Present perfect, geçmişteki bir olayı şu ana bağlar: önemli olan ne zaman olduğu değil, bugünkü sonucu ya da şimdiyle ilişkisidir. Türkçede bu zamanın tam bir karşılığı yok.
Neler öğreneceksin
Present perfect, geçmişte olmuş bir şeyi şu anla bağlar: ya az önce olmuştur, ya sonucu hâlâ önemlidir, ya da bugüne kadarki bir zamanda olmuştur ve ne zaman olduğu önemli değildir.
Türkçede bunların hepsini “-di” ile söylersin: “Anahtarlarımı kaybettim.” Aynı ek, “Dün anahtarlarımı kaybettim.” cümlesinde de kullanılır. İngilizce ise ikisini ayırır. Anahtarların şu an yoksa ve önemli olan bu sonuçsa, present perfect kullanılır: “I've lost my keys.” Bazen Türkçedeki “-miş” de bu “şimdiki sonuç” anlamını taşır: “Çok değişmişsin!” → “You've changed a lot!”
I/you/we/they ile have, he/she/it ile has kullanılır; ardından asıl fiilin past participle biçimi, yani üçüncü hâli gelir. Düzenli fiillerde bu biçim -ed ile biter, ama sık kullanılan birçok fiil düzensizdir: go → gone, see → seen, do → done. Bu üçüncü hâlleri ezberlemek gerekir.
Dikkat: have burada “sahip olmak” anlamına gelmez, yalnızca yardımcı fiildir. Present perfect be ile yapılmaz: “She has arrived.” doğrudur, “She is arrived.” yanlıştır. Ayrıca past simple biçimini (went, saw) değil, past participle biçimini (gone, seen) kullanırsın.
Kısaltılmış biçimler: I've, you've, we've, they've, he's/she's/it's (= has). Olumsuz: haven't/hasn't. Soru cümlesinde have/has özneden önce gelir: “Have you finished?” Türkçedeki gibi yalnızca sonuna bir soru edatı koyamazsın.
Ever ve never, hayatın boyunca bugüne kadarki deneyimleri sorar ve anlatır. Already (çoğunlukla olumlu cümlelerde) ve yet (soru ve olumsuz cümlelerde) bir şeyin olup olmadığını söyler. Just “az önce, yeni” demektir. So far ve up to now, dönemin hâlâ açık olduğunu gösterir.
Türkçedeki zarflar burada sana yardım eder: “hiç” → ever (“Hiç suşi yedin mi?” → “Have you ever eaten sushi?”); “hiç” olumsuz fiille → never (“Hiç suşi yemedim.” → “I've never eaten sushi.”); “zaten, çoktan” → already (“She has already left.”); “henüz, daha” → yet, cümlenin sonunda (“Henüz bitirmedim.” → “I haven't finished yet.”).
“Az önce geldi” ya da “Yeni geldi” → “He's just arrived.” Seyahat ve deneyimlerde “Hiç Japonya'ya gittin mi?” sorusu been ile sorulur, gone ile değil: “Have you ever been to Japan?” (Gone, kişinin gittiğini ve henüz dönmediğini anlatır: “She has gone home.”)
Present perfect, zaman söylenmediğinde ya da önemli olmadığında kullanılır. Belirli ve bitmiş bir zaman söylediğin anda (yesterday, in 2019, last week, two days ago) past simple gerekir. When ile başlayan sorular da past simple ile sorulur.
Türkçe konuşanlar burada iki ters hata yapar. Birincisi, Türkçedeki “-di” alışkanlığıyla her şeyi past simple ile söylemek: “Henüz bitirmedim” → “I didn't finish yet”, “Hiç Japonya'ya gittin mi?” → “Did you ever go to Japan?”. Standart İngilizcede bunlar “I haven't finished yet.” ve “Have you ever been to Japan?” olur. İkincisi, present perfect öğrendikten sonra onu “yakın geçmiş” sanıp bitmiş bir zamanla kullanmak: “I have seen that movie last week”, “When have you arrived?”. Bitmiş bir zaman varsa doğrusu “I saw that movie last week.” ve “When did you arrive?” olur.
Henüz bitmemiş bir dönem present perfect ile kullanılır: “How many books have you read this year?” (yıl hâlâ sürüyor). Geçmişte başlayıp hâlâ süren bir durum da öyle, Türkçede şimdiki zaman kullansan bile: “Beş yıldır burada yaşıyorum” → “I've lived here for five years.” For bir süreyle (for five years, “beş yıldır”), since bir başlangıç noktasıyla (since 2019, “2019'dan beri”) kullanılır.
Bilmekte fayda var: Amerikan İngilizcesinde just, already ve yet ile past simple çok sık duyulur (“I just saw her.”, “Did you eat yet?”); şimdiki bir sonucu anlatırken bile past simple kullanılabilir (“I lost my keys!”). İngiliz İngilizcesinde genellikle present perfect korunur. Bu dersteki alıştırmalarda beklenen cevap present perfect.
Belirli ve bitmiş bir zaman (last week) past simple ister. Present perfect “yakın geçmiş” demek değildir.
Present perfect, past simple biçimiyle (went) değil, past participle biçimiyle (gone, fiilin üçüncü hâli) yapılır.
“Beş yıldır burada yaşıyorum”: geçmişte başlayıp hâlâ süren bir durum için İngilizcede present simple değil, for ya da since ile present perfect kullanılır.
