Phrasal verb'ler: temel bilgiler

A2 · TemelPhrasal verb'ler

wake up, give up, look up: bir fiil ve küçük bir kelime (up, down, out) birlikte yeni bir anlam oluşturur; Türkçede bu anlam çoğu zaman tek bir fiille söylenir.

Neler öğreneceksin

  • Bir phrasal verb, bir fiil ve bir ya da daha fazla parçacıktan oluşur (up, down, out, off, on, away gibi kısa kelimeler)
  • Parçacık yalnızca yer bildiren bir edat değildir: fiille birlikte yeni, bazen hiç beklenmedik bir anlam oluşturur
  • Bazı phrasal verb'ler gerçek anlamlıdır (sit down = oturmak), birçoğu ise deyimseldir (give up = vazgeçmek, pes etmek)
  • Türkçede çoğu zaman tek bir fiil yeter (uyanmak, kapatmak, büyümek); bu yüzden İngilizcede parçacığı unutma

Phrasal verb nedir?

Phrasal verb, bir fiil ile bir parçacığın (up, down, out, off, on, away ya da in gibi kısa bir kelimenin) birlikte tek bir anlam birimi oluşturmasıdır. İki kelime gibi görünür, ama çoğu zaman tek bir kelime gibi çalışır.

Türkçede böyle bir yapı yoktur: İngilizcede wake up, give up ya da turn off denen yerde sen tek bir fiil kullanırsın: “uyanmak”, “pes etmek”, “kapatmak”. Bu yüzden parçacığı unutmak ya da up, off veya out kelimelerinin anlamı değiştirdiğini fark etmemek kolaydır. Her phrasal verb tek bir kelimeymiş gibi öğrenilmeli.

"wake up (uyanmak)"
"give up (pes etmek, bir şeyi bırakmak)"
"look up (bir bilgiye bakmak, örneğin sözlükte)"

Gerçek ve deyimsel anlam

Bazı phrasal verb'ler, tek tek kelimelerin anlamına yakın kalır: bu gerçek anlamlı kullanımdır. Birçoğu ise yeni, deyimsel bir anlam kazanır; bu anlam yalnızca fiile ve parçacığa bakarak tahmin edilemez.

Türkçe fiili doğrudan çevirmeye dikkat et: sabah yataktan “kalkmak” get up olur (stand up, örneğin sandalyeden ayağa kalkmaktır); “sözlükte bir kelimeye bakmak” look up olur (look for kaybolan bir şeyi aramaktır); bir yerde “büyümek” grow up olur; bir “formu doldurmak” fill out olur (İngiliz İngilizcesinde fill in da denir); televizyonu “açmak” ve “kapatmak” ise open ve close değil, turn on ve turn off olur. Müziğin sesini “kısmak” da turn down olur. Çoğu zaman tek kelimelik bir eş anlamlı da vardır, örneğin call off yerine cancel: doğrudur, ama phrasal verb karşılığından daha resmî durur.

"Literal anlam: Sit down, please. (oturmak)"
"Deyimsel anlam: I'll never give up on my dream. (asla vazgeçmemek)"

Bir fiil, birçok parçacık, birçok anlam

Aynı temel fiil farklı parçacıklarla birleşip birbirinden çok farklı phrasal verb'ler oluşturabilir. Bu yüzden onları öğrenmek zaman alır: her birleşim aslında ayrı bir kelimedir.

Türkçede de buna benzer bir şey vardır: “çıkmak” fiili önüne gelen kelimeye göre bambaşka anlamlar kazanır: “yola çıkmak”, “ortaya çıkmak”, “karşı çıkmak”, “işten çıkmak”. Phrasal verb'leri de böyle bütün olarak, tercihen bir örnek cümleyle öğren.

"take off (havalanmak / giysiyi çıkarmak / birden başarılı olmak)"
"take up (yeni bir hobiye başlamak)"
"take back (bir şeyi iade etmek / sözünü geri almak)"

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"I woke up early to catch the train."
"She finally gave up trying to fix the old car."
"Can you turn down the volume a little?"
"The plane took off right on schedule."

Dikkat

✗I woke on early this morning.
✓I woke up early this morning.

wake, on ile değil up ile kullanılır: her phrasal verb kendi sabit parçacığıyla kullanılır. Onu her zaman bir bütün olarak öğren.

✗She gave trying to fix the car.
✓She gave up trying to fix the car.

up olmadan give yalnızca “vermek” demektir. “Vazgeçmek, pes etmek” anlamı ancak parçacıkla ortaya çıkar.

✗I grew in a small village.
✓I grew up in a small village.

Çocukluğunu bir yerde geçirmek anlamındaki “büyümek” grow up olur. up olmadan grow daha çok boyutça büyümek ya da bir şey yetiştirmek demektir.

