Few ve little küçük bir miktarı gösterir. Hangisini seçeceğin isme bağlı; önündeki küçük “a” ise “neredeyse hiç” ile “az ama yeterli” arasındaki farkı belirler.
Neler öğreneceksin
Few ve little ikisi de “çok değil, az” demektir. Aralarında seçim yapmak için much ve many konusundaki soruyu sorarsın: bu şey tek tek sayılabilir mi?
İkinci kısmı Türkçeden zaten biliyorsun: “Az zamanım var” kulağa olumsuz bir şikâyet gibi gelir, “Biraz zamanım var” ise olumlu. İngilizcede de aynısı geçerli: küçük “a” kelimesi, “az” ile “biraz” arasındaki farkı yaratır.
“I have a few friends here.” – friends sayılabilir, bu yüzden few (“birkaç arkadaş”). Türkçede “birkaç” kelimesinden sonra isim tekildir; İngilizcede few kelimesinden sonra isim çoğul olur: friends, “a few friend” değil.
“There's a little water left.” – water sayılamaz, bu yüzden little (“biraz su”). Türkçede olduğu gibi araya başka kelime girmez: “a little water”, “a little of water” değil. A little of yalnızca belirli bir şeyin bir kısmından söz ederken kullanılır: “pastadan biraz” → a little of the cake.
Dikkat: Türkçede “az” hem sayılabilen hem sayılamayan şeyler için kullanılır (“az insan”, “az zaman”), İngilizcede ise seçim yapman gerekir: few people, little time. Ayrıca Türkçede çoğul olabilen ama İngilizcede sayılamayan isimlere dikkat: advice (tavsiyeler), news (haberler), information (bilgiler), furniture (mobilyalar). Bunlar little / a little ile kullanılır ve -s almaz.
Bu dersin en önemli noktası: “a” küçük bir ayrıntı değildir, mesajı olumsuzdan olumluya çevirir. Few ve little (“a” olmadan) “neredeyse hiç” demektir ve olumsuz ya da hayal kırıklığı içeren bir ton taşır. A few ve a little ise “az bir miktar, ama sorun değil” demektir: olumlu ya da nötr.
“Few people came to the meeting.” – kulağa hayal kırıklığı yaratan bir katılım gibi gelir (çok az kişi geldi, neredeyse kimse).
“A few people came to the meeting.” – kulağa normal, küçük bir grup gibi gelir (birkaç kişi geldi).
Türkçede artikel olmadığı için bu küçük “a” kolayca düşer, ama düşerse anlam tersine döner. Ayrıca “sadece birkaç” → “only a few” (“a” ile); “only few” kulağa tuhaf gelir. “Quite a few” ise “epey, bir hayli” demektir, “az” değil. Few ve little (“a” olmadan) biraz resmî durur; günlük konuşmada çoğu zaman “not many” / “not much” denir.
“Birkaç arkadaşım var”: friends sayılabilir bir isimdir, bu yüzden a few.
Türkçedeki “çok az insan” ifadesindeki “az” sayılabilen isimlerle few olur. Little yalnızca sayılamayan isimlerle kullanılır.
Türkçede “birkaç soru” tekildir, ama İngilizcede few kelimesinden sonra isim çoğul olur: a few questions.
“a” olmadan few “neredeyse hiç arkadaş yok” demektir ve “never lonely” ile çelişir. “Birkaç arkadaş” demek istiyorsun: a few. Türkçede artikel olmadığı için bu “a” kolayca unutulur.
“Sadece birkaç kişi” → only a few. Only kelimesinden sonra normalde “a” ile kullanılan biçim gelir.
“Birkaç tavsiye” derken dikkat: advice İngilizcede sayılamaz ve çoğul olmaz. Bu yüzden a little advice (ya da a few tips, çünkü tip sayılabilir).
“az” ile “biraz / birkaç” arasındaki farkı zaten biliyorsun
Az arkadaş → few friends, birkaç arkadaş → a few friends, az zaman → little time, biraz zaman → a little time. Türkçede olduğu gibi, “neredeyse hiç” ile “az ama yeterli” arasındaki fark burada da var. Bu gerçekten işini kolaylaştırır; sadece ismin sayılabilen mi sayılamayan mı olduğuna dikkat etmen yeterli.
