Türkçede üç işaret kelimesi var: bu, şu ve o. İngilizcede yalnızca iki uzaklık var: yakın için this, geri kalan her şey için that. Çoğulda ise işaret kelimesi de değişir.
Neler öğreneceksin
İngilizcede bir işaret kelimesi kullandığında her seferinde iki soruya cevap verirsin: Yakın mı, uzak mı? Bir tane mi, birden fazla mı? Bu iki sorudan tam dört kelime çıkar: this (yakın, bir tane), these (yakın, birden fazla), that (uzak, bir tane), those (uzak, birden fazla).
Uzaklıkta Türkçe biraz farklıdır: Türkçede üç kelime vardır (bu, şu, o), İngilizcede ise yalnızca iki uzaklık. This “bu” kelimesine karşılık gelir; that ise hem “şu” hem de “o” anlamında kullanılır.
Asıl yeni olan ikinci soru. Türkçede isimden önce işaret kelimesi hiç değişmez: “bu kitap”, “bu kitaplar”. Çoğul eki yalnızca isme gelir. İngilizcede ise işaret kelimesi de çoğul olur: this book ama these books.
This/these sana yakın olanı gösterir: mekân olarak ya da zihninde. That/those daha uzakta olanı gösterir.
“This photo in my hand”: yakın, bu yüzden this. “That building across the street”: uzak, bu yüzden that.
“These shoes I'm wearing”: yakın, bu yüzden these. “Those birds in the sky”: uzak, bu yüzden those.
“Şu” kelimesine dikkat: kitap senin yanında değil de karşındaki kişinin yanındaysa Türkçede “Şu kitabı uzatır mısın?” dersin. İngilizcede kitap sana yakın değil, bu yüzden this book değil, that book denir.
This ve that tek bir şey için kullanılır. These ve those birden fazla şey için kullanılır ve o zaman isim ile fiil de çoğul olur.
“This shoe is mine.” (bir tane) ve “These shoes are mine.” (birden fazla)
“That car is fast.” (bir tane) ve “Those cars are fast.” (birden fazla)
Türkçede “bu ayakkabılar”, “o arabalar”, “o günler” dersin: “bu” ve “o” hiç değişmez. Bu yüzden “this shoes” ya da “that days” demek çok doğal gelir. Zamir olarak kullandığında ise Türkçe de çoğul yapar: “Bunlar benim anahtarlarım” → These are my keys, “Şunlar ne?” → What are those?. Bir de ses tuzağı var: this kısa bir “i” ile, these uzun bir “i” ile söylenir. Türkçede bu fark olmadığı için ikisi kulağa aynı gelebilir. Çoğul varsa sesi uzat ve these yaz.
Telefonda İngilizcede kendini this ile tanıtırsın: “Hi, this is Sarah.” Türkçede “Merhaba, ben Sarah” dersin, ama İngilizcede telefonda “I am Sarah speaking” denmez; that de burada yanlıştır. “Hi, it's Sarah” da çok yaygındır.
That/those yalnızca mekândaki uzaklığı değil, zamandaki uzaklığı da gösterir ya da az önce söylenen bir şeyi işaret eder: “Those were the good old days” geçmişe bakar, Türkçedeki “Ne günlerdi!” ya da “Nerede o eski günler!” gibi; “That's a great idea” ise az önce duyduğun şeye tepkidir (“Bu harika bir fikir!”). Dikkat: Türkçede burada “bu” desen de İngilizcede genellikle that kullanılır.
Türkçede “bu ayakkabılar” dersin ve “bu” değişmez. İngilizcede shoes çoğul olduğu için işaret kelimesi de çoğul olur: these.
“O günler” cümlesindeki “o” değişmez, ama İngilizcede days çoğul olduğu için that değil, those gerekir.
Türkçede de “Bu benim annem” ama “Bunlar benim annemle babam” dersin. Parents çoğuldur, bu yüzden these gerekir.
Kitap karşındaki kişinin yanında ve Türkçede “şu kitap” dersin. Kitap sana yakın değil, bu yüzden İngilizcede this değil, that kullanılır.
Telefon şu anda elinde. Elindeki şey sana yakındır: this, tıpkı “Bu benim telefonum” gibi.
“Merhaba, ben Anna” cümlesini telefonda kelimesi kelimesine çevirme. Telefonda kendini this (ya da it's) ile tanıtırsın; asla that ile değil.
