decide → decision. analyze → analysis. Because it is important → because of its importance. Fiilden isme: resmî İngilizcenin en önemli araçlarından biri.
Neler öğreneceksin
Nominalisation, bir fiili ya da sıfatı ona karşılık gelen isme çevirmek demektir. Resmî ve akademik metinler bunu sever, çünkü isme dönüşen bir fikir, koca bir yan cümle kullanmak yerine kısa bir paket hâlinde sunulabilir, üzerine konuşulmaya devam edilebilir ve başka fikirlerle bağlanabilir: “We decided quickly.” → “Our quick decision…”; “It is important.” → “its importance”.
Bu ilke sana tanıdık gelecektir: resmî, bürokratik ve akademik Türkçe çok fazla isim kullanır (“projenin hayata geçirilmesi”, “belgelerin incelenmesinin ardından”). Resmî İngilizce de nominalisation kullanır, ama çok daha az. “the implementation of the improvement of the analysis” gibi zincirler kulağa ağır gelir; çoğu zaman bir fiil daha açıktır (“an analysis of the data was carried out” yerine “we analyzed the data”).
Tipik ekler şunlardır: -tion/-sion (decide → decision, discuss → discussion, explain → explanation), -ment (improve → improvement, argue → argument), -al (arrive → arrival, refuse → refusal), -ance/-ence (perform → performance, important → importance) ve -ity (able → ability). Bazı biçimler düzensizdir: analyze → analysis, succeed → success, describe → description, grow → growth.
Burada Türkçe bazen yardımcı olur: Fransızcadan gelen -syon ile biten pek çok kelimenin İngilizcede bir -tion ikizi vardır (organizasyon → organization, motivasyon → motivation, prezentasyon → presentation). Ama Türkçedeki “analiz” kelimesine dikkat: İngilizcede isim analysis, fiil ise analyze; “an analyze” yanlıştır. “Açıklama” da explanation olarak yazılır, a harfinden sonra i olmadan (“explaination” değil). “decidement”, “arrivement” ya da “growment” gibi biçimler yoktur: her ismi ayrı bir kelime olarak öğren.
Yazımla ilgili bir ayrıntı: analyze Amerikan, analyse İngiliz yazımıdır; nominalize/nominalise gibi kelimelerde -ize İngiliz İngilizcesinde de sık görülür. İkisi de doğrudur; sadece metin boyunca aynı yazımı kullan.
Bir fiilin doğrudan nesnesi olabilir, bir ismin olamaz. Fiil isme dönüşünce eski nesne, ona bir edatla, genellikle of ile bağlanır: “We analyzed the data.” → “the analysis of the data”. Türkçede bu ilişkiyi tamlamayla kurarsın ve sıra terstir: “verilerin analizi”, “önerinin tartışılması”. İngilizcede önce isim, sonra of, en sonda eski nesne gelir. of kelimesini atmak (“the discussion the plan”) ya da Türkçedeki sırayı korumak (“the data's analysis”) kulağa yanlış ya da tuhaf gelir.
Artış ve azalışlarda (increase, rise, fall, reduction, decrease) değişen şey genellikle in ile gelir; burada Türkçedeki -de eki sana yardım eder: “fiyatlarda artış” = “an increase in prices”, “maliyetlerde azalma” = “a reduction in costs”. “Fiyatların artışı” dersen bile İngilizcede of ya da on değil, in kullanılır. Of, değişimin miktarını verirken kullanılır: “an increase of 5%” = “yüzde 5'lik bir artış”. Ayrıca fiyatlardan genel olarak söz ederken İngilizcede the kullanılmaz: “prices”, “the prices” değil. Bazı isimlerin edatları Türkçedeki hâl ekleriyle örtüşmez: “bu ürüne talep” → demand for (to değil), “bir şeye ilgi” → interest in (to değil); “üzerinde etki” ise influence on.
İngilizcede çoğu zaman edatsız bir isim tamlaması da kurabilirsin; niteleyen isim başa gelir: data analysis, a sharp price increase. İyelikte the company's rapid growth, the rapid growth of the company yapısından daha kısadır; ikisi de doğrudur.
because of ve due to kelimelerinden sonra bir yan cümle değil, bir isim gelir; tıpkı Türkçedeki “-den dolayı”, “nedeniyle” gibi: “Yoğun yatırım nedeniyle şirket toparlandı” → “Due to heavy investment, the company recovered.” “Yatırım yaptıkları için” cümlesini “Due to they invested heavily” diye çevirme; yan cümle kullanmak istiyorsan because kullan: “Because they invested heavily…”
Bir isim doğrudan nesne alamaz: arada bir bağlayıcı gerekir. Türkçedeki “planın tartışılması” tamlamasının karşılığı burada of olur.
“Fiyatların sert artışı” yapısının kelimesi kelimesine çevirisi. increase, rise, reduction ve decrease ile değişen şey genellikle in ile gelir (“fiyatlarda artış” gibi); genel olarak fiyatlardan söz ederken the kullanılmaz.
Türkçedeki “analiz” kelimesi İngilizcede isim olarak analysis olur; analyze bir fiildir.
“Karar vermek” → make a decision ya da reach a decision. İngilizcede decision ile give kullanılmaz.
“Bu ürüne talep” cümlesindeki -e eki to diye çevrilmez: demand her zaman for ile kullanılır.
