Parçacıklar ve anlamları

B1 · OrtaPhrasal verb'ler

eat up, find out, carry on: aynı parçacık birçok farklı phrasal verb içinde benzer bir anlam taşır. Bu kalıbı tanırsan yeni fiillerin anlamını daha kolay tahmin edersin.

Neler öğreneceksin

  • up çoğu zaman “tamamen, sonuna kadar” anlamı katar: eat up, use up, finish up, clean up; tıpkı Türkçedeki “yiyip bitirmek” gibi
  • out çoğu zaman “öğrenmek, çözmek” anlamı katar: find out, figure out, work out, sort out
  • out “yok olmak, tükenmek” anlamına da gelebilir: die out, burn out, run out
  • on çoğu zaman “devam etmek” anlamı katar: carry on, go on, keep on; ardından with gelir, to değil

Parçacıklar rastgele değildir

Sonuçta her phrasal verb tek tek öğrenilmek zorunda. Ama birçok parçacık onlarca fiile benzer bir anlam katar. Bu kalıpları tanırsan yeni bir phrasal verb gördüğünde anlamını tahmin etmek ve onu hatırlamak çok daha kolaylaşır.

Türkçede böyle parçacıklar yoktur: bu anlam ayrı bir fiilin içindedir (“öğrenmek”, “devam etmek”, “yok olmak”, “bitmek”). Bu yüzden up, out ve on başta yalnızca yön bildiren kelimeler gibi görünür (“yukarı”, “dışarı”, “üstünde”). Püf noktası, onları yer olarak çevirmeyi bırakıp anlam ipucu olarak görmektir: up = tamamen, out = bulup ortaya çıkarmak ya da yok olmak, on = devam etmek.

"up = tamamlama: eat up, use up, clean up, finish up"
"out = öğrenmek, çözmek: find out, figure out, work out"

up: bir şeyi tamamen yapmak

Birçok fiille up, bir işin yarım değil, tamamen, sonuna kadar ya da iyice yapıldığını gösterir. (up kelimesinin elbette başka anlamları da vardır: “yukarı” ya da “daha yüksek, daha güçlü”, örneğin turn up the music.)

Burada Türkçe sana yardım eder: “hepsini, sonuna kadar” anlamını sen de fiile katarsın: “Sebzelerini bitir”, “Çayını içip bitirdi”, “Bütün boyayı tükettik”, “Odanı iyice topla”. Türkçede “bitirmek” ya da “-ip bitirmek” dediğin yerde İngilizcede çoğu zaman up gelir: “Eat up your vegetables”, “We used up all the paint”. Bunun için out kullanma: eat out “dışarıda yemek yemek” demektir.

"Eat up your vegetables. (hepsini ye, bitir)"
"We used up all the paint. (hiç kalmadı)"
"Clean up your room. (iyice topla)"

out: öğrenmek, çözmek ya da yok olmak

out kelimesinin çok sık görülen iki anlamı vardır: bir şeyi öğrenmek ya da çözmek (find out, figure out, sort out, work out) veya yok olmak, bitmek, tükenmek (die out, burn out, run out).

Türkçede bunlar ayrı fiillerdir: find out = öğrenmek, haber almak; figure out / work out = çözmek, anlamak, bulmak; die out = yok olmak, ortadan kalkmak; run out = bitmek, tükenmek. run out iki yapıyla kullanılır: “The coffee has run out.” (“Kahve bitti”) ya da, çok daha sık, kişi özne olarak: “We've run out of coffee.” (“Kahvemiz bitti” ya da “Kahvesiz kaldık”). Bu ikinci yapıda biten şeyden önce her zaman of gelir.

"I need to find out what happened."
"The old custom eventually died out."
"We've run out of coffee."

on: devam etmek

on çoğu zaman bir eylemin sürdüğünü gösterir, özellikle de zorluklara rağmen ya da bir kesintiden sonra.

Türkçede bunu “devam etmek” ya da “-ip durmak” ile söylersin: carry on = devam etmek, sürdürmek; go on = devam etmek, sürmek; keep on trying = denemeye devam etmek. Dikkat: Türkçede “işine devam et” dersin ve “-e” ekini kullanırsın, ama İngilizcede bu ek to olmaz. Devam edilen şeyden önce with gelir: “Please carry on with your work”, “carry on to your work” değil.

"Please carry on with your work."
"Despite the rain, the match went on."
"Keep on trying — you're close."

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"Finish up your coffee — we need to leave soon."
"It took hours, but they finally figured out the puzzle."
"The old factory eventually burned out and closed down."
"Even after the setback, she carried on with the project."

Dikkat

✗Eat out your vegetables before dessert.
✓Eat up your vegetables before dessert.

“Hepsini bitir” anlamı için up kullanılır, out değil. eat out “dışarıda, bir restoranda yemek” demektir.

✗Please carry on to what you were saying.
✓Please carry on with what you were saying.

