Interested in learning, good at cooking, thank you for helping: bir edattan sonra fiil -ing biçimine geçer, tıpkı Türkçede fiilin “-me / -mek” ile isim olup ek alması gibi.
Neler öğreneceksin
İngilizce dil bilgisinin en güvenilir kurallarından biri şudur: bir fiil bir edattan hemen sonra geliyorsa -ing biçimini alır. Bu, to kelimesi mastarın parçası değil de edat olarak kullanıldığında bile geçerlidir. En önemli istisna but ve except: bunlardan sonra fiilin yalın hâli gelebilir: She did nothing but complain.
Türkçe konuşanlar için iyi haber: Türkçede de fiil, ek almadan önce “-me / -mek” ile isme dönüşür: “yemek yapmayı seviyor”, “uçmaktan korkuyor”, “öğrenmekle ilgileniyor”. İngilizcede bu işi -ing yapar: good at cooking, afraid of flying, interested in learning.
Tuzak şurada: okulda “-mek” mastarının karşılığı olarak hep “to + fiil” öğretilir. Bu yüzden “öğrenmekle” ya da “uçmaktan” gibi kelimeleri çevirirken akla ilk “to learn”, “to fly” gelir ve “interested in to learn” gibi yanlış cümleler çıkar. Edattan sonra to + fiil olmaz: interested in learning.
Kural, edatın hangi kelimeye ait olduğuna bağlı değildir: bir fiile (succeed in, think about), bir sıfata (good at, afraid of) ya da bir isme (reason for, interest in). Arkasından gelen fiil her zaman -ing alır.
Türkçede hangi eki kullandığın da önemli değil: “İş değiştirmeyi düşünüyor” → She's thinking about changing jobs; “Uçmaktan korkuyor” → He's afraid of flying; “Gitme sebebin ne?” → What's your reason for leaving? Edat İngilizcedeki kalıba göre değişir, ama fiilin biçimi hep aynıdır: -ing.
to çoğu zaman mastarın parçasıdır (to go, to see). Ama look forward to, be used to, object to ve be accustomed to gibi bazı sabit kalıplarda to bir edattır. O zaman -ing kuralı geçerli olur; bu yüzden “I look forward to see you” yanlıştır. Türkçedeki “Seni görmeyi dört gözle bekliyorum” cümlesinde de “görmeyi” ek almış bir isim gibi davranır.
Hızlı bir test: to kelimesinden sonra bir isim koyabiliyor musun? I look forward to the weekend: evet, demek ki to bir edat ve arkasından gelen fiil -ing alır. I want to the weekend olmaz: orada to mastarın parçasıdır.
be used to + -ing (bir şeye alışkın olmak: We're used to working late, “Geç saatlere kadar çalışmaya alışkınız”) ile used to + yalın fiili (eskiden yapılan bir şey: We used to work late, “Eskiden geç saatlere kadar çalışırdık”) karıştırma.
look forward to kalıbında to bir edattır, bu yüzden arkasından -ing gelir. Türkçedeki “görmeyi” de zaten bir isim.
“-mek = to” alışkanlığı burada işe yaramaz: edattan sonra to + fiil gelmez. in olmadan interested to + yalın fiil de vardır ama anlamı farklıdır: I'd be interested to hear your opinion (= fikrini duymak isterim).
“Dün bana yardım ettiğin için teşekkürler” cümlesindeki fiili yalın hâliyle bırakmak yanlıştır. Edattan hemen sonra fiil -ing alır: helping me.
“Çıkmadan önce”, “yedikten sonra”, “söylemeden”: before, after ve without de edattır, bu yüzden fiil -ing alır (before leaving, after eating, without saying anything).
“Geç saatlere kadar çalışmaya alışkınız” = be used to + -ing. are olmadan We used to work late ise “Eskiden geç saatlere kadar çalışırdık” demektir.
“Öğrenmek için” bir amaç bildirir. Bir kişinin amacı için to + fiil kullanılır; for + -ing burada yanlıştır.
Türkçede fiil “-me / -mek” ile isme dönüşür ve ek alır: “yüzmeyi seviyorum”, “uçmaktan korkuyor”, “öğrenmekle ilgileniyor”
İngilizcede edattan sonra gelen fiil de bir isim gibi davranır ve bunun için -ing kullanılır: afraid of flying, interested in learning. “-mek” kelimesini alışkanlıkla to diye çevirme: “She's interested in to learn French” ve “He's afraid of to fly” yanlıştır. Doğrusu: “She's interested in learning French”, “He's afraid of flying”.
