Artikeller: a, an ve the

A1 · BaşlangıçArtikeller

Türkçede artikel yok, bu yüzden a, an ve the başta yabancı gelir. Ama mantık basit: her isimden önce kendine sor: sayılabilir mi, tek mi, karşımdaki hangisinden bahsettiğimi biliyor mu?

Neler öğreneceksin

  • Artikel mantığı: her isimden önce “sayılabilir mi, tekil mi, karşımdaki de biliyor mu?” diye sormak
  • A mı, an mı: yazılışa değil, ilk sese göre seçilir
  • The ne zaman: konuşan da dinleyen de hangi şeyden bahsedildiğini bildiğinde
  • Türkçe konuşanların tipik hataları: meslekte artikelin unutulması (I'm teacher), the artikelinin düşmesi ve “an advice”

Türkçeden getirdiklerin

Türkçede artikel yoktur, ama aynı ayrımı başka yollarla zaten yaparsın. “Durakta bir adam gördüm” derken “bir” yeni, bilinmeyen birini gösterir: İngilizcede bu a man olur. “Adam gazete okuyordu” dediğinde ise artık hangi adamdan bahsettiğin bellidir: the man. Nesnedeki -ı/-i eki de benzer bir iş görür: “Bir kitap okudum” herhangi bir kitaptır (a book), “Kitabı okudum” ise ikimizin de bildiği kitaptır (the book).

İyi haber: İngilizce artikeller hiç ek almaz ve biçim değiştirmez: the her zaman the olarak kalır, a ile an arasındaki seçim de yalnızca sese bağlıdır. Zor olan, Türkçede hiçbir şey kullanmadığın yerlerde İngilizcenin bir artikel istemesidir. Bu derste özellikle buna odaklanacağız.

A mı, an mı? Yazılışa değil, sese bak

A ve an aynı kelimedir. Hangisinin geleceğini, arkasından gelen kelimenin yazıldığı harf değil, ilk SESİ belirler: ünsüz bir sesten önce a, ünlü bir sesten önce an. Türkçe yazıldığı gibi okunduğu için harfe bakmak çok doğal gelir; İngilizcede ise sese bakman gerekir.

“a university”: university ünlü bir harfle başlar, ama “yu-” diye okunur, yani ünsüz bir sesle başlar. a European (“yu-”) için de aynısı geçerli; buna karşılık an umbrella (“a-”) ve an MBA (“em-”).

“an hour”: burada h okunmaz, kelime gerçekten ünlü bir sesle başlar. Ama dikkat: İngilizce kelimelerin çoğunda h okunur ve o zaman a gelir: a house, a hotel, a hospital.

a / an: henüz bilinmeyen bir şey

A/an, ilk kez bahsettiğin ya da belirli olmayan tekil sayılabilen bir isimle kullanılır; Türkçedeki “bir”e benzer. Sayılamayan isimlerle (advice, money) ve çoğul isimlerle (cats) a/an kullanılmaz: “bir tavsiye” desen de İngilizcede some advice ya da a piece of advice denir. En önemlisi: Türkçede hiçbir şey kullanmadığın yerlerde a'yı atlama: “Bisikletim yok” → I don't have a bike, “Kalemin var mı?” → Do you have a pen?

Bir uyarı daha: a/an “bir” demektir ama sayı olarak “bir” (one) demek değildir. Sayıyı vurgulamıyorsan one değil, a kullan: I saw a man, I saw one man değil.

“I saw a man at the bus stop.” – “Durakta bir adam gördüm.”

“Can I borrow a pen?” – “Bir kalem ödünç alabilir miyim?” (herhangi bir kalem)

"I saw a man at the bus stop."
"Can I borrow a pen?"

The: ikinizin de bildiği belirli bir şey

The, neden bahsedildiği açık olduğunda kullanılır: daha önce söz edildiği için, ondan yalnızca bir tane olduğu için ya da durumdan anlaşıldığı için. Türkçede bu durumlarda çoğu zaman isim tek başına durur (“Güneş doğudan doğar”, “Kapıyı kapatır mısın?”), İngilizcede ise the gerekir. Buna karşılık genel olarak konuşurken iki dil aynı davranır: “Hayat kısa” → Life is short, “Para her şey değildir” → Money isn't everything; burada the yoktur.

“I saw a man at the bus stop. The man was reading a newspaper.” → adamdan daha önce bahsedildi

“The sun rises in the east.” → tek bir güneş var

“Can you close the door?” → hangi kapıdan bahsedildiği durumdan belli

"I saw a man at the bus stop. The man was reading a newspaper."
"The sun rises in the east."
"Can you close the door?"

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"She works at a university downtown."
"Can you pass me the salt?"
"We waited an hour for the bus."
"I need a new laptop — mine just broke."

Dikkat

✗She is engineer.
✓She is an engineer.

Türkçede “Mühendis” dersin, ama İngilizcede tekil bir meslekten önce a/an gelir; engineer ünlü bir sesle başladığı için burada an.

✗I don't have bike.
✓I don't have a bike.

“Bisikletim yok” cümlesinde artikel yok, ama İngilizcede tekil sayılabilen bir isim olumsuz cümlede de a/an ister.

✗Sun rises in east.
✓The sun rises in the east.

“Güneş doğudan doğar” cümlesinde isimler tek başınadır, ama tek olan şeyler (the sun, the east) İngilizcede the alır.

