Used to, be used to ve get used to

B1 · OrtaSık karıştırılan yapılar

I used to live there, I'm used to it now, I'm getting used to it: aynı kelimeler, üç farklı anlam. Türkçede bunlar “eskiden yaşardım”, “alışkınım” ve “alışıyorum” olur.

Neler öğreneceksin

  • Used to + yalın mastar (bare infinitive): GEÇMİŞTEKİ bir ALIŞKANLIK ya da artık geçerli olmayan bir durum (“eskiden … -irdim”)
  • Be used to + -ing/isim: bir şeye ALIŞKIN OLMAK, şu anki bir durum
  • Get used to + -ing/isim: bir şeye ALIŞMAK, yani süreç
  • used to yapısından sonra yalın fiil gelir (used to live); be/get used to yapısından sonra ise -ing ya da isim gelir (used to living), çünkü buradaki to bir edattır; tıpkı Türkçedeki “kalkmaya alışkınım” cümlesinde fiilin isim gibi ek alması gibi
  • Her yapı farklı bir soruya cevap verir: Eskiden ne yapardın? Neye alışkınsın? Neye alışıyorsun?

Üç yapı, üç görev

Used to, be used to ve get used to aynı kelimeleri içerdiği için akraba gibi görünür, ama çok farklı işler yapar. Used to, geçmişte düzenli olarak olan şeyleri anlatır. Be used to ve get used to ise bir şeyin senin için artık normal olduğunu ya da ona alışmakta olduğunu anlatır.

Türkçede bu üç anlam için üç ayrı yapı vardır: “eskiden … -irdim” (“Eskiden köyde yaşardım”), “-e alışkın olmak” ve “-e alışmak”. Kelimesi kelimesine çevirme; kendine üç anlamdan hangisini anlatmak istediğini sor.

"I used to play football every weekend. (eskiden öyleydi, artık değil)"
"I'm used to playing football on hard ground now. (alışkınım)"
"I'm getting used to playing without my old teammates. (alışıyorum)"

Used to: eskiden öyleydi, artık değil

Geçmişte düzenli olarak olan ya da eskiden öyle olup artık öyle olmayan bir şey için used to + yalın fiil kullan (-ing yok, ikinci bir to da yok). Türkçe burada sana yardım eder: bu, “eskiden” ile birlikte kullandığın geniş zamanın hikâyesidir. “Eskiden Odessa'da yaşardım” → I used to live in Odesa.

Dikkat etmen gereken bir tuzak: used kelimesi sana “alışkanlık” kelimesini hatırlatabilir ve onu bugünkü alışkanlıklar için de kullanmak isteyebilirsin. Oysa used to yalnızca geçmiş için vardır. Bugünkü bir alışkanlık için usually kullanılır: I usually drink coffee in the morning (Sabahları genellikle kahve içerim). “I use to drink coffee” yanlıştır.

did ile kurulan soru ve olumsuz cümlelerde -d olmadan use to yazılır: Did you use to…? I didn't use to… (didn't used to biçimi de sık görülür, ama özenli İngilizcede genellikle hata sayılır.) Bir de telaffuza dikkat: used to kabaca “yus-tı” gibi okunur, “yuzd tu” gibi değil.

"I used to live in Odesa. (artık orada yaşamıyorum)"
"She used to have long hair. (artık uzun değil)"
"Did you use to play an instrument? (soru: -d olmadan use to)"

Be used to: bir şeye alışkın olmak

Bir şey senin için artık normalse ve seni şaşırtmıyor ya da rahatsız etmiyorsa be used to + -ing (ya da bir isim veya zamir) kullan: “Gürültüye alışkınım”, “Baskı altında çalışmaya alışkınım”.

İki önemli tuzak var. Birincisi: buradaki to mastar eki değil, bir edattır; bu yüzden ardından yalın fiil değil, -ing biçimi gelir: I'm used to getting up early; I'm used to get up early değil. Türkçe aslında aynı mantıkla çalışır: “erken kalkmaya alışkınım” cümlesinde fiil “-me” ekiyle isim gibi olur ve “-e” ekini alır. İngilizcede bu işi -ing yapar. İkincisi: “alışkınım” Türkçede tek kelimedir, ama İngilizcede be fiilini unutma: I'm used to…; I used to… değil.

