Türkçede “beni eğiten iş arkadaşı” dersin; İngilizcede bilgi ismin arkasından gelir ve who, which, that ya da whose ile bağlanır: a coworker who trained me.
Neler öğreneceksin
Sıfat cümlesi (relative clause), bir isme eklenip onun hakkında bilgi veren küçük bir cümledir; yeni bir cümleye başlamana gerek kalmaz. “I have a coworker. She trained me” yerine “I have a coworker who trained me.” dersin: “Beni eğiten bir iş arkadaşım var.”
Türkçede bu bilgi ortaçla (-en, -dik, -ecek) yapılır ve ismin ÖNÜNE gelir: “beni eğiten iş arkadaşı”. İngilizcede sıra terstir: önce isim gelir, sonra bir bağlayıcı kelime ve ardından normal bir cümle: a coworker who trained me. Who, which, that ve whose bu bağlayıcı kelimelerdir; her biri hemen önündeki ismi gösterir ve “şimdi bu kişi ya da şey hakkında bilgi geliyor” der.
Kısa bir not: who, which ve whose soru da sorabilir: “Who called?” (Kim aradı?) “Which one?” (Hangisi?) Bu ayrı bir işlevdir ve “Soru zamirleri (interrogative pronouns)” dersinde anlatılıyor. Burada soru sormazlar, bir cümleyi bir isme bağlarlar.
İsim bir kişiyse who kullan: the assistant who answers the phones, the customer who left a review.
İsim bir şey ya da hayvansa which kullan: the invoice which needs a signature, the cat which won't stop meowing. Türkçedeki ortaçlar kişi ile şeyi ayırmaz (“telefonlara bakan asistan”, “imza gereken fatura”), bu yüzden rastgele seçmek kolaydır. İngilizcede soru hep aynıdır: kişi mi, şey mi? “The form who…” ya da “my friend which…” yanlıştır.
That hem kişiler hem şeyler için kullanılır. Konuşmada da yazıda da çok sık geçen, her yere uyan bir bağlayıcıdır: the form that needs your signature, the driver that dropped off the package. Kişiler için who biraz daha yaygındır, ama that de doğrudur.
Bağlayıcıdan sonra normal bir İngilizce cümle gelir: önce özne, sonra fiil, sonra nesne. Türkçedeki gibi fiil sona gitmez: the book that my brother bought, “the book that my brother bought yesterday” (dün kardeşimin aldığı kitap).
Bir de zaman: Türkçedeki “-dik” ortacı zaman bildirmez; “okuduğum kitap” hem “şu an okuduğum” hem “okumuş olduğum” kitap olabilir. İngilizce sıfat cümlesinde ise fiilin zamanı açıkça söylenir: the book I'm reading, the book I read last month.
Whose bir ismi gösterir ve arkasından gelen ismin ona ait olduğunu ya da onunla yakından ilgili olduğunu söyler (sahiplik, bir parçası, bir özelliği). Kişiler ve şeyler için kullanılır: the man whose flight got delayed, a company whose website crashed.
Türkçede bunu iyelik ekiyle yaparsın: “uçuşu ertelenen adam”, “web sitesi çöken şirket”. Buradaki “-u / -si” ekini İngilizceye his, her ya da its olarak taşıma: “the man who his flight got delayed” yanlıştır. İngilizcede tek kelime yeter: whose. Whose hiç değişmez: kişi, şey, tekil ya da çoğul fark etmez.
Ayrıca whose hiçbir zaman atılmaz, arkasından gelen ne olursa olsun. Bu farkı hemen aşağıda daha ayrıntılı göreceksin.
Bu, ilgi zamirleriyle ilgili en önemli kuraldır ve en çok karıştırılanıdır. Who, which ya da that bazen tamamen atılabilir, bazen de onlarsız cümle bozulur. Her şey tek bir soruya bağlıdır: ilgi zamirinin KENDİ cümlesindeki görevi ne? İyi haber: Türkçedeki ortaçlar bu soruya cevap vermene yardım eder.
İlgi zamiri kendi cümlesinin ÖZNESİYSE, yani arkasından gelen fiilin eylemini yapan oysa, atılamaz. Türkçede bunlar genellikle “-en” ile kurulan yapılardır: “mutfağımızın elektriğini yenileyen elektrikçi”. Karşılaştır: “The electrician who rewired our kitchen left his tools behind.” Burada who, rewired fiilinin öznesidir. Who olmadan “The electrician rewired our kitchen left his tools behind” kalır ve bu doğru bir cümle değildir.
