Although it was raining, we went out. Despite the rain, we went out. It was raining. Nevertheless, we went out. Bir fikir, üç ayrı yapı.
Neler öğreneceksin
Zıtlık ya da kabul (concession) bildirirken bir şeyin bir engele ya da beklentiye rağmen olduğunu gösterirsin. İngilizcede bunun için üç yapı vardır ve hangisinin doğru olduğu arkasından ne geldiğine bağlıdır: tam bir cümle mi, bir isim mi, yoksa yeni bir cümle mi?
Türkçede de aynı üç fikir var: “Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık.”, “Yağmura rağmen dışarı çıktık.”, “Yağmur yağıyordu. Buna rağmen dışarı çıktık.” Sorun şu ki Türkçede ilk iki cümlede de aynı kelime (“rağmen”) kullanılır. İngilizcede ise kelime değişir: cümleden önce although, isimden önce despite.
Bu bağlaçlar “-masına rağmen, -dığı hâlde, her ne kadar … -se de” anlamına gelir ve kendi öznesi ve fiili olan tam bir cümleden önce kullanılır. even though, although'dan biraz daha güçlü ve vurguludur; though biraz daha gündelik bir kelimedir ve konuşmada cümlenin sonunda da kullanılabilir (“ama yine de”, “gerçi” anlamında). while (“-mesine karşın”, “… iken”) da zıtlık bildirebilir ve although gibi tam bir cümleden önce gelir.
Özneye dikkat et: Türkçede “Yorgun olmasına rağmen çalışmaya devam etti.” dersin, özne söylenmez. İngilizcede her cümlenin öznesi olmalı: “Even though he was tired, he kept working.” “Even though was tired, kept working” değil.
Bir de şu: Türkçede zıtlığı iki kez belirtmek çok doğaldır: “Pahalı olmasına rağmen yine de aldık.” Bu yüzden although'dan sonra bir de but eklemek cazip gelebilir, ama İngilizcede although ile but aynı cümlede kullanılmaz: ya “Although it was expensive, we bought it.” ya da “It was expensive, but we bought it.” Ayrıca Türkçedeki “-se bile” bir olasılık için kullanılır ve İngilizcede even if olur: “Yarın yağmur yağsa bile çıkacağız.” → “Even if it rains tomorrow, we'll go out.” Gerçek bir durum için (“-dığı hâlde”) even though kullanılır.
despite ve in spite of “-e rağmen” anlamına gelir. Arkasından bir isim (ya da isim öbeği) veya -ing biçimi gelir; kendi öznesi ve çekimli fiili olan bir cümle gelmez. despite tek başına kullanılır, of almaz (despite the rain; despite of the rain değil). of yalnızca in spite of kalıbında vardır.
Türkçede “-mesine rağmen” ile bir fiil kullanıyorsan, İngilizcede despite'dan sonra -ing biçimi gelir: “Deneyimi olmamasına rağmen işi aldı.” → “Despite having no experience, she got the job.”
Arkasından tam bir cümle gelecekse although kullan ya da despite the fact that de: “Despite the fact that it was raining, we went out.” Bu doğrudur, ama biraz ağırdır. “Despite it was raining” ise yanlıştır.
despite, cümlenin sonunda tek başına “yine de” anlamında kullanılmaz. “Yine de dışarı çıktık.” için “We went out anyway.” ya da “We still went out.” dersin.
however ve nevertheless “ancak, buna rağmen, yine de, bununla birlikte” anlamına gelir. “Bağlantı kelimeleri (linking words)” dersindeki diğer bağlantı zarfları gibi iki ayrı cümleyi bağlarlar: önlerinde yalnızca bir virgül değil, nokta ya da noktalı virgül, arkalarında ise genellikle bir virgül olur.
Türkçede “Film uzundu, ancak çok beğendik.” ya da “…, fakat…” diye virgülle yazmak tamamen normaldir. Sözlükler “ancak” kelimesini çoğu zaman however diye çevirdiği için bu virgül İngilizceye de taşınır, ama orada açık bir hatadır: “The film was long. Nevertheless, we enjoyed it.” Virgül kullanmak istiyorsan but kullan: “The film was long, but we enjoyed it.”
Türkçede “yağmur yağmasına rağmen” denebilir, ama İngilizcede despite'dan sonra özne ve fiili olan bir cümle gelmez. Bir isim kullan ya da although'a geç.
Türkçede zıtlığı iki kez belirtmek doğaldır (“…-masına rağmen yine de…”), ama İngilizcede although ile but aynı cümlede kullanılmaz.
