I've just eaten mi, I just ate mi? The team are mi, the team is mi? Dil bilgisi aynı, tercihler farklı: İngilizcenin iki standart çeşidini tanı.
Neler öğreneceksin
Amerikan ve İngiliz İngilizcesinin temel dil bilgisi aynıdır: aynı zamanlar, aynı kelime sırası, aynı kurallar. Farklar kısa bir tercihler listesinden ibarettir: yeni olmuş bir şey için hangi zaman kulağa daha doğal gelir, bir topluluk ismi tekil mi çoğul mu fiil alır, bir de birkaç küçük fiil biçimi.
Bu farkların hiçbiri “öbür” çeşidi yanlış yapmaz: ikisi de standart İngilizcedir ve konuşanlar birbirini rahatça anlar. Senin hedefin iki şey: biçimleri tanımak (hiçbiri seni şaşırtmasın) ve tutarlı olmak (aynı konuşmada ya da aynı metinde bir çeşitten öbürüne atlamamak).
Just, already ve yet ile İngiliz İngilizcesi, az önce olmuş ve şu an hâlâ önemli olan bir şey için açıkça present perfect'i tercih eder. Amerikan İngilizcesi aynı anlam için rahatça past simple kullanır. İkisi de kendi çeşidinde doğrudur; present perfect Amerika'da da yanlış sayılmaz.
Türkçede present perfect diye ayrı bir zaman yok: “Az önce yedim”, “Filmi zaten izledim” cümlelerinde -di ekini kullanırsın. Bu yüzden Amerikan biçimi (I just ate, I already saw that film) sana daha doğal gelecektir. İngiliz biçimini ise ayrıca öğrenmen gerekir: I've just eaten, I've already seen that film.
Ama dikkat: bu serbestlik yalnızca bitmiş bir zaman ifadesi yokken geçerlidir. Cümlede yesterday, last week, in 2020, two hours ago ya da (sabah bittiyse) this morning varsa, İKİ çeşit de past simple ister. Present perfect'i yeni öğrenenler bazen her yerde kullanmaya başlar: “Raporu iki saat önce bitirdim” cümlesinin İngilizcesi “I finished the report two hours ago” olur, asla “I've finished the report two hours ago” değil.
Sahiplik için İngiliz İngilizcesi çoğu zaman “have got” kullanır, Amerikan İngilizcesi ise sadece “have” der. Okulda büyük ihtimalle have got biçimini öğrenmişsindir; soruda iki yapıyı birbirine karıştırma: “Have you got a car?” (İngiliz) ya da “Do you have a car?” (Amerikan, ama İngiltere'de de çok yaygın). “Do you have got a car?” ise iki çeşitte de yanlıştır.
Bunun dışında Amerikan İngilizcesi, get fiilinin “olmak, hâline gelmek” ve “elde etmek” anlamları için ayrı bir past participle biçimi korumuştur: “gotten”. İngiliz İngilizcesi hem past simple hem past participle için “got” kullanır; “have got” ise sahiplik için kalıplaşmış ayrı bir yapıdır.
Team, family, government ya da committee gibi topluluk isimleri İngiliz İngilizcesinde tekil ya da çoğul fiil alabilir: grubu tek bir bütün olarak mı, yoksa üyeleri olarak mı düşündüğüne bağlıdır. Amerikan İngilizcesi bunları genellikle tekil sayar, tıpkı Türkçedeki gibi (“Takım kazanıyor”, “Ailem geliyor”). Yalnız iki kelimeye dikkat: Türkçede “Polis yolda” tekildir, ama İngilizcede police her iki çeşitte de çoğuldur: The police are on their way. People da her zaman çoğul fiil alır: People are friendly here.