“Söylediğine devam et” cümlesindeki “-e” ekini to diye çevirme. Devam edilen şeyden önce with gelir.

✗I need to find in what happened.
✓I need to find out what happened.

find out = öğrenmek, haber almak. Parçacığı rastgele tahmin etme: bulup ortaya çıkarma anlamını out verir.

✗We've run out coffee.
✓We've run out of coffee.

“Kahvemiz bitti”: kişi özne olduğunda biten şeyden önce of gelir.

Türkçeyle karşılaştırma

Türkçede “tamamen” anlamını fiil katar: “Sebzelerini bitir”, “Kahvesini içip bitirdi”, “Kitabı okuyup bitirdim”

“Bitirmek” ve “-ip bitirmek” bir eylemin sonuna kadar yapıldığını söyler; birçok phrasal verb içinde up da tam olarak bu işi görür: “Eat up your vegetables”, “Drink up your water before we leave”, “We used up all the paint”. Her fiil için geçerli bir kural değildir, ama iyi bir ipucudur: Türkçede “yiyip bitirmek” diye düşünüyorsan İngilizcede up ara.

Türkçede “dışarı”, “yukarı”, “üstüne” yalnızca bir yer ya da yön bildirir

Bir phrasal verb içinde parçacık çoğu zaman bir yer bildirmez. find out “dışarıda bulmak” değil, “öğrenmek” demektir; die out da “dışarıda ölmek” değil, “yok olmak” demektir. Bu yüzden parçacığı rastgele tahmin etme (“find in”): her parçacığın kattığı anlamı öğren.

Türkçede devam edilen şey “-e” ekini alır: “İşine devam et”, “Söylediğine devam et”

İngilizcede bu “-e” eki to olmaz. carry on ve go on ile devam edilen şeyden önce with gelir: “Please carry on with your work”. Bir eylem söz konusuysa -ing biçimi de kullanılabilir: “Keep on trying”, “She went on talking”. “Carry on to your work” yanlıştır.

Türkçede biten şey öznedir: “Kahvemiz bitti”, “Sütümüz kalmadı”

İngilizcede de böyle denebilir: “The coffee has run out.” Ama çok daha yaygın olanı kişiyi özne yapmaktır: “We've run out of coffee.” Bu yapıda biten şeyden önce of şarttır; “We've run out coffee” yanlıştır.

💡 Türkçede “yiyip bitirmek”, “içip bitirmek” diyorsan up düşün: eat up, drink up.

💡 out = öğrenmek, çözmek (find out) ya da bitmek, yok olmak (run out, die out); on = devam etmek (carry on).

💡 “Bir şeye devam etmek” → carry on with / go on with; “-e” eki to olmaz.

Gerçek hayatta: bir gizemi çözmek

"Did you ever find out who sent that anonymous message?"

"Not yet — I'm still trying to figure it out."

"Let me know if you sort it out. It's such a strange situation."

"I will — I'm not giving up until I work out what's really going on."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru anlamı seç

In 'eat up', 'finish up', and 'use up', the particle 'up' usually suggests:

Alıştırma 2 · Doğru anlamı seç

In 'find out', 'figure out', and 'work out', the particle 'out' usually suggests:

Alıştırma 3 · Doğru parçacığı seç

Which particle usually suggests stopping or disappearance, as in 'die out' and 'burn out'?

Alıştırma 4 · Doğru anlamı seç

In 'carry on' and 'go on', the particle 'on' usually suggests:

Alıştırma 5 · Doğru parçacığı seç

Please finish ___ your homework before dinner. (complete it fully)

Alıştırma 6 · Doğru parçacığı seç

It took a while, but we finally figured ___ the problem. (solved it)

Alıştırma 7 · Doğru parçacığı seç

Please carry ___ with what you were saying. (continue)

Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence, using the completion sense of 'up'.

Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla

Fill in the particle that suggests completion: We need to clean ___ the kitchen before guests arrive.

Alıştırma 10 · Cümleyi tamamla

Fill in the particle that suggests discovering or solving something: I need to sort ___ what happened.

Alıştırma 11 · Fiilleri parçacığın anlamına göre gruplara ayır

eat up
use up
find out
sort out
clean up
figure out
finish up
work out

0 / 8 yerleştirildi

Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “-e devam etmek”

Turkish: “Lütfen söylediğine devam et.” Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

The tradition slowly died ___ over the generations. (disappeared)

Neler öğrendin

  • up çoğu zaman “tamamen” anlamı katar: eat up, use up, finish up, clean up; Türkçedeki “yiyip bitirmek” gibi.
  • out çoğu zaman “öğrenmek, çözmek” (find out, figure out) ya da “yok olmak, bitmek” (die out, run out) anlamı katar.
  • on çoğu zaman “devam etmek” anlamı katar: carry on, go on, keep on; devam edilen şeyden önce with gelir.
  • Parçacıklar yön bildirmez: onları yer olarak çevirmek yerine kattıkları anlamı öğren.
Bu kategorideki tüm dersleri gör