Türkçede her sıfat “daha” ve “en” ile karşılaştırılır. İngilizcede ise kısa sıfatlar sonek alır (bigger, the biggest), yalnızca uzun sıfatlar more ve most ile kullanılır.
Neler öğreneceksin
Comparative (karşılaştırma) tam olarak iki şeyi karşılaştırır: “This book is more interesting than that one.” Superlative (üstünlük) ise üç ya da daha fazla şey arasından en uçtakini (en büyüğünü, en küçüğünü, en iyisini) seçer ve genellikle the ile kullanılır: “This is the most interesting book I've read this year.”
Türkçede karşılaştırılan şeyi -den ekiyle söylersin: “babasından daha uzun”. İngilizcede bu ekin karşılığı from değil, than kelimesidir ve sıfattan sonra gelir: taller than his dad. Superlative için de Türkçedeki “en” yetmez, the gerekir: “en uzun” → the tallest. Bu the kelimesini unutmamak, Türkçe konuşanlar için en önemli alışkanlıklardan biridir.
Tek heceli sıfatların çoğuna (ve -y ile biten iki heceli sıfatların çoğuna) comparative için -er, superlative için -est eklenir: tall → taller → the tallest. Türkçe konuşanlar için asıl tuzak burada: Türkçede her sıfatın önüne “daha” koyarsın (“daha uzun”, “daha büyük”, “daha eski”), ama İngilizcede “more tall”, “more big”, “more old” denmez; doğrusu taller, bigger, older.
Yazım kuralları: tek heceli sıfat tek ünlü + tek ünsüzle bitiyorsa son ünsüz ikilenir (big → bigger → the biggest, hot → hotter → the hottest); w, x ve y ise ikilenmez (new → newer, low → lower). Ünsüzden sonra gelen -y, -i olur (happy → happier → the happiest). Sessiz -e ile biten sıfata yalnızca -r / -st eklenir (large → larger → the largest). Türkçede kelimeler okunduğu gibi yazıldığı için bu ikilenmeler başta tuhaf gelebilir: hotter, “hoter” değil.
-y ile bitmeyen iki heceli sıfatların çoğunda ve daha uzun sıfatların hepsinde comparative için more, superlative için the most kullanılır; sıfat sonek almaz: interesting → more interesting → the most interesting. Bu, Türkçedeki “daha ilginç”, “en ilginç” yapısına benzer. Bazı iki heceli sıfatlar -er/-est de alabilir: quiet → quieter, simple → simpler.
İki biçimi asla birleştirme: “more bigger” ya da “most biggest” her zaman yanlıştır. Türkçede “daha” kelimesi her karşılaştırmada olduğu için more kelimesini eklemek doğal gelebilir, ama -er zaten “daha” demektir. “Çok daha büyük” ise much bigger (ya da a lot bigger) olur, “very bigger” değil: karşılaştırma biçiminden önce very değil, much ya da a lot gelir.
Çok sık kullanılan bazı sıfatlar iki kalıba da uymaz: good → better → the best; bad → worse → the worst; far → farther/further → the farthest/furthest. Türkçede “daha iyi”, “en iyi”, “daha kötü”, “en kötü” dersin ve hiçbir sıfat düzensiz değildir; bu yüzden bu biçimleri ayrıca ezberlemen gerekir. “More good”, “gooder”, “goodest” ya da “bader” diye kelimeler yoktur.
Türkçede “daha büyük” dersin, ama big kısa bir sıfattır: more değil, -er alır (ve g ikilenir).
-er zaten “daha” demektir. more ile -er sonekini asla birlikte kullanma.
“Babasından daha uzun” cümlesindeki -den ekini from ile çevirme. Karşılaştırmada her zaman than kullanılır.
“Daha iyi” → better. Good, bad ve far düzensizdir; more ya da -er almazlar.
“Sınıfın en uzun kızı” → in the class. Bir yer ya da grup için in kullanılır; of, üyeler ya da sayılar içindir: the tallest of the three.
Türkçedeki “en” tek başına yeter, ama İngilizcede superlative önüne the gelir.
“Çok daha ucuz” → much cheaper (ya da a lot cheaper). Türkçedeki “çok” burada very olmaz.
