The teacher said water boils at 100°C. Bu hâlâ doğru, bu yüzden zamanı değiştirmeye gerek yok.
Neler öğreneceksin
İngilizcede zamanın geriye kayması (backshift), sözlerin söylendiği andan bu yana zaman geçtiğini gösterir. Ama söylenen şey hâlâ doğruysa (genel bir gerçek ya da değişmemiş bir durumsa) zamanı kaydırmak, sanki artık doğru değilmiş gibi bir izlenim verebilir. Bu durumlarda kaydırma isteğe bağlıdır ve anadili İngilizce olanlar çoğu zaman kaydırmaz.
İyi haber: Türkçede zaten hiç kaydırma yoktur. “Öğretmen suyun 100 derecede kaynadığını söyledi” dersin; İngilizcede de bu durumda present simple en doğal seçimdir: “The teacher said water boils at 100°C.”
Kuralı yeni öğrenenlerin tuzağına dikkat et: geçmiş zamanlı bir aktaran fiilden sonra zamanı past simple olarak kaydırmak neredeyse her zaman mümkündür (“She said she lived in Kyiv” de doğrudur). Uymayan şey ise past perfect zamanıdır: “She said she had lived in Kyiv”, Türkçedeki “Kiev'de yaşamıştı” gibi, durumu daha önceki bir zamana yerleştirir ve genellikle artık öyle olmadığını düşündürür.
Genel bir doğru ya da bilimsel bir gerçek, ne zaman aktarılırsa aktarılsın doğrudur. Bu yüzden geçmiş zamanlı bir aktaran fiilden (said, explained) sonra bile genellikle present tense korunur.
Türkçede “Öğretmen Dünya'nın Güneş'in etrafında döndüğünü anlattı” dersin. Buradaki “döndüğünü” kelimesinde bir “-dü” görünüyor, ama bu ek geçmiş zaman eki değildir; şimdi ile geçmişi ayırmaz. Bu yüzden onu “had orbited” diye çevirme: bu, kulağa bir kere olup bitmiş bir şey gibi gelir. Şimdiki zamanı koruyarak bunun bugün de doğru olduğunu gösterirsin: “The teacher explained that the Earth orbits the Sun.”
Aktaran fiil present simple ise (says) ya da present perfect ise (has said; çok yeni haberlerde sık görülür), aktarılan fiil değişmez, çünkü arada zaman mesafesi yoktur. Türkçedeki “Dışarıdayım diyor” ya da “Dışarıda olduğunu söylüyor” gibi: “He says he's outside.”
Türkçede bu tür mesajları çoğu zaman “… diyor” ile aktarırsın: “Yolu biliyorum diyor”, “Üzgünüm diyor”. Buradaki “-iyor” ekini aktarılan fiile taşıma: bilmek gibi durum bildiren fiiller İngilizcede -ing almaz: “He says he knows the way.”; “he is knowing” değil.
Present perfect ile de aynı kural geçerlidir: “She has said she's coming.” Ancak günlük konuşmada “She said she's coming” ya da “She says she's coming” daha sık duyulur.
Aktardığın anda hâlâ geçerli olan bir durumda (bir iş, birinin yaşadığı yer, bir alışkanlık, kalıcı bir özellik) zaman çoğu zaman kaydırılmaz. Şimdiki zaman bunun hâlâ öyle olduğunu açıkça gösterir; past perfect ise durumun bittiğini düşündürür.
Karşılıkları şöyle düşün: “Hastanede çalıştığını söyledi” (hâlâ çalışıyor) → “She said she works at the hospital”; past simple de doğrudur: “She said she worked at the hospital.” Ama “Daha önce hastanede çalışmıştı” → “She said she had worked at the hospital”: bu, daha önceki bir dönemi anlatır ve genellikle artık orada çalışmadığı anlaşılır. Türkçedeki “-mişti” had + past participle yapısına karşılık gelir; şimdi ile geçmişi ayırmayan “-dığını” ise karşılık gelmez.
Tersi de önemli: bir şey artık doğru değilse İngilizcede zamanı kaydırırsın. Türkçe burada da zamanı korur, bu yüzden dikkat et. Ofis geçen yıl hafta sonları açılmayı bıraktıysa “He said the office was open on weekends” dersin, “is open” değil.
Bilimsel bir gerçek hâlâ doğrudur. “Döndüğünü” kelimesindeki “-dü” geçmiş zaman değildir; present simple'ı koru. Past perfect, yalnızca bir kez doğru olmuş bir şeymiş izlenimi verir.
Asıl söz: “I'm sorry.” Aktaran fiil present tense'teyse arada zaman mesafesi yoktur; fiil de present tense'te kalır, tıpkı “Üzgün olduğunu söylüyor” gibi.
“Yolu biliyorum diyor” cümlesindeki “-iyor” ekini aktarma. says kelimesinden sonra zaman değişmez, ama know gibi durum bildiren fiiller -ing almaz.
“Hastanede çalıştığını söyledi” (hâlâ çalışıyor) had worked değildir; o, “çalışmıştı” anlamına gelir. Şimdiki zamanı (ya da past simple: she worked) kullan.
