Flat mi, apartment mı? Lift mi, elevator mı? Aynı şey, bambaşka bir kelime; bazı Türkçe kelimeler de sana hangisinin hangi çeşitten olduğunu hatırlatır.
Neler öğreneceksin
Yazım ve dil bilgisinin yanında, Amerikan ve İngiliz İngilizcesi gündelik hayattaki birçok şey için farklı kelimeler seçmiştir: konut, ulaşım, yiyecek ve giyim. Bu farkların hiçbiri zor değildir; zamanla genişleyen bir kelime listesidir, tıpkı eş anlamlı kelime grupları gibi.
Bazı Türkçe kelimeler bu çiftleri hatırlamana yardım eder: “bisküvi” → biscuit (İngiliz), “futbol” → football (İngiliz), “cips” → chips (Amerikan, paketli olan). “Asansör” ya da “kamyon” gibi kelimeler ise iki çeşide de benzemez; bunları ezberlemen gerekir: İngiliz İngilizcesi lift ve lorry, Amerikan İngilizcesi elevator ve truck der.
Nerede oturduğun ve nasıl gidip geldiğin: farkların en bilindiği iki alan. Bir flat (İngiliz) ya da apartment (Amerikan) içinde oturur, lift (İngiliz) ya da elevator (Amerikan) ile yukarı çıkarsın. Sokakta lorry (İngiliz) Amerikan İngilizcesinde truck olur; yürüdüğün kaldırım ise pavement (İngiliz) ya da sidewalk (Amerikan) diye adlandırılır.
Dikkat: Türkçedeki “apartman” bütün binadır, “daire” ise içindeki konut. İngilizcede apartment (ve flat) dairenin kendisidir; binanın tamamı Amerikan İngilizcesinde apartment building, İngiliz İngilizcesinde block of flats olur. Yakıtın adı da farklıdır: Amerikan İngilizcesinde gas (gasoline'dan), İngiliz İngilizcesinde petrol. Cep telefonu İngiliz İngilizcesinde mobile ya da mobile phone, Amerikan İngilizcesinde cell phone ya da cell olur; iki çeşitte de gündelik hayatta en sık söylenen sadece phone'dur.
Yiyecek ve boş zaman kelimeleri de çok bilinen biçimlerde ayrılır.
Türkçe konuşanlar için en büyük tuzak patatestir. Türkçedeki “cips” paketli atıştırmalıktır ve Amerikan İngilizcesindeki chips ile aynıdır; İngiliz İngilizcesinde buna crisps denir. Hamburgerin yanındaki patates kızartması ise İngiliz İngilizcesinde chips (“fish and chips” gibi), Amerikan İngilizcesinde fries ya da French fries olur. “Bisküvi” İngiliz İngilizcesindeki biscuit'e karşılık gelir, Amerikan İngilizcesinde ise cookie denir. Dikkat: ABD'de “biscuit” tuzlu, yumuşak bir çörektir.
Tatil için: İngiliz İngilizcesi “on holiday”, Amerikan İngilizcesi “on vacation” der. Türkçedeki “tatildeyim” seni in kullanmaya itebilir, ama doğru edat on'dur. Amerikan İngilizcesinde “a holiday” genellikle resmî bir bayram ya da tatil günüdür, “the holidays” ise çoğunlukla yılbaşı dönemini anlatır. Sonbahar için Amerikalılar çoğunlukla “fall” der, ama “autumn” kelimesini de anlar ve özellikle daha özenli bir üslupta kullanırlar.
Kelime farklarının çoğu, aynı şey için iki ayrı kelimedir. “Pants” ise gerçek bir yanıltıcı kelimedir: AYNI kelime, çeşide göre İKİ farklı şey demektir. Amerikan İngilizcesinde “pants” pantolondur; İngiliz İngilizcesinde ise iç çamaşırı. Burada yapılacak bir hata gerçekten utandırıcı olabilir, bu yüzden bu kelimeyi ayrıca aklında tut.
Emin değilsen “trousers” de: her yerde pantolon olarak anlaşılır (gündelik Amerikan İngilizcesinde kulağa sadece biraz daha resmî gelir). Ayrıca iki kelime de her zaman çoğuldur, Türkçede “bir pantolon” desen bile: new pants, new trousers ya da a pair of trousers; “a new pant” değil.
“Pants” gerçek bir yanıltıcı kelimedir: Amerikan İngilizcesinde pantolon, İngiliz İngilizcesinde iç çamaşırı. Emin değilsen “trousers” de: her yerde anlaşılır.
İki kelimeden biri “daha doğru” değildir: ikisi de bölgesel standarttır ve anadili İngilizce olanlar ikisini de anlar.
“Tatildeyim” cümlesindeki -de eki in olmaz. İngiliz İngilizcesinde on holiday, Amerikan İngilizcesinde on vacation denir.
Türkçede “yeni bir pantolon” desen bile, İngilizcede pants ve trousers her zaman çoğuldur. Saymak için: a pair of pants, two pairs of trousers.
Türkçedeki “sıra beklemek” kalıbını aynen aktarma: wait fiilinin arkasına doğrudan nesne gelmez. Amerikan İngilizcesinde wait / stand in line, İngiliz İngilizcesinde queue denir (We queued for twenty minutes).
