"I work here," she said. → She said she worked there.
Neler öğreneceksin
Birinin söylediğini geçmiş zamanlı bir fiille (said, told) aktardığında, aktarılan fiilin zamanı genellikle bir adım geçmişe kayar. Buna backshift denir: kişi konuştuğundan beri zaman geçmiştir ve fiilin zamanı da bunu yansıtır.
Türkçede böyle bir kural yoktur. Türkçe dolaylı anlatım, konuşan kişinin bakış açısını korur: “Burada çalışıyorum” → “Orada çalıştığını söyledi”, “Seni arayacağım” → “Beni arayacağını söyledi”; gelecek zaman gelecek zaman olarak kalır. İngilizcede ise aynı cümle “He said he would call me” olur. Bu yüzden Türkçe cümleden değil, kişinin söylediği asıl cümleden yola çık ve her fiili bir adım geriye götür.
Present simple → past simple. Present continuous → past continuous. Present perfect → past perfect. Past simple → past perfect. Present perfect continuous → past perfect continuous. Past continuous → past perfect continuous (“I was watching TV.” → “He said he had been watching TV.”); ancak günlük konuşmada çoğu zaman olduğu gibi kalır. Going to yapısında yalnızca be değişir: “I am going to visit them.” → “She said she was going to visit them.”
Türkçedeki “-dığını” eki şimdi ile geçmişi ayırmaz: “orada çalıştığını söyledi” hem “works” hem “worked” olabilir, “bitirdiğini söyledi” de hem “finished” hem “had finished”. Bu yüzden Türkçe cümle sana hangi adımı atacağını göstermez. Asıl söze bak: “I finished it.” bir past simple; said kelimesinden sonra past perfect olur: “She said she had finished it.”
Söylenen şey aktardığın anda hâlâ doğruysa değişiklik zorunlu değildir (“He said he works there”: hâlâ orada çalışıyor). Aktaran fiil present simple ise de gerek yoktur (“He says he works there”). Günlük konuşmada olayların sırası açıksa “She said she finished it.” de sık duyulur. Ama said kelimesinden sonra kaydırılmış biçim her zaman güvenli seçimdir ve alıştırmalarda istenen de budur.
Modal fiiller de aynı kuralı izler: will → would, can → could, may → might; must (zorunluluk) genellikle had to olur, ama aynı da kalabilir. Could, would, might ve should zaten “en geride” oldukları için değişmez. Past perfect olan bir fiil de değişmez.
Türkçede burada iki tuzak var. Birincisi, “-ebileceğini söyledi” ve “-mesi gerektiğini söyledi” gibi yapılar modal anlamı olduğu gibi korur; bu yüzden “She said she can help”, “He said he has to leave” demek kolaydır. İkincisi, “-ebilir” hem yetenek (can) hem olasılık (may) anlamı taşır. “Yardım edebileceğini söyledi” yetenekse → could. Ama asıl cümle “I may come” (Belki gelirim) ise doğru kaydırma might olur: “She said she might come.”
“Orada çalıştığını söyledi”: said kelimesinden sonra present simple genellikle past simple olur. Present simple ancak söylenen şey hâlâ doğruysa ve bunu vurgulamak istiyorsan kalır.
“Yardım edebileceğini söyledi” cümlesindeki “-ebil-” korunur, ama İngilizcede modal fiil de kayar: can değil, could.
Türkçede “arayacağını söyledi” gelecek zamanı korur; İngilizcede said kelimesinden sonra standart biçim would olur. Will ancak arama hâlâ gelecekteyse ve bunu vurgulamak istiyorsan kalır.
“Bana söyledi” → said me değil. Say fiilinden hemen sonra kişi gelmez: “He said (that)…”. Kime söylendiğini belirtmek istiyorsan tell kullan: “He told me…”.
Past simple yalnızca bir kez past perfect olur. Zaten kaydırılmış bir biçime ikinci bir had ekleme.
Türkçede dolaylı anlatım konuşanın zamanını korur: “Beni arayacağını söyledi”, “Yardım edebileceğini söyledi”, “Gitmesi gerektiğini söyledi”
Bunları kelimesi kelimesine çevirince “He said he will call me”, “She said she can help”, “He said he has to leave” çıkar. İngilizcede said kelimesinden sonra standart biçim bir adım geridedir: “He said he would call me.”, “She said she could help.”, “He said he had to leave.” Kaydırılmamış biçim yalnızca söylenen şey hâlâ geçerliyse ve bunu vurgulamak istiyorsan kullanılır.
