Geçmişteki alışkanlıklar için used to

B1 · OrtaGeçmiş zamanlar

Used to, Türkçede “Eskiden piyano çalardım” derken anlattığın şeydir: geçmişte düzenli olarak olan ya da öyle olan, ama artık öyle olmayan bir şey.

Neler öğreneceksin

  • Olumlu cümle: used to + fiilin yalın hâli (I used to play, she used to live)
  • Olumsuz cümle: didn't use to + fiilin yalın hâli (tek bir d var, o da didn't içinde)
  • Soru için: Did + özne + use to + fiilin yalın hâli
  • Bugünkü alışkanlıklar (“içerim”) neden use to ile söylenmez: used to yalnızca geçmişte vardır

Bitmiş bir alışkanlık ya da geçmişteki bir durum

Türkçede bunu çoğu zaman “-erdi / -ardı” ile söylersin: “Eskiden piyano çalardım”, “Küçük bir köyde yaşardık.” İngilizcede bunun için sabit bir yapı vardır: used to + fiilin yalın hâli. Geçmişte düzenli olarak olan ya da öyle olan bir şeyi anlatır ve her zaman bugün artık öyle olmadığını ima eder.

“-erdi” en iyi yardımcın: “çalardım” = I used to play. “-iyordu” ile anlatılan alışkanlıklarda ise dikkatli ol: “Her gün okula yürüyordum” cümlesini “I was walking to school every day” diye çevirmek doğal olmaz; past continuous belirli bir anda süren bir eylemi anlatır. “Eskiden” kelimesini de kelimesi kelimesine çevirme: “Before I played the piano” kulağa tuhaf ya da eksik gelir. “Eskiden öyleydi, artık değil” demek istiyorsan doğal olan used to kullanmaktır.

Çok önemli: used to yalnızca geçmişte vardır. “Çalardım” used to ise, “Sabahları kahve içerim” de “use to” olur sanabilirsin, ama öyle değil. Bugünkü alışkanlıklar için present simple kullanılır, çoğu zaman usually ile: “I usually drink coffee in the morning”, “I use to drink coffee” değil.

"I used to play the piano. (Artık çalmıyorum.)"
"She used to live in Kyiv. (Artık orada yaşamıyor.)"

Alışkanlıklar ve durumlar

Used to hem tekrarlanan eylemler (alışkanlıklar) hem de bir süre devam eden durumlar (sahip olmak, olmak, yaşamak, sevmek, inanmak…) için kullanılır. İki durumda da tek bir olayı değil, işlerin genel olarak nasıl olduğunu anlatırsın. Bunlar, Türkçede “-erdi” kullanacağın bağlamların ta kendisi: “Uzun saçlarım vardı”, “Utangaç biriydim.”

Tek seferlik bir eylem için used to kullanılmaz. “Dün sigara içtim” → “I smoked yesterday”, used to değil. Bir şeyin ne kadar sürdüğünü söylüyorsan da past simple kullanılır: “Orada on yıl yaşadım” → “I lived there for ten years.”

"I used to go jogging every morning. (alışkanlık)"
"I used to have long hair. (durum)"

Olumsuz cümleler ve sorular

Burada do/does/did kuralı işine yarar: olumsuz cümlelerde ve sorularda geçmişi did taşır, arkasından gelen fiil yalın hâline döner. Bu yüzden used, use olur; tıpkı did kelimesinden sonra went yerine go gelmesi gibi.

used to ve use to tamamen aynı okunur (/ˈjuːstə/), yani farkı duyamazsın; yazarken düşünmen gerekir: olumlu cümlede d ile (used to), did ya da didn't kelimesinden sonra d olmadan (use to). “didn't used to” biçimine bazen rastlanır, ama ders kitaplarında ve sınavlarda hata sayılır: didn't use to yaz. Olumsuz anlam için çok doğal bir alternatif de never used to: “I never used to like coffee.”

"I didn't use to like spicy food."
"Did you use to live here?"

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"We used to go camping every summer when I was a kid."
"I didn't use to like coffee, but now I can't live without it."
"Did you use to play any instruments?"
"This street used to be full of shops."

Dikkat

✗I use to play the piano.
✓I used to play the piano.

Olumlu cümlede used kelimesindeki -d kalır. Duyulmaz, çünkü used to ve use to aynı okunur, ama yazılır. d yalnızca did ya da didn't kelimesinden sonra düşer.

✗She didn't used to like coffee.
✓She didn't use to like coffee.

Olumsuz cümlelerde ve sorularda geçmişi did taşır, bu yüzden arkasından yalın hâl use gelir; did kelimesinden sonra gelen her fiil gibi.

✗I used to living in a big city.
✓I used to live in a big city.

used to (geçmişteki alışkanlık) yapısından sonra fiilin yalın hâli gelir. -ing biçimi be used to (“alışkın olmak”) yapısına aittir ve o başka bir yapıdır.

