Özne ne olursa olsun fiilin yalın hâli: “I suggest that he leave now.”, “It's essential that everyone be on time.”
Neler öğreneceksin
İstek, öneri ya da gereklilik bildiren bazı fiil ve sıfatlardan sonra gelen that cümlesinde fiil, özneye ve zamana göre beklediğin biçimde değil, değişmeden yalın hâliyle kullanılır: “I suggest that he leave now.” (leaves değil), “It's essential that everyone be on time.” (is değil).
Türkçede bu durumda fiili isimleştirirsin: “Hemen gitmesini öneriyorum”, “Herkesin zamanında gelmesi şart”. Bu -mesi biçimi de tıpkı İngilizcedeki subjunctive gibi zamana göre değişmez: “gitmesini öneriyorum”, “gitmesini önerdim”. İngilizcede ise fiil isimleşmez; that cümlesinde normal bir özne ve fiilin yalın hâli gelir. Yalın hâl, I/you/we/they ile present simple biçimiyle aynı olduğu için subjunctive sadece he/she/it ile (leaves yerine leave) ve be ile (is/are/was yerine be) fark edilir.
Amerikan ve İngiliz İngilizcesi burada farklıdır: Amerikan İngilizcesinde subjunctive gündelik dilde de tamamen normaldir. İngiliz İngilizcesinde ise kulağa daha resmî gelir; orada çoğu zaman “I suggest that he should leave” ya da gündelik dilde “I suggest that he leaves” denir. Alıştırmalarda subjunctive biçimi, yani fiilin yalın hâli isteniyor.
Tipik fiiller suggest, insist, demand, recommend, propose, require ve request'tir; hepsi that + özne + fiilin yalın hâli ile kullanılır. That kelimesini atabilirsin (“I suggest he go”), ama yalın hâl yine kalır.
Zamana dikkat. Dolaylı anlatımda öğrendiğin zaman kaydırma kuralı burada geçerli değildir: ana fiil geçmiş zamanda olsa bile yalın hâl değişmez. Türkçedeki -mesi de değişmez (“Özür dilemesinde ısrar etti”), bu yüzden burada Türkçe sana yardım eder: “She insisted that he apologize.”, “The doctor recommended that she rest.”, “The committee demanded that the report be revised.” apologized ya da was revised değil.
Türkçedeki “Onun gitmesini öneriyorum”, “Yarın aramanı öneririm” yapılarında kişi, nesne gibi görünür. Bu yüzden “I suggest him to leave” ya da “I suggest you to call” demek çok doğal gelir, ama suggest ve propose nesne + to + fiil almaz (recommend ile bu yapı sadece İngiliz İngilizcesinde ve seyrek kullanılır). Doğrusu: “I suggest that you call” ya da “I suggest calling”.
insist ve bazen suggest ile normal geçmiş zaman anlamı değiştirir: “She insisted that he apologized” daha çok “Onun özür dilediğinde ısrar etti” demektir, yani bir şey istemez, bir gerçeği öne sürer. “He suggested that she was lying” ise “Yalan söylediğini ima etti” anlamına gelir. Türkçede de “ısrar etmek” bu iki anlamı taşır.
Aynı yapı, it's + bazı sıfatlar (essential, important, vital, necessary, crucial) + that kalıbından sonra da görülür: “It's essential that everyone be on time.” (“Herkesin zamanında gelmesi şart.”)
Olumsuz biçim için do/does kullanılmaz; yalın hâlin hemen önüne not gelir: “It's important that he not be late.” Türkçede de olumsuzluk doğrudan fiile eklenir (“Geç kalmaması önemli”), yardımcı bir fiil gerekmez. “that he doesn't be late” asla doğru değildir: doesn't ile be birlikte kullanılmaz.
Bazı subjunctive biçimleri, yukarıdaki yapıdan bağımsız olarak sadece kalıplaşmış ifadelerde yaşar. Bunları bütün olarak öğren: “God save the Queen.” (2022'den beri İngilizler “God save the King” diye söylüyor), “So be it.”, “If I were you, I'd apologize.”
Türkçede de benzer kalıplar var ve burada da fiil özel bir biçim alır: “Tanrı Kraliçeyi korusun” ve “Öyle olsun” cümlelerindeki -sin eki gibi. “So be it” kelimesi kelimesine “Öyle olsun” demektir. “If I were you” ise “Yerinde olsam” ya da “Senin yerinde olsaydım” anlamına gelir: were her kişiyle kullanılır. Gündelik konuşmada “If I was you” da duyulur, ama özenli İngilizcede were kullanılır.
Subjunctive yapısında -s eki almayan yalın hâl kullanılır. (Gündelik İngiliz İngilizcesinde leaves de duyulur, ama o zaman bu artık subjunctive değildir.)
Zaman kaydırma kuralı burada geçerli değildir; tıpkı Türkçedeki “özür dilemesinde ısrar etti” gibi fiil değişmez. apologized dersen cümle bir şey istemez, bir gerçeği öne sürer.
“Yarın aramanı öneririm” cümlesini nesne + to ile çevirme: suggest bu yapıyı almaz. That + özne + yalın hâl ya da suggest + -ing kullan (I suggest calling tomorrow).
“Onun hemen gitmesini öneriyorum” yapısındaki “onun” bir nesne değildir; İngilizcede that cümlesinin öznesi olur: that he leave.
“Gelmeni istiyorum” cümlesinde want subjunctive almaz: want + nesne + to + fiil kullanılır.
