She is a teacher, she is teacher değil; Life is difficult, the life is difficult değil: İngilizcenin artikel isteyip istemediği yerler ve Türkçenin seni yanılttığı noktalar.
Neler öğreneceksin
Artikel hataları genellikle iki yönden birine gider: ya İngilizcenin a/an istediği yerde artikeli atarsın ya da İngilizcenin hiç artikel istemediği yerde the kullanırsın. Türkçede belirli artikel yoktur, “bir” de İngilizcedeki a/an kadar sık kullanılmaz; bu yüzden doğru artikeli “içinden gelerek” seçmek zordur. Çeviri yapmak yerine her seferinde kendine iki soru sor: Bu tekil, sayılabilen bir isim mi? Belirli bir şeyden mi, yoksa genel olarak mı söz ediyorum? Bu ders, Türkçe konuşanların en sık takıldığı noktaları bir araya getiriyor.
Tekil sayılabilen bir isim, yanında bir belirleyici ister; be fiilinden sonra gelen bir meslek de buna dahildir. Türkçede “O öğretmen” ve “Babam mühendis” dersin, “bir” kullanmazsın. İngilizcede ise a/an gerekir: a teacher, an engineer.
as yapısından sonra da durum aynıdır: “Hemşire olarak çalışıyor” → “She works as a nurse.” Gelecekle ilgili cümlelerde de: “Büyüyünce doktor olmak istiyorum” → “I want to be a doctor.” Çoğulda artikel kaybolur: “They are teachers.”
Hatırla: an, bir ünlü SESİNDEN önce (an engineer, an hour), a ise bir ünsüz sesinden önce gelir (a doctor, a university). Önemli olan harf değil, sestir.
Belirli bir şeyden değil de genel olarak bir şeyden söz ediyorsan, İngilizcede sayılamayan isimler ve çoğullar artikelsiz kullanılır: “Life is difficult sometimes” (Hayat bazen zor), “Money can't buy happiness” (Para mutluluğu satın alamaz), “I love dogs” (Köpekleri çok severim). Türkçedeki belirtme hâli eki (“mutluluğu”, “köpekleri”) burada belirlilik anlamına gelmez; yalnızca fiilin nesnesini gösterir. Bu eki the diye çevirirsen “I love the dogs” dersin ve belirli köpeklerden (örneğin komşunun köpeklerinden) söz ediyormuşsun gibi anlaşılır. “I love dog” da yanlıştır: genel olarak köpeklerden söz ederken çoğul dogs kullanılır.
Bir şey belirli hâle gelince the geri döner: “the dogs next door” (yan evdeki köpekler), “the life of a soldier” (bir askerin hayatı). İkinizin birlikte izlediği gün batımı gibi, hangi şeyden söz edildiğini iki taraf da biliyorsa “the sunset” denir.
Bir başka tipik tuzak: asıl işleviyle kullanılan kurumlar. “Okula otobüsle gidiyorum” cümlesi, öğrenci olarak gidiyorsan “I go to school by bus” olur; the yok. Aynı şekilde: go to work, go to bed, be in hospital (İngiliz İngilizcesi; Amerikan İngilizcesinde in the hospital). Ulaşım araçlarında Türkçedeki “-le” ekini with diye çevirme: “otobüsle” → by bus, “trenle” → by train, “arabayla” → by car; hepsi artikelsiz.
Ülke, şehir ve kıta adları İngilizcede genellikle artikelsiz kullanılır: Turkey, France, India, Ukraine, Ankara, Europe. “He was born in Ukraine.” Eski kaynaklarda görebileceğin “the Ukraine” biçimi eskimiştir ve bugün uygun bulunmaz.
Buna karşılık çoğul biçimli adlar ya da States, Kingdom, Republic gibi bir kelime içeren adlar the alır: the United States / the USA, the Netherlands, the United Kingdom, the Philippines. Türkçede “ABD'de” ya da “Amerika Birleşik Devletleri'nde” derken artikel düşünmezsin, ama İngilizcede “in the United States” denir; “in United States” değil. Nehirler, denizler, okyanuslar ve sıradağlar da the alır (the Danube, the Black Sea, the Pacific, the Alps).
Bir ölçekte en üstteki tek şeyi gösterdiğinde (en iyi, en güzel, en yüksek) İngilizcede neredeyse her zaman the kullanılır. Türkçede “şehrin en iyi restoranı” derken artikel yoktur, bu yüzden “best restaurant” demek kolaydır. Doğrusu: “the best restaurant”, “the most beautiful place”.
“İnsanların çoğu” ve “çoğu insan” ifadelerine dikkat: most, “çoğu” anlamında kullanıldığında the ALMAZ. “Çoğu insan müziği sever” → “Most people like music”; “the most people” ya da “most of people” değil.
“O öğretmen” Türkçede artikelsizdir, ama İngilizcede be fiilinden sonra gelen tekil bir meslek a/an ister.
Sayılamayan ve soyut isimlerle kurulan genel ifadeler artikelsizdir. “Mutluluğu” kelimesindeki “-u” eki the anlamına gelmez.
“Köpekleri severim” genel bir ifadedir; buradaki “-i” eki belirlilik göstermez. İngilizcede genel anlamdaki çoğul the almaz; the dogs belirli köpekler demektir.
Türkçede “Köpek severim” de denebilir, ama İngilizcede genel olarak bir türden söz ederken sayılabilen isim çoğul olur: dogs.
Ülkelerin çoğu the almaz. “The Ukraine” eskimiş bir biçimdir; “the Turkey” ya da “the France” da denmez.
Türkçede “ABD'de” artikelsizdir, ama İngilizcede the United States gibi çoğul biçimli bir ad the ister.
