Listen to, wait for, depend on: birçok fiil hep belirli bir edatla kullanılır; Türkçede “müzik dinlemek” ya da “otobüsü beklemek” hiçbir ek gerektirmese bile.
Neler öğreneceksin
Bazı fiiller nesnelerinden önce neredeyse her zaman belirli bir edat alır. Bu edat çoğu zaman kendi anlamından tahmin edilemez: sadece o fiilin “eşidir” ve fiille birlikte öğrenilir.
Türkçede nesnesini doğrudan, “-i” ekiyle ya da eksiz alan fiillere dikkat et: “müzik dinlemek”, “otobüsü beklemek”, “anahtarlarımı aramak”, “yardım istemek”. İngilizcede bunlar edat ister: listen to music, wait for the bus, look for my keys, ask for help. Nesnedeki “-i” eki hiçbir şey söylemez; edatı fiille birlikte ezberlemen gerekir.
En sık kullanılan çiftler: + to: listen to, talk to, belong to, apply to. + for: wait for, look for, apologize for, ask for. + on: depend on, rely on, insist on, concentrate on. + of: think of, dream of, consist of, remind (someone) of. + with: agree with, deal with ve cope with.
Bazıları Türkçeye benzer ve kolay akılda kalır: apologize for (bir şey için özür dilemek), belong to (birine ait olmak), deal with (bir şeyle uğraşmak, başa çıkmak), succeed in (bir şeyde başarılı olmak: succeed in finishing). Ama çoğu benzemez. Türkçedeki ek seni yanlış edata götürür: depend on (“-e bağlı” olsa da to değil), consist of (“-den oluşmak” olsa da from değil), complain about (“-den şikâyet etmek” olsa da from değil), rely on (“-e güvenmek” olsa da to değil), insist on (“-mekte ısrar etmek” olsa da in değil).
Şunları da unutma: hope for (umutla beklemek: hope for good news), look forward to + -ing (dört gözle beklemek: I look forward to hearing from you, “to hear” değil) ve blame: blame something on someone (bir şeyin suçunu birine atmak) ya da blame someone for something.
Bazı fiiller kolayca karışır: dinlemek için listen to (listen at değil); beklemek için wait for (wait to değil); look for (aramak), look at (bakmak) ve look after (bakmak, ilgilenmek): aynı fiil, farklı edatlarla üç bambaşka anlam. “Ekrana bakmak” cümlesindeki “-e” eki de to olmaz: look at the screen.
Türkçeden gelen iki tipik tuzak: “Bana kız kardeşimi hatırlatıyor” → “She reminds me of my sister”; “She reminds me my sister” değil (remind someone to da var, ama “birine bir şeyi yapmasını hatırlatmak” demektir: Remind me to call her). Bir de tersi var: Türkçede ek ya da edat alan bazı fiiller İngilizcede doğrudan nesne alır: “bir şey hakkında tartışmak” → discuss something, “biriyle evlenmek” → marry someone, “odaya girmek” → enter the room, “Ayşe'ye telefon etmek” → call Ayşe.
“Beni dinle” cümlesinde edat yok, ama listen nesnesinden önce her zaman to ister. Nesne yoksa yalnız kullanılır: Listen! This is important.
“Otobüsü bekliyorum” cümlesindeki “-i” eki İngilizceye geçmez; wait her zaman for ile kullanılır: wait for the bus, wait for Sam.
“Bütçene bağlı” cümlesindeki “-e” eki to demek değildir. depend her zaman on ile kullanılır (resmî dilde upon da olur).
“Taşınmayı düşünüyorum” → think of ya da think about + -ing. Aklındaki bir plandan söz ederken think to kullanılmaz.
“Bana kız kardeşimi hatırlatıyor” = remind someone of. remind someone to + fiil başka bir anlama gelir: “birine bir şeyi yapmasını hatırlatmak”.
“Hesabı ödemekte ısrar etti” = insist on + -ing: insisted on paying.
“Üç bölümden oluşuyor” cümlesindeki “-den” eki from olmaz: consist of.