Ofis artık hafta sonları açılmıyorsa zamanı kaydırmalısın. Türkçe burada da zamanı korur, ama İngilizcede present simple bunun hâlâ doğru olduğunu söyler.
Türkçede dolaylı anlatımda zaman hiç kaymaz: “Suyun 100 derecede kaynadığını söyledi”, “Et yemediğini söyledi”
Bu derste Türkçe sana yardım eder: hâlâ doğru olan şeyler için İngilizcede de present simple çoğu zaman en doğal seçimdir: “The teacher said water boils at 100°C.”, “She said she doesn't eat meat.” Yalnızca artık doğru olmayan şeylerde zamanı kaydırmayı unutma: “He said the office was open on weekends.”
“Hastanede çalıştığını söyledi” ile “Daha önce hastanede çalışmıştı” aynı şey değildir
“-dığını” şimdi ile geçmişi ayırmaz: içinde “-dı” görünse de geçmiş zaman eki değildir. Durum hâlâ geçerliyse present simple (ya da past simple) kullan: “She said she works at the hospital.” / “She said she worked at the hospital.” “-mişti” ise past perfect zamanına karşılık gelir: “She said she had worked at the hospital” daha önceki, genellikle bitmiş bir dönemi anlatır. Hâlâ geçerli bir durum için had + past participle kullanma.
“Dışarıdayım diyor”, “Üzgün olduğunu söylüyor”: Türkçede yeni bir mesaj şimdiki zamanla aktarılır
İngilizcede de aynı: says ya da has said kullanıyorsan zaman değişmez: “He says he's outside.”, “He says he's sorry.” Ama doğrudan alıntıdaki “-iyor” ekini durum bildiren fiillere taşıma: “He says he knows the way.”; “he is knowing” değil.
💡 Kendine sor: bu hâlâ doğru mu? Doğruysa genellikle present tense kalır; past perfect asla.
💡 Aktaran fiil present tense'te mi (says, has said)? O zaman aktarılan fiil de present tense'te kalır.
💡 “-dığını” şimdi ile geçmişi ayırmaz; past perfect zamanının karşılığı “-mişti” olur: had worked = “çalışmıştı”.
💡 Artık doğru değilse kaydır: “He said the office was open on weekends.”
"What did you learn in science today?"
"The teacher said the Earth orbits the Sun, and that light travels really fast."
"Anything about the ice experiment?"
"Yeah, she said ice melts at 0°C, but salt water freezes at a lower temperature."
Alıştırma 1 · Doğru aktarılmış cümleyi seç
Choose the correctly reported sentence for a general truth: 'Water boils at 100°C.'
Alıştırma 2 · Doğru aktarılmış cümleyi seç
Choose the correctly reported sentence, reporting verb in the present: 'I'm tired.' → He says ___.
Alıştırma 3 · Doğru aktarılmış cümleyi seç
Choose the correctly reported sentence for a still-true fact told an hour ago: 'I live in Kyiv.'
Alıştırma 4 · Doğru aktarılmış cümleyi seç
Choose the correctly reported sentence for a scientific fact: 'The Earth orbits the Sun.'
Alıştırma 5 · Doğru aktarılmış cümleyi seç
Choose the correctly reported sentence, reporting verb 'has said' (present perfect): 'I'm coming.'
Alıştırma 6 · Doğru aktarılmış cümleyi seç
Choose the correctly reported sentence for a permanent habit: 'I don't eat meat.'
Alıştırma 7 · Doğru aktarılmış cümleyi seç
Choose the correctly reported sentence for a text message just read aloud: 'I'm outside.'
Alıştırma 8 · Doğru aktarılmış cümleyi seç
Choose the correctly reported sentence for an outdated belief that's no longer true: 'The office is open on weekends.' (it closed weekends last year)
Alıştırma 9 · Zamandan bağımsız gerçeği aktar
Report this timeless fact, keeping the present tense: 'The sun rises in the east.' → The teacher said the sun ___ in the east.
Alıştırma 10 · Şimdiki zamanlı bir aktaran fiille aktar
Report with a present-tense reporting verb: 'I need help.' → She says she ___ help.
Alıştırma 11 · Gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “-dığını” ve past perfect
Turkish: “Hastanede çalıştığını söyledi.” (She still works there.) Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correctly reported sentence for an ongoing situation: 'I work at the hospital.' (still true)
Dolaylı anlatımda emir ve rica cümleleri
Emir ve ricaları dolaylı anlatımla aktarmak: tell/ask + kişi + to-infinitive. Türkçedeki “oturmamı söyledi” ve “yardım etmemi istedi” yapılarının İngilizcesi.
Aktarma fiilleri (reporting verbs)
say, tell ve ask dışındaki aktarma fiilleri: suggest, admit, deny, promise, warn ve accuse hangi kalıpla kullanılır, Türkçe ekler neden yanıltır?
Zaman ve yer kelimelerindeki değişiklikler
Dolaylı anlatımda today, here ve this neden that day, there ve that olur? Sözü başka bir zamanda ya da yerde aktarırken kelimeler böyle değişir.
Zamanların geriye kayması (backshift)
Dolaylı anlatımda backshift: said, told gibi geçmiş zamanlı bir fiilden sonra zamanlar bir adım geriye kayar. Türkçede olmayan bu sistemin tam tablosu.