Türkçede her sıfat “daha” ve “en” ile karşılaştırılır: “daha uzun”, “en büyük”, “daha ilginç”
İngilizcede more yalnızca uzun sıfatlarla kullanılır (more interesting, the most beautiful). Kısa sıfatlar sonek alır: taller, bigger, the oldest. “More tall”, “more big”, “more old” yanlıştır. Pratik kural: tek hece → -er/-est; -y ile biten iki hece → -ier/-iest; geri kalanlarda neredeyse her zaman more/most.
“Babasından daha uzun”: Türkçede karşılaştırılan şey -den ekiyle, sıfattan önce gelir
İngilizcede bunun karşılığı than kelimesidir ve karşılaştırma biçiminden sonra gelir: “He is taller than his dad.” -den ekini from ile çevirme (“taller from his dad”), than kelimesini de “sonra” anlamındaki then ile karıştırma.
“Sınıfın en uzun kızı”, “dünyanın en güzel şehri”: Türkçede grup ya da yer tamlayan ekiyle söylenir
İngilizcede bir yer ya da bütün olarak düşünülen bir grup (class, town, family, the world) in ile kullanılır, of ile değil: “the tallest girl in the class”, “the most beautiful city in the world”. Of ise üyeleri ya da bir sayıyı söylerken kullanılır: “the tallest of the three”, “the best of all”. Bir de the kelimesini unutma: “en uzun kız” → the tallest girl.
Türkçede düzensiz karşılaştırma yoktur: “daha iyi, en iyi”, “daha kötü, en kötü”
İngilizcede en sık kullanılan sıfatlardan bazıları düzensizdir: good – better – the best, bad – worse – the worst, far – farther – the farthest. “More good” ya da “the most bad” denmez; bu biçimleri ayrı ayrı ezberle.
💡 tall, big, old, hot gibi kısa sıfatlarla more kullanma: taller, bigger, older, hotter.
💡 “-den daha” → than: taller than, more expensive than; from değil.
💡 “Sınıfın en uzun kızı” → the tallest girl in the class: yer ve gruplarla in, önde de the.
💡 Good, bad ve far ayrıca öğrenilir: better / the best, worse / the worst.
"So which apartment did you like more?"
"Honestly, the second one was smaller, but it was much cheaper."
"Was it in a better location, though?"
"Yeah, actually — it was the closest one to the subway."
Alıştırma 1 · Doğru biçimi seç
This book is ___ than that one.
Alıştırma 2 · Doğru biçimi seç
She is the ___ girl in the class.
Alıştırma 3 · Doğru yazımı seç
Today is ___ than yesterday.
Alıştırma 4 · Doğru biçimi seç
This is the ___ movie I've ever seen.
Alıştırma 5 · Doğru biçimi seç
He runs ___ than his brother.
Alıştırma 6 · Hatayı düzelt
Fix the mistake:
Alıştırma 7 · Comparative biçimini yaz
Complete: happy → comparative form (one word)
Alıştırma 8 · Superlative biçimini yaz (the olmadan)
Complete: expensive → superlative form, without 'the'
Alıştırma 9 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 10 · Doğru biçimi seç
Which is correct?
Alıştırma 11 · Doğru biçimi seç
My car is ___ than my neighbor's.
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “babasından daha uzun”
Turkish: “Ali babasından daha uzun.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
She's ___ than me.
Sıfatların sırası
İngilizcede ismin önündeki sıfatların sırası: görüş, boyut, yaş, şekil, renk, köken ve malzeme. Türkçedeki serbest sıranın aksine sabit bir düzen.
-ed ve -ing ile biten sıfatlar
Bored mu, boring mi? -ed bir kişinin ne hissettiğini, -ing o duyguya neyin yol açtığını anlatır. “Sıkıldım” → I'm bored, I'm boring değil.
As … as ile karşılaştırma
as…as ile karşılaştırma: eşitlik (“benim kadar uzun”), not as…as (“o kadar pahalı değil”) ve twice/half as…as (“iki katı hızlı”, “yarısı kadar”).
Sıfatlar: temel bilgiler
İngilizcede sıfat nedir, cümlede nereye gelir ve neden “Ev büyük” cümlesinde is gerekir? Türkçe konuşanlar için sıfatlara sade bir giriş.