Türkçede “dinlemek”, “beklemek”, “aramak” ve “istemek” nesnelerini doğrudan alır: “müzik dinlemek”, “otobüsü beklemek”, “yardım istemek”
İngilizcede bu fiiller nesneyle kullanıldığında edat ister: listen to music, wait for the bus, look for my keys, ask for help. Nesne yoksa yalnız kullanılırlar: “Listen!”, “Wait here.”, “Look!”. “Beklemek” umutla bir şey beklemek anlamındaysa hope for kullanılır (“We're hoping for good news”); bir şeyin gelmesini beklemekse wait for.
“-e bağlı olmak”, “-den oluşmak”, “-den şikâyet etmek”, “-e güvenmek”, “-mekte ısrar etmek”: Türkçedeki ek, edatı tahmin etmek için mantıklı görünür
Bu fiillerde ek ile edat uyuşmaz: depend on (to değil), consist of (from değil), complain about (from değil), rely on (to değil), insist on (in değil). Pratik bir kural: ekin birebir çevirisi sana ne kadar doğal geliyorsa, o kadar kontrol etmeye değer.
“Taşınmayı düşünüyorum”, “Bana kız kardeşimi hatırlatıyor”: Türkçede nesne “-i” ekiyle gelir
İngilizcede ise edat gerekir: “I'm thinking of moving” (ya da thinking about moving), “She reminds me of my sister”. “I'm thinking to move” ve “She reminds me my sister” yanlıştır. Edattan sonra fiil -ing biçimini alır: thinking of moving, insisted on paying.
Tersi de var: “hakkında tartışmak”, “biriyle evlenmek”, “odaya girmek”, “birine telefon etmek”
İngilizcede bu fiiller nesnelerini doğrudan alır: discuss the plan (“discuss about” değil), marry someone (“marry with” değil), enter the room (“enter to” değil), call Ayşe (“call to Ayşe” değil). Edat İngilizce fiile aittir, Türkçedeki eke değil.
💡 Dinlemek, beklemek, aramak ve bakmak İngilizcede edat ister: listen to, wait for, look for, look at.
💡 Türkçedeki eki birebir çevirme: “-e bağlı” = depend on, “-den oluşmak” = consist of, “-i hatırlatmak” = remind of ve “-mekte ısrar etmek” = insist on.
💡 look forward to, insist on ve succeed in kalıplarından sonra fiil -ing biçimini alır.
"Are you still waiting for Sam?"
"Yes, he texted — he's looking for parking right now."
"OK, I'll wait with you. It depends on the traffic, I guess."
"True. Let's just relax and talk about the weekend plan."
Alıştırma 1 · Doğru edatı seç
Please listen ___ me carefully.
Alıştırma 2 · Doğru edatı seç
I'm looking ___ my keys.
Alıştırma 3 · Doğru edatı seç
She apologized ___ the mistake.
Alıştırma 4 · Doğru edatı seç
We're waiting ___ the bus.
Alıştırma 5 · Doğru edatı seç
He complained ___ the noise.
Alıştırma 6 · Doğru edatı seç
I don't agree ___ that decision.
Alıştırma 7 · Doğru edatı seç
She reminds me ___ my sister.
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 9 · Cümleyi doğru edatla tamamla
Fill in the correct preposition: She insisted ___ paying for dinner.
Alıştırma 10 · Cümleyi doğru edatla tamamla
Fill in the correct preposition: Can you deal ___ this problem?
Alıştırma 11 · Fiilleri aldıkları edata göre gruplara ayır
0 / 8 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “-e bağlı” ve depend
Turkish: “Bu senin bütçene bağlı.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
I'm thinking ___ moving to a new city.
Sabit edatlar (dependent prepositions)
Dependent prepositions: belirli bir fiil, sıfat ya da isimle her zaman birlikte kullanılan edat. Türkçedeki hâl eklerini çevirmek neden yanıltır?
Edat + -ing
Edat + -ing: İngilizcede bir edattan hemen sonra gelen fiil -ing biçimini alır. Türkçedeki “-meyi, -mekten, -mekle” yapılarına çok benzer.
Sıfat + edat
İngilizcede hangi sıfatla hangi edat kullanılır (interested in, afraid of, good at, married to) ve neden Türkçedeki eki çevirmek çoğu zaman işe yaramaz.
İsim + edat
İsimlerden sonra gelen sabit edatlar (reason for, solution to, interest in) ve Türkçedeki “-in … -i” ile “-e” eklerinin nerede yardım edip nerede yanılttığı.