I want to go, but I can't [go]. She's taller than I am [tall]. Tekrarı at, ama yardımcı fiili bırak.
Neler öğreneceksin
Ellipsis, karşındaki kişinin bağlamdan tamamlayabileceği bir kelimeyi ya da kelime grubunu tekrar etmek yerine söylememektir. İngilizce bunu sürekli yapar, özellikle de az önce söylenmiş bir fiili tekrar etmemek için.
Türkçe de bağlamdan anlaşılanı atar: özneyi neredeyse hiç söylemezsin, “O çay içiyor, kız kardeşi kahve” gibi cümlelerde fiili de atarsın. Fark, geriye ne kaldığındadır. Türkçede “de” ya da “değil” tek başına yeterlidir (“kız kardeşi de”, “ben değil”), ya da fiil baştan sona tekrar edilir (“gidemem”, “istemedim”). İngilizce ise neredeyse her zaman bir yardımcı fiil bırakır. Bu ders tam olarak bunu anlatıyor.
Cümlenin iki parçasında aynı ana fiil varsa, ikinci parçada ana fiil genellikle düşer; ama zamanı ya da kipi taşıyan yardımcı fiil veya modal fiil kalır: “He can swim, and she can too.”, “I haven't finished, but he has.” Türkçede “O yüzebiliyor, kız kardeşi de” demek yeterli olduğu için “and she too” yazmak çok kolaydır. İngilizcede yardımcı fiil kaybolamaz. (Çok yaygın bir başka biçim: “He can swim, and so can she.” Türkçedeki “Ben de” de böyle karşılanır: “So can I.”, “So do I.” ya da gündelik dilde “Me too.”)
İlk parçada yardımcı fiil yoksa (present simple ya da past simple), onun yerini do/does/did alır: “He runs faster than I do.”, “She wanted to leave, but I didn't.” Türkçede burada fiili tekrar edersin (“Gitmek istedi ama ben istemedim”), bu yüzden “but I didn't want” demek doğal gelir. İngilizcede ya sadece yardımcı fiil kalır (but I didn't) ya da to ile birlikte (but I didn't want to).
To ile kurulan mastarlarda to kalır: “I want to, but I can't.”, “I'd like to.” Türkçede “İstiyorum ama yapamam” cümlesi tek başına tamdır, ama “I want, but I can't” yanlıştır. (“if you want” ya da “I'll try” gibi kalıplaşmış ifadelerde to yoktur.) can, must, will, should gibi modal fiillerden sonra ise asla to gelmez: “I can't right now”, “I can't to” değil.
Karşılaştırmalarda Türkçedeki “-den” eki (“benden daha uzun”) İngilizcede than ile karşılanır, from ile değil: “She's taller than I am.” Gündelik konuşmada “She's taller than me.” de tamamen normaldir; fiil olmadan sadece “than I” ise kulağa çok resmî gelir. As yalnızca as … as yapısında kullanılır (“benim kadar uzun” → as tall as I am).
and ile bağlanan iki parçada fiil aynıysa, ikinci parçada fiil tamamen atılabilir: geriye sadece özne ve fiilden sonra gelen kısım kalır. Türkçedeki “O çay içiyor, kız kardeşi kahve” cümlesine çok benzer.
Dikkat: Türkçede fiil sonda durduğu için onu ikinci parçanın sonuna eklemek isteyebilirsin. Fiil ya tamamen atılır ya da normal yerinde söylenir: “and she coffee likes” yanlıştır. İngilizcede gapping daha çok yazı diline ya da bilerek kısa konuşmaya özgüdür; rahat bir sohbette çoğu zaman sadece “and she likes coffee” denir.
Gündelik konuşmada zaten belli olan her şey atılır, geriye sadece yeni bilgi kalır. Sorular da kısalır: çok samimi bir dilde “Are you coming?” sorusu “Coming?” olur, tıpkı Türkçede özne olmadan sorulan “Geliyor musun?” gibi.
Kısa cevaplarda İngilizce nesne zamirini kullanır: “Ben değilim.” → “Not me.” (“I am not.” ya da “Not I did.” değil), “Ben.” → “Me.” (“I.” değil). Bir teklifi kabul ederken (“Pasta ister misin?” – “Evet, isterim.”) “Yes, please.” denir; “Yes, I want.” kulağa hem kaba hem eksik gelir.
Modal fiilden sonra ana fiili tekrar etme: modal fiil tek başına bütün fiil grubunun yerini tutar ve cümle bu hâliyle tamdır.
“Kız kardeşi de” Türkçede fiilsiz tamdır, ama İngilizcede yardımcı fiil ya da modal fiil (can, has, is) kalmak zorundadır.
“Ben istemedim” cümlesini kelimesi kelimesine çevirme. Ya sadece yardımcı fiil kalır (but I didn't) ya da to ile birlikte söylenir (but I didn't want to).