Türkçedeki “apartman” binanın tamamıdır, ama İngilizcede apartment tek bir dairedir. Bina için apartment building (Amerikan) ya da block of flats (İngiliz) de.
Türkçede “bisküvi”, “futbol”, “cips” gibi İngilizceye benzeyen kelimeler var
Bunlar hatırlatıcı olarak işe yarar, ama hepsi aynı çeşidi göstermez. “Bisküvi” ve “futbol” İngiliz İngilizcesine uyar: biscuit, football (Amerikan İngilizcesinde cookie ve soccer; orada football Amerikan futbolu demektir). “Cips” ise Amerikan İngilizcesine uyar: chips (İngiliz İngilizcesinde crisps). Bir çeşit seç ve aynı metin içinde ona bağlı kal.
Türkçede “cips” paketli bir atıştırmalıktır, “patates kızartması” ise sıcak servis edilir
Amerikan İngilizcesi Türkçeye benzer: “chips” ya da “potato chips” paketli olandır, sıcak olan “fries” ya da “French fries” diye geçer. İngiliz İngilizcesinde ise paketli olan “crisps”, sıcak olan “chips” olur. Londra'da “chips” istersen tabağına sıcak patates kızartması gelir, New York'ta ise bir paket cips.
Türkçede “apartman” bütün binadır: “On katlı bir apartmanda oturuyoruz”; içindeki konut ise “daire”dir
İngilizcede apartment (Amerikan) ve flat (İngiliz) dairenin kendisidir: “We live in a third-floor apartment.” Binanın tamamı için Amerikan İngilizcesinde “apartment building”, İngiliz İngilizcesinde “block of flats” denir. “Our apartment has ten floors” dersen, karşındaki on katlı bir daire hayal eder.
“Tatildeyim”, “Tatile gidiyoruz”: Türkçede -de ve -e ekleri kullanılır
İngilizcede bu kalıpta edat on'dur: İngiliz İngilizcesinde “I'm on holiday”, “We're going on holiday”; Amerikan İngilizcesinde “I'm on vacation”, “We're going on vacation”. “I'm in holiday” ya da “I'm in vacation” yanlıştır. Okul tatilinden bahsederken İngiliz İngilizcesinde çoğul da kullanılır: “the summer holidays”.
💡 “Tatildeyim” → I'm on holiday (İngiliz) ya da I'm on vacation (Amerikan); in değil, on.
💡 Paketli cips: crisps (İngiliz) ya da chips (Amerikan). Patates kızartması: chips (İngiliz) ya da fries (Amerikan).
💡 Pantolon için “trousers” her yerde güvenlidir; “pants” değil.
"I told my British coworker I loved her pants, and she looked so confused!"
"Oh no — in British English that means underwear! You probably meant her trousers."
"I had no idea that word could mean two totally different things."
"It's the one everyone warns you about — most other differences are just synonyms, but that one can genuinely embarrass you."
Alıştırma 1 · Amerikan İngilizcesindeki kelimeyi seç
What does an American call what a British speaker calls a 'flat'?
Alıştırma 2 · İngiliz İngilizcesindeki kelimeyi seç
What does a British speaker call what an American calls an 'elevator'?
Alıştırma 3 · Amerikan İngilizcesindeki kelimeyi seç
What does an American call what a British speaker calls a 'lorry'?
Alıştırma 4 · Doğru anlamı seç
Careful — this word is a false friend across the two varieties. In American English, 'pants' means...
Alıştırma 5 · Doğru anlamı seç
In British English, 'pants' usually means...
Alıştırma 6 · İngiliz İngilizcesindeki kelimeyi seç
What does a British speaker call what an American calls a 'cookie'?
Alıştırma 7 · Amerikan İngilizcesindeki kelimeyi seç
What does an American call what a British speaker calls 'the autumn'?
Alıştırma 8 · İngiliz İngilizcesindeki kelimeyi seç
What does a British speaker call the fried strips of potato an American calls 'fries'?
Alıştırma 9 · Amerikan İngilizcesindeki kelimeyi yaz
Give the AMERICAN word for what British speakers call 'the pavement' (where you walk beside a road).
Alıştırma 10 · İngiliz İngilizcesindeki kelimeyi yaz
Give the BRITISH word for what Americans call a 'vacation.'
Alıştırma 11 · Gruplara ayır
0 / 8 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “tatildeyim”
Turkish: “Pazartesiye kadar tatildeyim.” Which British English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
What does an American call what a British speaker calls 'rubbish'?
Edatlar: AmE ve BrE
Amerikan ve İngiliz İngilizcesinde değişen edatlar: at/on the weekend, fill in/fill out, in/on a team. İkisini de tanı, birini güvenle kullan.
Dil bilgisi farkları (AmE/BrE)
Amerikan ve İngiliz İngilizcesi arasındaki dil bilgisi farkları: present perfect mi past simple mı, have got, topluluk isimleri, suggest that ve shall.
Yazım farkları (AmE/BrE)
Amerikan ve İngiliz İngilizcesi arasındaki kurala bağlı olmayan yazım farkları (tyre/tire, mould/mold, pyjamas/pajamas) ve practice/practise çifti.
Gündelik konuşma yapıları
Gündelik konuşma İngilizcesi: that düşürmek, gonna/wanna/gotta, cümleye and, but ya da so ile başlamak. Ve tam, nötr biçime ne zaman dönmek gerektiği.