“Çıkmadan önce”, “yedikten sonra”, “hiçbir şey söylemeden”: Türkçede bu anlamlar fiile eklenen eklerle verilir
İngilizcede before, after ve without birer edattır ve arkalarından gelen fiil -ing alır: before leaving, after eating, without saying anything. Fiilin yalın hâlini kullanmak (“before leave”, “after eat”, “without say”) yanlıştır.
“Seni görmeyi dört gözle bekliyorum”: Türkçede “görmeyi” bir isimdir
İngilizcedeki karşılığı look forward to; buradaki to mastarın değil, kalıbın parçası olan bir edattır. Bu yüzden “I'm looking forward to seeing you” denir, “I'm looking forward to see you” değil. object to için de aynısı geçerli: “I object to paying more”.
Türkçede “Erken kalkmaya alışkınım” ve “Eskiden erken kalkardım” birbirine hiç benzemez
İngilizcede ise çok benzerler: “I'm used to getting up early” (alışkın olmak: to bir edat, arkasından -ing gelir) ve “I used to get up early” (eskiden: to mastarın parçası). İpucu be ya da get: önünde am/is/are/was ya da get varsa, arkasından -ing gelir.
“İngilizce öğrenmek için Londra'ya gitti”: amaç bildiren “-mek için”
Bu kural amaç cümlelerine uygulanmaz. Bir kişinin amacını anlatırken İngilizcede for + -ing değil, to + fiil kullanılır: “She went to London to learn English”, “She went to London for learning English” değil. for + -ing daha çok bir eşyanın ne işe yaradığını anlatır: a knife for cutting bread.
💡 Türkçede fiil “-meyi, -mekten, -mekle, -meden” gibi bir ek alıyorsa ve İngilizcede önünde bir edat varsa, fiili -ing biçiminde kullan.
💡 to için test: arkasına bir isim koyabiliyor musun (look forward to the weekend)? O zaman to bir edattır ve fiil -ing alır.
💡 “…-meye alışkınım” = I'm used to + -ing; “Eskiden …-ırdım” = I used to + yalın fiil.
"Are you used to getting up so early now?"
"Kind of — I'm getting better at falling asleep earlier too."
"That's great. I'm still not good at waking up before 8."
"Give it time — you'll get used to it eventually."
Alıştırma 1 · Doğru biçimi seç
She's interested in ___ (learn) Spanish.
Alıştırma 2 · Doğru biçimi seç
I'm looking forward to ___ (see) you.
Alıştırma 3 · Doğru biçimi seç
He's good at ___ (fix) computers.
Alıştırma 4 · Doğru biçimi seç
Thank you for ___ (help) me yesterday.
Alıştırma 5 · Doğru biçimi seç
She's thinking about ___ (change) jobs.
Alıştırma 6 · Doğru biçimi seç
We're used to ___ (work) late.
Alıştırma 7 · Doğru biçimi seç
I apologize for ___ (be) late.
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 9 · Cümleyi fiilin doğru biçimiyle tamamla
Fill in the correct form: He's not very good at ___ (cook).
Alıştırma 10 · Cümleyi fiilin doğru biçimiyle tamamla
Fill in the correct form: I'm proud of ___ (finish) the marathon.
Alıştırma 11 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: look forward to + fiil
Turkish: “Seni görmeyi dört gözle bekliyorum.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
I'm not used to ___ (get) up early.
Fiil + edat
listen to, wait for, depend on, apologize for gibi fiillerden sonra gelen sabit edatlar: her fiilin kendi edatı var ve Türkçedeki ek her zaman yol göstermez.
Sabit edatlar (dependent prepositions)
Dependent prepositions: belirli bir fiil, sıfat ya da isimle her zaman birlikte kullanılan edat. Türkçedeki hâl eklerini çevirmek neden yanıltır?
Sıfat + edat
İngilizcede hangi sıfatla hangi edat kullanılır (interested in, afraid of, good at, married to) ve neden Türkçedeki eki çevirmek çoğu zaman işe yaramaz.
İsim + edat
İsimlerden sonra gelen sabit edatlar (reason for, solution to, interest in) ve Türkçedeki “-in … -i” ile “-e” eklerinin nerede yardım edip nerede yanılttığı.