Türkçede olduğu gibi İngilizcede de sıfatlar ismin önüne gelir; ama birden fazla sıfat varsa sıraları neredeyse sabittir: “a beautiful old wooden table”, “a wooden old beautiful table” değil.
Neler öğreneceksin
Burada Türkçe sana çok yardım eder: Türkçede de sıfatlar ismin önüne gelir (“büyük kırmızı bir balon”) ve çoğul eki almaz (“kırmızı balonlar” → red balloons). Yalnız İngilizcede iki fark var. Birincisi, artikel sıfatlardan sonra değil, en başta durur: “büyük kırmızı bir balon” → a big red balloon. İkincisi, sayıdan sonra isim çoğul olur: “iki kırmızı balon” → two red balloons.
Asıl yenilik şu: Türkçede “eski küçük bir kasaba” da “küçük eski bir kasaba” da kulağa doğal gelir. İngilizcede ise iki ya da daha fazla sıfat aynı ismi nitelediğinde sıraları neredeyse sabittir: görüş, boyut, yaş, şekil, renk, köken, malzeme, amaç ve en sonda isim. Bütün listeyi bir anda ezberlemen gerekmez; başlangıç için en faydalısı şu iki kuralı oturtmak: boyut yaştan önce gelir (“a small old town”), boyut ya da yaş renkten önce gelir (“a big red balloon”).
Görüş (lovely, boring) → Boyut (big, tiny) → Yaş (old, young, new) → Şekil (round, square) → Renk (red, blue) → Köken (French, Italian) → Malzeme (wooden, cotton) → Amaç (a sleeping bag, a wine glass).
“a beautiful old wooden table”: görüş, yaş, malzeme. Malzeme, Türkçedeki gibi isme en yakın yerde durur (“ahşap masa”, “deri ceket”). “Tahtadan bir masa” desen bile İngilizcede from ya da of kullanılmaz: a wooden table.
“an old Italian restaurant”: yaş, köken. Köken bildiren sıfatlar Türkçedeki gibi büyük harfle yazılır (İtalyan → Italian). Artikele dikkat: ilk kelime old olduğu için an kullanılır; “a little old restaurant” dersen bu kez a kullanılır.
“a big red balloon”: boyut, renk. Araya and koyma: “a big and red balloon” değil. Türkçede sıfatların arasına “ve” koymak mümkün olsa da İngilizcede farklı türden sıfatlar doğrudan art arda dizilir.
Art arda dört beş sıfat (yukarıdaki listedeki gibi) gerçek konuşmada nadirdir ve kulağa ders kitabındaki bir alıştırma gibi gelir. Konuşurken genellikle ismin önüne bir ya da iki sıfat konur, gerisi ayrıca söylenir: “It's a wooden table — it's really old and quite beautiful.” Her şeyi ismin önüne yığmak yerine böyle anlatmak daha doğaldır.
Küçük bir istisna: aynı türden iki sıfat (örneğin bir insanın iki özelliği) ismi ayrı ayrı niteler. Bunlar virgülle ya da and ile ayrılır ve çoğu zaman yer değiştirebilir: “a kind, patient teacher” = “a patient, kind teacher”. Farklı türden sıfatlar ise virgülsüz ve sabit bir sırayla ismin önüne dizilir: “a big red balloon”, “a red big balloon” değil. Virgül bu farkı gösterir, ama virgül koymak her sırayı serbest bırakmaz.
Görüş bildiren sıfatlar (beautiful, lovely, nice), malzeme bildirenlerden (wooden, cotton) önce gelir. Malzeme isme en yakın yerde durur.
Türkçede “eski küçük bir kasaba” da olur, ama İngilizcede boyut yaştan önce gelir: little old. Artikelin de değiştiğine dikkat et: a little, an old.
Renk, malzemeden önce gelir. Türkçedeki “kahverengi deri cüzdan” sırası burada sana doğru yolu gösterir.
Farklı türden sıfatların (boyut, renk) arasına and konmaz; doğrudan art arda dizilirler.
Türkçede sayıdan sonra isim tekil kalır (“iki kırmızı balon”). İngilizcede isim çoğul olur; sıfat ise yine değişmez.
“Tahtadan bir masa” ifadesindeki -den ekini from ile çevirme. Malzeme ismin önüne gelir: wooden, glass, leather.