"I'm used to getting up early. (benim için artık normal)"
"She's used to the noise from the street."
"We're used to working under pressure."

Get used to: bir şeye alışmak

Bir SÜRECİ anlatıyorsan, yani yeni bir şey yavaş yavaş normal hâle geliyorsa get used to + -ing (ya da bir isim) kullan. Türkçedeki “-e alışmak” fiiline karşılık gelir: “Yalnız yaşamaya hâlâ alışıyorum” → I'm still getting used to living alone. Dikkat: Türkçede “Buraya alıştım” geçmiş zamanla söylenir ama şu anki durumu anlatır; İngilizcede bunun en doğal karşılığı I'm used to it here now ya da I've got used to it olur. Bu yapı genellikle slowly, still ya da it took me a while (“alışmam biraz zaman aldı”) gibi ifadelerle gelir.

"It took me a month to get used to the new job."
"I'm still getting used to living alone."
"You'll get used to the accent after a few weeks."

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"I used to hate coffee, but now I can't live without it."
"I'm used to working late — it doesn't bother me anymore."
"It took her a while to get used to the time difference."
"Did you use to live abroad?"

Dikkat

✗I'm used to wake up early.
✓I'm used to waking up early.

be used to yapısındaki to bir edattır: ardından -ing ya da isim gelir. Türkçedeki “uyanmaya alışkınım” cümlesini düşün: orada da fiil isimleşir.

✗I use to drink coffee every morning.
✓I usually drink coffee every morning. / I'm used to drinking coffee every morning.

used to yalnızca geçmişteki alışkanlıklar içindir. “Her sabah kahve içerim” için usually; “Her sabah kahve içmeye alışkınım” için be used to kullanılır.

✗I used to the cold weather here now.
✓I'm used to the cold weather here now.

“Buradaki soğuğa artık alışkınım” cümlesi be ister: I'm used to… be olmadan cümle geçmişteki used to yapısına dönüşür ve anlamsız olur.

✗Did you used to play an instrument?
✓Did you use to play an instrument?

did geçmiş zamanı zaten gösterir, bu yüzden ardından -d olmadan use to gelir: Did you use to…? I didn't use to…

✗I'm still used to living alone.
✓I'm still getting used to living alone.

“Yalnız yaşamaya hâlâ alışıyorum” bir süreç anlatır: get used to. “Alışkınım” anlamındaki be used to burada uymaz.

Türkçeyle karşılaştırma

Türkçede geçmişteki alışkanlıklar “eskiden” ve geniş zamanın hikâyesiyle anlatılır: “Eskiden köyde yaşardım”, “Çocukken her hafta sonu futbol oynardım”

Bu, used to yapısının tam karşılığıdır: “I used to live in a small village.”, “I used to play football every weekend.” Aynı şeyi past simple ile de söyleyebilirsin (“I played football every weekend”), ama used to bunun artık geçerli olmayan bir alışkanlık olduğunu açıkça gösterir. Tek bir olay ya da kesin bir sayı için used to kullanılmaz: “I went to Rome three times last year”; “I used to go to Rome three times last year” değil.

“Erken kalkmaya alışkınım”, “Yalnız yaşamaya alışıyorum”: Türkçede fiil “-me/-ma” ekiyle isimleşir ve “-e” ekini alır

İngilizcede de aynısı olur: be used to ve get used to yapısındaki to bir edattır ve ardından bir isim, bir zamir ya da -ing biçimi gelir: “I'm used to the noise”, “I'm used to it”, “I'm used to getting up early”, “I'm getting used to living alone”. Türkçedeki “kalkmaya” ne işi görüyorsa İngilizcede getting de onu görür. Bu to edatını mastar eki sanıp “I'm used to get up early” demek en sık yapılan hatadır.