“İstiyorum ama yapamam” Türkçede tamdır, ama İngilizcede want, would like, need gibi fiillerden sonra to kalır. Sadece if you want gibi kalıplarda to yoktur.
“Benden daha uzun” cümlesindeki -den eki İngilizcede than olur; from, as ya da that değil.
Gapping yaparken ortak fiil ikinci parçada tamamen düşer; Türkçedeki gibi sona eklenmez.
“Evet, isterim” cümlesinin karşılığı Yes, please. “Yes, I want” kulağa hem eksik hem de kaba gelir.
Türkçede ikinci parça fiilsiz kalabilir: “O yüzebiliyor, kız kardeşi de”, “Ben de”, “Ben değil”
İngilizcede yardımcı fiil gerekir: “He can swim, and she can too.” ya da “and so can she.”, “I haven't finished, but he has.”, “She wanted to leave, but I didn't.” Cümlede yardımcı fiil yoksa do/does/did kullan. “And she too”, “also I” ve “but I not” yanlıştır.
Türkçede fiil çoğu zaman tamamen tekrar edilir: “Gitmek istedi ama ben istemedim”, “Gitmek istiyorum ama gidemem”
İngilizcede tekrar eden fiil düşer, yardımcı fiil kalır: “She wanted to leave, but I didn't.”, “I want to go, but I can't.” want, would like, need gibi fiillerden sonra fiil düşse bile to kalır: “I want to, but I can't.” “I didn't want” ya da “I want, but I can't” eksik kalır.
Türkçede karşılaştırma -den ekiyle yapılır: “Benden daha uzun”, “Benden daha hızlı koşuyor”
Bu -den, İngilizcede from değil than olur: “She's taller than I am.” (konuşmada “than me”). Normal bir fiil varsa yardımcı fiil do tekrar edilir: “He runs faster than I do.” As sadece as … as yapısında kullanılır: “She's as tall as I am.”
💡 Ana fiili mi attın? Yardımcı fiil ya da modal fiil kalır: and she can too, but he has.
💡 Yardımcı fiil yok mu? O zaman do/does/did kullan: but I didn't, than I do.
💡 want ve would like gibi fiillerden sonra to kalır: I want to. “Benden” ise than me olur.
"Do you want pizza or pasta?"
"Pizza, I think. You?"
"Pasta, actually — I had pizza yesterday."
"Fair enough. Pizza for me, pasta for you, then."
Alıştırma 1 · Doğru kısaltılmış cümleyi seç
Choose the correctly elided sentence for: 'I want to go, but I can't go.'
Alıştırma 2 · Doğru kısaltılmış cümleyi seç
Choose the correctly elided sentence for: 'She's taller than I am tall.'
Alıştırma 3 · Doğru kısaltılmış cümleyi seç
Choose the correctly elided sentence for: 'He can swim, and she can swim too.'
Alıştırma 4 · Konuşmada doğal olan kısa biçimi seç
Choose the natural conversational ellipsis for: 'Are you coming?'
Alıştırma 5 · Fiili doğru atan cümleyi seç (gapping)
Choose the correctly elided sentence (gapping) for: 'He likes tea, and she likes coffee.'
Alıştırma 6 · Doğru kısa cevabı seç
Choose the correctly elided response to 'Who broke this?'
Alıştırma 7 · Doğru kısaltılmış cümleyi seç
Choose the correctly elided sentence for: 'I haven't finished, but he has finished.'
Alıştırma 8 · Doğal kısa cevabı seç
Choose the natural elided response to 'Do you want some cake?'
Alıştırma 9 · Tekrar eden kısmı at
Elide the repeated part: 'She will help if she can help.' → She will help if she ___.
Alıştırma 10 · Tekrar eden fiili at
Elide the repeated verb (gapping): 'Tom studies law, and Anna studies medicine.' → Tom studies law, and Anna ___.
Alıştırma 11 · Cümleleri doğru ve yanlış olarak gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “ama ben istemedim”
Turkish: “O gitmek istedi ama ben istemedim.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correctly elided sentence for: 'I haven't seen the movie, but my brother has seen the movie.'
Vurgu yapıları (emphasis)
İngilizcede vurgu: emphatic do, dönüşlü zamirler, such, so ve the very. Türkçedeki “ya”, “kendim” ve “o kadar” ile karşılaştırmalı anlatım.
Yerine geçen kelimeler: one/ones, do ve so
İngilizcede tekrarı önlemek için one/ones, do ve so/not kullanılır. “Sanırım evet” neden I think so olur ve “ben de” nasıl söylenir?
Fronting: bir öğeyi başa almak
İngilizcede fronting: nesneyi, yüklemi ya da yer ifadesini cümlenin başına almak, bunun neden hep vurgulu olduğu ve fiilin ne zaman öznenin önüne geçtiği.
Nominalisation: fiilden isim yapmak
İngilizcede nominalisation: resmî üslup için fiil ve sıfatları isme çevirmek, arkasından hangi edatın geldiği ve ne zaman fazla ağır kaçtığı.