Past simple, İngilizcenin normal geçmiş zamanıdır; Türkçedeki “-di” gibi: “çalıştım, gittim, gördüm”. Ne zaman olduğu bilinen ve bitmiş olaylar için (dün, geçen yıl, iki saat önce).
Neler öğreneceksin
Past simple, geçmişte belirli bir anda olmuş ve bitmiş bir eylemi ya da durumu anlatır. Çoğu zaman ne zaman olduğunu söyleyen bir zaman ifadesiyle gelir: yesterday, last week, in 2020, two years ago. Sıralama Türkçeyle aynı: “iki yıl önce” → two years ago. Ama “önce” kelimesini before diye çevirme: bugünden geriye sayıyorsan ago kullanılır.
Olumlu cümlelerde düzenli fiiller -ed eki alır (work → worked, visit → visited); sık kullanılan birçok fiil ise düzensizdir ve ezberlenmesi gerekir (go → went, see → saw, have → had). İyi haber: biçim bütün kişiler için aynıdır (I/you/she/they worked). Türkçedeki gibi “-dim, -din, -di, -dik” şeklinde kişi ekleri yoktur. Önüne was da ekleme: He finished his homework, “He was finished his homework” değil.
Burada Türkçe sana yardımcı olur: “-di” ile söylediğin geçmiş (“Geçen yaz Paris'i gezdim”) neredeyse her zaman past simple ile çevrilir: “I visited Paris last summer.” Duyduğun ya da sonradan fark ettiğin şeyleri anlatan “-miş” (“Ali taşınmış”) için İngilizcede ayrı bir zaman yoktur; yine past simple kullanılır: “Ali moved.” Gerekirse apparently ya da I heard eklersin.
Olumsuz cümlelerde ve sorularda geçmiş zaman işaretini yardımcı fiil did taşır; asıl fiil yalın hâline döner, bir kez daha geçmiş zamana girmez.
Türkçede olumsuzluk fiilin içine eklenir (“Gitmedim”), soru için de “mı” eklenir (“Filmi gördün mü?”). İngilizcede normal fiillerle bu böyle çalışmaz: soru did ile başlar, olumsuz cümlede fiilden önce didn't gelir. did ya da didn't kullandıktan sonra fiil, sözlükte nasıl yazıyorsa öyle kalır: didn't go, Did you see…?
did ile sorulan bir soruya kısa cevap verirken asıl fiil değil, did/didn't tekrarlanır: “Did she call you?” – “Yes, she did.” / “No, she didn't.” (“Yes, she called.” değil). Türkçede “Evet, aradı” dersin, ama İngilizcede yardımcı fiil tekrar edilir.
be fiili did kullanmaz: kendi geçmiş zaman biçimleri vardır. was (I/he/she/it) ve were (you/we/they) olumlu, olumsuz ve soru cümlelerinin hepsinde kullanılır.
Türkçede geçmiş zaman eki doğrudan isme ya da sıfata eklenir: “Yorgundum”, “Dün evdeydik”, “Güzel bir gündü.” İngilizcede bu ekin karşılığı ayrı bir kelimedir ve atlanamaz: “I was tired.”, “We were at home yesterday.”, “It was a great day.” Soruda da was/were öznenin önüne geçer, did kullanılmaz: “Were you at the meeting?” (“Toplantıda mıydın?”)
Doğmak fiiline dikkat: Türkçede normal, etken bir fiildir (“1998'de doğdum”), ama İngilizcede be ile söylenir: I was born in 1998, she was born in 1998 (“I born” değil, “I am born” da değil).
didn't zaten geçmişi gösterir, bu yüzden asıl fiil yalın hâlde kalır.
Sorularda da aynı kural: geçmişi did taşır, bu yüzden see yalın hâlde kalır.
“Gitmedim” cümlesindeki “-me” ekini fiilin önüne bir not koyarak çeviremezsin: didn't + yalın hâl kullan.
“Doğdum” Türkçede tek bir fiil, ama İngilizcede was born gerekir.
