Present perfect continuous, geçmişte başlayıp şu ana kadar süren bir eylemin süresini vurgular. Türkçede bunu “İki saattir ders çalışıyorum” diye, şimdiki zamanla söylersin.
Neler öğreneceksin
Present perfect continuous, bir eylemin ne kadar zamandır sürdüğünü söyler ya da o eylemi şu an görebildiğin veya fark ettiğin bir şeyin açıklaması olarak sunar.
Anlam sana tanıdık gelecek: “İki saattir ders çalışıyorum” tam olarak bu fikri anlatır. Ama Türkçe bunu şimdiki zamanla (“-iyor”) söyler, İngilizce söyleyemez. “I am studying for two hours” yanlıştır; geçmişte başlayıp şu ana kadar süren bir eylem için have/has been + -ing gerekir: “I've been studying for two hours.”
have been ya da has been kullanılır, ardından asıl fiil -ing biçiminde gelir.
Üç parçanın üçü de zorunludur: have/has + been + -ing. Özellikle been kelimesini unutma: “I have working” yanlıştır. Kısaltılmış biçimler: I've been, she's been (= she has been), it's been. Olumsuz: haven't been / hasn't been. Soru cümlesinde have/has özneden önce gelir: “How long have you been waiting?”
Yazım hakkında: Amerikan İngilizcesinde fiil practice (practicing), İngiliz İngilizcesinde practise (practising) diye yazılır. Bu dersteki alıştırmalarda Amerikan biçimi kullanılıyor.
Bu zaman, şu ana kadar uzanan bir dönemi anlatırken doğal olarak how long (sorularda), for + süre ve since + başlangıç noktası ile kullanılır.
Türkçedeki ayrım burada sana yol gösterir: “üç yıldır” bir süredir → for three years; “bu sabahtan beri”, “2018'den beri” bir başlangıç noktasıdır → since this morning, since 2018. Dikkat: Türkçede “üç yıldan beri” de denir, ama bu yine bir süredir, yani for gerekir. “Since three years” her zaman yanlıştır. “Sabahtan beri” cümlesindeki “-tan” ekini de from diye çevirme: since morning.
Soru da aynı mantıkla kurulur: “Ne kadar zamandır bekliyorsun?” → “How long have you been waiting?”; “How long are you waiting?” ya da “How long do you wait?” değil. “How long do you wait?” bir alışkanlığı sorar (genelde ne kadar beklersin?).
Continuous biçim eylemi ve süresini öne çıkarır; simple biçim (have/has + past participle) daha çok sonucu ya da bir şeyin bittiğini öne çıkarır. Karşılaştır: “I've been reading this book” (okumaya devam ediyorsun, önemli olan eylem) ve “I've read this book” (bitti, önemli olan sonuç). Türkçede de benzer bir fark var: “Bu kitabı okuyorum” ile “Bu kitabı okudum” aynı şey değildir.
Durum fiilleri (know, believe, “sahip olmak” anlamındaki have) simple biçimde kalır. Türkçede “Onu yıllardır tanıyor”, “Bunu biliyorum” derken “-iyor” kullanırsın, ama İngilizcede bu fiiller -ing almaz: “She has known him for years”, “She has been knowing him” değil. “Bu araba 2015'ten beri bende” → “I've had this car since 2015”, “I've been having” değil.
live, work ya da study gibi fiillerde, for/since ile çoğu zaman iki biçim de doğrudur: “I've lived here for five years” ve “I've been living here for five years” neredeyse aynı anlama gelir; continuous biçim yalnızca süreyi daha çok vurgular.
Şu an görülen bir şeyi açıklamak için de bu zaman kullanılır. Yer ıslaksa ve bunun nedeni az önce yağan yağmursa: “It's been raining.” Türkçedeki “Yağmur yağmış” bu anlama çok yakındır. Bitmiş bir zamandan söz ediyorsan (“Dün yağmur yağdı”): “It rained yesterday.” Kirli ellerde de aynısı: Türkçede “Ne yapıyordun?” diye sorarsın, İngilizcede ise “What have you been doing?” denir.
“On yıldır burada yaşıyorum”: Türkçedeki “-iyor” ekini present continuous ile çevirmek doğal gelir, ama geçmişte başlayıp hâlâ süren bir durum için present perfect continuous gerekir.
Türkçede “Onu yıllardır tanıyor” denir, ama know gibi durum fiilleri İngilizcede -ing almaz: present perfect simple kullan.
Present perfect continuous, have/has ile -ing biçimi arasında been ister. Üç parça da zorunludur.
