Present simple, İngilizcenin en temel zamanıdır: genel olarak doğru olanı ve düzenli tekrarlanan şeyleri anlatır. Türkçede “-iyor” ile söylediğin her şeyin karşılığı değildir.
Neler öğreneceksin
Present simple genel olarak doğru olanı (gerçekler), düzenli olarak tekrarlanan şeyleri (alışkanlıklar ve rutinler) ve kalıcı durumları anlatır. Tam şu anda olan bir şeyi anlatmak için kullanılmaz.
Genel gerçeklerde Türkçedeki geniş zaman sana yardım eder: “Su 100 derecede kaynar” → “Water boils at 100°C.” Ama Türkçede alışkanlıkları ve işini çoğu zaman “-iyor” ile söylersin: “Her sabah yedide kalkıyorum”, “Hastanede çalışıyor”. İngilizcede bu cümleler present continuous ile değil, present simple ile kurulur: “I usually wake up at 7 am.”, “She works in a hospital.” İngilizcede “-ing” biçimi yalnızca şu anda ya da geçici olarak devam eden şeyler içindir.
I/you/we/they ile fiilin yalın hâlini kullanırsın. He/she/it ile fiile -s eklersin: work → works. -s, -ss, -sh, -ch, -x ve -z ile biten fiillere -es eklenir (watch → watches); go → goes ve do → does da böyledir. Fiil “ünsüz + y” ile bitiyorsa y düşer ve -ies gelir: study → studies.
Burada Türkçe seni ters yöne götürebilir: Türkçede “ben” ve “sen” için fiile kişi eki gelir (çalışırım, çalışırsın), “o” için ise hiçbir ek gelmez (çalışır, çalışıyor). İngilizcede tam tersi: tek ek -s ekidir ve yalnızca he/she/it ile gelir (she works). I ve you ile fiil yalın kalır (I work, you work).
Olumsuz cümle için fiilin yalın hâlinden önce don't (do not) ya da doesn't (does not) koyarsın. -s eki doesn't kelimesine geçer, bu yüzden asıl fiil yalın kalır. Soru için öznenin önüne Do ya da Does koyarsın; arkasından yine fiilin yalın hâli gelir.
Türkçede olumsuzluk fiilin içindeki bir ektir (“Kahve sevmiyorum”), soruyu da mı/mi ekiyle sorarsın ve kelime sırası değişmez (“Kahve sever misin?”, “Nerede çalışıyorsun?”). İngilizcede bunların yerini do/does alır. Sadece be ve yardımcı fiiller (can, will…) not ile olumsuz yapılır ve soru için öznenin önüne geçer (She isn't…, Is she…?). Normal fiiller do/does ister.
Present simple, gelecekteki bir şey için bile, sabit saatler ve programlar için de kullanılır: tren, uçak, film, mağazanın açılış saati gibi. The train leaves at 6 pm. The movie starts at 8.
Ama dikkat: Türkçede geniş zamanla söz verirsin ya da o anda karar verirsin: “Yarın seni ararım.” Bunu “I call you tomorrow” diye çevirme; İngilizcede “I'll call you tomorrow.” denir. Gelecek için present simple neredeyse yalnızca tarifeler, programlar ve resmî takvimlerle kullanılır. Kişisel planlar için başka yapılar vardır; onları başka derslerde göreceksin.
He/she/it ile olumlu cümlede fiil -s eki alır. Türkçede “o çalışır” cümlesinde kişi eki olmadığı için bu ek çok kolay unutulur.
doesn't zaten -s taşır, bu yüzden asıl fiil yalın kalır. Asla “doesn't works” değil.
Türkçedeki olumsuzluk ekini (“çalışmıyor”) not ile karşılamak yetmez: normal fiiller don't/doesn't ile olumsuz yapılır.
“Kahve sevmiyorum” cümlesini kelime kelime çevirince not doğrudan fiilin önüne gelir. Doğrusu: I, you, we, they ile don't; he, she, it ile doesn't.
“Nerede çalışıyorsun?” sorusunda Türkçe kelime sırasını değiştirmez, ama İngilizcede soru kelimesinden sonra do/does gelir: Where do you work? Where does he live?
“Her sabah kahve içiyorum” cümlesindeki “-iyor” bir alışkanlığı anlatır. İngilizcede alışkanlıklar için present simple kullanılır; every morning, usually, always gibi ifadeler bunun ipucudur.
Türkçede “Biliyorum”, “Seviyorum”, “Anlıyorum” denir, ama know, like, love, understand, want gibi durum bildiren fiiller İngilizcede genellikle -ing almaz: I know, I like, I understand.
Türkçede alışkanlıklar, meslek ve kalıcı durumlar çoğu zaman “-iyor” ile söylenir: “Her sabah kahve içiyorum”, “Bankada çalışıyor”
İngilizcede “-iyor” her zaman present continuous demek değildir. Düzenli tekrarlanan ya da kalıcı bir durum varsa present simple kullanılır: “I drink coffee every morning”, “He works in a bank”. “I am drinking coffee” ancak tam şu anda kahve içiyorsan doğrudur. “Ne iş yapıyorsun?” sorusunun karşılığı da “What do you do?” cümlesidir, “What are you doing?” ise “Şu an ne yapıyorsun?” demektir.
