Dolaylı anlatımda soru cümleleri (reported questions)

B1 · OrtaDolaylı anlatım

“Where do you live?” she asked. → She asked where I lived.

Neler öğreneceksin

  • Aktarılan soru, düz cümlenin kelime sırasını kullanır: önce özne, sonra fiil; devrik yapı ve soru işareti yoktur
  • do/does/did yardımcı fiili düşer ve zamanı artık ana fiil taşır
  • Soru kelimesi olan sorularda soru kelimesi kalır; evet/hayır sorularında if ya da whether kullanılır (Türkçedeki “gelip gelmediğimi” yapısı gibi)
  • Düz cümlelerin dolaylı anlatımında olduğu gibi zaman genellikle bir adım geriye kayar, zamirler de değişir

Birinin sorduğu soruyu aktarmak

Bir soruyu aktarmak için asked gibi bir fiil kullanırsın; ardından sorunun içeriği normal bir düz cümle sırasıyla gelir: önce özne, sonra fiil. Sonda soru işareti olmaz, çünkü sen soru sormuyorsun, birinin soru sorduğunu anlatıyorsun.

Türkçede de soruyu aktarmanın iki yolu var. Birincisi “Nerede yaşadığımı sordu”: burada soru, bir isim gibi cümlenin içine girer ve soru biçimi tamamen kaybolur. İngilizcedeki dolaylı soru buna benzer. İkincisi, konuşmada çok sık kullandığın “Nerede yaşıyorsun diye sordu”: burada soru olduğu gibi alıntılanır. İngilizcede bu ikinci yolu taklit etme; asked kelimesinden sonra soru biçimini bırak ve düz cümle sırasına geç.

"Direct: "Where do you live?""
"Reported: She asked where I lived."

Soru kelimesiyle başlayan sorular

Soru kelimesi (where, what, why, who, how…) olduğu gibi kalır ve aktaran fiilin hemen arkasına gelir. Ondan sonra düz cümle sırası gelir, devrik yapı yoktur. Asıl sorudaki do/does/did tamamen düşer ve zamanı artık ana fiil gösterir: “What time does the train leave?” → “She asked what time the train left.”

Türkçe konuşanların tuzağı şu: “Gar nerede diye sordu” ya da “Tren kaçta kalkıyor diye sordu” gibi düşünürsen, aklındaki İngilizce soru olduğu gibi cümleye girer: “He asked where was the station.” Doğrusu “He asked where the station was.”: soru kelimesi + özne + fiil. Soru kelimesinin kendisi özneyse sıra değişmez, yalnızca zaman kayar: “Who called you?” → “She asked who had called me.” Olumsuz sorularda olumsuzluk kalır; yardımcı fiil yeni zamana uyar (didn't → hadn't): “Why didn't you call?” → “She asked why I hadn't called.”

""What time does the train leave?" → She asked what time the train left."
""Why are you laughing?" → She asked why I was laughing."

Evet/hayır soruları

Soru kelimesi olmayan bir evet/hayır sorusu if ya da whether ile aktarılır. Türkçedeki “-ip -mediğini” yapısının tam karşılığıdır: “Geliyor musun?” → “Gelip gelmediğimi sordu” → “He asked if I was coming.” Ardından yine düz cümle sırası gelir. That burada kullanılmaz, çünkü that soruları değil, düz cümleleri aktarır.

Günlük konuşmada if daha sık kullanılır; whether biraz daha resmîdir ve “or not” ifadesinin hemen önünde (“whether or not…”) ya da bir edattan sonra (“We talked about whether…”) gereken odur. “Hazır mısın diye sordu” cümlesini kelimesi kelimesine çevirip “He asked was I ready” deme: mı/mi sorusu İngilizcede if ile aktarılır: “He asked if I was ready.”

""Are you coming?" → He asked if I was coming."
""Have you finished?" → He asked if I had finished."

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"She asked who had called me."
"He asked if I could swim."
"They asked how old I was."
"She asked whether I liked coffee."

Dikkat

✗She asked where did I live.
✓She asked where I lived.

Aktarılan soru düz cümle sırasındadır: öznenin önünde yardımcı fiil olmaz. Did düşer, geçmiş zamanı ana fiil taşır.

✗He asked where was the station.
✓He asked where the station was.

“Gar nerede diye sordu” cümlesindeki soru olduğu gibi İngilizceye geçmez. Soru kelimesinden sonra önce özne, sonra fiil: where the station was.

✗He asked was I ready.
✓He asked if I was ready.

“Hazır mısın diye sordu” → if ya da whether gerekir. Doğrudan sorudaki devrik yapıyı korumak yetmez.

✗He asked me what I am doing.
✓He asked me what I was doing.

Türkçede “ne yaptığımı” zamana göre değişmez, ama İngilizcede asked kelimesinden sonra fiil genellikle bir adım geriye kayar.

✗She asked to me where I lived.
✓She asked me where I lived.

