-ing biçimi ve mastarla ilgili sık hatalar

B1 · OrtaSık yapılan dil bilgisi hataları

I enjoy swimming, I enjoy to swim değil; I'm interested in learning, in learn değil: Türkçedeki “-mek” her zaman to + fiil olmaz.

Neler öğreneceksin

  • Enjoy, avoid, finish, suggest, admit, miss ya da mind fiilinden hemen sonra nesne olarak başka bir fiil geliyorsa -ing biçimi kullanılır, to + fiil değil (başka yapılar da mümkündür, ör. suggest that …)
  • Bazı fiiller ise to + fiil ile gelir, hiçbir zaman -ing ile gelmez: want, decide, agree, plan, hope, promise, afford
  • Bir fiilin hangi biçimi aldığı anlamından çıkarılamaz: her fiille birlikte, tıpkı Türkçede hangi hâl ekini aldığını öğrendiğin gibi, ezberlenir
  • Bir edattan (in, about, of; look forward to ve be used to içindeki to) sonra her zaman -ing gelir; Türkçede orada bir hâl eki vardır (“öğrenmekle”, “görmeyi”)
  • Bazı fiillerde (stop, remember, try) biçim anlamı değiştirir: stop smoking (sigarayı bırakmak) ≠ stop to smoke (sigara içmek için durmak)

Kestirme yol yok: her fiili ayrı öğren

Bir fiilin -ing mi yoksa to + fiil mi aldığını anlamından güvenilir biçimde çıkaran bir kural yok. Enjoy ve like birbirine benzer, ama yalnızca like to da alabilir (“I like to swim” da “I like swimming” de doğrudur); enjoy asla. Bu yüzden biçimi her fiille birlikte öğrenmek en iyisidir.

Türkçe konuşanlar için büyük tuzak şu: Türkçede bir fiile bağlı ikinci fiil hep aynı türden bir isim-fiil olur, sadece hâl eki değişir: “yüzmeyi seviyorum”, “yemekten kaçınıyor”, “çıkmaya karar verdi”, “öğrenmekle ilgileniyorum”. Okulda “-mek” genellikle “to + fiil” diye öğretildiği için her yerde to kullanmak doğal gelir. Oysa İngilizcede bu yapıların önemli bir kısmı -ing ister.

-ing ile kullanılan fiiller

Enjoy, avoid, finish, suggest, admit, miss, mind ve birkaç fiil daha -ing biçimiyle kullanılır, to + fiil ile asla: “Şeker yemekten kaçınıyor” → “She avoids eating sugar.” “Raporu yazmayı bitirdi” → “She finished writing the report.” “Seyahat etmeyi özlüyorum” → “I miss traveling.” (İngiliz İngilizcesinde: travelling).

Bu kural, fiilden hemen sonra nesne olarak gelen fiil için geçerlidir. Başka tamamlayıcılar yine mümkündür (“She suggested that we leave early”); tam bir cümleden sonra amaç bildiren to + fiil de doğrudur (“I finished the report to have the weekend free” = “hafta sonum boş kalsın diye”).

Suggest ve admit, that ile başlayan bir yan cümleyle de kullanılabilir (“He suggested that we go for a walk”), ama to + fiil ile asla: “Yürüyüşe çıkmayı önerdi” cümlesi “suggested to go” olmaz. “Bir şey yapmayı sevmek” için like ya da enjoy kullan: “Yüzmekten keyif alıyorum” → “I enjoy swimming” ya da “I like swimming/to swim”.

"I enjoy swimming. (yanlış: I enjoy to swim)"
"She finished writing the report. (yanlış: finished to write)"

to + fiil ile kullanılan fiiller

Want, decide, agree, plan, hope, promise ve afford, to + fiilin yalın hâliyle kullanılır, -ing ile asla: “Erken çıkmaya karar verdi” → “He decided to leave early”, “Bize yardım etmeyi kabul ettiler” → “They agreed to help us”, “Seni yakında görmeyi umuyorum” → “I hope to see you soon”.

to kelimesini atlama: “I want to swim”, “I want swim” değil. Başka birinin bir şey yapmasını istediğinde de to gerekir: “Bana yardım etmeni istiyorum” → “I want you to help me”, “I want you help me” değil.

