It is said that… / She is said to… Söyleneni, sanılanı ya da düşünüleni aktarmanın iki yolu: Türkçedeki “…olduğu söyleniyor” ve “-mış” yapılarının İngilizce karşılığı.
Neler öğreneceksin
İngilizcede, bir iddiayı, tahmini ya da görüşü kimin dile getirdiğini tam söylemeden aktarmak için iki edilgen yapı vardır. Haberlerde, söylentilerde ve genel bilgilerde çok kullanılırlar. Türkçede bunun için “…olduğu söyleniyor”, “söylendiğine göre”, “iddiaya göre” dersin ya da “-mış” ekini kullanırsın (“Şirket zor durumdaymış”).
Aşağıdaki iki cümle de “Şirketin zor durumda olduğu söyleniyor” anlamına gelir: “It is said that the company is struggling.” “The company is said to be struggling.” to be struggling biçimi, bu durumun şu anda yaşandığını gösterir.
Gündelik konuşmada kısaca “People say…” ya da “Apparently…” da denir. Edilgen yapılar daha nesnel bir hava verir ve daha çok haberlerde, raporlarda ve resmî yazılarda kullanılır.
Bu yapı Türkçedeki “…olduğu söyleniyor” / “…olduğuna inanılıyor” kalıbına çok benzer: it + edilgen fiil + that ile başlayan tam bir yan cümle. “It is reported that the road will be closed tomorrow.” (Yolun yarın kapatılacağı bildiriliyor.) “It is thought that prices will rise next year.” (Fiyatların gelecek yıl artacağı düşünülüyor.)
En büyük fark: Türkçede “söyleniyor” fiilinin bir öznesi yoktur, ama İngilizcede her cümlenin bir özneye ihtiyacı vardır. Bu yüzden cümle her zaman It ile başlar: “It is said that…”, asla “Is said that…” değil.
Kelime sırası da Türkçenin tersidir: Türkçede aktarılan bilgi önce gelir, “söyleniyor” sonda durur. İngilizcede önce “It is said” gelir, sonra that ve aktarılan bilgi. That, edilgen fiilden hemen sonra gelir; cümlenin sonuna gitmez. Gündelik İngilizcede that düşebilir (“It's said the restaurant is excellent”), resmî dilde genellikle kalır. Sık kullanılan fiiller: say, believe, think, report, know, expect, understand, consider, allege. Bu yapı doğru ve yaygındır, ama biraz resmî ve mesafeli durur.
Burada yan cümlenin öznesi (hakkında bilgi aktarılan kişi ya da şey) temel cümlenin öznesi olur ve ardından to ile bir mastar gelir: “It is believed that she is one of the best” → “She is believed to be one of the best”. Bu yapıda that ile başlayan bir yan cümle yoktur.
Türkçede buna benzer bir yapı yok (kimse “O, en iyilerden biri olmaya inanılıyor” demez), bu yüzden ilk başta tuhaf gelebilir. Ama İngilizcede çok olağandır ve çoğu zaman daha şık durur. “Alanında en iyilerden biri olduğuna inanılıyor” → “She is believed to be one of the best in her field.” “Takımın şampiyon olması bekleniyor” → “The team is expected to win the championship.”
“-mış” ekine de dikkat: “Yeni müdür çok sertmiş” cümlesini “The new manager is very strict” diye çevirirsen, bunun duyduğun bir bilgi olduğu kaybolur. Duyduğun bir bilgiyi aktarmak için is said / is believed + to kullan: “She is said to be very strict.”
Olay, hakkında konuşulan andan önce olduysa perfect mastar gerekir: to have + past participle. “Ülkeden ayrıldığı düşünülüyor” → “He is thought to have left the country.” “Şüphelinin araçla kaçtığına inanılıyor” → “The suspect is believed to have fled by car.”
Burada Türkçe seni yanıltabilir: “ayrıldığı”, “olduğu” gibi -dığı biçimleri hem şimdiki hem de geçmiş durumlar için kullanılır ve zamanı açıkça göstermez. İngilizcede bu ayrımı mastar yapar. Basit to-infinitive (to leave, to flee) şimdiyi ya da geleceği anlatır: “He is thought to leave the country” kulağa sanki henüz gitmemiş gibi gelir. Edilgen bir olay için: “The painting is believed to have been stolen” (to have been + past participle).
“Söyleniyor” Türkçede öznesiz kullanılır, ama İngilizce cümlenin bir özneye ihtiyacı vardır: It is said that…
“Kaçtığına inanılıyor” geçmişi anlatıyor diye to kelimesinden sonra fiilin geçmiş biçimini koyma: to kelimesinden sonra fiil hep yalın hâlde kalır. Geçmiş için to have + past participle kullan.
Kişili yapıda that ile başlayan bir yan cümle değil, to ile bir mastar gelir. That yalnızca it ile kurulan kişisiz yapıda kullanılır.
