When it rains, I stay inside. I stay inside when it rains. Anlam aynı, ama virgül sıraya bağlı; Türkçedeki “-ınca, -ken, -ene kadar” ekleri İngilizcede cümlenin başına geçer.
Neler öğreneceksin
Yan cümle bağlacı, tek başına anlamlı olmayan bir yan cümleyi temel cümleye bağlar. Eş değerde iki cümleyi bağlayan and, but, or gibi bağlaçlardan farklı olarak, yan cümle bağlaçları temel cümleye bağımlı bir cümle kurar.
Türkçede bu işi çoğunlukla fiile eklenen ekler yapar ve bu ekler yan cümlenin sonunda durur: “Yağmur yağınca evde kalırım.” İngilizcede ise ayrı bir kelime yan cümlenin başına gelir: “When it rains, I stay inside.” Yan cümlenin içinde de normal kelime sırası (özne + fiil) korunur ve özne düşmez: hem it hem I gerekir.
Bu bağlaçlar bir olayı başka bir olaya göre zamana yerleştirir: when (-ınca, -dığında), while (-ken), before (-meden önce), after (-dıktan sonra), as soon as (-ır -maz, örneğin “gelir gelmez”), until (-ene kadar). While, bir süre devam eden ve başka bir olayla aynı anda gerçekleşen eylemler için kullanılır.
En önemli tuzak: Türkçede “Gelince ararım” ya da “Gelir gelmez beni ara” derken gelecek olduğu bellidir; bu yüzden İngilizcede de will eklemek istersin. Ama bu bağlaçlardan sonra İngilizce gelecek için present simple kullanır: “Call me as soon as you arrive”, “as soon as you will arrive” değil.
-ken ile “sırasında” arasındaki farka dikkat: özne ve fiil içeren bir cümleden önce while gelir (“while she was cooking”), bir isimden önce ise during (“during the meeting”). “Toplantı sırasında” → “during the meeting”; “while the meeting” yanlıştır.
Before ve after kelimelerinden sonra -ing biçimi de kullanılabilir (“before leaving”), ama yalın fiil kullanılmaz: “çıkmadan önce” → “before leaving” ya da “before you leave”, “before leave” değil.
If bir koşul başlatır (-se, eğer). Unless “-medikçe”, “… olmadığı sürece” anlamına gelir: bir şeyi engelleyebilecek tek istisnayı gösterir. Türkçede olumsuzluk fiilin içindedir (“olmadıkça”), İngilizcede ise olumsuzluk unless kelimesinin kendisindedir. Bu yüzden unless kelimesinden sonra fiil olumlu olur: “We won't leave unless everyone is ready.”
When ve if arasındaki fark Türkçedekiyle aynı: when kesin olacak bir şey içindir (“Geldiğinde beni ara” → “Call me when you arrive”), if olabilecek ya da olmayabilecek bir şey içindir (“Çok çalışırsan geçersin” → “If you study hard, you'll pass”). When gibi if kelimesinden sonra da gelecek için present simple kullanılır: “If you study hard”, “If you will study hard” değil.
Yan cümle önce gelirse temel cümleden önce virgül konur. Zaman ve koşul bildiren yan cümle temel cümleden sonra gelirse virgül konmaz.
Türkçede “Yağmur yağınca evde kalırım” gibi cümlelerde çoğu zaman virgül koymayız; bu yüzden İngilizcede baştaki yan cümleden sonraki virgül kolayca unutulur. Çok kısa yan cümlelerde bazı yazarlar virgülü atlar, ama virgül koyarsan hiç yanılmazsın. Virgül bağlaçtan hemen sonra değil, yan cümlenin bütününden sonra gelir: “Before you leave, turn off the lights.”
Yan cümle önce geliyorsa temel cümleden önce virgül konur. Türkçede bu virgülü genellikle koymadığımız için İngilizcede sık unutulur.
Zaman ya da koşul bildiren yan cümle temel cümleden sonra geliyorsa virgül konmaz.
“Hazır olmadıkça” cümlesindeki olumsuzluğu İngilizceye taşıma: unless zaten olumsuz anlam taşır, arkasından olumlu fiil gelir.
“Geldiğinde beni ara” gelecekten söz eder, ama İngilizcede when kelimesinden sonra will kullanılmaz: present simple gerekir.
“Toplantı sırasında” bir isimdir, cümle değil: during kullanılır. While kelimesinden sonra özne ve fiil gelir: while we were talking.
