellikle başta gelir, İngilizcede ise iki sıra da mümkündür: “When I arrive, I'll call you.” ya da “I'll call you when I arrive.”

"We'll start as soon as everyone is ready."
"By the time you arrive, we'll have finished dinner."

En önemli zaman bağlaçları

Bu kural zaman bağlacıyla başlayan her cümle için geçerlidir: when (“-ince”, “-dığında”), while (“-ken”), before (“-meden önce”), after (“-dıktan sonra”), as soon as (“-ir -mez”), until (“-ene kadar”), once (“-dıktan sonra”, “bir kez … -ince”) ve by the time (“-ene kadar”, “-diği zaman … çoktan”).

“-meden önce” yapısındaki -me sana olumsuzluk gibi görünebilir, ama anlam olumludur: “Gitmeden önce mesaj atar” → “She'll text you before she leaves.” Burada da will yok, olumsuzluk da yok.

Türkçedeki “-ene kadar” iki farklı İngilizce bağlaca karşılık gelir. Bir şey o ana kadar sürüyorsa until: “Proje bitene kadar rahatlamayacağım” → “I won't relax until this project is finished.” Bir şey en geç o anda olmuş olacaksa by the time: “Sen gelene kadar yemeği bitirmiş oluruz” → “By the time you arrive, we'll have finished dinner.” İkinci cümlede until yanlıştır. Son olarak, bir cümlenin önünde “-ken” while olur; during, “sırasında” gibi, sadece bir isimden önce gelir (during dinner). Geçmişte aynı anda süren iki eylem için: “While I was cooking, she was setting the table.”

"Once you finish, let me know."
"I won't relax until this project is finished."

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"I'll email you as soon as I land."
"We won't leave until everyone arrives."
"By the time she gets here, dinner will be ready."
"Once the meeting ends, we'll grab lunch."

Dikkat

✗I'll call you when I will arrive.
✓I'll call you when I arrive.

Zaman cümlesinde will kullanılmaz. Türkçedeki “varınca” gibi, gelecekten bahsetse de sade present simple yeterlidir.

✗I call you tomorrow when I arrive.
✓I'll call you tomorrow when I arrive.

“Yarın varınca seni ararım” cümlesindeki geniş zaman bir söz bildirir; İngilizcede temel cümlede will gerekir.

✗We'll start as soon as everyone will be ready.
✓We'll start as soon as everyone is ready.

As soon as (“-ir -mez”) bir zaman cümlesi başlatır: will değil, present simple.

✗We won't leave until everyone will arrive.
✓We won't leave until everyone arrives.

“Herkes gelene kadar” → until everyone arrives. Until'den sonra da will kullanılmaz.

✗Until you arrive, we'll have finished dinner.
✓By the time you arrive, we'll have finished dinner.

“Sen gelene kadar yemeği bitirmiş oluruz”: o ana kadar sürmeyi değil, en geç o anda tamamlanmayı anlatıyor; bu yüzden until değil, by the time.

✗She'll text you before she'll leave.
✓She'll text you before she leaves.

“Gitmeden önce” → before she leaves. Before da bir zaman bağlacıdır, arkasından will gelmez.

✗During I was cooking, she was setting the table.
✓While I was cooking, she was setting the table.

Cümlenin önünde “-ken” while olur; during, “sırasında” gibi, sadece bir ismin önüne gelir (during dinner).

✗Once the meeting will end, we'll grab lunch.
✓Once the meeting ends, we'll grab lunch.

“Toplantı bitince” → once the meeting ends. Once'tan sonra da present simple kullanılır.

Türkçeyle karşılaştırma

Türkçede zaman cümlesinde gelecek zaman eki kullanılmaz: “Varınca ararım”, “Herkes hazır olur olmaz başlarız”

Bu sana yardım ediyor: İngilizce zaman cümlesinde de will yoktur. “-ince”, “-dığında”, “-ir -mez” gibi biçimlerin karşılığı İngilizcede sade present simple olur: “when I arrive”, “as soon as everyone is ready”, “until this project is finished”. Anlamın gelecek olması seni will kullanmaya itmesin.

Türkçede temel cümle çoğu zaman geniş zamandadır: “Yarın varınca seni ararım”

“Ararım” bir söz ya da gelecekle ilgili bir plan bildirir; İngilizcede bunun için will (ya da going to) gerekir: “I'll call you tomorrow when I arrive.” “I call you when I arrive” yanlış olur. Pratik kural: will temel cümleye gelir, zaman cümlesine asla.

Türkçede “-ene kadar” hem süreyi (“Herkes gelene kadar çıkmayacağız”) hem de son anı (“Sen gelene kadar yemeği bitirmiş oluruz”) anlatır

İngilizcede bunlar iki ayrı bağlaçtır. Bir şey o ana kadar sürüyorsa until: “We won't leave until everyone arrives.” Bir şey en geç o anda tamamlanmış olacaksa by the time: “By the time you arrive, we'll have finished dinner.” İkisinden sonra da will gelmez.

“Ben yemek yaparken” (cümle) ve “yemek sırasında” (isim): Türkçede iki ayrı yapı

İngilizcede de öyle: cümleden önce while (“While I was cooking, she was setting the table.”), isimden önce during (“during dinner”). “Yemek yaptığım sırada” ifadesi seni during'e yönlendirebilir, ama arkasından özne + fiil geliyorsa while kullanılır: “During I was cooking” yanlıştır.

💡 Will temel cümleye gelir, zaman cümlesine asla.

💡 “Varınca” → when I arrive; “Varınca ararım” → I'll call you, I call you değil.

💡 “-ene kadar” bir süre ise until; en geç o an ise by the time. Will ikisinden sonra da gelmez.

💡 Cümleden önce “-ken” → while, during değil; “-meden önce” → before + olumlu present simple.

Gerçek hayatta: plan yapmak

"What time should I come over?"

"Whenever works — just text me when you leave the house."

"Will do. And once I arrive, should I just come straight in?"

"Yep, the door will be unlocked by the time you get here."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence about two ongoing simultaneous actions.

Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence with 'by the time.'

Alıştırma 7 · Doğru zamanı seç

Which tense do you use in the time clause to talk about future time?

Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence with 'once.'

Alıştırma 9 · Zaman hatasını düzelt

Correct the tense: 'I'll let you know when I will hear back.'

Alıştırma 10 · Zaman hatasını düzelt

Correct the tense: 'We'll leave as soon as the rain will stop.'

Alıştırma 11 · Doğru mu, yanlış mı? Gruplara ayır

I'll call you when I arrive.
I'll call you when I will arrive.
We'll start as soon as everyone is ready.
We'll start as soon as everyone will be ready.

0 / 4 yerleştirildi

Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “Varınca ararım” nasıl çevrilir?

Turkish: “Varınca seni ararım.” Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

Choose the correct sentence.

Neler öğrendin

  • Zaman cümleleri when, while, before, after, as soon as, until, once ya da by the time ile başlar.
  • Zaman cümlesinde, gelecekten bahsetse bile will değil, present simple kullanılır: “varınca” → when I arrive.
  • Temel cümlede will ya da başka bir gelecek zaman biçimi gerekir; Türkçedeki geniş zaman (“ararım”) present simple ile çevrilmez.
  • “-ene kadar” = until (süre) ya da by the time (en geç o an); cümleden önce “-ken” = while.
  • Zaman cümlesi başta geliyorsa arkasına virgül konur: When I arrive, I'll call you.
  • Her bağlacın anlamı “Yan cümle bağlaçları” dersinde ayrıntılı olarak anlatılıyor.
Bu kategorideki tüm dersleri gör