Bazen doğru artikel, hiç artikel kullanmamaktır. Türkçede artikel yok, ama the öğrendikten sonra onu her yere koymak çok kolay.
Neler öğreneceksin
Artikelsiz kullanım (zero article), cümlede ne a/an ne de the olması demektir. Bu bir rastlantı değildir: İngilizcede artikelin hiç kullanılmadığı, kuralları öğrenilebilen durumlar vardır. Özellikle belirli, bilinen bir şeyden değil de genel olarak bir şeyden söz ederken artikel kullanılmaz.
Türkçede artikel olmadığı için bu konu ilk bakışta kolay görünür. Ama iki tuzak var. Birincisi, Türkçede genel bir cümle tekil isimle de kurulur (“Köpek sadık bir hayvandır”); İngilizcede sayılabilen bir isim böyle çıplak kullanılamaz. İkincisi, the öğrenildikten sonra onu gereğinden fazla kullanmak ve belirtme hâli ekini (“kahvaltıyı”, “Japoncayı”) the ile çevirmek. Sorman gereken soru hep aynı: belirli bir şeyden mi söz ediyorum (the), yoksa genel olarak mı (artikel yok)?
Bir türün tamamından söz ederken (genel olarak köpekler, genel olarak kahve) İngilizcede çoğul ve sayılamayan isimler artikelsiz kullanılır. The ile ise bilinen, belirli varlıklardan söz edersin.
“Dogs are loyal.” → genel olarak köpekler, bir tür olarak
“The dogs next door are loud.” → belirli, bilinen köpekler (komşunun köpekleri)
“Coffee helps me focus.” → genel olarak kahve, bir içecek olarak
“The coffee at that café is amazing.” → belirli bir kafedeki kahve
Türkçede bu fark çoğu zaman “-deki” ekiyle ortaya çıkar: “yan evdeki köpekler”, “o kafedeki kahve”. Böyle bir ek ya da “o, şu” varsa the gerekir; yoksa genellikle gerekmez. Soyut isimler de aynı: “Hayat güzel” → Life is beautiful, “Doğanın korunması gerekiyor” → Nature needs protection, “Egzersiz sağlığa iyi gelir” → Exercise is good for your health.
Günlük rutinden ya da dilin kendisinden söz ederken öğünler ve diller genellikle artikelsiz kullanılır.
Öğünler: “We have breakfast at 7.” Türkçede “kahvaltı yapmak” denir, ama İngilizcede make ya da do değil, have kullanılır: have breakfast, have lunch, have dinner. “Kahvaltıyı 7'de yaptık” gibi belirtme hâli eki alan bir cümle de the gerektirmez: “We had breakfast at 7.” The yalnızca belirli, tarif edilen bir öğün için gelir: “The breakfast we had was amazing.”
Diller: “She speaks Japanese.” Tıpkı “Japonca konuşuyor” gibi, artikel yok. “Japoncayı çok iyi konuşuyor” desen de İngilizcede the gelmez. Dil cümlenin öznesi olduğunda da artikelsizdir: Japanese is difficult. “The Japanese” ise dili değil, Japon halkını anlatır.
Bazı kalıplaşmış ifadelerde, binanın kendisinden değil, oranın işlevinden (okumak, çalışmak, uyumak) söz ederken artikel kullanılmaz: go to school, go to work, go to bed. Bu, Türkçedeki “okula gitmek”, “işe gitmek”, “yatmak” ifadelerine denk gelir. Binanın kendisinden söz ediyorsan the geri gelir: “The school is on Main Street” (binayı tarif ediyorsun). “Eve gitmek” ise daha da kısadır: go home; ne to ne the kullanılır.
Her kelime aynı şekilde davranmaz ve Amerikan İngilizcesi ile İngiliz İngilizcesi her zaman aynı değildir. Klasik örnek hospital: “hastaneye gitmek” Amerikan İngilizcesinde genellikle “go to the hospital”, İngiliz İngilizcesinde ise “go to hospital” olur. Emin değilsen, belirli bir binadan söz ederken the kullan.
Bir türün tamamı hakkında genel bir cümle artikelsiz kurulur. The dogs, belirli köpekler olur.
Türkçede de “Hayat güzel” dersin; soyut bir isim genel anlamda the almaz.
“Japoncayı çok iyi konuşuyor” desen bile dil adları speak fiilinden sonra artikelsizdir. The Japanese, Japon halkı demektir.
“Kahvaltıyı 7'de yaptık” cümlesindeki “-yı” ekini the ile çevirme: günlük rutindeki bir öğün artikelsizdir.
“Kahvaltı yapmak” = have breakfast. Make breakfast, kahvaltıyı hazırlamak anlamına gelir.
“Erken yatar” = goes to bed early. Go to bed, uyumaya gitmek anlamında kalıplaşmış bir ifadedir; the kullanılmaz.
“Eve gitmek” ifadesindeki “-e” ekini to ile çevirme: home ile ne to ne de the kullanılır.