“Yorgundum” cümlesindeki geçmiş zaman eki İngilizcede was kelimesidir ve atlanamaz.
we, you ve they ile were kullanılır; was yalnızca I/he/she/it ile.
Türkçede soru “mı” ile, olumsuzluk fiilin içindeki “-me” ile yapılır: “Filmi gördün mü?”, “Partiye gitmedim”
İngilizcede normal fiiller did ister: “Did you see the movie?”, “I didn't go to the party.” did zaten geçmişi gösterdiği için asıl fiil yalın hâlde kalır. Bu yüzden “Did you saw?” ve “I didn't went” yanlıştır: geçmiş zaman yalnızca bir kez işaretlenir.
Türkçede “doğmak” etken bir fiildir: “1998'de doğdum”, “Kızım mayıs ayında doğdu”
İngilizcede böyle bir fiil yoktur; be + born kullanılır: “I was born in 1998”, “My daughter was born in May.” was olmadan “I born in 1998” demek Türk öğrencilerin çok sık yaptığı bir hatadır.
Türkçede geçmiş zaman eki isimlere ve sıfatlara da eklenir: “Yorgundum”, “Evdeydik”, “Hazır değillerdi”
İngilizcede bu ek tek başına bir kelimedir: was ya da were. “I was tired”, “We were at home yesterday”, “They weren't ready.” Tek dikkat etmen gereken uyum: we, you ve they ile were kullanılır, asla “we was” değil.
Türkçede iki geçmiş zaman vardır: “-di” (gördüm, gittim) ve “-miş” (duyduğun ya da sonradan anladığın şeyler: “Ali taşınmış”)
İngilizcede bu ayrım bir zaman ekiyle yapılmaz; ikisi de çoğunlukla past simple ile çevrilir: “Ali moved.” Bilgiyi başkasından duyduğunu belirtmek istersen apparently ya da I heard eklersin: “Apparently, Ali moved to Izmir.”
💡 Cümlede did ya da didn't var mı? O zaman fiil sözlükteki gibi kalır: Did you go?, Did you went? değil.
💡 “Gitmedim” → I didn't go; “Gördün mü?” → Did you see…?
💡 “1998'de doğdum” → I was born in 1998.
💡 “Yorgundum”, “Evdeydik” → I was tired, We were at home; was/were did istemez.
"How was your trip?"
"It was amazing. We visited five cities in ten days."
"Did you have time to relax?"
"Not really — we didn't stop moving the whole time!"
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 2 · Doğru olumsuz biçimi seç
Choose the correct negative.
Alıştırma 3 · Doğru soruyu seç
Choose the correct question.
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 5 · Doğru cevabı seç
Which time expression fits with the past simple?
Alıştırma 6 · Doğru kısa cevabı seç
Choose the correct short answer to 'Did she call you?'
Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete: 'I ___ (not/see) that film.' (negative, past simple)
Alıştırma 10 · Cümleyi tamamla
Complete: '___ they arrive on time?' (question, past simple)
Alıştırma 11 · Gruplara ayır: bitmiş geçmiş zaman ifadesi mi, sıklık ifadesi mi (her zamanla kullanılabilir)?
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: was olmadan “doğdum”
Turkish: “1998'de doğdum.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
Past continuous
Past continuous (was/were + -ing): geçmişte belirli bir anda süren eylemler, hikâyenin arka planı ve yarıda kesilen eylemler; “-iyordu” ile farkları.
Geçmişteki alışkanlıklar için used to
Used to: artık sürmeyen geçmiş alışkanlıklar ve durumlar için. Olumlu cümle, didn't use to ile olumsuz, did … use to ile soru; Türkçedeki “-erdi” gibi.
Geçmişteki alışkanlıklar için would
Would geçmişte tekrarlanan eylemleri anlatır (durumları değil). Türkçedeki “giderdik” biçimine benzer; used to ile farkını ve koşul anlamından ayırmayı öğren.
Past perfect
Past perfect (had + past participle): nasıl kurulur ve geçmişteki bir andan daha önce olanı nasıl gösterir? Türkçedeki “-mıştı” ile benzerlikleri ve farkları.