"I want to swim. (yanlış: I want swimming)"
"They agreed to help us. (yanlış: agreed helping us)"

Edat + -ing tuzağı

İngilizce, herhangi bir edattan (in, about, of, for, without, before…) sonra -ing kullanır, fiilin yalın hâlini asla. Türkçede edat yerine fiile bir ek gelir: “öğrenmekle ilgileniyorum”, “iş değiştirmeyi düşünüyorum”, “çıkmadan önce”. Bu yüzden “interested in learn” ya da “before leave” gibi hatalar ortaya çıkar.

Bazı kalıplarda to da bir mastarın parçası değil, bir edattır; ondan sonra da -ing gelir: look forward to seeing (“seni görmeyi dört gözle bekliyorum”), be used to waking up (“erken kalkmaya alışkınım”). Dikkat: belirleyici olan İngilizcedeki edattır, Türkçedeki ek değil. “Yüzmeyi öğrendim” → I learned to swim, “Kapıyı açmaya çalıştı” → He tried to open the door (to + fiil); ama in, about, of gibi edatlardan ya da look forward to kalıbından sonra her zaman -ing gelir.

"I look forward to seeing you. (yanlış: to see you; burada to bir edat)"
"I'm used to waking up early."
"I'm interested in learning more. (in edatından sonra da -ing)"

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"He suggested going for a walk."
"I hope to see you soon."
"She admitted making the mistake."
"I'm thinking about changing jobs."

Dikkat

✗I enjoy to swim.
✓I enjoy swimming.

“Yüzmekten keyif alıyorum” cümlesindeki “-mek” to değildir: enjoy her zaman -ing ile gelir. To kullanmak istersen like de: I like to swim.

✗I want swimming.
✓I want to swim.

Want (“istemek”) to + fiil ile kullanılır; -ing ile de, to olmadan da kullanılmaz: I want swim da yanlıştır.

✗I'm interested in learn more.
✓I'm interested in learning more.

Türkçede “öğrenmekle” derken ek fiilin üzerindedir; İngilizcede in gibi bir edattan sonra fiil -ing biçimini alır.

✗I look forward to see you.
✓I look forward to seeing you.

“Seni görmeyi dört gözle bekliyorum”: look forward to kalıbındaki to bir edattır, bu yüzden ardından -ing gelir.

✗He suggested to go for a walk.
✓He suggested going for a walk.

“Yürüyüşe çıkmayı önerdi”, ama suggest asla to + fiil ile kullanılmaz: suggested going ya da suggested that we go.

✗I want you help me.
✓I want you to help me.

“Bana yardım etmeni istiyorum”: want + kişi + to + fiil. Kişiden sonra to kelimesini atlama.

✗I'm thinking to change jobs.
✓I'm thinking about changing jobs.

“İş değiştirmeyi düşünüyorum”: İngilizcede think about (ya da of) + -ing kullanılır, think to değil.

Türkçeyle karşılaştırma

Türkçede ikinci fiil hep “-mek” ya da “-me” + hâl eki olur: “Yüzmeyi seviyorum”, “Geç kalmaktan kaçınıyor”, “Yürüyüşe çıkmayı önerdi”, “Hatayı yaptığını kabul etti”

“-mek” sana to + fiil gibi geldiği için to hep doğal seçenek gibi görünür, ama birçok fiilde yanlıştır. Enjoy, avoid, finish, suggest, admit, miss ve mind -ing ister: “I enjoy swimming”, “She avoids eating sugar”, “He suggested going for a walk”, “She admitted making the mistake”. Decide, agree, plan, hope ve promise ise to + fiil ile gelir. Türkçedeki hâl eki de ipucu vermez: “karar vermek” ve “kaçınmak” Türkçede farklı ekler alsa da bu, İngilizcedeki to/-ing seçimini belirlemez. Her fiili bir blok olarak öğren: enjoy + -ing, decide + to.