Türkçede genel bir cümle hem tekil hem çoğul isimle kurulur: “Köpek sadık bir hayvandır”, “Kediler çok uyur”
İngilizcede genel anlamda sayılabilen isimler artikelsiz çoğul olur: “Dogs are loyal”, “Cats sleep a lot”. “Dog is loyal” yanlıştır. The öğrendikten sonra “The dogs are loyal” demek de yanlıştır: bu, genel bir cümle değil, “sözünü ettiğimiz o köpekler” anlamına gelir.
Belirtme hâli eki (-i) çoğu zaman “the” diye öğretilir: “Kahvaltıyı 7'de yaptık”, “Japoncayı çok iyi konuşuyor”
Bu ek her zaman the anlamına gelmez. Öğünler ve diller, Türkçede ek alsalar bile İngilizcede genellikle artikelsizdir: “We had breakfast at 7”, “She speaks Japanese”. The yalnızca gerçekten belirli bir şey için gelir: “the breakfast we had”, “the coffee at that café”.
Türkçede soyut ve sayılamayan isimler genel cümlelerde çıplak kullanılır: “Hayat kısa”, “Kahve konsantre olmama yardımcı oluyor”, “sağlığa iyi gelir”
Burada Türkçe sana yardımcı olur, çünkü İngilizcede de artikel yok: “Life is short”, “Coffee helps me focus”. Yalnızca the eklemekten ve bu isimleri çoğul yapmaktan kaçın. “Sağlığa iyi gelir” için en doğal karşılık “good for your health” olur. The yalnızca belirli bir şey için kullanılır: “the life of a farmer”, “the coffee at that café”.
Türkçede öğünler “yapmak” ya da “yemek” fiiliyle söylenir: “kahvaltı yapmak”, “öğle yemeği yemek”
İngilizcede öğünlerle kullanılan en doğal fiil have olur ve artikel gelmez: “We have breakfast at 7”, “He usually has lunch at his desk”. “Make breakfast” kahvaltıyı hazırlamak demektir; “do breakfast” ise bu anlamda doğal değildir.
💡 Kendine sor: genel olarak mı söz ediyorum (artikel yok), yoksa belirli bir şeyden mi (the)?
💡 Genel anlamda köpekler, hayat, kahve, egzersiz → dogs, life, coffee, exercise; artikelsiz.
💡 “Okula / işe gitmek, yatmak” → go to school / to work / to bed; “eve gitmek” → go home.
💡 Hospital: Amerikan İngilizcesinde go to the hospital, İngiliz İngilizcesinde go to hospital.
"Do you usually have lunch at your desk?"
"Sometimes — I try to get outside, though. Exercise really helps me focus in the afternoon."
"Same. I go to bed way too late, though — I need more sleep."
Alıştırma 1 · Doğru biçimi seç
A general statement about all cats — which is correct?
Alıştırma 2 · Gruplara ayır: genel mi, belirli mi?
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Which sentence is correct?
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 5 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 6 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 7 · Cümleyi tamamla
Complete: ___ helps me focus. (one word, general truth about coffee)
Alıştırma 8 · Cümleyi tamamla
Complete: My roommate speaks three ___. (one word)
Alıştırma 9 · Hatayı düzelt: doğru cümleyi seç
Fix the mistake:
Alıştırma 10 · Hatayı düzelt: doğru cümleyi seç
Fix the mistake:
Alıştırma 11 · Gerçek hayatta
You're talking about the daily routine of attending classes, not one building. What's natural?
Alıştırma 12 · Gerçek hayatta
You're pointing at a building across the street. Which is correct?
Alıştırma 13 · Amerikan İngilizcesi mi, İngiliz İngilizcesi mi?
An American speaker describing a routine hospital visit — which is more typical?
Alıştırma 14 · Sık yapılan hata: genel cümlede the
Turkish: “Köpekler sadıktır ve kahve konsantre olmama yardımcı oluyor.” (a general statement) Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
General statement about all coffee — which is correct?
Artikeller: a, an ve the
A, an ve the ne zaman kullanılır? Türkçede artikel olmadığı için sık yapılan “I'm teacher” ve “an advice” hatalarını ve a/an seçimini öğren.
Özel isimler, yerler ve coğrafyada artikel
İngilizcede yer adlarıyla the mi, artikelsiz mi? Şehirler ve çoğu ülke artikelsiz; nehirler, denizler, sıradağlar ve çoğul ülke adları the alır.
Genel ve belirli anlam
İngilizcede bir türün tamamından söz etmek: artikelsiz çoğul, the ya da a/an ile tekil. Genel ve belirli kullanımı Türkçe örneklerle ayırt et.
Artikellerin ileri düzey kullanımı
İngilizcede ileri düzey artikel kullanımı: sıfatlı soyut isimlerle a, en üstünlük ve sıra sayılarıyla the, such a / what a; Türkçeyle karşılaştırmalı.