Past perfect continuous, past perfect zamanının süre bildiren kardeşidir: geçmişteki bir andan önce bir şeyin ne kadar zamandır sürdüğünü anlatır. Türkçede bunu “bir saattir bekliyordum” gibi söylersin.
Neler öğreneceksin
Past perfect continuous, bir eylemin geçmişteki başka bir andan önce ne kadar zamandır sürdüğünü gösterir. Önemli olan sürenin kendisi ya da süreçtir; eylemin bitmiş olması değil.
Türkçede bunu çoğunlukla “-dir” ya da “-den beri” ile “-iyordu” ekini birleştirerek söylersin: “Otobüs nihayet geldiğinde bir saattir bekliyordum.” İngilizcede bu cümle “I was waiting…” değil, “I had been waiting for an hour when the bus finally came.” olur. “-iyordu” seni past continuous zamanına çeker, ama eylem o ana kadar bir süredir devam ediyorsa İngilizcede had been + -ing gerekir.
“-den beri” konusuna da dikkat: bir süreyle kullanılıyorsa (“bir saatten beri”, “iki yıldan beri”) İngilizcede since değil, for kullanılır: for an hour, for two years. since yalnızca belirli bir anla kullanılır (since 8 o'clock, since Monday).
Bu zaman çok sık olarak geçmişte bir şeyin neden öyle olduğunu açıklar: daha önce bir süredir devam eden eylem, sonucun nedenidir. Çoğu zaman eylem tam bitmemiştir ya da yeni bitmiştir ve etkileri hâlâ görülmektedir.
Türkçede burada genellikle “-mıştı” kullanılır: “Çok yorgundu çünkü koşmuştu”, “Yer ıslaktı çünkü yağmur yağmıştı.” Neden, bir süre devam eden bir etkinlikse İngilizcede sürekli biçim daha doğaldır: “He was exhausted because he had been running.” “The ground was wet because it had been raining.”
Süre ya da süreç önemliyse sürekli biçimi kullan. Yalnızca bir şeyin bitmiş olması önemliyse past perfect simple (had + past participle) kullan; bu genellikle bir sonuç ya da miktarla birlikte gelir (the whole book, three chapters).
Önemli bir sınırlama: know, own, believe, be gibi durum fiilleri normalde -ing almaz. Türkçede “Onu yıllardır tanıyordum” dersin, ama İngilizcede bu “I had known him for years” olur, “I had been knowing him” değil; süreden söz edilse bile.
Biçime dikkat: bu zamanda had been kelimelerinden sonra her zaman -ing biçimi gelir. had been + past participle (had been closed, had been stranded) başka bir yapıdır: edilgen yapı ya da bir durum.
“Bir saatten beri bekliyordum” → past perfect continuous gerekir. Ayrıca bir süreyle since değil, for kullanılır.
Past perfect continuous yapısında had been kelimelerinden sonra -ing biçimi gelir. had been + past participle (had been closed) başka bir yapıdır: edilgen yapı.
“İyi uyumuyorlardı” → olumsuz cümle hadn't ile kurulur. Bu zamanda did kullanılmaz.
Soru cümlelerinde had öznenin önüne geçer. “Ne kadar zamandır / kaç yıldır…?” sorusu için How long kullan.
“Onu yıllardır tanıyordum” Türkçede doğaldır, ama know bir durum fiilidir ve -ing almaz: had known.
“Otobüs geldiğinde bir saattir bekliyordum”: Türkçede süre (-dir, -den beri) + “-iyordu” kullanılır
Kelimesi kelimesine çeviri olan “I was waiting since one hour when the bus came” cümlesinde iki hata vardır. Doğrusu: “I had been waiting for an hour when the bus came”: had (diğer geçmiş andan daha önce) + been + -ing (süreç) + for (süre).
“Çok yorgundu çünkü koşmuştu”: Türkçede geçmişteki bir sonucun nedeni genellikle “-mıştı” ile anlatılır
İngilizcede neden bir süre devam eden bir etkinlikse had been + -ing daha doğaldır: “He was exhausted because he had been running.” had + past participle (“had run”) daha çok bitmiş bir eylemi ya da bir miktarı anlatır: “He had run ten kilometers.”
“Kaç yıldır orada yaşıyordun?”: Türkçede soru, kelime sırası değişmeden “kaç yıldır” ile kurulur
İngilizcede doğal soru How long ile başlar (“How many years” da olur ama daha az yaygındır) ve had öznenin önüne geçer: “How long had you been living there?” “How long you had been living there?” ya da “How long were you living there?” yanlıştır. Olumsuz cümle de had ile kurulur: hadn't been…; did kullanılmaz.
💡 Geçmişte “…dir …iyordu” (bir saattir bekliyordum) → had been + -ing + for/since.
💡 Süre için for (for an hour); belirli bir an için since (since Monday). “Bir saatten beri” de for ile söylenir.
💡 Kendine sor: süre ya da süreç mi önemli? Past perfect continuous. Yalnızca bitmiş olması mı? Past perfect.
"Sorry I'm late — when the bus finally came, I had been waiting for forty minutes!"
"That's awful. Had you been standing in the rain the whole time?"
"Yes, so by the time I got on, I was completely soaked."
"You should have taken a taxi."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 2 · Eylemin süresini vurgulayan cümleyi seç
Which sentence emphasizes the DURATION of an action up to a past point?
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 4 · Doğru olumsuz biçimi seç
Choose the correct negative.
Alıştırma 5 · Doğru soruyu seç
Choose the correct question.
Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 7 · Doğru biçimi seç
Which is formed correctly?
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 9 · Cümleyi past perfect continuous ile tamamla
Complete: 'She ___ (wait) for two hours when he finally arrived.' (past perfect continuous)
Alıştırma 10 · Soruyu past perfect continuous ile tamamla
Complete: 'How long ___ (you/learn) English before you moved abroad?' (question)
Alıştırma 11 · Gruplara ayır: süre mi önemli, bitmiş olması mı?
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “bir saattir bekliyordum”
Turkish: “Otobüs nihayet geldiğinde bir saattir bekliyordum.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
Past perfect
Past perfect (had + past participle): nasıl kurulur ve geçmişteki bir andan daha önce olanı nasıl gösterir? Türkçedeki “-mıştı” ile benzerlikleri ve farkları.
Geçmişteki alışkanlıklar için would
Would geçmişte tekrarlanan eylemleri anlatır (durumları değil). Türkçedeki “giderdik” biçimine benzer; used to ile farkını ve koşul anlamından ayırmayı öğren.
Geçmişteki alışkanlıklar için used to
Used to: artık sürmeyen geçmiş alışkanlıklar ve durumlar için. Olumlu cümle, didn't use to ile olumsuz, did … use to ile soru; Türkçedeki “-erdi” gibi.
Past continuous
Past continuous (was/were + -ing): geçmişte belirli bir anda süren eylemler, hikâyenin arka planı ve yarıda kesilen eylemler; “-iyordu” ile farkları.