Bored, bir şey hisseden kişiyi; boring ise o duyguya yol açan şeyi anlatır. Türkçede “sıkıldım” ve “sıkıcı” ayrı kelimelerdir, ama bazen tek kelime iki işi de görür (heyecanlı) ve tehlike burada başlar.
Neler öğreneceksin
İngilizcedeki pek çok sıfat, aynı fiilden türeyen bir çift olarak gelir: bore → bored / boring; interest → interested / interesting; excite → excited / exciting. -ed ve -ing ile biten biçimler bambaşka şeyleri anlatır.
Türkçe çoğu zaman sana yardım eder, çünkü burada da genellikle iki ayrı kelime vardır: “sıkıcı” (sıkan şey) ve “sıkılmış” (sıkılan kişi), “yorucu” ve “yorgun”, “şaşırtıcı” ve “şaşkın”. -ıcı/-ici ya da “… verici” ile biten kelimeler çoğunlukla -ing biçimine karşılık gelir: sıkıcı = boring, yorucu = tiring, şaşırtıcı = surprising, heyecan verici = exciting, kafa karıştırıcı = confusing.
-ed ile biten sıfat bir kişinin ne hissettiğini anlatır, yani o deneyimi yaşayan kişiden söz eder. “I was bored” senin sıkıldığın anlamına gelir.
Türkçede bir duyguyu çoğu zaman sıfatla değil, geçmiş zamanda bir fiille söylersin: “Sıkıldım”, “Yoruldum”, “Şaşırdım”, “Kafam karıştı”. Çevirecek bir sıfat olmayınca akla ilk gelen boring olabilir, ama “I'm boring” senin başkalarını sıktığın anlamına gelir! Pratik kural: Türkçede “-di” ekiyle söylediğin bir duygu İngilizcede neredeyse her zaman be + -ed olur: sıkıldım → I'm bored, yoruldum → I'm tired, çok yoruldum → I'm exhausted, kafam karıştı → I'm confused. Bir de “-iyor” ile “-ing” arasında bağ kurma: “İlgileniyorum” → I'm interested, “I'm interesting” değil.
-ing ile biten sıfat, başkalarında bu duyguyu uyandıran şeyi, kişiyi ya da durumu anlatır. “The lecture was boring” dersin sıkıcı olduğu anlamına gelir.
Basit bir test: duyguya yol açan şey -ing alır (the film bores me → the film is boring); duyguyu hisseden kişi -ed alır (I'm bored). Özellikle Türkçede tek kelimeyle söylenen çiftlere dikkat et: “heyecanlı” hem kişi (“heyecanlıyım” → I'm excited) hem de şey için (“heyecanlı bir maç” → an exciting match) kullanılır. İngilizcede bu ikisi farklı kelimelerdir. Aynı şekilde “ilginç” her zaman interesting, “ilgilenen” ise interested olur.
“Partilerde sıkılıyorum” demek istiyorsan bored kullanılır. I am boring, senin başkalarını sıktığın anlamına gelir.
“İlgileniyorum” cümlesindeki “-iyor” eki -ing demek değildir. Kendi ilgin için interested kullanılır.
Dersin kendisi “ilginç”: ilgi uyandırır, bu yüzden -ing alır. İlgilenen kişi ise interested olur.
“Kafam karıştı” kendi durumunu anlatır, bu yüzden confused kullanılır. Confusing talimatların kendisini anlatırdı: The instructions are confusing.
“Gezi için çok heyecanlıyım” → excited. “Heyecanlı” Türkçede iki anlamda da kullanılır, İngilizcede kişi için -ed gerekir.
“Sıkıcı – sıkılmış”, “yorucu – yorgun”, “şaşırtıcı – şaşkın”, “heyecan verici”, “utanç verici”
Burada Türkçe sana yardım eder: -ıcı/-ici ya da “… verici” ile biten kelimeler genellikle -ing biçimine karşılık gelir (boring, tiring, surprising, exciting, embarrassing), kişinin durumunu anlatan kelimeler ise -ed biçimine (bored, surprised, embarrassed). Türkçede hangi kelimeyi kullanacağın netse, İngilizcede de çoğu zaman doğru seçimi yaparsın.
