I have read the book mu, I have been reading the book mu? Biri biten bir sonucu, öbürü süren bir etkinliği anlatır: “Kitabı okudum” ile “İki haftadır kitabı okuyorum” arasındaki fark gibi.
Neler öğreneceksin
İki biçim de geçmişteki bir şeyi şu ana bağlar. Simple biçim (have + past participle) sonucu ya da bir şeyin bittiğini öne çıkarır. Continuous biçim (have been + -ing) ise süreci öne çıkarır: etkinliğin bir süre devam ettiğini ve çoğu zaman hâlâ sürdüğünü.
Türkçede bu farkı fiil biçimiyle değil, çoğu zaman bağlamla anlatırsın: “Kitabı okudum” (bitirdim) ve “İki haftadır kitabı okuyorum” (etkinlik sürüyor, belki bitmedi). İngilizcede bu ayrım isteğe bağlı değildir: fiilin biçimi onu her zaman gösterir.
Önemli olan bitmiş ya da tamamlanmış bir şeyse, ya da bir şeyin kaç kez veya ne kadar olduğunu söylüyorsan, özellikle de bir sayı varsa simple biçimi kullan.
know, like, want, belong ya da have (“sahip olmak” anlamında) gibi durum fiilleri neredeyse her zaman simple biçimde kalır. Türkçede “Onu on yıldır tanıyorum” cümlesinde “-iyor” eki olsa da İngilizcesi I've known him for ten years olur; I've been knowing him değil.
Bir etkinliğin ne kadar sürdüğünü anlatıyorsan ya da uzun süren veya yeni biten bir etkinliğin yol açtığı şu anki bir durumu açıklıyorsan continuous biçimi kullan.
Burada Türkçe sana yardım eder: “-dir” ya da “-den beri” ile kurulan şimdiki zaman cümleleri tam olarak bu anlamı taşır. “İki haftadır o kitabı okuyor” → She has been reading that book for two weeks. Sorun, “-iyor” ekini İngilizcede de present continuous ile çevirmekte ortaya çıkar: “She is reading that book for two weeks” yanlıştır. Bir de “beri” kelimesine dikkat: bir sürenin önünde (iki hafta, bir saat) for, bir başlangıç noktasının önünde (2018, pazartesi, saat 9) since kullanılır.
work, live, teach, study gibi fiillerle for ya da since kullanıldığında iki biçim de genellikle doğrudur: She has worked / has been working there since 2018. Yanlış olan tek şey present simple: She works there since 2018.
Neden yorgun olduğunu açıklarken Türkçede genellikle “Bütün gün çalıştım” dersin. İngilizcede bu etkinliği şu anki durumuna bağlamak için en doğal seçenek I've been working all day olur.
Belirli bir şeyi sayıyorsan (kaç kez, ne kadar) simple biçimi kullan. Saymadan etkinliğin kendisini anlatıyorsan genellikle continuous biçim gelir.
Türkçedeki ipuçları: “bütün gün”, “bütün sabah”, “-dir … -iyorum” continuous biçime işaret eder; “bitirdim”, “tamam, bitti”, “üç kez” ve “beş kitap” ise simple biçime.
“Bir saattir burada bekliyorum” Türkçede şimdiki zamanla söylenir, ama İngilizcede present perfect (continuous) gerekir. Bir sürenin önünde de since değil, for kullanılır.
Bir sayı ya da tamamlanmış bir miktar varsa continuous değil, simple biçim kullanılır.
Etkinlik bir süredir devam ediyor ve henüz bitmediyse (“İki haftadır okuyor”) continuous biçim gerekir; has read kitabı bitirdiği anlamına gelir.
“Ne kadar zamandır bekliyorsun?” sorusundaki “-iyor” ekini present continuous ile çevirme. Şu ana kadar süren bir süreyi soruyorsun: How long have you been waiting?
“Tanıyorum” fiilinde “-iyor” olsa da know bir durum fiilidir ve continuous biçimde kullanılmaz.