Türkçede “alışkınım”, “alışkın” kelimesine kişi eki eklenerek tek kelimeyle söylenir; ayrı bir “olmak” fiili gerekmez

İngilizcede be fiili zorunludur: “I'm used to the cold.”, “She's used to the noise.” be fiilini atarsan cümle geçmişteki alışkanlığı anlatan used to yapısına dönüşür ve anlamı bozulur: “I used to the cold” yanlıştır.

“Buraya alıştım” (artık alışkınım) ve “Buraya alışıyorum” (alışma süreci devam ediyor)

İngilizcede şu anki durum için be used to, süreç için get used to kullanılır: “I'm used to it here now.” / “I'm getting used to it here.” “Alıştım” cümlesini “I've got used to it” diye de söyleyebilirsin; önemli olan, “alışıyorum” anlamında be used to, “alışkınım” anlamında da getting used to kullanmamak.

💡 Kendine sor: Bu “eskiden … -irdim” mi (used to), “alışkınım” mı (be used to), yoksa “alışıyorum” mu (get used to)?

💡 Bugünkü alışkanlıklar için use to değil, usually kullan: I usually drink coffee.

💡 be/get used to yapısından sonra -ing ya da isim gelir, asla yalın fiil değil; tıpkı Türkçedeki “kalkmaya alışkınım” gibi.

Gerçek hayatta: yeni bir şehre taşınmayı anlatmak

"How's the new city treating you?"

"Honestly, it took me a while to get used to the pace here — it's so much faster than back home."

"And now?"

"Now I'm totally used to it. I used to hate the crowds, but I barely notice them anymore."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru biçimi seç

Choose the correct form: I ___ live in a small village. (a past habit, not true now)

Alıştırma 2 · Doğru biçimi seç

Choose the correct form: She ___ the noise now — she's lived next to the airport for years.

Alıştırma 3 · Doğru biçimi seç

Choose the correct form: It took him months to ___ waking up so early.

Alıştırma 4 · Doğru biçimi seç

Choose the correct form: We ___ eat out every Friday, but we don't anymore.

Alıştırma 5 · Doğru biçimi seç

Choose the correct form: I'm slowly ___ the new schedule at work.

Alıştırma 6 · Doğru biçimi seç

Choose the correct form: He ___ spicy food — he grew up eating it every day.

Alıştırma 7 · Doğru cevabı seç

Which structure describes a PAST HABIT that is no longer true, using the bare infinitive?

Alıştırma 8 · Doğru cevabı seç

Which structure describes becoming accustomed to something — a PROCESS of adjustment?

Alıştırma 9 · Cümleyi “use” fiilinin doğru biçimiyle tamamla

Complete: When I was a kid, I ___ (use) to be afraid of the dark. (past habit)

Alıştırma 10 · Cümleyi eksik kelimeyle tamamla

Complete: After a few weeks, she got used ___ driving on the left. (preposition)

Alıştırma 11 · Cümleleri gruplara ayır

I used to play the piano as a child.
He is used to working night shifts.
They are getting used to the new manager.
We used to live in Kyiv.
She is used to cold winters.
I'm still getting used to this keyboard.

0 / 6 yerleştirildi

Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: be used to + yalın fiil

Turkish: “Erken kalkmaya alışkınım.” Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

Choose the correct form: I ___ smoke, but I quit five years ago.

Neler öğrendin

  • Used to + yalın fiil: eskiden öyleydi, artık değil; yalnızca geçmiş için kullanılır (“eskiden … -irdim”).
  • Be used to + -ing/isim: şu an bir şeye alışkın olmak; be fiilini unutma.
  • Get used to + -ing/isim: bir şeye alışmak, yani süreç.
  • be/get used to yapısındaki to bir edattır, bu yüzden ardından -ing gelir: Türkçedeki “kalkmaya” gibi isimleşmiş bir fiil.
  • Soru ve olumsuz cümleler: Did you use to…? / I didn't use to… (-d olmadan). Bugünkü alışkanlıklar için usually.
Bu kategorideki tüm dersleri gör