Cold, happy, big gibi sıfatlar a bit, quite ya da very olabilir. Freezing, perfect, dead gibi sıfatlar ise zaten uçtadır ya da “ya hep ya hiç” anlamı taşır: absolutely, completely ya da totally ister.
Neler öğreneceksin
Derecelendirilebilen sıfatlar bir niteliği derece derece anlatır: bir şey biraz soğuk, bayağı soğuk ya da çok soğuk olabilir. Derecelendirilemeyen sıfatlar ise zaten ölçeğin ucundadır (ya da bir ölçekleri yoktur); bu yüzden very ile iyi anlaşmazlar.
Bu fikir Türkçede de vardır: “kocaman”, “bomboş”, “buz gibi” gibi kelimelerin anlamı zaten güçlüdür. Fark şu: günlük Türkçede “çok” kelimesi hemen her sıfatla kullanılır (“çok mükemmel”, “çok harika”, “çok muhteşem”). İngilizce bu konuda çok daha katıdır: “very perfect” ya da “very amazing” kulağa hemen yanlış gelir.
Cold, big, happy, interesting ve tired gibi sıradan niteleme sıfatları derecelendirilebilir: very, quite, fairly, a bit ya da extremely ile güçlendirebilirsin ve her kelime seni ölçekte biraz daha yukarı ya da aşağı taşır.
Quite kelimesine dikkat et. Derecelendirilebilen sıfatlarla genellikle “bayağı, oldukça” anlamına gelir (quite happy = oldukça mutlu); Amerikan İngilizcesinde bazen “çok” anlamına yaklaşır. Ama derecelendirilemeyen sıfatlarla, özellikle İngiliz İngilizcesinde, “tamamen” demektir (quite impossible = tamamen imkânsız). Türkçedeki “bayağı” bu ikinci anlama hiç gelmez; bu yüzden quite kelimesini her zaman “bayağı” diye çevirme.
“Çok yorgunum” ya da “Süper yorgunum” demek istiyorsan really ya da very kullan: really tired, very tired. “Totally tired” ya da “completely tired” kulağa tuhaf gelir.
Bazı sıfatlar zaten “çok + sıradan bir sıfat” anlamına gelir: freezing “çok soğuk, buz gibi”, huge “çok büyük, kocaman”, starving “çok aç, açlıktan ölüyor”, exhausted “çok yorgun, bitkin” demektir. Yoğunluk kelimenin içinde olduğu için very fazladır. Anadili İngilizce olanlar bunlarla en çok absolutely kullanır; completely ya da totally yalnızca bazılarıyla uyumludur (completely exhausted olur, “completely huge” olmaz).
Konuşma Türkçesinde vurguyu “çok” kelimesini tekrarlayarak (“çok çok yorgunum”) ya da pekiştirmeli sıfatlarla (“kocaman”, “bomboş”, “tertemiz”) yaparsın. İngilizcede “very very tired” demek yerine uç anlamlı bir sıfat seç: I'm absolutely exhausted, It's absolutely delicious, It's absolutely huge. Türkçedeki pekiştirmeli sıfatlar bu açıdan iyi bir ipucudur: “bomboş” → completely empty, “kocaman” → absolutely huge. Really burada da işe yarar: really freezing, really huge.
Bazı sıfatlar ise ya olan ya da olmayan bir durumu anlatır, arada bir derece yoktur: perfect, dead, unique, impossible, right, wrong, married. Bir şey “biraz ölü” olamaz; bu yüzden bu sıfatlar da very yerine absolutely ya da completely ile kullanılır.
Bunlarla iyi çalışan kelimeler ise almost ve nearly: almost impossible, nearly perfect, tıpkı “neredeyse imkânsız”, “neredeyse mükemmel” gibi. Türkçede “çok mükemmel” ya da “çok imkânsız” sık duyulsa da İngilizcede “very perfect” ve “very unique” klasik hatalardır.
Unique mutlak bir sıfattır: bir şey ya eşsizdir ya değildir. “Very unique” çok sık duyulan bir hatadır.
Freezing zaten “buz gibi, çok soğuk” demektir: very fazladır. absolutely (ya da really) kullan.
Türkçede “çok mükemmel” denebilir, ama perfect “ya hep ya hiç” anlamı taşır: very değil, absolutely ya da completely ile kullanılır.
“Çok çok yorgunum” cümlesini kelimesi kelimesine çevirme; “very, very tired” konuşmada duyulsa da güçlü bir anlatım değildir. Uç anlam için uç anlamlı bir sıfat seç ve absolutely ile kullan; yoksa really tired yeterlidir.