“Gelir gelmez” derken kişi ekte ya da bağlamda saklıdır; İngilizcede yan cümlenin kendi öznesi olmalı: you.
“Çıkmadan önce” → before leaving ya da before you leave. Before kelimesinden sonra yalın fiil kullanılmaz.
Türkçede “Gelince ararım”, “Gelir gelmez beni ara”, “Ben dönene kadar bekle” derken gelecekten söz ettiğimiz açıktır
İngilizcede bu anlamı vermek için will kullanılmaz. When, as soon as, until, before, after ve if kelimelerinden sonra, gelecekten söz etsen bile present simple gelir: “Call me when you arrive”, “I'll text you as soon as I land”, “Wait here until I come back”. Will yalnızca temel cümlede kalır.
Türkçede “-medikçe” ve “-meden önce” eklerinin içinde olumsuzluk vardır: “Herkes hazır olmadıkça gitmeyiz”
Unless zaten “… olmadığı sürece” demektir; olumsuzluk kelimenin kendisindedir. Bu yüzden arkasından gelen fiil olumludur: “unless everyone is ready”, “unless everyone isn't ready” değil. Aynı şekilde “çıkmadan önce” → “before you leave” (olumsuzluk yok).
Türkçede “o yemek yaparken” (fiille) ve “toplantı sırasında” (isimle) deriz
İngilizcede de aynı ayrım vardır, ama farklı kelimelerle: özne ve fiil içeren bir cümleden önce while (“While she was cooking, he set the table”), bir isimden önce during (“during the meeting”). “While the meeting” yanlıştır.
💡 Türkçede gelecek anlamı taşıyan “gelince, gelir gelmez, dönene kadar” yapıları İngilizcede present simple ile çevrilir: when you arrive, until I come back.
💡 Virgül yalnızca yan cümle önce geliyorsa konur.
💡 Unless zaten olumsuzdur: arkasına bir olumsuzluk daha ekleme. Unless everyone is ready.
💡 While + özne ve fiil; during + isim.
"Are we still going hiking on Saturday?"
"Yes, unless it rains — if the forecast changes, I'll let you know."
"Sounds good. Text me before you leave the house."
"Will do — I'll message you as soon as I'm ready."
Alıştırma 1 · Doğru noktalamayı seç
Choose the correctly punctuated sentence.
Alıştırma 2 · Doğru noktalamayı seç
Choose the correctly punctuated sentence.
Alıştırma 3 · Doğru kelimeyi seç
Choose the correct word: '___ you finish your homework, you can watch TV.'
Alıştırma 4 · Doğru kelimeyi seç
Choose the correct word: 'Call me ___ you arrive.'
Alıştırma 5 · Doğru kelimeyi seç
Choose the correct word: 'Wait here ___ I come back.'
Alıştırma 6 · Doğru kelimeyi seç
Choose the correct word: 'We won't leave ___ everyone is ready.'
Alıştırma 7 · Doğru kelimeyi seç
Choose the correct word: '___ she was cooking, he set the table.'
Alıştırma 8 · Yan cümle bağlacını seç
Which is a subordinating conjunction, not a coordinating one?
Alıştırma 9 · Cümleleri “before” ile birleştir
Join using 'before': 'We ate dinner. We watched a movie.' (dinner first)
Alıştırma 10 · Cümleyi “If” ile başlayarak yeniden yaz
Rewrite starting with 'If': 'You study hard. You will pass the exam.'
Alıştırma 11 · Gruplara ayır
0 / 8 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: will ile gelecek
Turkish: “Gelir gelmez beni ara.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correctly punctuated sentence.
Bağlantı kelimeleri (linking words)
however, therefore, moreover, for example gibi bağlantı kelimeleri: fikirleri nasıl bağlarlar ve noktalamaları onları bağlaçlardan nasıl ayırır?
Sonuç bildirme: so, therefore, as a result
İngilizcede sonuç bildirmek: virgülle kullanılan so ile nokta ya da noktalı virgül isteyen therefore, as a result ve consequently arasındaki fark.
Amaç bildirmek
to, in order to, so as to, so that ve for + -ing ile bir amacı anlatmayı ve amacı sonuçtan ayırmayı öğren: “-mek için” neden “for” ile çevrilmez?
Zıtlık ve kabul (concession)
although/even though + cümle, despite/in spite of + isim ya da -ing, bağlantı zarfı olarak however/nevertheless: “-masına rağmen” ile karşılaştırma.