“Ayrıldığı düşünülüyor” geçmişte olmuş bir şeyi anlatır; bunun için to have + past participle gerekir. Basit to-infinitive şimdiyi ya da geleceği anlatır.
“Söyleniyor” kelimesindeki -iyor ekini -ing ile çevirme: “It is saying” “o söylüyor” demektir. Burada edilgen gerekir: is said (be + past participle).
“Bana söylendi ki…” cümlesini kelimesi kelimesine çevirme. Kişiye söylenen bir şey için kişi özne olur ve tell kullanılır: I was told that…
“…olduğu söyleniyor”, “…olduğuna inanılıyor”, “…olduğu biliniyor”: Türkçede edilgen fiilin öznesi yoktur
İngilizcede buna denk düşen bir yapı var, ama boş bir özneye ihtiyaç duyar: it. Sıra da tersine döner: “Restoranın çok iyi olduğu söyleniyor” → “It is said that the restaurant is excellent”, “Is said that the restaurant is excellent” değil.
Türkçede duyduğun bir bilgiyi “-mış” ekiyle aktarırsın: “Yeni müdür çok sertmiş”, “Şüpheli araçla kaçmış”
İngilizcede fiilin böyle bir eki yok. Bilginin duyulmuş olduğunu göstermek için is said / is believed / is thought + to kullanılır: “She is said to be very strict.”, “The suspect is believed to have fled by car.” Geçmişte olmuş bir şey için to kelimesinden sonra geçmiş biçim gelmez: “to fled” değil, “to have fled”.
Türkçede “Onun yetenekli olduğuna inanılıyor” dersin; kişiyi özne yapan bir edilgen yapı yoktur
Bu yüzden kişili yapı (“She is believed to be talented”) ilk başta tuhaf görünür, ama tamamen doğaldır. Yapamayacağın tek şey ikisini karıştırmaktır: ya “It is believed that she is talented”, ya da “She is believed to be talented”; asla “She is believed that she is talented” değil.
“Ülkeden ayrıldığı düşünülüyor”, “Zor durumda olduğu söyleniyor”: -dığı biçimi zamanı açıkça göstermez
İngilizcede kişili yapıda zamanı mastar gösterir: şimdiki ya da gelecekteki bir durum için to + fiil (is said to be), geçmişte olmuş bir şey için to have + past participle (is thought to have left). Olay geçmişteyse have eklemeyi unutma.
💡 “…olduğu söyleniyor” → It is said that… (It kelimesini unutma).
💡 “-mış” ile aktarılan bilgi (“sertmiş”, “kaçmış”) → is said / is believed + to; geçmiş için “to fled” değil, to have fled.
💡 Geçmişte olmuş bir şey (“ayrıldığı düşünülüyor”) → is thought to have + past participle.
💡 Ya It is said that + yan cümle, ya da özne + is said to + mastar; ikisini karıştırma.
"Did you hear the rumors about the new manager?"
"Yeah, she's said to be really strict."
"Really? It's also reported that she completely reorganized her last team."
"Guess we'll find out soon enough."
Alıştırma 1 · Doğru kişisiz yapıyı seç
Choose the correct impersonal passive reporting structure.
Alıştırma 2 · Doğru kişili yapıyı seç
Choose the correct personal passive reporting structure.
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 5 · Geçmişte olmuş bir şey için doğru yapıyı seç
Choose the correct personal structure for a past event.
Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 9 · Cümleyi it ile kişisiz yapıda yeniden yaz
Rewrite using the impersonal passive: 'People say that the restaurant is excellent.'
Alıştırma 10 · Cümleyi kişili yapıda yeniden yaz
Rewrite using the personal passive: 'People believe that she is very talented.'
Alıştırma 11 · Gruplara ayır: kişisiz mi, kişili mi?
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: geçmişte olmuş bir şeyi aktarmak
Turkish (news report): “Şüphelinin araçla kaçtığı düşünülüyor.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
İleri düzey edilgen yapılar
İleri düzey edilgen yapı: kişi özne olarak (I was given a book), edilgen mastar, being ile edilgen ve needs to be done. Türkçeden gelen tipik hatalar.
Have / get something done (bir şey yaptırmak)
Have/get something done: başkasına yaptırdığın işler için ettirgen yapı. Türkçedeki “kestirdim, boyattım” gibi; ama make ile değil, have/get ile kurulur.
Get ile edilgen yapı
Get ile edilgen yapı: ani ve beklenmedik olaylar için be yerine get + past participle. “Telefonumu çaldırdım” İngilizcede nasıl söylenir?
Passive voice: tüm zamanlarda edilgen yapı
Tüm zamanlarda edilgen yapı: past participle hiç değişmez, yalnızca be değişir. “Tamir ediliyor” neden is being repaired olur, “must completed” neden yanlış?