I was given a book. This needs to be fixed. Temel edilgen yapının ötesi: Türkçenin farklı çalıştığı ve bazen çok yardımcı olduğu noktalar.
Neler öğreneceksin
Temel edilgen yapıyı (is done, was done) öğrendiysen, sırada birkaç ileri düzey kalıp var: iki nesne alan fiillerde kişinin özne olması, edilgen mastar, being ile kurulan edilgen biçimler ve çok sık kullanılan needs to be done yapısı.
Türkçede edilgen eki -il- / -in- neredeyse her yere eklenebilir: “tamir ediliyor”, “tamir edilmesi gerekiyor”, “sözümün kesilmesi”. Bu sana çok yardımcı olur. Asıl fark, kimin özne olabildiğinde: Türkçede bir şeyi alan kişi her zaman “bana, ona, bize” biçiminde kalır.
İki nesne alan fiillerde (give, send, offer, show, tell) bir kişi (dolaylı nesne) ve bir şey (doğrudan nesne) vardır. Türkçede kişi edilgen bir cümlenin öznesi olamaz: “Ben bir kitap verildim” denmez, “Bana bir kitap verildi” denir. İngilizcede ise en doğal seçenek kişiyi özne yapmaktır: “I was given a book.” “She was told the news yesterday.”
Şöyle düşünebilirsin: İngilizcede kişi, “Bir kitap aldım” ya da “Bir davetiye aldık” cümlelerindeki gibi, olayı yaşayan özne olur. “Bize bir davetiye gönderildi” → “We were sent an invitation.” “Bana harika bir fırsat sunuldu” → “I was offered a great opportunity.” “Bana söylendi ki…” de aynı şekilde: “I was told that…”, “It was said me…” değil.
Şeyi özne yapan cümle de doğrudur, ama kişiden önce to gerekir ve kulağa genellikle daha resmî, daha katı gelir: “A book was given to me.” Türkçedeki “bana” biçimini olduğu gibi taşıyan cümleler yanlıştır: başa boş bir it koymak (“It was given to me a book”) ya da kişiyi özne yaptıktan sonra bir de to eklemek (“I was given to a book”).
Bazı fiillerden sonra edilgen mastar (to be + past participle) gelir. Türkçede bunun karşılığı edilgen ekli “-ilmesi” biçimidir: “Bunun tamir edilmesi gerekiyor” → “This needs to be fixed.” Ama Türkçede “Bunu tamir etmek lazım” da çok doğaldır ve “This needs to fix” hatası buradan gelir. Bu cümle, o şeyin kendisinin bir şeyi tamir etmesi gerektiğini söyler.
hate, like, enjoy, avoid ve mind gibi fiillerden sonra genellikle edilgen -ing biçimi (being + past participle) gelir: “He hates being told what to do.” Türkçede bu da edilgen ekle kurulur: “Kendisine ne yapacağının söylenmesinden nefret ediyor”, “Sözümün kesilmesinden hoşlanmam.” Edilgen eki unutup “I don't like to interrupt” dersen, başkalarının sözünü kesmeyi sevmediğini söylemiş olursun. hate ve like fiillerinden sonra edilgen mastar da mümkündür (“He hates to be told what to do”); enjoy, avoid ve mind fiillerinden sonra ise yalnızca being gelir.
Aynı being + past participle biçimi sürmekte olan edilgen yapıda da kullanılır: “The car is being repaired right now.” Türkçedeki “Araba şu anda tamir ediliyor” ile birebir aynı mantık: -il- → be + past participle, -iyor → being. “The car is repairing” arabanın bir şeyi tamir ettiğini söyler. being olmadan “The car is repaired” ise “Araba tamir edilmiş, hazır” gibi bir sonuç bildirir ve right now ile uyuşmaz.
Bir şeyin yapılması gerektiğini, kimin yapacağını söylemeden anlatmanın çok yaygın bir yoludur; Türkçedeki “Planın yeniden düşünülmesi gerekiyor” ya da “Bu raporun gözden geçirilmesi lazım” gibi: “The plan needs to be reconsidered.” “This report needs to be revised.”
to be kısmını atlama: “This report needs revised” bazı bölgesel ağızlarda (örneğin İskoçya'da ve ABD'nin bazı yerlerinde) duyulur, ama standart İngilizcede yanlıştır. Standart bir alternatif needs + -ing biçimidir: “This report needs revising.” to be kısmından sonra fiilin üçüncü hâlini (past participle) kullanmayı da unutma: to be revised, to be revise değil. Etken mastara da dikkat: “This needs to fix” “bunun tamir edilmesi lazım” anlamına gelmez.
“Bana bir kitap verildi” kelimesi kelimesine çevrilmez. İngilizcede kişiyi özne yap: I was given…
Kişi özne olduğunda şeyden önce to gelmez. to + kişi yalnızca “A book was given to me” cümlesinde kullanılır.
