I am agree, she go, I didn't went: fiillerle ilgili bu küçük hataları bir kez tanıdığında kolayca önleyebilirsin.
Neler öğreneceksin
Bunlar yeni kurallar değil: oldukça iyi bir seviyede bile tekrar tekrar karşına çıkan birkaç fiil hatası. Neye dikkat etmen gerektiğini bildiğinde her birinin çözümü basit.
Türkçe konuşanlar için üç tipik tuzak daha var: “katılıyorum”, “fikirdeyim” gibi kelimelerdeki “-um”, “-im” kişi ekleri İngilizcede “am” gibi algılanır ve “I am agree” ortaya çıkar; Türkçede olumsuzluk ve soru fiilin içinde ya da mı/mi ekiyle yapılır (“Bilmiyorum”, “Nerede yaşıyorsun?”), yardımcı fiil yoktur; “yapmak” ise bazen make, bazen do olur (“He makes a lot of mistakes”).
Am/is/are bir sıfatın, bir ismin, bir yer ifadesinin, -ing biçiminin ya da past participle biçiminin önüne gelir; ama agree, like ya da want gibi yalın hâldeki normal bir fiilin önüne asla gelmez.
Türkçe konuşanlar için tuzak şu: “Katılıyorum”, “Aynı fikirdeyim” ya da “Anlıyorum” derken sondaki “-um”, “-im” kişi eki sana “I am” gibi gelir ve “I am agree”, “I am understand” denir. Oysa agree tek başına bir fiildir, “katılmak” anlamını kendisi taşır: “I agree with you.” Aynı şekilde: “I understand the lesson”, “I am understand” değil.
Present simple zamanında özne he, she, it ya da tekil bir isimse fiil -s alır. Have fiilinin bu biçimi has olur: She has a car.
Türkçede durum tam tersidir: ben ve sen için fiile ek gelir (giderim, gidersin), ama “o” için gelmez (o gider, o gidiyor). Bu yüzden he/she/it ile fiili çıplak bırakmak çok doğal gelir. İngilizcede ise tek ek he/she/it için gelir (she goes, she has); I ve you ile -s yoktur (I go, you have).
Did, didn't, does ve doesn't zamanı zaten gösterir, bu yüzden arkalarından gelen ana fiil yalın hâlde kalır. Fiile bir de geçmiş zaman eki eklersen zamanı iki kez işaretlemiş olursun.
Türkçede böyle bir yardımcı fiil yoktur: olumsuzluk ve zaman aynı fiilin üzerinde durur (“bilmiyorum”, “gitmedim”), soru da mı/mi ekiyle ya da tonlamayla sorulur (“Nerede yaşıyorsun?”). Bu yüzden bazen do tamamen unutulur (“I not know”, “Where you live?”), bazen de do kullanılır ama fiil yine değiştirilir (“I didn't went”). Doğrusu: “I don't know the answer.”, “Where do you live?”, “He doesn't like coffee.”
Can, will, must ve should gibi modal fiiller zaten yardımcı fiil gibi çalışır, bu yüzden do/does/did yardımcı fiillerine hiç ihtiyaç duymaz.
Türkçede “Yüzebilir misin?” derken “mi” soru edatını kullanırsın; İngilizcede do kelimesini bu “mi” gibi düşünüp her sorunun başına koymak cazip gelir: “Do you can swim?”. Ama modal varsa do gelmez: modal öznenin önüne geçer, o kadar: Can you swim? Olumsuzda da not modalın arkasına gelir: I can't swim.
“Katılıyorum” ya da “Aynı fikirdeyim” cümlesinden gelir, ama agree normal bir fiildir: önüne asla am/is/are gelmez.
Present simple zamanında he/she/it ile fiil -s alır. Türkçede “o” için ek gelmez, İngilizcede ise tam o kişi için gelir.
Didn't zaten geçmişi gösterir, bu yüzden ana fiil yalın hâlde kalır. Türkçedeki “gitmedim” gibi her şeyi tek fiile yükleme.
“Bilmiyorum” cümlesindeki olumsuzluk ekini not ile karşılamak yetmez: normal fiillerde don't, doesn't ya da didn't kullan.
Türkçede “Nerede yaşıyorsun?” yeterli, ama İngilizcede normal fiillerle soru sorarken do/does gerekir.