Türkçede üç işaret kelimesi var: bu (yakın), şu (biraz uzakta, çoğu zaman parmakla gösterilen) ve o (uzakta)
İngilizcede yalnızca iki uzaklık var: konuşan kişinin yanındaki için this, geri kalan her şey için that. “Şu kitap” (biraz ötede, karşındakinin yanında) ve “o kitap” (uzakta) İngilizcede ikisi de “that book” olur. Mekânda bir şeyi gösterirken “şu” kelimesini this diye çevirme.
Türkçede isimden önce işaret kelimesi değişmez: “bu kitap” ve “bu kitaplar”, “o gün” ve “o günler”
İngilizcede ise işaret kelimesi de isimle birlikte çoğul olur: this book → these books, that day → those days. Türkçe düşünürsen “this books” ya da “that days” dersin; bu, Türkçe konuşanların bu konudaki en tipik hatasıdır. Çoğul eki gördüğün anda işaret kelimesini de değiştir.
Zamir olarak Türkçe de çoğul yapar: “Bu benim kardeşim” ama “Bunlar benim anahtarlarım”
Bu sana gerçekten yardım eder: bu → bunlar gibi, İngilizcede de this → these ve that → those olur. “These are my keys” cümlesi “Bunlar benim anahtarlarım” ile aynı mantığı izler. Yeni olan tek şey, this (kısa “i”) ile these (uzun “i”) arasındaki farkı duymak ve doğru yazmak.
Telefonda Türkçede “Merhaba, ben Anna” dersin
İngilizcede telefonda normal olan “Hi, this is Anna” ya da “Hi, it's Anna” demektir. “I'm Anna” yüz yüze tanışırken kullanılır; telefonda “I am Anna speaking” denmez, “Hi, that's Anna” da yanlıştır. Kiminle konuştuğunu sormak için: “Is this Ms. Chen?” (“Chen Hanım'la mı görüşüyorum?”); İngiliz İngilizcesinde “Is that Ms. Chen?” da duyulur. Ama kendini tanıtırken her zaman this ya da it's.
💡 Bu → this; şu ve o → that. Bunlar → these; şunlar ve onlar → those.
💡 Dokunabileceğin kadar yakınsa this/these; parmakla göstermen gerekiyorsa that/those.
💡 İsim çoğulsa işaret kelimesi de çoğul olur: these/those. “Bu kitaplar” → these books, asla this books değil.
💡 Telefonda: “Merhaba, ben Anna” → Hi, this is Anna.
"Hello?"
"Hi, this is Marco from the dentist's office. Is this Ms. Chen?"
"Yes, this is she. Is everything okay with my appointment?"
"Yes, I just wanted to confirm you're still coming in on Thursday."
Alıştırma 1 · Uzaklığa göre gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 2 · Doğru kelimeyi seç
___ is my sister, Anna. (she's standing right next to you)
Alıştırma 3 · Doğru kelimeyi seç
___ are my keys. (on the table right in front of you)
Alıştırma 4 · Doğru kelimeyi seç
Look at ___ mountains over there!
Alıştırma 5 · Doğru kelimeyi seç
Can you pass me ___ book on the shelf across the room?
Alıştırma 6 · Doğru kelimeyi seç: telefonda
Hi, ___ is Anna speaking.
Alıştırma 7 · Doğru kelimeyi seç
I love ___ shoes I'm wearing right now!
Alıştırma 8 · Cümleyi tamamla
Complete: ___ is my new phone. (you're holding it) (one word)
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete: ___ were the good old days. (looking back at the past) (one word)
Alıştırma 10 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 11 · Hatayı düzelt
Fix the mistake:
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “bu ayakkabılar”
Turkish: “Bu ayakkabılar çok rahat.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
___ is my new laptop. (you're holding it right now)
Much ve many
Much ve many ne zaman kullanılır? Türkçedeki tek bir “çok” kelimesi neden yanıltır ve “kaç” ile “ne kadar” sana nasıl yardım eder?
Some ve any
Some mı, any mi? Hangisi ne zaman kullanılır, “Hiçbir şeyim yok” neden “I don't have nothing” olmaz ve İngilizce nerede Türkçede olmayan bir kelime ister?
Few ve little
Few/a few ve little/a little: hangisi ne zaman kullanılır ve küçük “a” tonu nasıl değiştirir? Türkçedeki “az” ve “biraz” farkının aynısı.
All, every ve each
All, every ve each arasındaki fark: Türkçedeki “her” ve “bütün” ile karşılaştırma, “iki günde bir” ve “hepimiz” gibi tuzaklar.