Türkçede “-dir” ve “-den beri” ile şimdiki zaman kullanılır: “Bir saattir bekliyorum”, “Üç yıldır İngilizce çalışıyorum”, “2018'den beri orada çalışıyor”
İngilizcede present continuous ve present simple yalnızca şu anı anlatır. Şu ana kadar uzanan bir dönemden söz ediyorsan present perfect gerekir: “I have been waiting for an hour” (süreyi öne çıkarır), “She has been working there since 2018” ya da “She has worked there since 2018”. “I am waiting since an hour” ya da “I study English for three years” yanlıştır. Türkçedeki anlam doğru, yalnızca biçim farklı: “-dir … -iyor” gördüğün yerde have/has been + -ing düşün.
Türkçede süre “Ne kadar zamandır bekliyorsun?” ya da “Ne zamandan beri bekliyorsun?” diye sorulur
İki soru da İngilizcede genellikle “How long have you been waiting?” olur. “How long are you waiting?” ve “Since when are you waiting?” yanlıştır: soru da present perfect continuous ister. “Since when have you been waiting?” dil bilgisi açısından doğrudur, ama çoğu zaman şaşkınlık ya da sitem anlatır.
Türkçede durum fiilleri de “-iyor” alır: “tanıyorum”, “biliyorum”, “seviyorum”, “istiyorum”
Bu “-iyor” eki seni continuous biçime itmesin. know, like, love, want, belong gibi durum fiilleri İngilizcede neredeyse hiç -ing almaz: “Onu on yıldır tanıyorum” → “I've known him for ten years.”, “Bunu çoktandır biliyorum” → “I've known this for a long time.” “I've been knowing him” yanlıştır.
💡 Türkçe cümlede “-dir” ya da “-den beri” ile şimdiki zaman mı var? İngilizcede have/has (been) gerekir: süre için for, başlangıç noktası için since.
💡 “Ne kadar zamandır …-iyorsun?” → How long have you been + -ing?
💡 Belirli bir sayı mı var (üç kez, beş kitap)? Simple. “Bütün gün” mü? Continuous.
"How's the presentation coming along?"
"I've been working on the slides for hours — I still have the data section left."
"Have you finished the introduction, at least?"
"Yes, I've finished that part already — just the data section now."
Alıştırma 1 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: I ___ three cups of coffee today. (a completed count)
Alıştırma 2 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: I ___ coffee all morning. (emphasis on the ongoing activity)
Alıştırma 3 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: She ___ that book — it's on the shelf now. (finished result)
Alıştırma 4 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: She ___ that book for two weeks. (still not finished, ongoing)
Alıştırma 5 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: Why are you so tired? — I ___ all day.
Alıştırma 6 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: He ___ five books this year. (a specific completed number)
Alıştırma 7 · Doğru cevabı seç
Which form emphasizes the RESULT or a completed quantity, rather than the ongoing activity?
Alıştırma 8 · Doğru cevabı seç
Which form emphasizes the DURATION or ongoing nature of an activity?
Alıştırma 9 · Cümleyi “wait” fiilinin doğru biçimiyle tamamla
Complete with the correct form of 'wait': I ___ for an hour, and the bus still hasn't come. (emphasis on duration)
Alıştırma 10 · Cümleyi “finish” fiilinin doğru biçimiyle tamamla
Complete with the correct form of 'finish': I ___ my homework, so now I can relax. (finished result)
Alıştırma 11 · Sık yapılan hata: “-dir” ve şimdiki zaman
Turkish: “Üç yıldır İngilizce çalışıyorum.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct form: Your eyes are red — ___ you ___ ?
Present perfect mi, past simple mı?
Present perfect mi, past simple mı? Türkçede ikisi de “gördüm” olur. Şimdiyle bağlantı mı, bitmiş bir an mı: doğru zamanı seçmenin kolay yolu.
Used to, be used to ve get used to
Used to (eskiden öyleydi, artık değil), be used to (alışkın olmak) ve get used to (alışmak): birbirine çok benzeyen üç yapıyı ayırt etmeyi öğren.
Been mi, gone mu?
Present perfect ile been mi, gone mu? Kişi gidip döndü mü, yoksa hâlâ orada mı? Türkçedeki “gittim” neden her zaman gone olmaz, örneklerle öğren.
So mu, such mı?
Vurgu için so mu, such mı? So sıfat ya da zarftan önce, such isimden önce gelir. Bu yüzden “o kadar güzel bir gün” such a nice day olur.