“Çok harikaydı” → absolutely amazing. Amazing zaten uç anlamlı bir sıfattır, very ile kullanılmaz.
Günlük Türkçede “çok” hemen her sıfatla kullanılır: “çok mükemmel”, “çok harika”, “çok muhteşem”, “çok lezzetli”
İngilizcede “very perfect”, “very amazing”, “very unique” ya da “very freezing” hemen hata olarak fark edilir; “very delicious” de pek doğal değildir. Sıfata göre absolutely, completely ya da totally kullan: absolutely perfect, absolutely amazing, absolutely freezing, absolutely delicious. Ya da hiç pekiştirme kelimesi kullanma: uç anlamlı bir sıfat tek başına da güçlüdür.
Türkçede vurgu “çok çok yorgunum” gibi tekrarla ya da “kocaman”, “bomboş”, “tertemiz” gibi pekiştirmeli sıfatlarla yapılır
İngilizcede pekiştirmeli sıfat diye bir yapı yoktur; “very, very tired” konuşmada duyulsa da zayıf kalır. Bunun yerine kelimeyi değiştir: “absolutely exhausted”, “absolutely delicious”, “absolutely huge”, “completely empty”. Sıradan sıfatta kalmak istersen really ya da extremely kullan: “really tired”, “extremely big”.
“Kesinlikle” Türkçede çoğunlukla emin olmayı anlatır (“Kesinlikle haklısın”); “bayağı” ise her zaman “oldukça” demektir
İngilizcede absolutely sıfatların önünde de çok doğaldır ve “tamamen, son derece” anlamı verir: “absolutely exhausted”, “absolutely perfect”. Uç ve mutlak sıfatlarla bu kelimeyi kullanmaktan çekinme. Quite ise her zaman “bayağı” değildir: quite good = oldukça iyi, ama quite impossible = tamamen imkânsız.
💡 Test: Önüne “biraz” koyabiliyor musun? O zaman derecelendirilebilir (very). Koyamıyorsan (perfect, dead, freezing) absolutely/completely.
💡 Emin değil misin? Really iki grupla da kullanılır: really cold, really freezing.
💡 “Çok çok” demek mi istiyorsun? Kelimeyi değiştir: absolutely exhausted, absolutely delicious.
"How was the hike?"
"Amazing, but absolutely exhausting — we walked for eight hours."
"Was the view worth it?"
"Completely. It was one of the most beautiful things I've ever seen."
Alıştırma 1 · Doğru pekiştirme kelimesini seç
This soup is ___ hot.
Alıştırma 2 · Doğru pekiştirme kelimesini seç
This solution is ___ perfect.
Alıştırma 3 · Doğru pekiştirme kelimesini seç
I'm ___ exhausted after that hike.
Alıştırma 4 · Doğru pekiştirme kelimesini seç
She was ___ happy about the news.
Alıştırma 5 · Doğru pekiştirme kelimesini seç
This puzzle is ___ impossible to solve.
Alıştırma 6 · Hatayı düzelt
Fix the mistake:
Alıştırma 7 · Doğru pekiştirme kelimesini seç
The water was ___ freezing.
Alıştırma 8 · Cümleyi “tamamen” anlamına gelen bir kelimeyle tamamla
Complete: This box is ___ empty. (a word meaning 'totally', not 'very')
Alıştırma 9 · Cümleyi “tamamen” anlamına gelen bir kelimeyle tamamla
Complete: I'm ___ certain about this. (a word meaning 'totally', not 'very')
Alıştırma 10 · Sıfatları gruplara ayır
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 11 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: uç anlamlı sıfatla very
Turkish: “Açlıktan ölüyorum!” Which English sentence sounds natural?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
This apartment is ___ enormous.
Less ve least
Less (daha az) ve least (en az) sıfatlarla nasıl kullanılır, more ve most ile ilişkisi ne, fewer ile farkı nedir? Türkçedeki “daha az” ile karşılaştırmalı.
Sıfat yapımı
Sıfat yapan sonekler (-ful, -less, -ous, -able, -ive) ve olumsuz önekler (un-, in-, im-, il-, ir-, dis-): Türkçedeki “-li” ve “-siz” ile karşılaştırmalı.
As … as ile karşılaştırma
as…as ile karşılaştırma: eşitlik (“benim kadar uzun”), not as…as (“o kadar pahalı değil”) ve twice/half as…as (“iki katı hızlı”, “yarısı kadar”).
-ed ve -ing ile biten sıfatlar
Bored mu, boring mi? -ed bir kişinin ne hissettiğini, -ing o duyguya neyin yol açtığını anlatır. “Sıkıldım” → I'm bored, I'm boring değil.