✗I use to drink coffee in the morning.
✓I usually drink coffee in the morning.

“Sabahları kahve içerim” use to ile söylenmez, çünkü bu yapının present tense biçimi yoktur. Present simple ve usually kullan.

✗When I was a kid, I was walking to school every day.
✓When I was a kid, I used to walk to school every day.

“Çocukken her gün okula yürüyordum”: geçmişteki bir alışkanlık için İngilizce genellikle past continuous kullanmaz. used to (ya da past simple) kullan.

✗I'm used to get up early.
✓I'm used to getting up early.

“Erken kalkmaya alışkınım”: Türkçede mastar var, ama İngilizcede be used to yapısından sonra -ing biçimi gelir.

Türkçeyle karşılaştırma

Türkçede geçmişteki alışkanlıklar ve durumlar için “-erdi / -ardı” kullanılır: “Piyano çalardım”, “Bir köyde yaşardık”

Bu, used to için en iyi ipucudur: “çalardım” → I used to play, “yaşardık” → we used to live. Tıpkı “-erdi” gibi used to da “eskiden öyleydi, artık değil” anlamını taşır. Past simple (“I played the piano”) de mümkündür, ama used to artık öyle olmadığını açıkça gösterir.

Bugünkü alışkanlıklar için geniş zaman kullanılır: “Sabahları kahve içerim”

İngilizcede used to yapısının present tense biçimi yoktur: “I use to drink coffee” yanlıştır. Bugünkü alışkanlıklar present simple ve usually, normally, often gibi zarflarla anlatılır: “I usually drink coffee in the morning.” Yani “içerdim” → I used to drink, ama “içerim” → I (usually) drink.

Türkçede geçmişteki alışkanlıklar “-iyordu” ile de anlatılır: “Çocukken her gün futbol oynuyordum”

“-iyordu” eki seni past continuous kullanmaya yöneltebilir, ama bir alışkanlık için “I was playing soccer every day” doğal değildir. used to kullan: “I used to play soccer every day.” Past continuous, geçmişte belirli bir anda süren bir eylem içindir: “I was playing soccer when it started to rain.”

“Erken kalkmaya alışkınım”: Türkçede “alışkın” kelimesinden önce “-meye” ile biten bir mastar gelir

İngilizcedeki karşılığı be used to, ama arkasından mastar değil, -ing biçimi gelir: “I'm used to getting up early.” Bu, geçmişteki alışkanlıklar için kullanılan used to yapısından farklı bir yapıdır: be used to “alışkın olmak” demektir ve present tense'te de kullanılır. Karşılaştır: “I used to live in a big city” (eskiden büyük bir şehirde yaşardım) ve “I'm used to living in a big city” (büyük bir şehirde yaşamaya alışkınım).

💡 “-erdi” (çalardım, yaşardık) ve artık öyle değil = used to.

💡 “İçerim” (bugün) use to değildir: usually + present simple kullan.

💡 Olumlu cümle: used to (d ile). did ya da didn't kelimesinden sonra: use to (d olmadan).

💡 used to + yalın hâl = eskiden öyleydi; be used to + -ing ise alışkın olmak.

Gerçek hayatta: okul yıllarından anılar

"Did you use to hang out here after school?"

"All the time. This place used to be a bookshop, actually."

"Really? I didn't know that."

"Yeah, it used to be one of our favorite spots."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 2 · Doğru olumsuz biçimi seç

Choose the correct negative.

Alıştırma 3 · Doğru soruyu seç

Choose the correct question.

Alıştırma 4 · Geçmişteki bir durumu anlatan cümleyi seç

Which sentence describes a past state (not a habit)?

Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 6 · Doğru cevabı seç

What does 'used to' imply about the action?

Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla

Complete: 'They ___ (use to) live next door to us.' (past habit, affirmative)

Alıştırma 10 · Cümleyi olumsuz biçimle tamamla

Complete: 'I ___ (not/use to) eat vegetables as a kid.' (negative)

Alıştırma 11 · Gruplara ayır: used to mu, tek seferlik eylem mi?

used to smoke
smoked yesterday
used to be shy
visited once
used to walk to school
called last night

0 / 6 yerleştirildi

Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “-meye alışkınım” ve mastar

Turkish: “Erken kalkmaya alışkınım.” Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

Choose the correct sentence.

Neler öğrendin

  • Used to artık sürmeyen geçmiş bir alışkanlığı ya da durumu anlatır: Türkçedeki “-erdi” gibi.
  • Olumlu cümle: used to + fiilin yalın hâli (d ile).
  • Olumsuz cümle ve soru: did/didn't + use to + fiilin yalın hâli (d olmadan, çünkü geçmişi did taşır).
  • Bugünkü alışkanlıklar için use to yoktur: “içerim” → usually + present simple.
  • used to + yalın hâl (eskiden) ile be used to + -ing (alışkın olmak) yapılarını karıştırma.
Bu kategorideki tüm dersleri gör