İlgi zamiri kendi cümlesinin NESNESİYSE, yani eylemden etkilenen oysa ve zamirle fiil arasında başka bir özne varsa, genellikle atılabilir. Türkçede bunlar “-dik” ya da “-ecek” ile kurulan, iyelik eki alan yapılardır: “okuduğum kitap”, “elektrikçinin bıraktığı şema”. Karşılaştır: “The wiring diagram that the electrician left behind was hard to read.” Burada that, left fiilinin nesnesidir (özne the electrician), bu yüzden “The wiring diagram the electrician left behind was hard to read.” demek de aynı derecede doğaldır.
Güvenli test: who/which/that kelimesinden hemen sonra gelen kelimeye bak. Doğrudan fiil geliyorsa (belki always ya da never gibi bir zarftan sonra), zamir öznedir ve kalmalıdır. Önce başka bir isim ya da zamir, sonra fiil geliyorsa, ilgi zamiri nesnedir ve atılabilir.
Bir çift daha: “The librarian who reserved the book texted me” (kitabı ayıran kütüphaneci: who, reserved fiilinin öznesi, atılamaz) ve “The book that I reserved is ready for pickup” (ayırdığım kitap: that, reserved fiilinin nesnesi, özne I; bu yüzden “The book I reserved is ready for pickup” de aynı derecede doğru).
Tek istisna whose'dur: arkasından özne de gelse nesne de gelse asla atılmaz, çünkü whose kendi başına özne ya da nesne değildir; yalnızca sahibi arkasından gelen isme bağlar.
Günlük Amerikan İngilizcesinde şeylerden söz eden bu tür cümlelerde genellikle that en doğal ve en sık seçimdir; birçok Amerikan yazım kılavuzu da bunu açıkça önerir. Yine de aynı yerde which tamamen doğrudur ve çok sık duyulur; İngiliz İngilizcesinde which biraz daha serbest kullanılır. İki seçenek de dil bilgisi açısından doğrudur: bu bir üslup meselesidir, kesin bir kural değil.
“İade için arayan müşteri”: “-en” yapısı, yani who, called fiilinin öznesidir. Özne olan ilgi zamiri asla atılamaz; who olmadan cümle bozulur.
Who yalnızca kişiler için kullanılır. Türkçede “gelen” hem kişi hem şey için aynı olduğundan karıştırmak kolaydır; şeyler için that ya da which kullan.
Ankara'da yaşayan arkadaş bir kişidir: which değil, who (ya da that) kullanılır.
“Bavulu kaybolan adam” cümlesindeki iyelik ekini his diye çevirme. İngilizcede who + his yerine tek kelime kullanılır: whose.
“Bildiğim her şey” → everything (that) I know. Bir isimden ya da everything, something, nothing gibi kelimelerden sonra what kullanılmaz; that gelir ya da nesne olduğu için zamir atılır.
Whose sahiplik bildirir; who's ise who is ya da who has kısaltmasıdır ve arkasından isim gelmez. Okunuşları aynı olduğu için yazarken dikkat et.
Türkçede ilgi zamiri yoktur: bilgi ortaçla verilir ve ismin önüne gelir: “bana yardım eden adam”, “dün izlediğimiz film”
İngilizcede sıra terstir ve bir bağlayıcı gerekir: isim + who/which/that + cümle: “the man who helped me”, “the film (that) we watched yesterday”. Türkçede bağlayıcı kelime olmadığı için en sık hata, özne olan zamiri unutmaktır: “The man helped me is my uncle.”
Türkçede iki temel yapı var: “-en” (“kahveyi yapan barista”) ve iyelik ekli “-dik / -ecek” (“okuduğum kitap”, “alacağım ayakkabı”)
Bu ayrım İngilizcedeki atma kuralına çok benzer. “-en” yapısında isim eylemi yapandır, yani İngilizcede zamir öznedir ve atılamaz: “the barista who makes the coffee”. “-dik / -ecek” yapısında eylemi başka biri yapar (okuduğum → I), yani zamir nesnedir ve genellikle atılabilir: “the book (that) I read”, “the shoes (that) I'm going to buy”. Kabaca: “-en” → zamir kalır; “-dik” → zamir atılabilir.
Türkçe ortaçlar kişi ile şeyi ayırmaz: “telefonlara bakan asistan”, “sabah gelen fatura”
That ikisi için de kullanılır ve güvenli bir seçimdir. Ama who ile which arasında seçim yapıyorsan karar vermen gerekir: kişi → who, şey ve hayvan → which. “The invoice who…” ve “my friend which…” yanlıştır.
