She's been to Paris (gitti ve döndü) mi, She's gone to Paris (şu an orada) mı? İki küçük kelime, büyük bir fark.
Neler öğreneceksin
Been ve gone, have/has ile birlikte kullanılan past participle biçimleridir (present perfect), ama farklı sorulara cevap verirler. Been, kişinin o yeri ziyaret ettiğini ve artık geri döndüğünü söyler. Gone ise kişinin bir yere gittiğini ve henüz dönmediğini söyler: şu an oradadır ya da yoldadır.
Türkçede ikisi için de çoğu zaman aynı fiili kullanırız: “Paris'e üç kez gittim” (gitti ve döndü) ve “Paris'e gitti” (şu an orada). Bu yüzden “gitmek = go = gone” diye düşünmek çok kolaydır. Ama İngilizcede gone her zaman “henüz dönmedi” demektir; dönmüşse been kullanılır. (Buradaki she's kısaltması she is değil, she has demektir.)
Have/has been yapısını, birinin bir yeri daha önce ziyaret ettiğini anlatmak için kullan; özellikle deneyimlerle ilgili soru ve cümlelerde. Kişi şu anda orada değildir. Türkçedeki “Hiç İzlanda'ya gittin mi?” sorusu İngilizcede “Have you ever been to Iceland?” olur.
Edata dikkat: bir ziyaret için been to denir. Türkçedeki “Paris'te bulundum” cümlesi seni “been in” demeye yönlendirebilir, ama been in daha çok bir kalışı anlatır: I've been in Paris for a week çoğu zaman hâlâ orada olduğun anlamına gelir.
Bitmiş bir zaman varsa (last year, yesterday, in 2019) past simple kullanılır: “Geçen yıl İtalya'daydım” → I was in Italy last year; “Geçen yıl İtalya'ya gittim” → I went to Italy last year. I've been to Italy last year yanlıştır. Ever, never, yet, already gibi kelimelerle sorulan deneyim sorularında ise genellikle been kullanılır: Have you been to the museum yet? (Amerikan İngilizcesinde Did you go to the museum yet? de duyulur.)
Have/has gone yapısını, biri bir yere gittiğinde ve önemli olan şu anda burada olmaması olduğunda kullan: “Dişçiye gitti, henüz dönmedi.” Türkçedeki “Markete gitti, birazdan gelir” cümlesinin tam karşılığıdır. Arabayla ya da uçakla gitmek için driven ya da flown demene gerek yok; gone yeterli.
Home ile to kullanılmaz: “Eve gitti” → He's gone home, He's gone to home değil. Türkçedeki “-e” eki burada to ile çevrilmez.
Bilmekte fayda var: Amerikan İngilizcesinde tekrarlanan ziyaretler için bazen gone da duyulur (I've gone there many times). Ama been her yerde doğrudur ve güvenli seçimdir.
“Londra'ya beş kez gittim” cümlesi insanı gone demeye iter, ama gidip döndüysen been kullanılır. Gone, hâlâ orada olduğunu anlatır. (Amerikan İngilizcesinde bazen gone da duyulur, ama been her zaman doğrudur.)
Biri şu anda burada değilse ve henüz dönmediyse gone kullan: “Spor salonuna gitti.”
“Eve gitti” cümlesindeki “-e” ekini to ile çevirme: go home, gone home.
Türkçede “Geçen yıl İtalya'ya gittim” dersin; İngilizcede last year gibi bitmiş bir zamanla present perfect kullanılmaz, past simple gerekir.
Türkçedeki “gitti” tek bir kelimedir, ama gone ve been past participle biçimleridir: have/has (ya da kısaltması 's) olmadan cümle eksik kalır.
Türkçede “gitmek” hem dönülmüş ziyaretler hem de şu anki yokluk için kullanılır: “Londra'ya beş kez gittim”, “Ayşe nerede? – Londra'ya gitti”
İngilizcede bu iki anlam ayrılır. Gidip döndüysen been: “I've been to London five times.” Kişi hâlâ oradaysa gone: “She's gone to London.” “Gittim” kelimesini otomatik olarak gone ile çevirme; önce kendine sor: döndü mü, dönmedi mi?
“Paris'te bulundum”, “Daha önce Japonya'da bulundun mu?”: Türkçede ziyaret “-de bulunmak” ile de söylenir
Bir ziyaret için İngilizcede been to kullanılır: “I've been to Paris”, “Have you been to Japan before?” Been in ise çoğu zaman bir yerde kalmayı, özellikle hâlâ süren bir kalışı anlatır: “I've been in Paris for a week” (bir haftadır Paris'teyim).
Türkçede zaman belli olsa da olmasa da aynı geçmiş zaman kullanılır: “Paris'e gittim” ve “Geçen yıl Paris'e gittim”
İngilizcede zaman belirtilmiş ve bitmişse past simple gerekir: “I went to Paris last year”, “I was in Italy last year”. Been ve gone ile kurulan present perfect; last year, yesterday ya da in 2019 gibi ifadelerle kullanılmaz. Onu zaman belirtmeden ya da ever, never, already, yet, this year gibi kelimelerle kullan.
💡 Türkçedeki fiile bakma; kendine sor: kişi döndü mü (been), yoksa hâlâ orada mı (gone)? İkisi de her zaman have/has ile.
💡 Bitmiş bir zaman var mı (last year, yesterday)? O zaman past simple: I was in … / She went to …
"Is Anna around today?"
"No, she's gone to a client meeting — she'll be back this afternoon."
"Oh, has she been to that client before?"
"Yes, she's been there a few times already, so she knows the way."
Alıştırma 1 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: She's ___ to Spain three times. (she's visited and come back)
Alıştırma 2 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: Where's Tom? He's ___ to the shop. (he's still there)
Alıştırma 3 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: I've never ___ to Japan, but I'd love to go.
Alıştırma 4 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: They've ___ on holiday — they'll be back next week.
Alıştırma 5 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: Have you ever ___ to a music festival?
Alıştırma 6 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: My parents have ___ to the airport to pick up my sister. (they haven't returned yet)
Alıştırma 7 · Doğru cevabı seç
Which word means the person went somewhere and has already RETURNED?
Alıştırma 8 · Doğru cevabı seç
Which word means the person went somewhere and is STILL THERE (hasn't come back)?
Alıştırma 9 · Eksik kelimeyi yaz
Complete: I've ___ to that restaurant many times — it's one of my favorites. (visited and returned)
Alıştırma 10 · Eksik kelimeyi yaz
Complete: She's not here right now — she's ___ to a meeting. (still away)
Alıştırma 11 · Sık yapılan hata: “gittim” = gone mu?
Turkish: “Londra'ya beş kez gittim.” (you are back home now) Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct form: Have you ___ to the new café downtown yet?
Used to, be used to ve get used to
Used to (eskiden öyleydi, artık değil), be used to (alışkın olmak) ve get used to (alışmak): birbirine çok benzeyen üç yapıyı ayırt etmeyi öğren.
Present perfect mi, present perfect continuous mı?
Present perfect sonucu, present perfect continuous süreyi öne çıkarır. “Bir saattir bekliyorum” gibi cümleleri İngilizceye doğru aktarmayı öğren.
Present perfect mi, past simple mı?
Present perfect mi, past simple mı? Türkçede ikisi de “gördüm” olur. Şimdiyle bağlantı mı, bitmiş bir an mı: doğru zamanı seçmenin kolay yolu.
So mu, such mı?
Vurgu için so mu, such mı? So sıfat ya da zarftan önce, such isimden önce gelir. Bu yüzden “o kadar güzel bir gün” such a nice day olur.