“Daha fazla öğrenmekle ilgileniyorum”, “İş değiştirmeyi düşünüyorum”, “Seni görmeyi dört gözle bekliyorum”, “Erken kalkmaya alışkınım”

Türkçede ilişkiyi fiile eklenen hâl eki kurar; İngilizcede bir edat kurar ve edattan sonra -ing gelir: “I'm interested in learning more”, “I'm thinking about changing jobs”, “I look forward to seeing you”, “I'm used to getting up early”. Tipik hatalar: “interested in learn”, “thinking to change”, “look forward to see”, “used to get up”.

“Gelmeni istiyorum” ve “Bana yardım etmeni istiyorum”: Türkçede istenen kişi fiilin ekinde (-meni) görünür

İngilizcede kişi want ile to arasına girer: “I want you to come”, “I want you to help me”. To burada da düşmez: “I want you help me” yanlıştır. Kendin için de aynı: “Yüzmek istiyorum” → “I want to swim”, “I want swim” ya da “I want swimming” değil.

“Sigarayı bıraktım” ile “Sigara içmek için durdum”; “Beni aramayı unutma” ile “Onu aradığımı hatırlıyorum”

Türkçede farklı fiiller ya da farklı ekler kullanırsın; İngilizcede fiil aynı kalır, biçim değişir. “I stopped smoking” = sigarayı bıraktım; “I stopped to smoke” = sigara içmek için durdum. “Remember to call me” = beni aramayı unutma (yapılacak bir şey); “I remember calling her” = onu aradığımı hatırlıyorum (geçmişte olmuş bir şey). Yanlış biçimi seçersen tam tersini söyleyebilirsin.

💡 Türkçedeki “-mek” her zaman to + fiil değildir: enjoy, avoid, finish, suggest, admit, miss ve mind -ing ile gelir.

💡 Fiilden önce İngilizce bir edat (in, about, of, for, look forward to) var mı? O zaman -ing: interested in learning, look forward to seeing.

Gerçek hayatta: bir arkadaşla gezi planlamak

"I really enjoy hiking — do you want to join me this weekend?"

"I'd love to! I miss spending time outdoors."

"Great, I'll plan to pick you up around nine."

"Perfect — I look forward to seeing the trail everyone's been talking about."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç

Which is correct?

Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç

Which is correct?

Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç

Which is correct?

Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç

Which is correct?

Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç

Which is correct?

Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç

Which is correct?

Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç

Which is correct?

Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç

Which is correct?

Alıştırma 9 · Hatayı düzelt

Correct the mistake: He suggested to go for a walk.

Alıştırma 10 · Hatayı düzelt

Correct the mistake: I hope seeing you soon.

Alıştırma 11 · Sık yapılan hata: “öğrenmekle” ve in + -ing

Turkish: “Daha fazla öğrenmekle ilgileniyorum.” Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

Which is correct?

Neler öğrendin

  • Enjoy, avoid, finish, suggest, admit, miss ve mind -ing ile gelir; Türkçede “-mek” ya da “-me” kullansan da.
  • Want, decide, agree, plan ve hope to + fiil ile gelir; “yardım etmeni istiyorum” → I want you to help me.
  • Biçim her fiille birlikte öğrenilir; anlamdan çıkarılamaz.
  • Bir edattan sonra -ing gelir: interested in learning, look forward to seeing, be used to waking up.
  • Stop ve remember ile biçim anlamı değiştirir: stop smoking ≠ stop to smoke.
Bu kategorideki tüm dersleri gör