I saved money to buy a car. I saved money, so I bought a car. Amaç ileriye, bir hedefe bakar; sonuç ise geriye, olmuş bir şeye bakar.
Neler öğreneceksin
Amaç, “Ne için?” ya da “Niye?” sorusuna cevap verir ve ileriye, bir hedefe bakar. Sonuç ise geriye, olmuş olan şeye bakar. Türkçede bu, “araba almak için” (amaç) ile “bu yüzden araba aldım” (sonuç) arasındaki farktır; İngilizcede de aynı ayrım vardır. Dikkat: Türkçedeki “için” sebep de bildirebilir (“araba aldığı için”), ama bu derste yalnızca amaç anlamındaki “-mek için” var.
Üçü de fiilin yalın hâliyle kullanılır ve “-mek için” ile aynı anlama gelir; in order to ve so as to kulağa biraz daha resmî gelir. Türkçede “-mek için” yapısından önce virgül konmadığı gibi, burada da virgül yoktur: “I saved money to buy a car.”
Tuzak “için” kelimesindedir: onu for diye çevirme. “I saved money for buy a car” ve “for to buy a car” yanlıştır; yalnızca to kalır.
“-memek için” de “for not to” değildir; so as not to ya da in order not to denir. Özenli İngilizcede not, to'dan önce gelir: “in order to not” konuşmada duyulur, ama as olmadan “so not to” yanlıştır.
so that, amacın kendi öznesi olduğunda kullanılır (başka bir özne ya da aynı öznenin tekrarı). Türkçedeki “-sın diye” ya da “-mesi için” yapılarına karşılık gelir. Arkasından genellikle bir modal fiil gelir: şimdi ya da gelecek için can/will, geçmişteki bir olayda could/would.
Örneğin: “Herkes anlayabilsin diye yavaş konuştu.” → “She spoke slowly so that everyone could understand.” in order to'dan sonra bir özne gelmez, bu yüzden “in order to everyone could understand” denmez. Türkçede “-ebilmek için” ya da “-ebilsin diye” yapısında zaman yoktur, ama İngilizcede temel cümle geçmişteyse genellikle could kullanılır: “He studied hard so that he could pass the exam.”
so that ile so'yu karıştırma: “bu yüzden” (sonuç) anlamındaki so virgülle gelir (“It was raining, so we took an umbrella.”); virgülsüz so that ise neredeyse her zaman “-sın diye, -mesi için” demektir.
for + -ing biçimi, bir şeyin genel olarak ne için kullanıldığını anlatır, tıpkı “ekmek kesmeye yarar” ya da “market alışverişini taşımak için” gibi. Birinin belirli bir amaçla yaptığı somut bir eylem için ise to + yalın fiil kullanılır.
Unutma: for'dan sonra fiil hiçbir zaman yalın hâlde gelmez. Ya for + -ing / isim (“for carrying”, “for souvenirs”) ya da to + yalın fiil (“to carry”).
“-mek için” → to + yalın fiil. for'dan sonra bir isim (for a car) ya da, bir şeyin ne işe yaradığını anlatıyorsan, -ing biçimi gelir; yalın fiil asla gelmez.
“Süt almak için” → to buy milk. Buradaki “için” ayrıca çevrilmez; “for to” standart İngilizcede yoktur.
“-memek için” → so as not to (ya da in order not to); as kelimesi eksik olmamalı.
“Herkes anlayabilsin diye” cümlesinde amacın kendi öznesi var (everyone). in order to'dan sonra özne gelmez; bu durumda so that kullanılır.
“Geçebilmek için” zaman göstermez, ama İngilizcede her şey geçmişte olduysa so that'ten sonra can ya da will değil, could ya da would gelir.
“Ekmek kesmek için” ya da “ekmek kesmeye yarar” → for cutting bread. Bir şeyin ne işe yaradığını anlatırken for'dan sonra -ing biçimi gelir.
Türkçede amaç “-mek için” ile anlatılır: “Araba almak için para biriktirdim.”
“İçin” burada for diye çevrilmez; yalnızca to + yalın fiil kalır: “I saved money to buy a car.” “For buy” ya da “for to buy” denmez. Daha resmî bir seçenek in order to'dur: “We arrived early in order to get good seats.”
“-memek için” olumsuz bir amaç bildirir: “Bebeği uyandırmamak için fısıldadı.”
İngilizcede so as not to ya da in order not to kullanılır: “She whispered so as not to wake the baby.” “For not to” ya da as olmadan “so not to” deme.
Kendi öznesi olan bir amaç için Türkçede “-sın diye” ya da “-mesi için” denir: “Herkes anlasın diye”, “herkesin anlaması için”
İngilizcede bunun karşılığı so that + özne + modal fiildir: “She spoke slowly so that everyone could understand.” Türkçede “-ebilsin” biçiminin zamanı yoktur, İngilizcede ise temel cümle geçmişteyse genellikle could ya da would kullanılır. can/will, geçmişteki bir cümleden sonra ancak hedef hâlâ gelecekteyse kullanılır.
Türkçede “için” hem amaç hem de sebep bildirir: “araba almak için” (amaç), “araba aldığı için” (sebep)
İngilizcede bu ikisi farklı kelimelerle söylenir. Amaç: to / in order to / so that (“He saved money to buy a car.”). Sebep: because (“He was happy because he bought a car.”). Sonuç: so (“I saved money, so I bought a car.”).
💡 “-mek için” → to + yalın fiil: for buy ya da for to buy asla değil.
💡 “-memek için” → so as not to. “-sın diye” → so that + can/could/will/would.
💡 for'dan sonra yalın fiil gelmez: for carrying ama to carry.
"Why are you bringing an extra bag?"
"So that I have room for souvenirs — I always buy too many."
"Smart. I brought a smaller one just to carry snacks."
"That works too, as long as you packed light so as not to go over the weight limit."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 5 · Amaç bildiren cümleyi seç
Choose the sentence that expresses purpose, not result.
Alıştırma 6 · Sonuç bildiren cümleyi seç
Choose the sentence that expresses result, not purpose.
Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 8 · Doğru modal fiili seç
Which modal typically follows 'so that' in a past-tense purpose clause?
Alıştırma 9 · Cümleleri “so that” ile birleştir
Combine using 'so that': 'She spoke slowly. Everyone could understand.'
Alıştırma 10 · Cümleleri “to” ile birleştir
Combine using 'to': 'He went to the store. He wanted to buy milk.'
Alıştırma 11 · Amaç mı, sonuç mu? Gruplara ayır
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “-mek için” = for?
Turkish: “Süt almak için markete gittim.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the standard form.
Zıtlık ve kabul (concession)
although/even though + cümle, despite/in spite of + isim ya da -ing, bağlantı zarfı olarak however/nevertheless: “-masına rağmen” ile karşılaştırma.
Sonuç bildirme: so, therefore, as a result
İngilizcede sonuç bildirmek: virgülle kullanılan so ile nokta ya da noktalı virgül isteyen therefore, as a result ve consequently arasındaki fark.
Bağlantı kelimeleri (linking words)
however, therefore, moreover, for example gibi bağlantı kelimeleri: fikirleri nasıl bağlarlar ve noktalamaları onları bağlaçlardan nasıl ayırır?
Yan cümle bağlaçları
when, while, before, after, if ve unless gibi yan cümle bağlaçları: virgül kuralı ve gelecekten söz ederken will yerine present simple kullanımı.