✗I saw a man at the bus stop. Man was reading a newspaper.
✓I saw a man at the bus stop. The man was reading a newspaper.

Türkçede ikinci seferde sadece “Adam gazete okuyordu” dersin. İngilizcede daha önce bahsedilen şey the alır: the man.

✗I saw one man at the bus stop.
✓I saw a man at the bus stop.

“Bir adam” derken sayıyı değil, belirsizliği anlatıyorsun. Bunun İngilizcesi one değil, a olur.

✗Can you give me an advice?
✓Can you give me some advice?

Türkçede “bir tavsiye” sayılabilir, ama advice İngilizcede sayılamaz: a/an almaz. Some advice ya da a piece of advice de.

✗She works at an university.
✓She works at a university.

University “yu-” sesiyle başlar, yani ünsüz bir sesle: a university. A/an seçiminde harfe değil, sese bak.

Türkçeyle karşılaştırma

Türkçede meslek genellikle “bir” olmadan söylenir: “Öğretmenim”, “Ablam mühendis”

İngilizcede tekil bir mesleğin önüne a/an gelir: “I'm a teacher”, “My sister is an engineer”. Kelimesi kelimesine çevirip “I'm teacher” demek, Türkçe konuşanların en sık yaptığı hatalardan biridir.

Türkçede tek olan ya da bilinen şeyler için isim tek başına kullanılır: “Güneş doğudan doğar”, “Kapıyı kapatır mısın?”

İngilizcede herkesin bildiği ya da ikinizin de kastettiği şey the alır: “The sun rises in the east”, “Can you close the door?”. Nesnedeki -ı/-i eki sana ipucu verebilir: “Kapıyı” belirli bir kapıdır, yani the door. “Sun rises in east” ya da “close door” eksik kalır.

Türkçede “bir” hem sayıdır hem de a/an gibi belirsizlik bildirir: “bir adam”, “bir kalem”

İngilizcede bu iki görev iki ayrı kelimeyle yapılır: a/an belirsizlik bildirir (a man, a pen), one ise sayıyı vurgular (one pen, not two). Sayı önemli değilse a kullan: “I saw a man at the bus stop”, “I have a car”, “one man” ya da “one car” değil.

Türkçe yazıldığı gibi okunur: harfe bakmak her zaman yeterlidir

A/an seçiminde İngilizce yazıya değil, sese bakar. University “yu-” diye başladığı için a university, hour'da h okunmadığı için an hour. Harfe bakarak “an university” ya da “a hour” demek çok sık görülür; kelimeyi içinden söyle ve ilk sese kulak ver.

💡 A mı, an mı? Sonraki kelimeyi sesli söyle ve harfe değil, ilk sese kulak ver.

💡 Türkçede “Öğretmenim” desen de İngilizcede meslekten önce a/an gelir: I'm a teacher.

💡 Türkçede ismi tek başına söylediğin ama ikinizin de bildiği bir şey mi var (“Kapıyı kapat”, “Güneş”)? İngilizcede the gerekir.

Gerçek hayatta: kafede

"Can I get a medium coffee and an oat milk latte, please?"

"Sure. The oat milk latte will be about five minutes."

"No problem — is there an outlet near the window?"

"Yes, the one by the plant works."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru artikeli seç

She's ___ engineer.

Alıştırma 2 · İlk sese göre gruplara ayır

hour
university
umbrella
MBA
European
apple

0 / 6 yerleştirildi

Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç

Which sentence is correct?

Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç

Which is correct?

Alıştırma 5 · Kelimeleri sıraya koy

?????

Alıştırma 6 · Kelimeleri sıraya koy

????

Alıştırma 7 · Cümleyi artikelle tamamla

Complete with an article: Can I borrow ___ pen? (any pen, one word)

Alıştırma 8 · Cümleyi artikelle tamamla

Complete: ___ sun rises in the east. (one word)

Alıştırma 9 · Hatayı düzelt

Fix the mistake:

Alıştırma 10 · Hatayı düzelt

Fix the mistake:

Alıştırma 11 · Gerçek hayatta

You're telling a story and mention a stranger for the first time. What's natural?

Alıştırma 12 · Gerçek hayatta

You already mentioned the man once. How do you refer to him the second time?

Alıştırma 13 · Doğru artikeli seç

He's studying for ___ MBA.

Alıştırma 14 · Sık yapılan hata: meslekte artikel yok

Turkish: “Kız kardeşim hemşire.” Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

Choose the correct article: I saw ___ unicorn in the parade costume.

Neler öğrendin

  • A/an kabaca Türkçedeki “bir”e, the ise bilinen, belirli şeye karşılık gelir; ikisi de ek almaz ve biçim değiştirmez.
  • A ve an aynı kelimedir; yazılışa değil, sonraki kelimenin ilk sesine göre seçilir.
  • The belirli bir şeyi gösterir: daha önce bahsedilmiş, tek olan ya da durumdan anlaşılan.
  • Sayılamayan ve çoğul isimler a/an almaz (some advice, cats); “bir tavsiye” desen bile an advice olmaz.
  • Tekil bir meslekten önce a/an gelir: I'm a teacher, Türkçede “Öğretmenim” desen de.
  • Türkçede tek başına duran ama bilinen isimler (güneş, kapı) İngilizcede the alır; genel kavramlar ise iki dilde de artikelsizdir: Life is short.
Bu kategorideki tüm dersleri gör