“Çok az insan geldi”, “Çok az zamanım var”: Türkçede “az” her iki isim türüyle de kullanılır
İngilizcede “az” iki kelimeye ayrılır: sayılabilen isimlerle few (“Very few people came”), sayılamayanlarla little (“I have very little time”). “Very little people” yanlıştır. Aynı şekilde Türkçede “biraz kurabiye” diyebilirsin, ama İngilizcede sayılabilen isimlerle a few kullanılır: a few cookies.
tavsiyeler, haberler, bilgiler, mobilyalar: Türkçede bu isimlerin çoğulu vardır
İngilizcede advice, news, information ve furniture sayılamaz ve çoğul olmaz. Bu yüzden “a little advice” (birkaç tavsiye), “little good news” (az sayıda iyi haber), asla “a few advices” ya da “few news” değil. Türkçedeki çoğulu düşünürsen yanlışlıkla few seçmen kolaydır. Dikkat: news -s ile biter ama çoğul değildir: “The news is good”.
“Küçük bir ev”: Türkçede “küçük” ve “biraz” ayrı kelimelerdir
Little aynı zamanda “küçük” anlamında bir sıfattır: “a little house” “küçük bir ev” demektir, “biraz ev” değil. Miktar bildirirken (“biraz”) little sayılamayan isimlerin önüne gelir: “a little water”, “a little time”. Tekil, sayılabilen bir ismin önünde a little “küçük bir …” anlamına gelir.
💡 Aklından çevir: “az” → few / little; “birkaç / biraz” → a few / a little.
💡 Sayılabilen isim: few + çoğul (a few friends). Sayılamayan isim: little (a little water).
💡 Advice, news, information, furniture: İngilizcede sayılamaz, her zaman little / a little.
"Do we have enough time to pack everything?"
"We have a little time — maybe twenty minutes if we hurry."
"Okay. I only need a few more things anyway."
"Good, because there's very little space left in this suitcase."
Alıştırma 1 · Sayılabilen ve sayılamayan olarak gruplara ayır
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 2 · Doğru kelimeyi seç
I have ___ friends here, so I'm not lonely.
Alıştırma 3 · Doğru kelimeyi seç
There's ___ hope left, and that's better than nothing.
Alıştırma 4 · Doğru kelimeyi seç
___ people showed up — the event was almost empty.
Alıştırma 5 · Doğru kelimeyi seç
We have ___ time before the train leaves — enough to make it if we hurry.
Alıştırma 6 · Doğru kelimeyi seç
She has ___ patience for excuses — basically none.
Alıştırma 7 · Hatayı düzelt
Fix the mistake:
Alıştırma 8 · Cümleyi tamamla
Complete: ___ people can do what she does. (meaning 'hardly any', one word)
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete: There is ___ hope of finding survivors. (meaning 'hardly any', one word)
Alıştırma 10 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 11 · Daha uygun cümleyi seç
Which sounds more positive and reassuring?
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “çok az” her zaman little mı?
Turkish: “Toplantıya çok az kişi geldi.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
I have ___ questions, if you don't mind.
All, every ve each
All, every ve each arasındaki fark: Türkçedeki “her” ve “bütün” ile karşılaştırma, “iki günde bir” ve “hepimiz” gibi tuzaklar.
Both, either ve neither
Both, either ve neither ile tam olarak iki kişi ya da şeyden söz et: ikisi de, ikisinden herhangi biri ya da hiçbiri. “Ben de” tuzağına dikkat!
Enough (yeterince)
Enough kelimesini isim, sıfat ve zarfla doğru kullanmayı öğren: enough time ama tall enough. Türkçedeki “yeterince uzun” sırasını kopyalama.
This, that, these ve those
This, that, these ve those: uzaklığa (yakın mı, uzak mı?) ve sayıya (tek mi, çok mu?) göre doğru işaret kelimesini seçmeyi öğren.