Türkçede olumsuzluk fiile eklenen bir ektir (-me / -ma): “sevmiyorum”, “çalışmıyor”
İngilizcede fiile “olumsuzluk eki” eklenmez ve normal bir fiilin önüne doğrudan not ya da no konamaz: “I not like coffee” ve “She not works on Sundays” yanlıştır. Yardımcı fiil gerekir: “I don't like coffee”, “She doesn't work on Sundays”. doesn't ile birlikte asıl fiil -s ekini kaybeder.
Türkçede soru mı/mi ekiyle ya da soru kelimesiyle sorulur, kelime sırası değişmez: “Fransızca konuşuyor musun?”, “Nerede çalışıyor?”
İngilizcede normal fiillerle soru sormak için başa Do/Does gelir: “Do you speak French?”, “Where does he work?”. “Where he works?” ya da “Where you work?” yanlıştır. “You speak French?” yalnızca günlük konuşmada şaşkınlık bildirmek ya da bir şeyi teyit etmek için duyulur; normal soru biçimi değildir.
Türkçede üçüncü tekil şahısta (o) fiile kişi eki gelmez: “çalışır”, “çalışıyor”; “ben” ve “sen” ise ek alır: “çalışırım”, “çalışırsın”
İngilizcede durum tam tersidir: I ve you ile fiil yalındır, ek yalnızca he/she/it ile gelir: “she works”, “he watches”, “it rises”. Türkçe alışkanlıkla en kolay unutulan şey bu -s ekidir: “My sister work in a hospital” değil, “My sister works in a hospital”.
“2019'dan beri burada yaşıyorum”: Türkçede “-den beri” ve “-dir” ile şimdiki zaman kullanılır
İngilizcede “I live here since 2019” yanlıştır. Geçmişte başlayıp hâlâ süren bir durum için present perfect kullanılır: “I've lived here since 2019”. Bu ders için şunu bilmen yeterli: since ve for ile bugüne kadar süren bir durumu anlatırken present simple doğru seçim değildir.
💡 “Kahve sevmiyorum” → I don't like coffee, I not like coffee değil. Normal fiiller don't/doesn't ile olumsuz yapılır.
💡 “Nerede çalışıyor?” → Where does he work?, Where he works? değil.
💡 Türkçede “o” için kişi eki yoktur (çalışır); İngilizcede ise -s eki tam olarak he/she/it ile gelir (she works).
💡 Alışkanlık ya da kalıcı durum anlatan “-iyor” → present simple: “Her sabah kahve içiyorum” → I drink coffee every morning.
"So, what do you do?"
"I work in marketing. I usually start around 9."
"Do you take the bus?"
"No, I don't — I usually walk. It only takes fifteen minutes."
Alıştırma 1 · Doğru biçimi seç
She ___ coffee every morning.
Alıştırma 2 · Do mu, does mu? Doğru kelimeyi seç
___ you speak French?
Alıştırma 3 · Doğru kelimeyi seç
He ___ like spicy food.
Alıştırma 4 · Doğru olumsuz cümleyi seç
Which sentence is correct?
Alıştırma 5 · Doğru soruyu seç
Which sentence is correct?
Alıştırma 6 · Doğru biçimi seç
Water ___ at 100 degrees Celsius.
Alıştırma 7 · Doğru kullanımı seç
Which use of present simple is this? 'The train leaves at 6 pm.'
Alıştırma 8 · Cümleyi tamamla
Complete: He ___ (study) English every evening.
Alıştırma 9 · Cümleyi olumsuz biçimle tamamla
Complete: They ___ (not/live) in this city anymore.
Alıştırma 10 · Kelimeleri sıraya koyup soru cümlesi kur
Alıştırma 11 · Doğru yazımı seç
Which spelling is correct for the he/she/it form of 'go'?
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: alışkanlık anlatan “-iyor”
Turkish: “Her sabah kahve içiyorum.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
My sister ___ in a hospital.
Present continuous
Present continuous (be + -ing): nasıl kurulur, şu an olanlar ve geçici durumlar için ne zaman kullanılır, durum fiilleri neden bu biçimi almaz.
Present perfect
Present perfect (have/has + past participle) geçmişi şimdiye bağlar. Türkçede karşılığı olmayan bu zamanın yapısı ve past simple ile farkı.
Present perfect continuous
Present perfect continuous (have/has been + -ing): “İki saattir ders çalışıyorum” gibi hâlâ süren eylemler ve görünen sonuçlar için. -iyor tuzağına dikkat.
Past simple (geçmiş zaman)
Past simple: geçmişte belirli bir anda olup bitmiş eylemler. Olumlu cümleler, didn't ile olumsuz, did ile soru ve “1998'de doğdum” nasıl söylenir.