Suggest, recommend ya da insist that gibi fiillerden sonra Amerikan İngilizcesi fiilin yalın hâlini kullanır, -s eki olmadan (that he apologize). İngiliz İngilizcesi genellikle “should” ekler ya da daha rahat bir üslupla normal biçimi kullanır (that he apologises); yalın biçim orada da doğrudur ve giderek yaygınlaşmaktadır. Türkçede bunu “özür dilemesinde ısrar ediyorum”, “onu geri aramasını öneririm” gibi bir isim-fiil yapısıyla söylersin; bu yapıyı kelimesi kelimesine çevirip “I suggest him to call her back” deme. Bu biçim iki çeşitte de yanlıştır: suggest'ten sonra that + özne + fiil gelir.
İki biçim de hata değildir: biri İngiliz, öbürü Amerikan İngilizcesinde daha yaygın olan iki standart kullanımdır.
“Got gotten” get fiilinin iki past participle biçimini art arda koyar, bu yüzden hiçbir zaman doğru değildir. Yeni bir iş bulduğunu present perfect ile söylemek için İngiliz İngilizcesinde I've got a new job, Amerikan İngilizcesinde I've gotten a new job denir. I got a new job ise past simple'dır ve her iki çeşitte de kullanılır. Sahiplik anlamındaki “have got” (I've got a car) Amerikan İngilizcesinde de normaldir.
Present perfect'i yeni öğrenince onu her yerde kullanmak cazip gelir. Ama ago, yesterday ya da last week varsa hem İngiliz hem Amerikan İngilizcesinde past simple gerekir, tıpkı Türkçedeki “iki saat önce bitirdim” gibi.
Türkçede “Polis yolda” tekildir, ama police İngilizcede her iki çeşitte de çoğul fiil alır. People için de aynısı geçerli: People are, People is değil.
“Onu geri aramasını öneririm” yapısının kelimesi kelimesine çevirisi. Suggest'ten sonra that + özne + fiil gelir: that he call (Amerikan) ya da that he should call (İngiliz).
“Arabın var mı?” sorusu için iki doğru yol var: have got ile (Have you got…?, daha çok İngiliz) ya da do ile (Do you have…?, her yerde). İkisini birleştirmek her iki çeşitte de yanlıştır.
“Pencereyi açayım mı?” bir tekliftir. İngilizcede bunun için Shall I…? (İngiliz) ya da Should I…? / Do you want me to…? (Amerikan) kullanılır; Do I…? kulağa bir teklif gibi değil, bir bilgi sorusu gibi gelir.
Türkçede yeni olmuş bir şey için de -di kullanılır: “Az önce yedim”, “Filmi zaten izledim”, “Bitirdin mi?”
Türkçede present perfect olmadığı için Amerikan biçimi sana tanıdık gelir: “I just ate”, “I already saw that film”, “Did you finish yet?”. İngiliz İngilizcesi aynı anlam için present perfect'i tercih eder: “I've just eaten”, “I've already seen that film”, “Have you finished yet?”. Bitmiş bir zaman ifadesi (two hours ago, yesterday) varsa ise iki çeşit de -di gibi past simple kullanır: “I finished two hours ago”.
Türkçede topluluk isimleri tekil fiil alır: “Takım kazanıyor”, “Ailem geliyor”, “Hükümet açıklama yaptı”, “Polis yolda”
Team, family ya da government ile içgüdün Amerikan İngilizcesine uyar: “The team is winning”. İngiliz İngilizcesi “The team are winning” de der. Ama police ve people her çeşitte çoğuldur: “The police are on their way”, “People are friendly here”. Türkçedeki tekil “polis” yüzünden “The police is” demek sık yapılan bir hatadır.
Türkçede öneri ve ısrar bir isim-fiille anlatılır: “Onu geri aramasını öneririm”, “Özür dilemesinde ısrar ediyorum”
İngilizcede bu yapının karşılığı that + özne + fiildir. Amerikan İngilizcesi fiilin yalın hâlini kullanır: “I suggest that he call her back”, “I insist that he apologize”. İngiliz İngilizcesi çoğu zaman should ekler: “that he should call her back”. “I suggest him to call her” ise iki çeşitte de yanlıştır.