“İki yıldan beri İngilizce öğreniyorum” cümlesinin kelimesi kelimesine çevirisi: burada present simple kullanılamaz, “iki yıl” da bir süre olduğu için since değil, for gerekir.
“Sabahtan beri yağmur yağıyor”: “-tan” ekini from diye çevirme. Şu ana kadar süren bir eylemin başlangıç noktası since ile verilir.
“Ne kadar zamandır bekliyorsun?” şu ana kadarki süreyi sorar: have/has been + -ing gerekir. “How long do you wait?” bir alışkanlığı sorar.
“İki yıldır İngilizce öğreniyorum”, “On yıldır burada yaşıyorum”: Türkçede şu ana kadar süren bir eylem şimdiki zamanla (“-iyor”) söylenir
İngilizcede present continuous ya da present simple, bir eylemin geçmişte başlayıp hâlâ sürdüğünü anlatamaz. Present perfect continuous gerekir: “I've been learning English for two years”, “I've been living here for ten years”. Kelimesi kelimesine çeviri olan “I am learning English since two years” cümlesinde iki hata var: zaman yanlış, since yerine de for gerekiyor.
“Yer ıslak, yağmur yağmış.”, “Ellerin kirli, ne yapıyordun?”
Türkçede görülen bir izden yola çıkarak “-miş” ya da “-iyordu” kullanırsın. İngilizcede şu an görülen sonucu açıklayan, az önce biten ya da hâlâ süren eylem için have/has been + -ing kullanılır: “It's been raining.”, “What have you been doing?” “It rained” ya da “What were you doing?” burada şimdiyle bağlantıyı kurmaz.
“Üç saattir bekliyorum”, “Üç saatten beri bekliyorum”, “Saat sekizden beri bekliyorum”
İlk ikisi bir süredir, bu yüzden for kullanılır: “I've been waiting for three hours”. Üçüncüsü bir başlangıç noktasıdır, bu yüzden since kullanılır: “I've been waiting since eight o'clock”. “Beri” kelimesine değil, önündeki ifadeye bak. İpucu: “Ne kadar zamandır?” sorusuna cevap veriyorsa for, “Ne zamandan beri?” sorusuna cevap veriyorsa since.
💡 Türkçede “-dir” ya da “-den beri” ile “-iyor” kullanıyorsan, İngilizcede genellikle have/has been + -ing gerekir.
💡 Süre (“iki yıldır”, “iki yıldan beri”) → for; başlangıç noktası (“sabahtan beri”, “2018'den beri”) → since. Asla “since two years” değil.
💡 Durum fiilleri (know, believe, sahip olmak anlamında have) simple biçimde kalır: I've known him for years.
"You look exhausted. What have you been doing?"
"I've been packing all morning — we're moving next week."
"How long have you been living in that apartment?"
"About four years now. Time flies."
Alıştırma 1 · Doğru biçimi seç
I ___ for two hours — I need a break.
Alıştırma 2 · Doğru biçimleri seç
How long ___ you ___ English?
Alıştırma 3 · Doğru biçimi seç
She's tired because she ___ all day.
Alıştırma 4 · Eylemin kendisini vurgulayan cümleyi seç
Which sentence emphasizes the ongoing activity itself?
Alıştırma 5 · Doğru biçimi seç
They ___ here since 2018.
Alıştırma 6 · Doğru biçimi seç
Why are your hands so dirty? What ___?
Alıştırma 7 · Hatayı düzelt
Fix the mistake:
Alıştırma 8 · Cümleyi present perfect continuous ile tamamla
Complete: We ___ (wait) for over an hour.
Alıştırma 9 · Cümleyi olumsuz present perfect continuous ile tamamla
Complete: He ___ (not/sleep) well lately.
Alıştırma 10 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 11 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “-dir” ve şimdiki zaman
Turkish: “İki yıldır İngilizce öğreniyorum.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
I ___ this project for three months.
Present perfect
Present perfect (have/has + past participle) geçmişi şimdiye bağlar. Türkçede karşılığı olmayan bu zamanın yapısı ve past simple ile farkı.
Present continuous
Present continuous (be + -ing): nasıl kurulur, şu an olanlar ve geçici durumlar için ne zaman kullanılır, durum fiilleri neden bu biçimi almaz.
Present simple (geniş zaman)
Present simple: alışkanlıklar, genel gerçekler ve sabit saatler için. -s eki, do/does ile olumsuz ve soru cümleleri, Türkçedeki -iyor tuzağı.
Geçmişteki alışkanlıklar için used to
Used to: artık sürmeyen geçmiş alışkanlıklar ve durumlar için. Olumlu cümle, didn't use to ile olumsuz, did … use to ile soru; Türkçedeki “-erdi” gibi.