Türkçede sahiplik bildiren sıfat cümleleri iyelik ekiyle kurulur: “bavulu kaybolan adam”, “posta kutusu sıkışan kiracı”
İngilizcede bunun karşılığı whose'dur: “the man whose suitcase got lost”, “the tenant whose mailbox is jammed”. Türkçedeki iyelik ekini ayrıca his / her / its diye çevirme: “the man who his suitcase…” yanlıştır. Whose hiç değişmez ve asla atılmaz.
“-dik” ortacı zaman bildirmez: “okuduğum kitap” hem şimdiki hem geçmiş bir okumayı anlatabilir
İngilizce sıfat cümlesi tam bir cümledir ve fiilin zamanı açıkça seçilir: “the book I'm reading” (şu an okuduğum), “the book I read last month” (geçen ay okuduğum), “the book I've read three times” (üç kez okuduğum). Gelecek için Türkçedeki “-ecek” ortacı İngilizcede will ya da going to ile karşılanır: “the book I'm going to read”.
💡 who/which/that kelimesinden hemen sonra fiil geliyorsa zamir kalır. Önce başka bir özne geliyorsa atılabilir.
💡 “-en” yapısında (bana yardım eden) zamir kalır; “-dik” yapısında ise (okuduğum) zamir atılabilir.
💡 Kişi → who, şey → which, ikisi de → that.
💡 “Bavulu kaybolan adam” → the man whose suitcase got lost; who his değil.
"Have you met the new intern who's covering the front desk this month?"
"Not yet — is she the one whose résumé you forwarded to me?"
"That's her. And the project she finished last week impressed the whole team."
"Nice. The manager who interviewed her said she's a great fit."
Alıştırma 1 · Zamirin neyi gösterdiğini bul
In the sentence "The technician who fixed the printer left early," what does "who" refer to?
Alıştırma 2 · Zamirin kendi cümlesindeki görevini bul
In the sentence "The photos that she uploaded were blurry," what job does "that" do inside its own clause?
Alıştırma 3 · Doğru zamiri seç
Complete the sentence: The chef ___ runs the food truck used to work at a hotel.
Alıştırma 4 · Doğru zamiri seç
Complete the sentence: I can't find the receipt ___ came with the delivery.
Alıştırma 5 · Doğru zamiri seç
Complete the sentence: The tenant ___ mailbox is jammed reported it to the building manager.
Alıştırma 6 · Gruplara ayır: zamir atılabilir mi?
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 7 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 8 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete the sentence with the correct relative pronoun (one word): The umbrella ___ I borrowed from the front desk isn't mine.
Alıştırma 10 · Cümleyi tamamla
Complete the sentence with the correct relative pronoun (one word): The passenger ___ seat was double-booked complained to the flight attendant.
Alıştırma 11 · Cümleyi tamamla
Complete the sentence with the correct relative pronoun (one word): The assistant ___ answers the phones speaks three languages.
Alıştırma 12 · Hatayı düzelt
Fix the mistake and type the correct sentence: "The driver delivered the package this morning is waiting outside."
Alıştırma 13 · Hatayı düzelt
Fix the mistake and type the correct sentence: "This is the form who needs your signature."
Alıştırma 14 · Hatayı düzelt
Fix the mistake and type the correct sentence: "The waiter whose took my order forgot to bring water."
Alıştırma 15 · Gerçek hayatta
You're texting a friend about a package delivery. Which sentence is correct?
Alıştırma 16 · Gerçek hayatta
At a parent-teacher conference, which sentence correctly shows a pronoun that CAN be dropped in parentheses?
Alıştırma 17 · Sık yapılan hata: “-en” yapısında zamiri unutmak
Turkish: “Bana yardım eden adam amcam.” Which English sentence is correct?
İlgi zamirleri ve onları ne zaman atabileceğin hakkında beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Your coworker is describing a delayed shipment. Which sentence is correct?
Belgisiz zamirler (indefinite pronouns)
Someone, anyone, no one, everyone, something ve nothing: tekil fiil, they ile geri dönme ve İngilizcede bir cümlede tek bir olumsuzluk.
Karşılıklı zamirler: each other ve one another
Each other ve one another ile karşılıklı eylemler, each other's iyelik biçimi ve “each other iki kişi içindir” kuralının neden bir efsane olduğu.
Soru zamirleri (interrogative pronouns)
Kişi, sahip, şey ya da seçenek sormak için who, whose, what ve which; “Bu kimin?” neden whose ile sorulur ve whom ne zaman kullanılır?
İşaret zamirleri (demonstrative pronouns)
This, that, these ve those zamir olarak: yakın mı uzak mı, tekil mi çoğul mu? Türkçedeki bu, şu ve o neden İngilizcede ikiye iniyor?