Olumsuz subjunctive, yalın hâlin hemen önüne gelen not ile kurulur; do/does/doesn't kullanılmaz. Türkçedeki “geç kalmaması” gibi olumsuzluk doğrudan fiile bağlanır.
Türkçede öneri ve gereklilik bildiren yapılardan sonra -mAsI biçimi gelir: “Hemen gitmesini öneriyorum”, “Herkesin zamanında gelmesi şart”
Mantık İngilizcede de aynıdır ve bu büyük bir avantajdır: Türkçedeki -mesi gibi İngilizce subjunctive de zamana göre değişmez. Biçimi de çok basittir: her kişi için fiilin yalın hâli. “I suggest that he leave”, “It's essential that everyone be on time”. Yalın hâl I/you/we/they ile normal present simple ile aynı olduğu için subjunctive sadece he/she/it ve be ile görünür.
Türkçede kişi, isimleşmiş fiilin içinde nesne gibi görünür: “Onun gitmesini öneriyorum”, “Aramanı öneririm”
Bu yüzden “I suggest him to leave” ya da “I suggest you to call” demek kolaydır, ama suggest ve propose nesne + to + fiil almaz. Doğrusu: “I suggest that he leave”, “I suggest that you call” ya da “I suggest calling”. recommend, insist ve demand ile de nesne + to yapısından kaçın; en güvenli kalıp that + özne + yalın hâldir.
Türkçede dilek ve onay kalıpları: “Öyle olsun”, “Tanrı Kraliçeyi korusun”, “Yerinde olsam…”
İngilizcedeki kalıplaşmış subjunctive ifadeleri bunlara karşılık gelir: “So be it”, “God save the Queen”, “If I were you”. Kalıp olarak öğren: God saves değil save, So it is değil So be it, I was değil I were.
Türkçede “istemek” de -mAsI ile kullanılır: “Toplantıya gelmeni istiyorum”, “Beni aramanı rica ediyorum”
Ama want ve hope bu dersteki yapıya girmez. want ile nesne + to + fiil kullanılır: “I want you to come” (“I want you come” ya da “I want that you come” değil); gündelik ask da böyledir: “I'm asking you to call me”. Sadece resmî duyurularda ask that görülür: “We ask that you remain seated.” Emin değilsen fiilin listede olup olmadığına bak: suggest, insist, demand, recommend, propose, require, request.
💡 suggest/insist/demand/recommend + that yapısından sonra özne ve zaman ne olursa olsun fiilin yalın hâli gelir.
💡 “Yarın aramanı öneririm” → I suggest that you call tomorrow; asla I suggest you to call değil.
💡 Olumsuz biçim için yalın hâlin önüne not koy, “geç kalmaması” gibi: that he not be late.
"Did you see the new policy?"
"Yeah — it says it's essential that every employee complete the training by Friday."
"What if someone can't make it?"
"HR insisted that we notify them in advance if that happens."
Alıştırma 1 · Subjunctive ile doğru kurulmuş cümleyi seç
Choose the correct mandative subjunctive sentence.
Alıştırma 2 · Subjunctive ile doğru kurulmuş cümleyi seç
Choose the correct mandative subjunctive sentence.
Alıştırma 3 · Subjunctive ile doğru kurulmuş cümleyi seç
Choose the correct mandative subjunctive sentence.
Alıştırma 4 · Sıfattan sonra doğru subjunctive cümlesini seç
Choose the correct mandative subjunctive sentence (adjective + that).
Alıştırma 5 · Doğru olumsuz biçimi seç
Choose the correct negative mandative subjunctive.
Alıştırma 6 · Subjunctive ile doğru kurulmuş cümleyi seç
Choose the correct mandative subjunctive sentence.
Alıştırma 7 · Doğru kalıplaşmış ifadeyi seç
Choose the correct formulaic subjunctive expression.
Alıştırma 8 · Doğru kalıplaşmış ifadeyi seç
Choose the correct formulaic subjunctive expression.
Alıştırma 9 · Cümleyi subjunctive ile tamamla
Use the mandative subjunctive: 'I propose (he / attend) the meeting.' → I propose that he ___ the meeting.
Alıştırma 10 · Cümleyi subjunctive ile tamamla
Use the mandative subjunctive: 'It's vital (she / know) the truth.' → It's vital that she ___ the truth.
Alıştırma 11 · Cümleleri subjunctive olan ve olmayan olarak gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “suggest you to…”
Turkish: “Yarın aramanı öneririm.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct mandative subjunctive sentence.
Participle clauses (ortaçlı yan cümleler)
Participle clauses: zaman, sebep ve koşul bildiren yan cümleleri -ing, having + past participle ya da -ed ile kısalt; özneyi kaybetmeden.
Nominalisation: fiilden isim yapmak
İngilizcede nominalisation: resmî üslup için fiil ve sıfatları isme çevirmek, arkasından hangi edatın geldiği ve ne zaman fazla ağır kaçtığı.
Yerine geçen kelimeler: one/ones, do ve so
İngilizcede tekrarı önlemek için one/ones, do ve so/not kullanılır. “Sanırım evet” neden I think so olur ve “ben de” nasıl söylenir?
Eksiltme (ellipsis)
İngilizcede ellipsis: bağlamdan anlaşılan kelimeler yardımcı fiil ve modal fiillerden sonra, karşılaştırmalarda ve kısa cevaplarda nasıl düşürülür?