Do, Türkçedeki mi gibi her sorunun başına konan bir soru edatı dağildir. can gibi modallar do/does/did almaz; modal öznenin önüne geçer.
“Yapmak” kelimesini her zaman do diye çevirme: mistake ile make kullanılır (make a mistake, make mistakes).
Türkçede “Sana katılıyorum” ya da “Aynı fikirdeyim” denir; kişi eki fiilin ya da kelimenin sonundadır
Bu ek İngilizcedeki am değildir. agree zaten tam bir fiildir, be almaz: “I agree with you.” Olumsuzu: “I don't agree”, “I am not agree” değil. “I am agree”, Türkçe konuşanların İngilizcede en sık yaptığı fiil hatalarından biridir; “I am understand”, “I am know” da aynı kaynaktan gelir.
Türkçede olumsuzluk fiilin içindedir (“Cevabı bilmiyorum”), soru ise mı/mi ekiyle ya da soru kelimesiyle sorulur (“Nerede yaşıyorsun?”)
İngilizcede normal fiillerin olumsuz ve soru biçimi için do/does/did gerekir: “I don't know the answer.”, “Where do you live?”, “She didn't call me.” Zamanı ve -s ekini yardımcı fiil taşıdığı için ana fiil yalın hâlde kalır: “Does he play football?”, “Does he plays” değil.
Türkçede “o” için fiile kişi eki gelmez: o gider, o çalışıyor, onun arabası var
İngilizcede ise present simple zamanında tam da he/she/it ile fiil ek alır: she goes, he works, she has. Türkçedeki “var” have fiiline karşılık geldiğinde de bu kural geçerlidir: “Onun bir arabası var” → “She has a car.”, “She have a car” değil.
Türkçede “yapmak” neredeyse her şey için kullanılır: ödev yapmak, pasta yapmak, spor yapmak, plan yapmak, hata yapmak
İngilizce bunu ikiye böler. Make çoğunlukla bir şey yaratmak, ortaya çıkarmak demektir: make a cake, make a plan, make a decision, make a mistake. Do ise bir etkinliği, işi ya da görevi yerine getirmektir: do homework, do the dishes, do sports, do your best. “Hata yapmak” her ne kadar “yapmak” ile söylense de İngilizcede make ile kullanılır: “He makes a lot of mistakes.”
💡 “Katılıyorum” → I agree, am olmadan.
💡 Her cümleyi kontrol et: zaman yalnızca bir kez işaretlenir, ya yardımcı fiille ya da fiilin ekiyle, asla ikisiyle birden değil.
💡 “Bilmiyorum” → I don't know; “Nerede yaşıyorsun?” → Where do you live?
💡 “Yapmak”: bir şey mi ortaya çıkarıyorsun (a mistake, a plan, a cake)? Genellikle make. Bir etkinlik ya da görev mi (homework, the dishes)? Genellikle do.
"Do you understand the instructions?"
"Yes, I understand. It doesn't look too hard."
"Great — did you already start?"
"Not yet, but I will start soon."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 9 · Hatayı düzelt
Correct the mistake: He don't like coffee.
Alıştırma 10 · Hatayı düzelt
Correct the mistake: I am understand the lesson.
Alıştırma 11 · Sık yapılan hata: “katılmıyorum” ve be
Turkish: “Ona katılmıyorum.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Which is correct?
Sıfat mı, zarf mı: sık yapılan hatalar
Sıfat ve zarfla ilgili tipik hatalar: unutulan -ly, well yerine good ve feel, look, taste gibi fiillerden sonra gelen sıfat. Türkçe neden yanıltır?
Özne-fiil uyumuyla ilgili hatalar
İngilizcede özne-fiil uyumu tuzakları: fiilin yanlış isimle uyumu, he/she/it'in -s'si, everyone ve each, police ve news gibi isimler.
Artikellerle ilgili sık yapılan hatalar
Türkçede artikel yok; bu yüzden a/an unutulur, the da fazla kullanılır. Meslekler, genel ifadeler, ülke adları, okul ve ulaşımla ilgili tipik hatalar.
Edatlarla ilgili sık yapılan hatalar
Türkçedeki ekleri edata çevirince çıkan hatalar: married to (with değil), depend on, arrive at/in (to değil), about olmadan discuss ve good at.