Türkçede teklif ve öneri istek kipiyle sorulur: “Pencereyi açayım mı?”, “Başlayalım mı?”
Bu yapının İngiliz İngilizcesindeki tam karşılığı shall'dır: “Shall I open the window?”, “Shall we begin?”. Amerikan İngilizcesinde daha çok “Should I open the window?”, “Should we begin?” ya da “Do you want me to open the window?” denir. “mı” sorusunu do ile kurup “Do I open the window?” demek ise teklif anlamı vermez.
💡 Ago, yesterday ya da last week varsa asla present perfect kullanma: iki çeşitte de past simple gerekir.
💡 “Pencereyi açayım mı?” → İngiliz İngilizcesinde Shall I open the window?, Amerikan İngilizcesinde daha çok Should I open the window?
💡 People ve police her zaman çoğul fiil alır (are), Türkçede “polis” tekil olsa bile.
"I've just gotten off the phone with them." ("gotten" marks this as American)
"Ha — that's the American form. A Brit would say 'I've just got off the phone,' and many Americans would simply say 'I just got off the phone.'"
"Guess I've picked up a bit of both from films and textbooks."
"Totally normal — just try to stay consistent within one conversation."
Alıştırma 1 · İngiliz İngilizcesinde daha doğal olanı seç
Which is the more natural BRITISH way to say this? 'I've just finished my homework.'
Alıştırma 2 · Hangi çeşide daha özgü olduğunu bul
'I already ate lunch.' — this simple-past pattern with 'already' is more typical of...
Alıştırma 3 · İngiliz İngilizcesine daha özgü cümleyi seç
Choose the more typically BRITISH sentence.
Alıştırma 4 · Hangi çeşide daha özgü olduğunu bul
'She has gotten much better at chess.' — the form 'gotten' as a past participle of 'get' is...
Alıştırma 5 · İngiliz İngilizcesine özgü yapıyı seç
Which sentence follows the typical BRITISH pattern of collective-noun agreement?
Alıştırma 6 · Amerikan İngilizcesine özgü yapıyı seç
Which sentence follows the typical AMERICAN pattern of collective-noun agreement?
Alıştırma 7 · Hangi çeşide daha özgü olduğunu bul
'I suggest that he call her back.' — using the bare form 'call' (no -s, no 'should') after 'suggest that he' is...
Alıştırma 8 · Hangi çeşide daha özgü olduğunu bul
'I suggest that he should call her back.' — adding 'should' here is more typical of...
Alıştırma 9 · Cümleyi Amerikan İngilizcesiyle yeniden yaz
Rewrite in the more typically AMERICAN way: 'I've just finished my homework.'
Alıştırma 10 · İngiliz İngilizcesindeki teklifi tamamla
Complete the more typically BRITISH offer: '___ I open the window?' (a single, more British modal for offers)
Alıştırma 11 · Cümleleri gruplara ayır
0 / 8 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: tekil “polis”
Turkish: “Polis zaten yolda.” Which English sentence is correct in BOTH American and British English?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
'My computer has gotten really slow.' Which variety is this?
Edatlar: AmE ve BrE
Amerikan ve İngiliz İngilizcesinde değişen edatlar: at/on the weekend, fill in/fill out, in/on a team. İkisini de tanı, birini güvenle kullan.
Kelime farkları (AmE/BrE)
Amerikan ve İngiliz İngilizcesinde değişen kelimeler (flat/apartment, lift/elevator, holiday/vacation), yanıltıcı pants ve “in holiday” hatası.
Yazım farkları (AmE/BrE)
Amerikan ve İngiliz İngilizcesi arasındaki kurala bağlı olmayan yazım farkları (tyre/tire, mould/mold, pyjamas/pajamas) ve practice/practise çifti.
Zamirlerle ilgili sık yapılan hatalar
İngilizcede sık zamir hataları: and ya da edattan sonra yanlış biçim, gereksiz myself, he/she karışıklığı ve “kendimi iyi hissediyorum” tuzağı.