“Yatırım yaptıkları için” yapısının kelimesi kelimesine çevirisi. due to ve because of kelimelerinden sonra bir isim gelir; yan cümle kullanmak istiyorsan because kullan: Because they invested heavily…
because of/due to kelimelerinden sonra sıfat değil, isim gelir; tıpkı Türkçedeki “önemi nedeniyle” gibi. Yani important → importance.
Türkçede nesne, tamlamayla ve başta gelir: “verilerin analizi”, “sonuçların açıklaması”, “planın tartışılması”
İngilizcede sıra terstir ve araya of girer: “the analysis of the data”, “an explanation of the results”, “the discussion of the plan”. Edatı atmak (“the discussion the plan”) yanlıştır; Türkçedeki sırayı iyelik -'s ile korumak (“the data's analysis”) ise kulağa tuhaf gelir. Kısa bir alternatif, edatsız isim tamlamasıdır: data analysis.
Türkçede “fiyatlarda artış”, “maliyetlerde azalma” denir; ama “fiyatların artışı” da denir
-de ekli biçim İngilizceyle örtüşür: “an increase in prices”, “a reduction in costs”. Tamlamalı biçimi (“fiyatların artışı”) kelimesi kelimesine çevirirsen “the increase of the prices” çıkar; bu yanlıştır. Fiyatlardan genel olarak söz ederken the kullanılmaz. Diğer edatları ayrı öğren: demand for (“-e talep” olsa da to değil), interest in, influence on.
Türkçede isimler “yapmak” ve “vermek” gibi fiillerle kullanılır: “karar vermek”, “analiz yapmak”, “açıklama yapmak”
İngilizcede her ismin kendi fiili vardır ve Türkçeyle örtüşmez: make a decision ya da reach a decision (“give a decision” değil), carry out an analysis ya da do an analysis, give an explanation. Çoğu zaman en iyisi düz fiildir: “We decided.”, “We analyzed the data.”, “She explained the results.”
Resmî ve bürokratik Türkçe çok fazla isim kullanır: “Gerekli incelemelerin yapılmasının ardından belgelerin onaylanmasına karar verilmiştir”
Resmî İngilizce de nominalisation kullanır, ama daha az. Bu tür bir cümleyi kelimesi kelimesine çevirirsen kulağa zorlama gelir. Bir fikri isim olarak kullanmaya devam etmek istediğin yerde nominalisation yap (“The company's rapid growth surprised investors.”); diğer durumlarda fiil kullan (“We checked the documents and approved them.”).
💡 Türkçede bir tamlamayla söylediğin yerde (“verilerin analizi”) İngilizcede genellikle isim + of + nesne gelir: the analysis of the data.
💡 increase, rise, reduction, decrease ile genellikle in kullanılır, tıpkı “fiyatlarda artış” gibi: an increase in prices.
💡 “Analiz” → analysis (isim), analyze (fiil); “karar vermek” → make a decision; “-e talep” → demand for. Bu kalıpları ezberle.
💡 Due to / because of + isim; because + yan cümle.
"Following our discussion of the proposal, we have reached a decision."
"Great — what was the outcome?"
"Approval, on the condition of a reduction in the total budget."
"Understood. I'll send an explanation of the new figures shortly."
Alıştırma 1 · Doğru ismi seç
Choose the correct nominalisation of 'decide'.
Alıştırma 2 · Doğru ismi seç
Choose the correct nominalisation of 'analyze'.
Alıştırma 3 · İsimle kurulmuş doğru resmî biçimi seç
Choose the correct formal, nominalized version of: 'Because it is important, we should act now.'
Alıştırma 4 · Doğru edatı seç
Choose the correct preposition after the nominalisation: 'the analysis ___ the data'
Alıştırma 5 · Doğru edatı seç
Choose the correct preposition after the nominalisation: 'the discussion ___ the proposal'
Alıştırma 6 · Daha resmî, isimle kurulmuş biçimi seç
Choose the more formal, nominalized version of: 'The company grew quickly, which surprised investors.'
Alıştırma 7 · Doğru ismi seç
Choose the correct nominalisation of 'arrive'.
Alıştırma 8 · Doğru ismi seç
Choose the correct nominalisation of 'improve'.
Alıştırma 9 · Fiilin isim biçimini yaz
Give the noun form of 'explain'.
Alıştırma 10 · Cümleyi isimle, daha resmî biçimde yeniden yaz
Nominalize this sentence more formally: 'Prices increased sharply last year.' → There was ___ last year.
Alıştırma 11 · İfadeleri of olan ve olmayan olarak gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “fiyatların artışı”
Turkish: “fiyatlardaki sert artış”. Which English phrase is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct nominalisation of 'succeed'.
Yerine geçen kelimeler: one/ones, do ve so
İngilizcede tekrarı önlemek için one/ones, do ve so/not kullanılır. “Sanırım evet” neden I think so olur ve “ben de” nasıl söylenir?
Eksiltme (ellipsis)
İngilizcede ellipsis: bağlamdan anlaşılan kelimeler yardımcı fiil ve modal fiillerden sonra, karşılaştırmalarda ve kısa cevaplarda nasıl düşürülür?
Vurgu yapıları (emphasis)
İngilizcede vurgu: emphatic do, dönüşlü zamirler, such, so ve the very. Türkçedeki “ya”, “kendim” ve “o kadar” ile karşılaştırmalı anlatım.
Fronting: bir öğeyi başa almak
İngilizcede fronting: nesneyi, yüklemi ya da yer ifadesini cümlenin başına almak, bunun neden hep vurgulu olduğu ve fiilin ne zaman öznenin önüne geçtiği.