Türkçede duygu çoğunlukla geçmiş zamanda bir fiille söylenir: “Sıkıldım”, “Yoruldum”, “Kafam karıştı”
İngilizcede bunun karşılığı be + -ed ile biten sıfattır: “I'm bored”, “I'm tired”, “I'm confused”. “I'm boring”, “I'm tiring” ya da “I'm confusing” bambaşka bir şey söyler: senin başkalarını sıktığını, yorduğunu ya da kafalarını karıştırdığını.
“Heyecanlı” hem kişi hem şey için kullanılır: “Çok heyecanlıyım”, “Çok heyecanlı bir maçtı”
İngilizcede bunu iki kelimeyle söylersin: kişi excited (“I'm so excited”), maç ise exciting (“It was a really exciting match”). “I'm so exciting” senin heyecan verici biri olduğunu söyler; muhtemelen demek istediğin bu değildir.
“İlgileniyorum”, “Şaşırıyorum”: Türkçedeki “-iyor” eki kulağa -ing gibi gelir
Ama bu sıfatlarda -ing “şu anda yapıyorum” demek değildir; duyguya yol açan şeyi anlatır. Kendi duygun için -ed kullanılır: “I'm interested in football”, “I'm surprised”. “I'm interesting in football” yanlıştır.
💡 Kendine sor: o şey duyguya YOL MU AÇIYOR (-ing), yoksa kişi o duyguyu HİSSEDİYOR MU (-ed)?
💡 “Sıkıldım” = I'm bored. “Sıkıcıydı” = It was boring.
💡 Türkçede “-di” ekiyle söylediğin bir duygu (yoruldum, kafam karıştı) İngilizcede -ed olur: tired, confused.
💡 “Heyecanlıyım” = I'm excited; “heyecanlı bir maç” = an exciting match.
"How was the conference?"
"Honestly, exhausting. Three days of back-to-back meetings."
"Was it at least interesting?"
"Some of it, yeah — but I was pretty bored by the last session."
Alıştırma 1 · Doğru biçimi seç
I was ___ by the movie.
Alıştırma 2 · Doğru biçimi seç
The movie was ___.
Alıştırma 3 · Doğru biçimi seç
She felt ___ after the long meeting.
Alıştırma 4 · Doğru biçimi seç
The meeting was ___.
Alıştırma 5 · Doğru biçimi seç
I'm ___ in learning French.
Alıştırma 6 · Hatayı düzelt
Fix the mistake:
Alıştırma 7 · Doğru biçimi seç
He was ___ to hear the news.
Alıştırma 8 · Cümleyi -ed ya da -ing ile biten sıfatla tamamla
Complete: The news was very ___. (describes the news itself, which causes surprise, one word)
Alıştırma 9 · Cümleyi -ed ya da -ing ile biten sıfatla tamamla
Complete: I feel so ___ after that run. (describes how you feel — completely out of energy, one word)
Alıştırma 10 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 11 · Hatayı düzelt
Fix the mistake:
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “Sıkıldım”
Turkish: “Çok sıkıldım.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
The book was ___.
As … as ile karşılaştırma
as…as ile karşılaştırma: eşitlik (“benim kadar uzun”), not as…as (“o kadar pahalı değil”) ve twice/half as…as (“iki katı hızlı”, “yarısı kadar”).
Comparative ve superlative
-er/-est ve more/most ile karşılaştırma ve üstünlük: yazım kuralları, düzensiz biçimler ve “more tall”, “taller from” gibi tipik hatalar.
Sıfatların sırası
İngilizcede ismin önündeki sıfatların sırası: görüş, boyut, yaş, şekil, renk, köken ve malzeme. Türkçedeki serbest sıranın aksine sabit bir düzen.
Sıfat yapımı
Sıfat yapan sonekler (-ful, -less, -ous, -able, -ive) ve olumsuz önekler (un-, in-, im-, il-, ir-, dis-): Türkçedeki “-li” ve “-siz” ile karşılaştırmalı.