✗The TV is too loud. Turn down it, please.
✓The TV is too loud. Turn it down, please.

Nesne bir zamirse (it, me, them) fiil ile parçacığın arasına girer: turn it down, put it on. İsimle iki sıra da olur: turn down the TV / turn the TV down.

✗Can you open the TV?
✓Can you turn on the TV?

Türkçedeki “televizyonu açmak” cihazlar için turn on olur; kapatmak ise turn off. open yalnızca kapı, pencere, kutu gibi şeyler için kullanılır.

✗Please fill this form before you leave.
✓Please fill out this form before you leave.

“Formu doldurmak” fill out (İngiliz İngilizcesinde fill in) olur. Parçacığı unutma.

Türkçeyle karşılaştırma

Türkçede İngilizcedeki fiil + parçacık anlamını tek bir fiil verir: “uyanmak”, “büyümek”, “kapatmak”, “havalanmak”

Yalnızca fiili çevirirsen parçacık kaybolur ve anlam değişir: “Küçük bir köyde büyüdüm” → “I grew up in a small village”; “I grew in a small village” ise sanki bir bitkiymişsin gibi orada boy attığını anlatır. “She gave up trying to fix the car” cümlesinde de durum aynı: up olmadan give yalnızca “vermek” demektir.

Türkçede televizyonu, ışığı, radyoyu “açar” ve “kapatırsın”

İngilizcede cihazlar için open ve close kullanılmaz: “turn on the TV”, “turn off the light” (ya da switch on / switch off). open ve close kapı, pencere, kutu gibi gerçekten açılıp kapanan şeyler içindir. “Open the TV” bu yüzden yanlıştır. Sesi açmak ve kısmak da turn up ve turn down olur.

Türkçede nesne zamiri fiilden önce gelir: “Onu kapat”, “Beni geri ara”

İngilizcede turn off, turn down ya da call back gibi phrasal verb'lerde nesne bir zamirse (it, me, them), fiil ile parçacığın arasına girer: “Turn it off”, “Turn it down”, “Call me back”. “Turn off it” yanlıştır. Nesne bir isimse iki sıra da olur: “turn off the TV” ya da “turn the TV off”.

💡 Türkçede tek fiil olan yerde İngilizce çoğu zaman fiil + parçacık ister: büyümek → grow up, uyanmak → wake up, kapatmak → turn off.

💡 Nesne bir zamirse fiil ile parçacığın arasına girer: turn it off, turn off it değil.

💡 Yataktan kalkmak get up, sözlükte bakmak look up, formu doldurmak fill out, televizyonu açmak ise turn on olur.

Gerçek hayatta: plan yapmak

"What time should we meet up tomorrow?"

"How about we set off around nine, so we don't hold everyone up?"

"Sounds good. I'll look up the bus times tonight."

"Great — let's catch up properly once we get there."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru parçacığı seç

What time do you usually wake ___ ?

Alıştırma 2 · Doğru parçacığı seç

Can you turn ___ the music? It's too loud.

Alıştırma 3 · Doğru parçacığı seç

I need to give ___ smoking this year.

Alıştırma 4 · Doğru parçacığı seç

Please fill ___ this form before you leave.

Alıştırma 5 · Doğru anlamı seç

What does 'give up' mean?

Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç

Which sentence uses 'look up' with its idiomatic meaning?

Alıştırma 7 · Doğru cevabı seç

A phrasal verb is made of a verb plus:

Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla

Fill in the missing particle: The meeting was called ___ because of the weather. (cancelled)

Alıştırma 10 · Cümleyi tamamla

Fill in the missing particle: Please sit ___ and make yourself comfortable.

Alıştırma 11 · Kelimeleri sıraya koy

???????

Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “televizyonu açmak”

Turkish: “Televizyonu açar mısın?” Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

What time did you get ___ this morning?

Neler öğrendin

  • Phrasal verb = fiil + parçacık (up, down, out, off, on, away); birlikte tek bir anlam birimi oluştururlar.
  • Bazıları gerçek anlamlıdır (sit down), birçoğu deyimseldir (give up, “birden başarılı olmak” anlamında take off).
  • Aynı fiil başka bir parçacıkla bambaşka bir anlam kazanır: her birleşimi yeni bir kelime gibi öğren.
  • Türkçede tek fiil olan yerde parçacığı unutma: grow up, get up, turn off.
  • turn off gibi fiillerde zamir, fiil ile parçacığın arasına girer: turn it off. Bunun istisnaları da var; onları “Phrasal verb'ler: ayrılabilen ve ayrılamayan” dersinde göreceksin.
Bu kategorideki tüm dersleri gör