“Bana sordu” cümlesindeki “-e” hâlini to ile çevirme. Ask fiilinden hemen sonra kişi gelir: asked me, asked her, asked the teacher.

✗He asked me how many age I was.
✓He asked me how old I was.

“Kaç yaşındasın?” İngilizcede “How old are you?” olur; aktarırken de: how old I was.

✗She asked where I lived?
✓She asked where I lived.

Aktarılan soru bir soru sormaz, bir soruyu anlatır: sonunda soru işareti değil, nokta olur. Türkçedeki “Nerede yaşadığımı sordu.” cümlesi gibi.

Türkçeyle karşılaştırma

Türkçede soruyu “diye” ile olduğu gibi aktarmak çok yaygındır: “Nerede yaşıyorsun diye sordu”, “Hazır mısın diye sordu”

Bu yapıyı İngilizceye taşırsan soru biçimi de gelir: “She asked where did I live”, “He asked was I ready”. İngilizcede aktarılan soru bir soru değildir: soru kelimesi (ya da if/whether) + özne + fiil. “She asked where I lived.”, “He asked if I was ready.” İstersen “diye” yerine “-dığımı sordu” yapısını düşün: “Nerede yaşadığımı sordu” İngilizceye çok daha yakındır.

Türkçede evet/hayır sorusu “-ip -mediğini” ile aktarılır: “Gelip gelmediğimi sordu”, “Bitirip bitirmediğimi sordu”

Bu yapı sana yardım eder: “-ip -mediğini” = if / whether. “He asked if I was coming.”, “He asked if I had finished.” İngilizcede “gelmediğimi” kısmını ayrıca çevirmen gerekmez; istersen “whether or not” diyebilirsin, ama if tek başına yeterlidir.

Türkçede aktarılan soruda zaman kaymaz: “Ne yaptığımı sordu”, “Kahve sevip sevmediğimi sordu”

“-dığımı” eki şimdi ile geçmişi ayırmaz, bu yüzden Türkçe cümle sana zamanı göstermez. İngilizcede aktaran fiil geçmiş zamandaysa (asked), asıl sorudaki fiil genellikle bir adım geriye kayar: “What are you doing?” → “He asked me what I was doing.”, “Do you like coffee?” → “She asked me if I liked coffee.”

💡 asked kelimesinden sonra: soru kelimesi (ya da if/whether) + özne + fiil. Did yok, devrik yapı yok, soru işareti yok.

💡 “Gar nerede diye sordu” → where the station was; where was the station değil.

💡 Soru kelimesi yok mu? “-ip -mediğini” gibi düşün ve if ya da whether kullan.

Gerçek hayatta: iş görüşmesinden sonra

"How did it go?"

"Fine, I think. They asked where I'd worked before and why I wanted the job."

"Did they ask about your notice period?"

"Yeah, and they asked if I could start next month."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru aktarılmış soruyu seç

Choose the correctly reported question for: 'Where do you live?'

Alıştırma 2 · Doğru aktarılmış soruyu seç

Choose the correctly reported question for: 'Are you coming?'

Alıştırma 3 · Doğru aktarılmış soruyu seç

Choose the correctly reported question for: 'What time does the train leave?'

Alıştırma 4 · Doğru aktarılmış soruyu seç

Choose the correctly reported question for: 'Have you finished?'

Alıştırma 5 · Doğru aktarılmış soruyu seç

Choose the correctly reported question for: 'Why are you laughing?'

Alıştırma 6 · Evet/hayır soruları için doğru bağlacı seç

Choose the correct reporting word for a yes/no question with no wh-word.

Alıştırma 7 · Doğru aktarılmış soruyu seç

Choose the correctly reported question for: 'Can you swim?'

Alıştırma 8 · Doğru aktarılmış soruyu seç

Choose the correctly reported question for: 'Who called you?'

Alıştırma 9 · Soruyu dolaylı anlatıma çevir

Report this question: 'Do you like coffee?' → She asked me ___.

Alıştırma 10 · Soruyu dolaylı anlatıma çevir

Report this question: 'What are you doing?' → He asked me ___.

Alıştırma 11 · Doğru ve yanlış kelime sırasını gruplara ayır

She asked where I lived.
She asked where did I live.
He asked if I was ready.
He asked was I ready.

0 / 4 yerleştirildi

Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “diye sordu” ve soru biçimi

Turkish: “Bana garın nerede olduğunu sordu.” Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

Choose the correctly reported question for: 'Where is the station?'

Neler öğrendin

  • Aktarılan sorular düz cümle sırasındadır: devrik yapı ve soru işareti yoktur.
  • do/does/did düşer ve zamanı ana fiil taşır (where I lived).
  • Soru kelimesiyle: where the station was; where was the station değil.
  • Evet/hayır soruları if/whether ile aktarılır (“gelip gelmediğimi” gibi); “diye sordu” yapısını kelimesi kelimesine çevirme.
  • Zaman geriye kayar, zamirler değişir: “Geliyor musun?” → if I was coming.
Bu kategorideki tüm dersleri gör