Past continuous, Türkçedeki “-iyordu” yapısına çok benzer: I was reading = “okuyordum”. Tuzak şu: Türkçede “-iyordu” çok daha fazla iş görür.
Neler öğreneceksin
Past continuous, geçmişte belirli bir anda zaten devam etmekte olan bir şeyi anlatır: eylemin başına ya da sonuna değil, ortasına bakarsın. was/were + fiil-ing ile kurulur ve Türkçedeki “-iyordu” yapısına karşılık gelir: “At 8pm, I was reading a book.” (Saat 8'de kitap okuyordum.) “This time last year, we were living in Berlin.” (Geçen yıl bu zamanlar Berlin'de yaşıyorduk.)
was, I/he/she/it ile; were ise you/we/they ile kullanılır. Dikkat: you her zaman were ile gelir, tek bir kişiye “sen” diye seslenirken bile: “you were doing” = “yapıyordun”. Soru ve olumsuz cümleler was/were ile kurulur, asla did ile değil: “What were you doing at midnight?”, “She wasn't listening to me.” Kelime sırasına da dikkat: Türkçede soruyu “-iyor muydun?” ya da bir soru kelimesiyle yaparsın ve sıra değişmez (“Ne yapıyordun?”). İngilizcede ise were öznenin önüne geçer: “What were you doing?”, “What you were doing?” değil.
Asıl tuzak: Türkçede “-iyordu” durumları anlatan fiillerle de çok doğal kullanılır: “Cevabı biliyordum”, “Gitmek istiyordum”, “Onu seviyordum”. İngilizcede bir eylemi değil bir durumu anlatan fiiller (know, understand, believe, want, like, own, belong) genellikle -ing almaz: “I knew the answer.”, “I was knowing the answer” değil. Bu fiillerden bazılarının eylem anlamı da vardır ve o zaman -ing alabilir: “We were having dinner.” (akşam yemeği yiyorduk), “I was thinking about you.”
Çok sık kullanılan bir kalıp: uzun arka plan eylemi için past continuous, onu kesen kısa eylem için past simple; ikisi genellikle when ile bağlanır. Türkçede de aynısını “-iyordu” ve “-dı” ile yaparsın: “Telefon çaldığında televizyon izliyordum” → “I was watching TV when the phone rang.” “Elektrikler kesildiğinde akşam yemeğini hazırlıyordu” → “She was cooking dinner when the power went out.”
Kelime sırası farklıdır: Türkçede “-dığında” ile kurulan yan cümle başta gelir ve “-dığında” eki fiilin sonuna eklenir. İngilizcede when yan cümlenin başında durur ve yan cümle temel cümleden sonra da gelebilir. Arka plan eylemini past simple ile çevirme: “When I arrived, she cooked dinner” sen geldikten sonra yemek yapmaya başladığı anlamına gelir. Eylem zaten sürüyorduysa was/were + -ing kullan: “When I arrived, she was cooking dinner.”
Past continuous, aynı anda olan iki eylemi de anlatır. Bunlar genellikle while ile bağlanır; while, Türkçedeki “-ken” ekine karşılık gelir: “Ben yemek yaparken o sofrayı kuruyordu” → “While I was cooking, she was setting the table.” “He was reading while she was doing her homework.”
Bir hikâyenin sahnesini kurmak için de kullanılır: “It was raining, and the streets were empty.” Burada it kelimesine dikkat: Türkçede “Yağmur yağıyordu” dersin, ama İngilizcede “rain was raining” denmez. Hava durumunu anlatırken özne it olur: “It was raining.”
“Ben geldiğimde yemek yapıyordu” cümlesini cooked ile çevirirsen, sen gelince yemek yapmaya başlamış gibi olur. was cooking, işin zaten sürdüğünü gösterir.
Past continuous yapısında olumsuz cümle wasn't/weren't ile kurulur, didn't ile değil. İkisi asla birlikte kullanılmaz.
they ile were kullanılır (“oynuyorlardı”). was yalnızca I/he/she/it içindir.
Türkçede “biliyordum” çok doğaldır, ama know bir durum anlatır ve past simple ile kullanılır: I knew.
“Yağmur yağıyordu” cümlesini kelimesi kelimesine çevirme. Hava durumunda özne it olur: It was raining.