Türkçede de sıfatlar ismin önüne gelir ve çoğul eki almaz: “kırmızı balon”, “kırmızı balonlar”
Bu, İngilizcede de aynıdır: “a red balloon”, “red balloons”. Sadece sayıdan sonra ismi çoğul yapmayı unutma. Türkçede “iki kırmızı balon” denir, ama İngilizcede “two red balloons” gerekir.
Türkçede sıfatların sırası oldukça serbesttir: “küçük eski bir kasaba” da “eski küçük bir kasaba” da olur
İngilizcede sıra sabittir ve yanlış sıra hemen kulağa tuhaf gelir: “a little old town” doğru, “an old little town” değil; “a brown leather wallet” doğru, “a leather brown wallet” değil. Pratik ipucu: önce görüş ve boyut, sonra yaş, en sona da renk ve malzeme.
Türkçede “bir” sıfatlardan sonra, isimden hemen önce gelir: “büyük kırmızı bir balon”, “eski bir İtalyan restoranı”
İngilizcede artikel bütün sıfatların önüne, en başa gelir: “a big red balloon”. Ayrıca a ya da an seçimi isme değil, hemen ardından gelen kelimeye bağlıdır: “an old Italian restaurant”, ama “a little old restaurant”. Artikeli tamamen atlamak (“I bought big red balloon”) da sık yapılan bir hatadır.
Türkçede malzeme ve amaç bildiren kelimeler isme bitişik durur: “kahverengi deri cüzdan”, “cam masa”, “uyku tulumu”, “şarap kadehi”
İngilizcede de öyle: “a brown leather wallet”, “a glass table”, “a sleeping bag”, “a wine glass”. Ama “tahtadan bir masa” ya da “camdan bir masa” gibi -den ekli ifadeleri “a table from wood” diye çevirme. Malzeme isimden önce gelir: “a wooden table”.
💡 Sıfatlar ismin önüne gelir, çoğul eki almaz; ama artikel (a/an) en başta durur.
💡 Türkçedeki serbest sıraya güvenme: boyut yaştan önce, renk malzemeden önce gelir (a little old town, a brown leather wallet).
💡 Farklı türden sıfatların arasına and koyma: a big red balloon.
"What did you get her for her birthday?"
"A beautiful little wooden jewelry box."
"That sounds lovely — where did you find it?"
"At this tiny antique shop downtown."
Alıştırma 1 · Doğru sırayı seç
She bought a ___ table.
Alıştırma 2 · Doğru sırayı seç
He wore a ___ coat.
Alıştırma 3 · Doğru sırayı seç
They live in a ___ house.
Alıştırma 4 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 5 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 6 · Doğru sırayı seç
I bought a ___ jacket.
Alıştırma 7 · Hatayı düzelt
Fix the mistake:
Alıştırma 8 · Cümleyi iki sıfatla, doğru sırayla tamamla
Complete with two adjectives in the correct order: We saw a ___ building. (use: old, large)
Alıştırma 9 · Cümleyi iki sıfatla, doğru sırayla tamamla
Complete with two adjectives in the correct order: She wore a ___ dress. (use: red, silk)
Alıştırma 10 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 11 · Kulağa doğal geleni seç
Which sentence sounds natural?
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: Türkçedeki serbest sıra
Turkish: “Eski, küçük bir kasabada büyüdüm.” In Turkish the adjective order is flexible; in English it is not. Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
a ___ shirt
Comparative ve superlative
-er/-est ve more/most ile karşılaştırma ve üstünlük: yazım kuralları, düzensiz biçimler ve “more tall”, “taller from” gibi tipik hatalar.
-ed ve -ing ile biten sıfatlar
Bored mu, boring mi? -ed bir kişinin ne hissettiğini, -ing o duyguya neyin yol açtığını anlatır. “Sıkıldım” → I'm bored, I'm boring değil.
As … as ile karşılaştırma
as…as ile karşılaştırma: eşitlik (“benim kadar uzun”), not as…as (“o kadar pahalı değil”) ve twice/half as…as (“iki katı hızlı”, “yarısı kadar”).
Sıfatlar: temel bilgiler
İngilizcede sıfat nedir, cümlede nereye gelir ve neden “Ev büyük” cümlesinde is gerekir? Türkçe konuşanlar için sıfatlara sade bir giriş.