“Bana söylendi ki…” → I was told that… Bilgiyi alan kişi özne olur ve fiil say değil, tell olmalı.
“Bunu tamir etmek lazım” cümlesini etken mastarla çevirme. Şey tamir edilecekse edilgen mastar gerekir: to be + past participle.
“Tamir ediliyor” süren bir işi anlatır: being gerekir. “Is repaired” kulağa bitmiş bir durum gibi gelir.
to be kısmından sonra fiilin üçüncü hâli (past participle) gelir: revised. needs revised da standart İngilizcede yanlıştır; needs revising ise doğrudur.
Anlatmak istediğin “Sözümün kesilmesinden hoşlanmam” ise, bu cümledeki edilgen eki unutma: being interrupted (ya da to be interrupted). “To interrupt” senin başkalarının sözünü kesmen demektir.
Türkçede bir şeyi alan kişi edilgen cümlede “-e/-a” ekiyle kalır ve özne olamaz: “Bana bir kitap verildi”, “Bize bir davetiye gönderildi”
İngilizcede kişi özne olabilir ve en doğal seçenek de budur: “I was given a book.” “We were sent an invitation.” “Bana” biçimini kelimesi kelimesine çevirirsen ya öznesiz ya da boş bir it ile başlayan yanlış bir cümle çıkar (“It was given to me a book”). İpucu: bir şeyi kimin aldığını sor ve onu özne yap: I, we, she…
Türkçede “Bana söylendi ki toplantı iptal olmuş” ya da “Bana haber verildi” gibi öznesiz edilgen cümleler çok doğaldır
İngilizcede tell, inform, ask gibi fiillerle kişi öznedir: “I was told that the meeting was cancelled.” “It was said me…” ya da “It was told me…” yanlıştır. it + said ancak kişi belirtilmeden kullanılır: “It is said that…” (“Söylendiğine göre…”).
Türkçede edilgen ek ile zaman eki yan yana gelir: “Araba şu anda tamir ediliyor”
Bu yapı sana yardımcı olur: -il- → be + past participle, -iyor → being. “The car is being repaired right now.” İkisinden birini unutursan anlam değişir: “The car is repairing” (araba bir şeyi tamir ediyor) ya da “The car is repaired” (araba tamir edilmiş durumda).
Türkçede hem “Bunun tamir edilmesi gerekiyor” (edilgen) hem de “Bunu tamir etmek lazım” (etken) denir; “Sözümün kesilmesinden hoşlanmam” cümlesinde de edilgen ek vardır
İngilizcede şey ya da kişi işi yapan değil, işten etkilenen olduğunda edilgen biçim gerekir: “This needs to be fixed.”, “This document needs to be signed.”, “I don't like being interrupted.” Türkçede “-ilmesi” diyebiliyorsan İngilizcede to be done ya da being done gerekir.
💡 “Bana verildi”, “Bize gönderildi”: kişiyi özne yap → I was given…, We were sent…
💡 “Tamir edilmesi gerekiyor” → it needs to be fixed; it needs to fix değil.
💡 “-iliyor” → is being done; “-ilmesi gerekiyor” → needs to be done.
"Did you hear? I was offered the team lead position."
"That's amazing, congratulations! When were you told?"
"This morning. It still needs to be officially announced, though."
"Well, you deserve it."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence (passivizing the indirect object).
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence (passive infinitive).
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence (continuous passive: being + past participle).
Alıştırma 4 · Daha doğal olan cümleyi seç
Choose the more natural sentence.
Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence (passive with two objects).
Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 9 · Cümleyi kişiyi özne yaparak yeniden yaz
Rewrite passivizing the indirect object: 'They gave her an award.'
Alıştırma 10 · Cümleyi edilgen mastarla yeniden yaz
Rewrite using a passive infinitive: 'This document needs someone to sign it.'
Alıştırma 11 · Cümleleri gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “Bize … gönderildi” cümlesini kelimesi kelimesine çevirmek
Turkish: “Bize bir davetiye gönderildi.” Which English passive sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
Söyleneni aktarmak: It is said that… / He is said to…
It is said that ve subject is said to: kaynağı söylemeden söylenti ve haber aktarmak. “…olduğu söyleniyor” ve “-mış” İngilizcede nasıl söylenir?
Have / get something done (bir şey yaptırmak)
Have/get something done: başkasına yaptırdığın işler için ettirgen yapı. Türkçedeki “kestirdim, boyattım” gibi; ama make ile değil, have/get ile kurulur.
Get ile edilgen yapı
Get ile edilgen yapı: ani ve beklenmedik olaylar için be yerine get + past participle. “Telefonumu çaldırdım” İngilizcede nasıl söylenir?
Passive voice: tüm zamanlarda edilgen yapı
Tüm zamanlarda edilgen yapı: past participle hiç değişmez, yalnızca be değişir. “Tamir ediliyor” neden is being repaired olur, “must completed” neden yanlış?