“Gece yarısı ne yapıyordun?” sorusunda İngilizcede were öznenin önüne geçer: What were you doing?
Türkçede “-iyordu” var: “Telefon çaldığında kitap okuyordum”
İngilizce de aynı şekilde çalışır: “I was reading when the phone rang.” was/were + -ing, “-iyordu” ekinin karşılığıdır. Türkçede o anda süren bir EYLEMİ “-iyordu” ile anlatıyorsan, İngilizcede de neredeyse her zaman past continuous gerekir.
Türkçede durum fiilleri de “-iyordu” alır: “Cevabı biliyordum”, “Gitmek istiyordum”, “Onu tanıyordum”
İngilizcede know, want, understand, like, believe gibi durum fiilleri genellikle -ing almaz; bunlar past simple ile kullanılır: “I knew the answer.”, “I wanted to go.”, “I knew him.” “I was knowing the answer” yanlıştır.
Türkçede geçmişteki alışkanlıklar da “-iyordu” ile anlatılabilir: “Çocukken her gün futbol oynuyordum”
Past continuous geçmişteki alışkanlıkları anlatmaz. Bunun için past simple ya da used to kullanılır: “As a child, I played football every day.” ya da “I used to play football every day.” “I was playing football every day as a child” cümlesi kulağa belirli bir dönemde süren geçici bir durumu anlatıyormuş gibi gelir.
Türkçede soru, kelime sırası değişmeden kurulur: “Ne yapıyordun?”, “Seni bekliyor muydu?”
İngilizcede was/were öznenin önüne geçer: “What were you doing?”, “Was she waiting for you?” did gerekmez: “What did you doing?” ve “Did she waiting?” yanlıştır.
💡 Türkçede o anda süren bir eylemi “-iyordu” ile mi anlatıyorsun? O zaman İngilizcede çoğunlukla was/were + -ing.
💡 Arka plan eylemi (“yemek yapıyordu”) = was cooking, cooked değil.
💡 “Biliyordum”, “istiyordum” gibi durumlar past simple ile söylenir: knew, wanted.
💡 Soru cümlesinde was/were öznenin önüne geçer: What were you doing?
"What happened? You look shaken."
"I was crossing the street when a car nearly hit me."
"That's terrifying! Were you hurt?"
"No, I managed to jump out of the way just in time."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 2 · Aynı anda olan iki eylem için doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence — two actions happening at the same past time.
Alıştırma 3 · Yarıda kesilen eylem için doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence — an action interrupted by another.
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 5 · Doğru soruyu seç
Choose the correct question.
Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 7 · Hikâyenin arka planını kuran cümleyi seç
Choose the sentence that sets the background scene for a story.
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence — he was in the middle of his work when I called.
Alıştırma 9 · Cümleyi past continuous ile tamamla
Complete: 'We ___ (walk) home when it started to rain.' (past continuous)
Alıştırma 10 · Cümleyi olumsuz past continuous ile tamamla
Complete: 'I ___ (not/sleep) when you texted me.' (negative, past continuous)
Alıştırma 11 · Gruplara ayır: past continuous mı, past simple mı?
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: durum fiilleriyle “-iyordu”
Turkish: “Cevabı biliyordum ama söylemedim.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
Past simple (geçmiş zaman)
Past simple: geçmişte belirli bir anda olup bitmiş eylemler. Olumlu cümleler, didn't ile olumsuz, did ile soru ve “1998'de doğdum” nasıl söylenir.
Geçmişteki alışkanlıklar için used to
Used to: artık sürmeyen geçmiş alışkanlıklar ve durumlar için. Olumlu cümle, didn't use to ile olumsuz, did … use to ile soru; Türkçedeki “-erdi” gibi.
Geçmişteki alışkanlıklar için would
Would geçmişte tekrarlanan eylemleri anlatır (durumları değil). Türkçedeki “giderdik” biçimine benzer; used to ile farkını ve koşul anlamından ayırmayı öğren.
Past perfect
Past perfect (had + past participle): nasıl kurulur ve geçmişteki bir andan daha önce olanı nasıl gösterir? Türkçedeki “-mıştı” ile benzerlikleri ve farkları.