Türkçedeki “…, ancak …” gibi virgülle yazma. nevertheless ve however önünde nokta ya da noktalı virgül ister.
despite kelimesinden sonra of gelmez; of yalnızca in spite of kalıbında vardır: despite the rain ama in spite of the rain.
“Deneyimi olmamasına rağmen” → despite + -ing: despite having no experience. Özne ve fiil kullanmak istiyorsan although kullan: Although she had no experience…
Cümle sonundaki “yine de” despite ile çevrilmez; bunun için anyway ya da still kullanılır.
Türkçede “rağmen” hem isimle hem de isimleşmiş bir cümleyle kullanılır: “yağmura rağmen”, “yağmur yağmasına rağmen”
İngilizcede bu ikisi farklı kelimelerle söylenir. İsim → despite / in spite of: “Despite the rain, we went out.” Tam cümle → although / even though: “Although it was raining, we went out.” “Despite it was raining” yanlıştır; istersen “despite the fact that it was raining” diyebilirsin.
Türkçede zıtlık çoğu zaman iki kez belirtilir: “Pahalı olmasına rağmen yine de aldık.”
“Yine de” ile still ya da anyway kullanmak İngilizcede de olur: “Although it was expensive, we still bought it.” Ama although ile but bir arada kullanılmaz: “Although it was expensive, but we bought it” yanlıştır. Birini seç: although ya da but.
Türkçede “ancak” ve “fakat” virgülden sonra gelebilir: “Plan riskliydi, ancak işe yaradı.”
however ve nevertheless için bir virgül yetmez. Önüne nokta ya da noktalı virgül koy, ya da virgülle birlikte but kullan: “The plan was risky; however, it worked.” / “The plan was risky, but it worked.”
“Deneyimi olmamasına rağmen”, “maçı kaybetmesine rağmen”: “-mesine rağmen” + fiil
despite ile bir fiil kullanacaksan -ing biçimi gerekir: “Despite having no experience, she got the job.”, “In spite of losing the match, the team stayed positive.” Özne + çekimli fiil (despite she had…) kullanılmaz.
Türkçede “-dığı hâlde” gerçek bir durum, “-se bile” bir olasılık için kullanılır
İngilizcede de aynı ayrım var: gerçek bir durum için even though (“Even though he was tired, he kept working.”), bir olasılık ya da koşul için even if (“Even if it rains, we'll go.”). Bu ders gerçek durumlarla ilgili, bu yüzden burada even though ya da although kullanılır.
💡 “-masına rağmen” + cümle → although; “-e rağmen” + isim → despite (of olmadan); “yine de” → nevertheless, anyway ya da still.
💡 although ile but aynı cümlede kullanılmaz: birini seç.
💡 however ve nevertheless için bir virgül yetmez: önüne nokta ya da noktalı virgül, arkasına virgül.
"You still bought the tickets, even though they were so expensive?"
"Yeah — despite the price, I really wanted to go."
"Fair enough. It's risky, but I hope it's worth it."
"It will be. The concert was sold out. Nevertheless, I managed to get seats."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 4 · Noktalaması doğru olan cümleyi seç
Choose the correctly punctuated sentence.
Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 6 · Arkasından isim ya da -ing biçimi gelen kelimeyi seç
Which word is followed by a noun or gerund, not a full clause?
Alıştırma 7 · Arkasından tam bir cümle gelen kelimeyi seç
Which word is followed by a full clause?
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 9 · Cümleyi “despite” ile yeniden yaz
Rewrite using 'despite': 'It was expensive. We bought it anyway.' (one sentence)
Alıştırma 10 · Cümleyi “although” ile yeniden yaz
Rewrite using 'although': 'It was expensive. We bought it anyway.'
Alıştırma 11 · Arkasından cümle mi, isim mi geliyor? Gruplara ayır
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “rağmen” + cümle
Turkish: “Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktık.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
Amaç bildirmek
to, in order to, so as to, so that ve for + -ing ile bir amacı anlatmayı ve amacı sonuçtan ayırmayı öğren: “-mek için” neden “for” ile çevrilmez?
Sonuç bildirme: so, therefore, as a result
İngilizcede sonuç bildirmek: virgülle kullanılan so ile nokta ya da noktalı virgül isteyen therefore, as a result ve consequently arasındaki fark.
Bağlantı kelimeleri (linking words)
however, therefore, moreover, for example gibi bağlantı kelimeleri: fikirleri nasıl bağlarlar ve noktalamaları onları bağlaçlardan nasıl ayırır?
Yan cümle bağlaçları
when, while, before, after, if ve unless gibi yan cümle bağlaçları: virgül kuralı ve gelecekten söz ederken will yerine present simple kullanımı.