“-dığını” eki şimdi ile geçmişi ayırmaz: “orada çalıştığını söyledi”, “ödevi bitirdiğini söyledi”
Türkçe cümle sana İngilizcede hangi zamanı kullanacağını söylemez; asıl söylenen cümleye dönmen gerekir. “I work there.” → “He said he worked there.” “I finished it.” → “She said she had finished it.” “I have eaten.” → “He said he had eaten.” Önce asıl cümleyi İngilizce kur, sonra fiili bir adım geriye götür.
Türkçedeki “-ebilir” hem yetenek hem olasılık anlatır: “Yardım edebilirim” (can), “Yarın gelebilirim” (may)
İngilizcede kaydırma asıl modal fiile göre yapılır. Yetenekse (“I can help”) → could. Olasılıksa (“I may come”) → might: “She said she might come.” Might ise artık değişmez: “I might be late.” → “She said she might be late.”
💡 Türkçe cümleden değil, asıl söylenen cümleden yola çık ve fiili bir adım geriye götür: work → worked, finished → had finished.
💡 “Arayacağını söyledi” → would call; “yardım edebileceğini söyledi” → could help.
💡 “-ebilir” can de olabilir, may de: “I may come” → might.
💡 Biçim zaten en gerideyse (had done, would, could, might) değişmez.
"What did the doctor say?"
"She said I had a mild infection and that I should rest for a few days."
"Did she say if you needed medicine?"
"Yeah, she said she would send a prescription to the pharmacy."
Alıştırma 1 · Doğru kaydırılmış biçimi seç
Present simple → ? : 'I work here.' → He said he ___ there.
Alıştırma 2 · Doğru kaydırılmış biçimi seç
Present continuous → ? : 'I am studying.' → She said she ___ studying.
Alıştırma 3 · Doğru kaydırılmış biçimi seç
Present perfect → ? : 'I have eaten.' → He said he ___ eaten.
Alıştırma 4 · Doğru kaydırılmış biçimi seç
Past simple → ? : 'I finished it.' → She said she ___ finished it.
Alıştırma 5 · Doğru kaydırılmış biçimi seç
'Will' → ? : 'I will call you.' → He said he ___ call me.
Alıştırma 6 · Doğru kaydırılmış biçimi seç
'Can' → ? : 'I can help.' → She said she ___ help.
Alıştırma 7 · Doğru kaydırılmış biçimi seç
'Must' (obligation) → ? : 'I must leave.' → He said he ___ leave.
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correctly backshifted sentence for: 'I am going to visit them.'
Alıştırma 9 · Fiili bir adım geriye kaydır
Backshift the verb: 'I was watching TV.' → He said he ___ TV.
Alıştırma 10 · Fiili bir adım geriye kaydır
Backshift the verb: 'I may come.' → She said she ___ come.
Alıştırma 11 · Doğru ve yanlış kaydırmaları gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: gelecek zamanı korumak ve said me
Turkish: “Bana ertesi gün arayacağını söyledi.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Present perfect continuous → ? : 'I have been waiting.' → He said he ___ waiting.
Zaman ve yer kelimelerindeki değişiklikler
Dolaylı anlatımda today, here ve this neden that day, there ve that olur? Sözü başka bir zamanda ya da yerde aktarırken kelimeler böyle değişir.
Dolaylı anlatımda soru cümleleri (reported questions)
“Nerede yaşadığımı sordu” → She asked where I lived. Düz cümle kelime sırası, evet/hayır soruları için if/whether ve zamanların geriye kayması.
Dolaylı anlatım: birinin söylediğini aktarmak
Dolaylı anlatımda say ve tell: zamirler değişir, fiil bir adım geriye kayar ve “bana söyledi” neden said me değil, told me olur.
Dolaylı anlatımda emir ve rica cümleleri
Emir ve ricaları dolaylı anlatımla aktarmak: tell/ask + kişi + to-infinitive. Türkçedeki “oturmamı söyledi” ve “yardım etmemi istedi” yapılarının İngilizcesi.