“Şehrin en iyi restoranı” Türkçede artikelsizdir, ama İngilizcede isimden önceki üstünlük biçimi neredeyse her zaman the alır.
“Çoğu insan” ya da “insanların çoğu” → most people; the ve of olmadan (most of the people yalnızca belirli bir grup için: most of the people I know). The most bir sıfatın üstünlük biçiminden önce gelir: the most beautiful.
“Okula otobüsle gidiyorum”: asıl işleviyle kullanılan school artikelsizdir; “-le” ekinin karşılığı da with değil, artikelsiz by olur.
Türkçede meslekler genellikle “bir” olmadan, yalın olarak söylenir: “O öğretmen”, “Doktor olmak istiyorum”, “Hemşire olarak çalışıyor”
İngilizcede tekil bir meslek neredeyse her zaman a/an alır: “She is a teacher”, “I want to be a doctor”, “She works as a nurse”. Kelimesi kelimesine çevirince ortaya çıkan “She is teacher” ve “I want to be doctor” ileri seviyelerde bile çok sık görülen hatalardır. Pratik kural: tekil sayılabilen bir isim İngilizcede neredeyse hiçbir zaman tamamen yalnız kalmaz. İstisnalar by bus, go to school gibi kalıplar ve tek kişilik unvanlardır (He was elected president).
Türkçede belirtme hâli eki “-(y)ı” belirli bir nesneyi gösterebilir (“Kitabı okudum”), ama genel ifadelerde de kullanılır: “Köpekleri severim”, “Para mutluluğu satın alamaz”
“Kitabı okudum” → “I read the book” gibi cümlelerde bu ek gerçekten the ile örtüşür; bu sana yardım eder. Ama “sevmek”, “satın almak” gibi fiillerle genel bir şeyden söz ederken de bu ek gelir ve orada belirlilik anlamı taşımaz. İngilizcede genel ifadeler artikelsizdir: “I love dogs.”, “Money can't buy happiness.” Yani her “-ı/-i” ekini the diye çevirme; kendine sor: belirli bir şeyden mi, genel olarak mı söz ediyorum?
Türkçede genel ifadelerde isim yalın kullanılır ve artikel yoktur: “Hayat güzel”, “Su hayat için gereklidir”, “İngilizce zor”
İngilizcede de soyut ve sayılamayan isimler genel ifadelerde artikelsizdir: “Life is beautiful”, “Water is essential for life”, “English is difficult”. Sorun, the kelimesini öğrendikten sonra onu “herkesin bildiği şey” için de kullanmaya başlamaktır: “The life is difficult” kulağa belirli birinin hayatından söz ediyormuşsun gibi gelir. the yalnızca isim belirli hâle geldiğinde gelir: “the life of my grandparents”, “the water in this bottle”.
Türkçede ülke adları artikelsizdir: “Ukrayna'da”, “Fransa'dan”, “ABD'de”, “Hollanda'ya”
İngilizcede de ülke adlarının çoğu artikelsizdir: “in Turkey”, “from France”, “in Ukraine”. Ama çoğul biçimli ya da genel bir isim içeren adlar the ister: the United States, the Netherlands, the United Kingdom. “Amerika Birleşik Devletleri” adını düşünmek yardımcı olabilir: “devletler” çoğul bir isimdir, bu yüzden “in the United States” denir.
“Okula otobüsle gidiyorum”: Türkçede “okul” yalın kullanılır, ulaşım aracı da “-le” ekiyle söylenir
İngilizcede school, work, bed (ayrıca university, church; İngiliz İngilizcesinde hospital) asıl işlevleriyle kullanıldığında artikelsizdir: “I go to school by bus”, “go to work”, “go to bed”. “The school” yalnızca bina ya da belirli bir okul için kullanılır, örneğin veli olarak gidiyorsan: “I went to the school to talk to the teacher.” Ulaşımda “-le” ekinin karşılığı with değil, artikelsiz by olur: by bus, by train, by car.
💡 Tekil bir meslek mi? O zaman a/an kullan, Türkçede “bir” olmasa bile: “Doktorum” → I'm a doctor.
💡 Genel olarak “hayat”, “para”, “köpekler”: İngilizcede the yok. “-ı/-i” eki sana belirlilik göstermez; belirli bir şeyden mi, genel olarak mı söz ettiğine bak.
"What do you want to be when you finish studying?"
"I want to be a doctor — it's the most meaningful job I can imagine."
"That's a big commitment. Where would you like to work?"
"Honestly, anywhere — I just want to help people. Money isn't the main reason."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 9 · Hatayı düzelt
Correct the mistake: I want to be doctor when I grow up.
Alıştırma 10 · Hatayı düzelt
Correct the mistake: The life is difficult sometimes.
Alıştırma 11 · Sık yapılan hata: belirtme hâli eki = the
Turkish: “Köpekleri çok severim.” (dogs in general) Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Which is correct?
Edatlarla ilgili sık yapılan hatalar
Türkçedeki ekleri edata çevirince çıkan hatalar: married to (with değil), depend on, arrive at/in (to değil), about olmadan discuss ve good at.
-ing biçimi ve mastarla ilgili sık hatalar
-ing mi, to mu? enjoy + -ing (to değil), want + to ve edattan sonra -ing: look forward to, interested in. Türkçe konuşanların en sık hataları.
Zamirlerle ilgili sık yapılan hatalar
İngilizcede sık zamir hataları: and ya da edattan sonra yanlış biçim, gereksiz myself, he/she karışıklığı ve “kendimi iyi hissediyorum” tuzağı.
Özne-fiil uyumuyla ilgili hatalar
İngilizcede özne-fiil uyumu tuzakları: fiilin yanlış isimle uyumu, he/she/it'in -s'si, everyone ve each, police ve news gibi isimler.