“Beş yıldır” ya da “beş yıldan beri” bir süredir: for ile kullanılır. Since yalnızca bir başlangıç noktasıyla gelir: since 2019, since Monday.
When ile başlayan bir soru belirli bir zamanı sorar, bu yüzden past simple ile sorulur: “Ne zaman geldin?” → “When did you arrive?”
“Hiç Japonya'ya gittin mi?” bir deneyim sorusudur ve been ile sorulur (gidip dönmek). Gone, birinin gittiğini ve hâlâ orada olduğunu anlatır.
“Hiç suşi yemedim” cümlesinde Türkçe hem “hiç” hem olumsuz fiil kullanır. İngilizcede never zaten olumsuzdur: have never ya da haven't ever, ikisi birden değil.
Türkçede geçmişteki her şey için “-di” kullanılır: “Anahtarlarımı kaybettim”, “Hiç suşi yedin mi?”, “Henüz bitirmedim”, “Dün onu gördüm”
İngilizcede seçimi zaman belirler. Bugüne kadarki deneyimler, şimdiki sonuçlar ve henüz olmamış şeyler için present perfect kullanılır: “I've lost my keys”, “Have you ever eaten sushi?”, “I haven't finished yet”. Belirli, bitmiş bir zaman varsa past simple kullanılır: “I saw him yesterday.” (Gündelik Amerikan İngilizcesinde “Did you eat yet?” gibi cümleler de duyulur.)
“Geçen hafta bu filmi gördüm”, “Ne zaman geldin?”: Türkçede yakın ya da uzak, geçmişteki her an aynı biçimle söylenir
Present perfect “yakın geçmiş” demek değildir. Zamanı belli ve bitmiş bir olay için past simple kullanılır, olay ne kadar yakın olursa olsun: “I saw that movie last week”, “When did you arrive?”. “I have seen that movie last week” ve “When have you arrived?” yanlıştır.
“Beş yıldır burada yaşıyorum”, “2019'dan beri burada yaşıyorum”: Türkçede “-dir” ve “-den beri” ile şimdiki zaman kullanılır
İngilizcede geçmişte başlayıp hâlâ süren bir durum için present perfect gerekir: “I've lived here for five years”; “I live here for five years” ya da “I am living here since five years” yanlıştır. “-dir” ile söylenen bir süre for ile, “-den beri” ile söylenen bir başlangıç noktası since ile kullanılır: for five years, since 2019.
“hiç”, “zaten / çoktan”, “henüz / daha”, “az önce / yeni”
Bu zarflar İngilizcedeki anahtar kelimelere iyi karşılık gelir: hiç → ever (soruda) / never (olumsuz anlamda), zaten / çoktan → already, henüz / daha → yet (cümlenin sonunda), az önce / yeni → just (have ile participle arasında). Bu kelimelerden birini Türkçede kullanıyorsan, İngilizcede büyük ihtimalle present perfect gerekir.
💡 Bitmiş bir zaman (yesterday, last week, in 2019, ago) var mı ya da when ile mi soruyorsun? O zaman past simple.
💡 Belirli bir zaman yoksa (deneyimler, sonuçlar, “hiç”, “zaten”, “henüz”): Türkçede “-di” desen bile present perfect.
💡 “Beş yıldır” → for five years; “2019'dan beri” → since 2019; ikisi de present perfect ile.
💡 “Az önce geldim” → I've just arrived.
"Have you seen the new café downtown?"
"Not yet — I've heard it's really good, though."
"We should go. Have you eaten lunch already?"
"No, I haven't. Let's go now, actually."
Alıştırma 1 · Doğru biçimi seç
I ___ my keys — can you help me find them? (British English)
Alıştırma 2 · Doğru biçimleri seç
___ you ever ___ to Japan?
Alıştırma 3 · Doğru biçimi seç
She ___ this movie three times already.
Alıştırma 4 · Doğru kelimeyi seç
We haven't finished the report ___.
Alıştırma 5 · Doğru biçimleri seç
He ___ just ___ the news.
Alıştırma 6 · Doğru kelimeyi seç
I've ___ eaten sushi.
Alıştırma 7 · Doğru biçimi seç
How many books ___ this year?
Alıştırma 8 · Cümleyi present perfect ile tamamla
Complete: She ___ (finish) her homework already.
Alıştırma 9 · Cümleyi olumsuz present perfect ile tamamla
Complete: They ___ (not/arrive) yet.
Alıştırma 10 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 11 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “-dir” ve şimdiki zaman
Turkish: “Beş yıldır burada yaşıyorum.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
We ___ already ___ dinner.
Present perfect continuous
Present perfect continuous (have/has been + -ing): “İki saattir ders çalışıyorum” gibi hâlâ süren eylemler ve görünen sonuçlar için. -iyor tuzağına dikkat.
Present continuous
Present continuous (be + -ing): nasıl kurulur, şu an olanlar ve geçici durumlar için ne zaman kullanılır, durum fiilleri neden bu biçimi almaz.
Present simple (geniş zaman)
Present simple: alışkanlıklar, genel gerçekler ve sabit saatler için. -s eki, do/does ile olumsuz ve soru cümleleri, Türkçedeki -iyor tuzağı.
Bağlayıcı fiiller (linking verbs)
İngilizcede bağlayıcı fiiller (be, seem, become, feel, look, taste) özneyi bir betimlemeye bağlar. Neden arkalarından zarf değil, sıfat gelir?